Emekli kadın Başsavcı Keskin: Eşini öldüren kadın, 'Oh rahatladım' diyor

TÜRKİYE'nin ilk kadın il başsavcısı emekli Işık Keskin, cezaevlerindeki tutuklu kadınların yüzde 90'ının eş ya da birlikte yaşadığı kişiyi öldürmek suçunu işlediklerini belirterek, "Cezaevinde ömür boyu hapis yatan kadınların,...

Emekli kadın Başsavcı Keskin: Eşini öldüren kadın, 'Oh rahatladım' diyor

TÜRKİYE'nin ilk kadın il başsavcısı emekli Işık Keskin, cezaevlerindeki tutuklu kadınların yüzde 90'ının eş ya da birlikte yaşadığı kişiyi öldürmek suçunu işlediklerini belirterek, "Cezaevinde ömür boyu hapis yatan kadınların,...

08 Mart 2015 Pazar 15:26
Emekli kadın Başsavcı Keskin: Eşini öldüren kadın, 'Oh rahatladım' diyor
TÜRKİYE'nin ilk kadın il başsavcısı emekli Işık Keskin, cezaevlerindeki tutuklu kadınların yüzde 90'ının eş ya da birlikte yaşadığı kişiyi öldürmek suçunu işlediklerini belirterek, "Cezaevinde ömür boyu hapis yatan kadınların, 'Oh şu anda rahatladım ve yaşıyorum' dediğini biliyorum" dedi.
Hatay'ın İskenderun İlçesi'nde kadınlar, '8 Mart Dünya Kadınlar Günü' nedeniyle Cumhuriyet Kadınları Derneği İskenderun Şubesi'nin düzenlediği kahvaltıda bir araya geldi. Belediye Çay Bahçesi'ndeki etkinliğe her yaş grubundan kadınlar ellerinde Türk bayraklarıyla katıldı. Kadınların büyük ilgi gösterdiği kahvaltıda konuşan Şube Başkanı Şeref Nur İkizoğlu, kadınların mücadelesinin asla bitmeyeceğini söyledi.
"YA İNTİHAR EDİYOR, YA EŞİNİ ÖLDÜRÜYOR"
Kahvaltıya katılan emekli başsavcı Işık Keskin ise, 'Kadına şiddet' denildiği zaman herkesin fiziksel şiddeti düşündüğünü ancak şiddetin bir ekonomik boyutu olduğunu söyledi. Türkiye'de gayrimenkullerin yüzde 90'ının erkekler üzerinde olduğunu, kadınların fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kaldığını söyledi. Keskin, şöyle konuştu:
"Ciddi şekilde kadın ve çocuklar şiddete maruz kalmaktadır. Cezaevlerinde tutuklu kadınların yüzde 90'ı eşlerini veya çok yakın birlikte yaşadıkları kişileri öldürmekten yatıyor. Hepsinin değişik yörelerde hikayelerini dinlediğim zaman baktım ki 13-14 yaşlarında evlendirilmiş, sonra başlık parasıyla aile tarafından satılmış. Sonra 16-17 yaşında anne olmuşlar. Bu arada her gün eşinden fiziksel ve ekonomik şiddet görmüş. Bu kadınlara maalesef ki çalışma, eğitme, üretme öğretilmemiş, 'Erkek bakar' düşüncesi var. Zaman içerisinde kadın katlanamamış ailesine geri dönmek istemiş. Ancak aile diretmiş, 'Gelinlikle çıkan kefenle döner' diye. Kendi ayağı üzerinden duramayan kadın ne yapsın ya intihar ediyor ya da eşini öldürüp cezaevine gelip oturup 'Oh be dünya varmış' diyor. Cezaevinde ömür boyu hapis yatan kadınların 'Oh şu anda rahatladım ve yaşıyorum' dediğini biliyorum. İnanın kadınlar bir yere gelmişse eşit değiller, iki katı da değil en az üç-dört katı daha fazla çalışmışlardır. Yoksa bir yere gelemezler."
Etkinlikte, konuşmaların ardından Kurtuluş Savaşı'nda kadının önemini anlatan oyun sahnelendi.

FOTOĞRAFLI

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.