Başbakan Erdoğan, KKTC'de halka hitap ediyor

Başbakan Erdoğan, KKTC'de halka hitap ediyor

19 Temmuz 2011 Salı 18:13
Başbakan Erdoğan, KKTC'de halka hitap ediyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümetin kurulmasının ardından ilk resmi ziyaret için KKTC'ye geldi.

Başbakan Erdoğan, Ercan Havalimanı'nda KKTC Başbakanı İrsen Küçük tarafından törenle karşılandı.

Erdoğan'la birlikte eşi Emine Erdoğan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Kıbrıs'tan sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da KKTC'ye geldi. 

Erdoğan, KKTC'li vatandaşlara seslendi: Aramıza fesat sokmak isteyenlere aldanmayın
  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ve Kıbrıs halkının et ve tırnak gibi olduğunu belirterek, "Aramıza fitne fesat sokmak isteyenlere sakın ha aldanmayınız." dedi.

Hükümetin kurulmasından sonra ilk resmi ziyaretini KKTC'ye yapan Başbakan Erdoğan, Ercan Havalimanı'nda toplanan kalabalığa seslendi. KKTC Başbakanı İrsen Küçük'ün takdiminin ardından Ercan Havalimanı'nda toplanan kalabalığa "Kuzey Kıbrıs'ın güzel insanları, sevgili kardeşlerim" diye seslenen Erdoğan, Kıbrıs'ta artık farklı bir sürecin içersinde olduklarını söyledi.

Erdoğan, "Kimse ama kimse Kuzay Kıbrıs'ın Türk'üne kalkıp da kölelik uygulamasını yapamaz. Kimse kendine göre kuracağı hesaplarla Kuzey Kıbrıs üzerinde çeşitli planlar uygulayamaz. Ne ambargo ne izolasyon; bunların hiçbirisi Kuzey Kıbrıs halkına uygulanamaz." dedi.

Türkiye ve Kıbrıs halkının et ve tırnak gibi olduğunu belirten Erdoğan, "Et ve tırnak gibiyiz. Kim ki bu vücudun azalarını, uzuvlarını birbirinden ayırmak istiyorsa yanlış bir yoldadır. Bu topraklar; şehitlerimizin, gazilerimizin kanlarıyla yoğrulmuş topraklardır. Şehit kanlarıyla, gazilerimizin kanlarıyla yoğrulmuş bu toprakları üzerinden kimseye operasyon müsaadesi vermeyiz." şeklinde konuştu.

"HAKLI OLDUĞUMUZ İÇİN GÜÇLÜYÜZ"

Kıbrıs'ta adil, kapsamlı ve kurucu iki devlet anlayışı kabul edilmediği sürece çözüm için adım atılmasının mümkün olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Şu anda, Kıbrıs diye bir devlet yoktur. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi vardır KKTC vardır." dedi. Rum tarafının Annan referandumu sürecinde sözlerine sadık kalmadığını ama Türk tarafının sözünü tuttuğunu hatırlatan Erdoğan, "Sizin o tavrınız, dünyanın neresine gidersek bizim haklılığımızı ifade ediyor. Haklıyız, haklı olduğumuz için de güçlüyüz." ifadelerini kullandı.

"GÜNEY'E İNSANLIK DERSİ VERDİNİZ"

"Biz biriz, beraberiz, tek yüreğiz. Sizlere Anavatan'dan getirdiğim selam ile sesleniyorum. Aramıza fitne fesat sokmak isteyenlere sakın ha aldanmayınız." diyen Erdoğan, Kuzey Kıbrıs'ın en kısa zamanda altyapısıyla ve üst yapısıyla daha güçlü bir hale geleceğini vurguladı. KKTC'nin su sorununun 3 yıl içerisinde tamamen çözüleceğini vurgulayan Erdoğan, elektrik sorununun ise zaten çözüldüğünü ifade etti. Erdoğan, Kıbrıslı Türklerin elektrik sıkıntısı yaşayan Rum kesimine insanlık dersi verdiğini ifade ederek, "Bizlere yakışan o." dedi.

Erdoğan daha sonra KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile görüşmek üzere şehir merkezine hareket etti.


TÜRKİYE'DE ÖNEMLİ MESAJLAR VERDİ

Erdoğan'dan Kıbrıs yolunda çarpıcı açıklamalar
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Silvan'da 13 askerin şehit edilmesinin ardından İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma başlatmasıyla ilgili, ''Güvenliğimizle alakalı 13 yavrumuzun şehit olduğu böyle bir olayın Genelkurmay tarafından incelenmesi, tetkiki yapılacağı gibi, bir de sivil gözle, sivil iradenin bu şekilde inceleme yapması, araştırması en doğal, en tabii yöntemdir'' dedi.
 

