'İlk bin gün'ün bilinirliği arttı'

İnsan hayatında ilk 1000 günün önemine dikkati çekmek amacıyla düzenlenen, "İlk 1000 Gün Araştırması”na göre, ilk bin günün bilinirliği 2016'da yüzde 25, 2017'de yüzde 35 iken, 2018'de yüzde 49 oldu.

'İlk bin gün'ün bilinirliği arttı'

İnsan hayatında ilk 1000 günün önemine dikkati çekmek amacıyla düzenlenen, "İlk 1000 Gün Araştırması”na göre, ilk bin günün bilinirliği 2016'da yüzde 25, 2017'de yüzde 35 iken, 2018'de yüzde 49 oldu.

03 Nisan 2018 Salı 12:35
'İlk bin gün'ün bilinirliği arttı'

İSTANBUL (AA) - İnsan hayatında ilk 1000 günün önemine dikkati çekmek amacıyla düzenlenen, "Geleceğin Ayak İzleri-İlk 1000 Gün Zirvesi" kapsamında yapılan "İlk 1000 Gün Araştırması”na göre, ilk bin günün bilinirliği 2016'da yüzde 25, 2017'de yüzde 35 iken, 2018'de yüzde 49 oldu.

"Geleceğin Ayak İzleri-İlk 1000 Gün Zirvesi"nin 3'üncüsü 11 Nisan'da İstanbul'da yapılacak. Zirve kapsamında, üçüncü kez yapılan araştırma, 16-20 Mart'ta online olarak tamamlandı. Araştırmaya Türkiye temsili, ABC1C2DE sosyo-ekonomik segmente mensup 300 anne katıldı.

Katılımcılara bebeklerinin gelişimlerinde hangi faktörlere dikkat ettikleri ve ilk 1000 gün hakkında sorular soruldu. Araştırmaya katılan annelerin yüzde 49'unun ilk bin gün kavramı hakkında bilgi sahibi oldukları tespit edildi. İlk yıl yapılan aynı çalışmada bu oran yüzde 25, geçen yıl yüzde 35'ti.

Aşı tartışmaları etkili

Annelerin yüzde 47'si bebeklerini 19-24 ay, annelerin yüzde 17'si 13-18 ay, yüzde 15'i 7-12 ay, yüzde 11'i 4-6 ay, yüzde 5'i 0-3 ay arası emzirmeyi düşünüyor veya emziriyor. Annelere sütleri olduğu sürece bebeklerini ne kadar emzirmek istedikleri sorulduğunda ise annelerin yüzde 55'i 19-24 ay emzirmek istediklerini belirtirken, yüzde 20'si 25-30 ay, yüzde 17'si 13-18 ay, yüzde 7'si 7-12 ay emzirmek istediklerini söyledi.

Anneler, bebeklerinin sağlığı için en önemli unsurlardan biri olan aşıya yüzde 92 oranında önem veriyor. Geçen yıl yapılan araştırmada bu oran yüzde 97 iken, günümüzde gerçekleştirilen aşı tartışmalarının bu oranı etkilediği görüldü. Bebeklerine aşı yaptırmanın gerekli olduğunu düşünen annelere, aşılarını nereden takip ettikleri sorulduğunda yüzde 66'sı aile hekiminde kontrol ettiğini kaydetti. Yüzde 25'i bebeklerinin aşılarını çocuk doktorlarından takip ederken, yüzde 5'i ise kendisinin takip ettiğini dile getirdi. Bebek aşılarını diğer yöntemlerle (internet ve uygulamalar) takip eden annelerin oranı ise yüzde 4 oldu.

Katılımcıların yüzde 67'si gerekli tavsiyeleri doktorundan alıyor

Katılımcıların yüzde 67'si ilk bin günde gerekli tavsiyeleri doktorundan aldığını, yüzde 12'si annesinden veya kayınvalidesinden, yüzde 15'i arkadaş, çevre ve internetten faydalandığını söyledi. Yüzde 80'i kadın doğum doktorlarını çevresindekilerin tavsiyesi/referansıyla, yüzde 12'si internetten araştırarak seçtiğini ifade etti.

Annelerin önem verdiği bir diğer konu, yüzde 87 ile bebek güvenliği için kapı-merdiven bariyerleri kullanılması ve yüzde 93 priz aparatlarının kullanılması oldu. Çalışmaya katılan annelerin yüzde 69'u bebeklerinin kordon kanını veya dokusunu saklamadıklarını veya saklamayı planlamadıklarını belirtirken, yüzde 31'i ise sakladıklarını veya saklamayı planladığını söyledi.

Araştırmaya katılan annelerin yüzde 14'ü çocuklarına televizyon seyrettirmediğini, yüzde 36'sı cep telefonu kullanmasına izin vermediğini, yüzde 61'i de iPad kullanmasına izin vermediğini belirtirken, çocuklarının televizyon seyretmesine izin veren annelerin yüzde 32’si günde 1 saatten az, yüzde 39'u günde 1-3 saat, yüzde 12'si 4-6 saat, yüzde 3'ü günde 7 saatten fazla izin verdiğini kaydetti.

Çocuklarının cep telefonu kullanmalarına izin veren annelerin günlük izin verme oranlarına bakıldığında yüzde 42'si günde 1 saatten az, yüzde 17'si günde 1-3 saat, yüzde 3'ü günde 4-6 saat, yüzde 2'si günde 7 saatten fazla izin verdiğini söyledi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.