'Köklü devletler, kriz zamanı göreve tamirci büyükelçileri getirir'

Prof. Dr. Ortaylı, "Krizler başladığı anda, devletler işler kötüye gitmesin diye soğukkanlı büyükelçileri görevlendirir ve bu büyükelçilerin kişilikleri önemlidir. Onlara tamirci büyükelçi denir." dedi.

'Köklü devletler, kriz zamanı göreve tamirci büyükelçileri getirir'

Prof. Dr. Ortaylı, "Krizler başladığı anda, devletler işler kötüye gitmesin diye soğukkanlı büyükelçileri görevlendirir ve bu büyükelçilerin kişilikleri önemlidir. Onlara tamirci büyükelçi denir." dedi.

21 Şubat 2018 Çarşamba 14:33
'Köklü devletler, kriz zamanı göreve tamirci büyükelçileri getirir'

MOSKOVA - Emre Gürkan Abay

Tarihçi-yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, ülkeler arasında yaşanan kriz dönemlerinde, köklü devletlerin göreve “tamirci” büyükelçileri göreve getirdiklerini belirterek, “Kriz zamanlarında geleneksel yolları bilen devletler, üs seviyedeki çatışmalar ve askeri çatışma durumunda, diplomasi kurumları hemen harekete geçer ve bir tamirci elçi değiştirirler." dedi.

Ortaylı, Geçen yıl düzenlenen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov anısına düzenlenen etkinlik için geldiği Moskova’da AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Rusya ve Türkiye ilişkileri dendiği zaman, Karlov’un akla gelen ilk isimlerden biri olduğuna işaret eden Ortaylı, "Karlov’un asıl sahası Kore’ydi. Ancak kişiliğinden dolayı Türkiye’ye yolladılar ve hakikaten iki başkenti de sakinleştirdi. Görevini iyi yaptı ve bütün Türkler kendisini seviyordu." diye konuştu.

Köklü devletler arasında yaşanan kriz dönemlerinde, "tamirci" büyükelçilerin göreve getirildiklerini anlatan Ortaylı, "Krizler başladığı anda, devletler işler kötüye gitmesin diye soğukkanlı büyükelçileri görevlendirir ve bu büyükelçilerin kişilikleri önemlidir. Onlara tamirci büyükelçi denir. Önce büyükelçi vazifesini yapar ve sonra süreç başlar." ifadelerini kullandı.

Rusların, geleneksel olarak iyi diplomatlar olduklarını vurgulayan Ortaylı, "Kriz zamanlarında köklü devletler, geleneksel yolları bilen devletler, üs seviyedeki çatışmalar ve askeri çatışma durumunda, diplomasi kurumları hemen harekete geçer ve bir tamirci elçi değiştirirler. Şimdi Moskova’da Hüseyin Diriöz varken Rusya’da da o zaman Karlov vardı." değerlendirmesinde bulundu.

"Krizler karşısında Türk ve Rus liderler dirayet gösterdi"

Türk-Rus Toplumsal Forumu Genel Sekreteri Emekli Büyükelçi Ender Arat da Karlov’un, Türk ve Rus halkının dostluğuna önemli katkılar yaptığını vurguladı.

İki ülke arasında yaşanan krizin ardından engellerin teker teker kaldırılarak bugünlere gelindiğini belirten Arat, "Türkiye ve Rusya iki büyük devlet. İmparatorluk geçmişleri var. Birbirlerine karşı çok fazla ekonomik çıkarları söz konusu. Dolayısıyla bu dostluğu yaşatmak, geliştirmek ve daha üst seviyelere getirmek mecburiyetindeler. Bunun her iki taraf da farkında." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, iki ülke arasında son dönemde yaşanan talihsiz olaylar karşısında son derece dirayetli bir tutum sergilediklerine işaret eden Arat, "Bunun yanında, Türk ve Rus halklarının birbirlerine olan saygı ve sevgisinin de önemli bir etkisi var." dedi.

Eğitim, sanat, bilim, tarih ve din dahil olmak üzere tüm ikili ilişkilerde diyaloğun sürmesi gerektiğine dikkati çeken Arat, "Çünkü Türkiye ve Rusya bir araya geldiği zaman, hep olumlu projeler ortaya çıkmaktadır. Başarı, tüm krizlere rağmen barışı sağlamaktadır ve bu irade iki tarafta da var. Kısa zamanda çok güzel yeni projeleri duyuracağız." diye konuştu.

"Rusya gibi bir ülkede halk tepeden çok etkilenir"

Türkiye’nin eski Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı ise Türkiye ve Rusya'nın büyük ortak çıkarları bulunduğunun altını çizdi.

Türkiye ve Rusya’nın ne doğuya ne de batıya ait olmadığını belirten Akıncı, "İkimiz de fazla büyüğüz. Dolayısıyla farklı bölgelerde iş birliği yapabiliriz." dedi.

Rusya ile ticaret açığının kapanması için Türkiye’nin ihraç edebileceği ve ürettiği çok sayıda ürünün bulunduğunu dile getiren Akıncı, "Eğer yapay engeller konulmazsa, bu ürünler Rus pazarında kolaylıkla kendine yer bulabilir. İnşaat ve turizmin dışında daha fazla ilerleme sağlanması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Akıncı, Suriye’de Türkiye’nin doğrudan güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı bulabildiği kadar çok sayıda müttefik bulması gerektiğini anlatarak, şunları kaydetti:

“Kabul etmek gerekiyor ki, Türkiye ve Rusya gibi devletlerde ateş yukarıdan yakılır, aşağıdan yakılmaz. En tepeden, devletin tepesinde iyi bir hava varsa aşağıya doğru bu yansır. Hele Rusya gibi otokrasi geleneği olan bir ülkede halk tepeden çok etkilenir. Kamuoyu yukarısını çok etkilemez ancak yukarısı kamuoyunu etkiler. İkimizin de birbirimize ihtiyacımız var ve nitekim Suriye’de iş birliğine başladık.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.