Erdoğan, KKTC'ye yapacağı resmi ziyaret öncesinde Esenboğa Havaalanı'nda açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Terör örgütü tarafından Silvan'da 13 askerin şehit edilmesinin ardından İçişleri Bakanlığı'na da soruşturma talimatı verilmesiyle ilgili soruyu yanıtlarken Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

''Bu olay sıradan bir olay değil. Dolayısıyla güvenliğimizle alakalı 13 yavrumuzun şehit olduğu böyle bir olayın Genelkurmay tarafından incelenmesi, tetkiki yapılacağı gibi, bir de sivil gözle, sivil iradenin bu şekilde inceleme yapması, araştırması en doğal, en tabii yöntemdir. Toplumdaki, halkımız arasındaki soru işaretlerine de cevap oluşturabilecek bir araştırmayı çift yönlü yapmamızın uygun olacağına inanarak böyle bir kararı aldık ve onun için böyle bir talimatı vermiş bulunuyoruz''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanı olmasıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, ''Güney Kıbrıs'a böyle bir dönem başkanlığı vermeleri halinde biz kesinlikle kendilerini tanımıyoruz ve Güney Kıbrıs'la böyle bir masaya oturma, görüşme, böyle bir şeyi asla yapmayız'' dedi.

Erdoğan, Esenboğa Havaalanında KKTC'ye yapacağı ziyaret öncesinde açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

''Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığı durumunda 6 ay AB ile ilişkilerin dondurulmasından bahsettiniz. Böyle bir süreçte ilişkiler konusunda nasıl bir öngörünüz var?'' sorusu üzerine Erdoğan, bu konuda daha önce Dışişleri Bakanı'nın da açıklama yaptığını anımsatarak, ''Bu bizim hükümet olarak kesin tavrımızdır, kararlılığımızdır'' dedi.

Erdoğan, şöyle konuştu:

''Biz tanımadığımız bir Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile nasıl olur da AB'de kalkıp onun Birliğe alınmasını bir kabul işareti olarak görüp, onunla masaya oturmak veya onun dönem birliğini yaşamak gibi bir şeyi kabul ederiz, böyle birşey olabilir mi? Bu teklifin bize yapılması bir defa çok yanlış bir şey. Dolayısıyla AB ne düşünür, bunların hiçbirisi bizi ilgilendirmez. AB; Güney Kıbrıs Rum yönetimi'nin kabul ederken bunu düşünseydi. Onlar buzu o zaman düşünmediler. Bize karşı yanlış yaptılar, bize karşı dürüst davranmadılar. Bize karşı Kıbrıs'ta bir referandumun yapılması hususunu gündeme getirdiler. Ve kuzey Kıbrıs'ta yüzde 65 'evet' çıktığı halde Güney'de yüzde 75 'hayır' çıktığı halde kalmışlardır, hayır diyenleri ödüllendirmişlerdir.

Bütün bu ödüllendirmelerin hepsi de AB müktesebatına da terstir. Çünkü şu anda bir defa Kıbrıs'ta müstakil bir 'Kıbrıs Devleti' diye birşey yoktur. Kuzey'de kim var? Kuzey'de Türk devleti var. Rumlar sadece Güney'de var. Kimse dünyayı aldatmasın. Hele hele bizi kimse aldatmaya kalkmasın. Tamamen ortadan, şu anda hatla ayrılmış bir Kıbrıs var. kimi aldatıyorsunuz. Dolayısıyla Güney Kıbrıs'a böyle bir dönem başkanlığı vermeleri halinde biz kesinlikle kendilerini tanımıyoruz ve Güney Kıbrıs'la böyle bir masaya oturma, görüşme, böyle bir şeyi asla yapmayız. Bunu bilmeleri lazım. Zaten bunu da AB'nin yetkililerinin bildiklerini zannediyorum. Olay budur...''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şartların oluşması halinde Mısır'a yapacağı ziyaretin ardından Gazze'yi ziyaret etmeyi düşündüğünü bildirdi.

Erdoğan, Esenboğa Havaalanı'nda KKTC'ye yapacağı ziyaret öncesinde açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

''Silvan'da 13 askerin şehit edilmesinin ardından 'bunu yapan iyi niyet beklemesin' demiş ve yöntem değişikliğinden bahsettiniz. 'Açılım bitti mi?' diye yorumlar oldu. Bundan kastınız nedir?'' sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, ''Bazı şeyleri birbirine karıştırıyoruz. Milli Birlik ve Kardeşlik Projemiz, ülkemizdeki 74 milyonadır. Ve 74 milyonun içerisinde sadece benim Kürt kökenli kardeşlerimi kapsayan bir hedef değildir bu. Bu kapsam çok geniştir. Bunu bir defa böyle anlayacağız, böyle değerlendireceğiz'' dedi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bakın, 'milli birlik ve kardeşlik'... Bu milli veya milliyet içerisinde benim ülkemdeki tüm etnik unsurlar vardır. Hepsini kapsayan bir kardeşlikten bahsediyoruz. Bunu içinde benim Kürt kardeşlerim de vardır.

Terörist kötü niyetlidir, kötü niyetli olan bizden iyi niyet beklemesin ve buna karşı da bizler atılması gereken adımlar ne ise strateji bazında, taktikler bazında bundan sonra ilgili birimlerimiz bunun adımlarını çok daha farklı şekilde atacaklardır. Buna göre birçok atılacak adımlar vardır ve bunların üzerinde arkadaşlarımız çalışmalarını yapıyorlar, yapacaklar ve biliyorsunuz geçen dönemde, iktidarımızın ikinci döneminde hudut birlikleri adı altına bir adım attık. Ve bunun çalışmaları bir taraftan yürütülüyor. Bunun dışında bu dönemde atacağımız bazı adımlar olacaktır.

Şunu çok iyi bilmenizi istiyorum. O da şudur: Bir defa bölgeye yönelik attığımız adımların tüm istihbari kaynaklarına varıncaya kadar, Kuzey Irak'taki gelişmelere varıncaya kadar, bunlar üzerindeki çalışmamız tabii ki çok daha hassas ve çok daha farklı bir şekilde gelişecektir. Çünkü bu mücadele, şunu iyi bilmemiz lazım, kısa süreli bir mücadele değildir. Bunu ilk iktidar dönemimizde de söyledik. Herkes kendilerine göre bir şey söylüyor, 'ETA şöyle yaptı, İRA şöyle yaptı' diye. Hangisi bitirdi? Terörle mücadelenin sıfırlanması veya tamamen bitmesi, kim söylüyorsa bunu yalandır. Terörle mücadele onu zayıf düşürdüğünüz noktadır işin en ideal noktası. İşte biz bunu minimize etmenin mücadelesini, bedeli ne olursa olsun vereceğiz ve bunu sürdüreceğiz. Olay budur.''

Başbakan Erdoğan, 2'si asker 3 kişinin terör örgütü tarafından kaçırıldığı anımsatılarak, bu konuda bir gelişme olup olmadığının sorulması üzerine de ''O konuda çalışmalarını başta içişleri olmak üzere jandarma ve kara kuvvetlerimiz hassasiyetle sürdürüyorlar. Bu da devam ediyor'' dedi.

-''MECLİS TV'NİN YAYINLARININ SINIRLANDIRILMASI''-

Başbakan Erdoğan, Meclis TV yayınlarının sınırlandırılmasına ilişkin eleştirilerin sorulması üzerine ''Meclis TV ile ilgili, TBMM ile TRT arasındaki protokolden herhalde muhalefetin haberi yok. Bunlar, bilmiş olsa bizim iyi niyetimizi görürlerdi'' diye konuştu.

İktidara geldiklerinde, durumun şu an açıklanan durumla aynı olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Biz, geldiğimizde, 'burada bir esneme olsun' dedik, bunun için bir teşebbüsümüz oldu. Fakat baktık ki bu tamamen bir şov manzarası arz ediyor. Biz de artık halkımızın da bu noktadaki şikayetlerini itibara alarak gerek TRT gerek TBMM'ye düşüncelerimizi ilettik. 'Bizim iktidarımızdan önce neyse devamı uygundur' dedik. Şu anda geçmişteki, bizim iktidarımızdan önceki protokol uygulamaya konulmuştur. İşin aslı budur. Kimsenin sesi kısılmıyor. Konuşacak yer bol, meydanlar açık, her yerde rahatlıkla konuşabilirsiniz. Kaldı ki, TRT aynen diğer televizyonlar gibi haber bültenlerinde bunları aynen oralardan çekip kullanabilecektir, yayınlarını aynı şekilde yapacaktır. Ama nedir? Grup toplantılarını vermeyecektir. Veyahut da Meclis, 14.00-19.00 dışında yapmayacak. Özet yayınlarını da 14.00-15.00 arasına koyacak. Ara, ana haber yayınlarını televizyon sürdürecek.''

-''KIBRIS KONUSUNDA B PLANI VAR MI?''-

''Türkiye'nin Kıbrıs konusunda B planı olacak mı?''sorusuna Erdoğan, ''Şu andaki plan çalışıyor. B-C planını şimdi konuşma zamanı değil. Bunlar vakti geldiğinde uygulanır, konuşulmaz'' yanıtını verdi.

Yabancı medyada çıkan Gazze'ye ziyarette bulunacağına yönelik haberlerin hatırlatılması üzerine Erdoğan, Mısır'a yapacağı ziyaretin henüz tarihinin kesinleşmediğini belirterek, ''Mısır ziyaretinden sonra Gazze'ye geçme arzumuz var. Kesinleşmiş değil. Şartlar oluşursa Gazze ziyareti doğrusu düşünüyorum. Dışişleri'nin çalışmalarını yaparak alacağımız neticeye göre böyle bir ziyareti arzuluyorum'' dedi.

-YAŞ TOPLANTILARI-

''YAŞ toplantısında 170 generalin kritik bölgelerde görevlendirileceği söyleniyor. Bu terörle mücadelede atılacak adımlardan biri mi?'' sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

''Ben buna çok üzülüyorum. Medya şu anda kendisini YAŞ yerine koymuş vaziyette. YAŞ'ın vereceği kararı, medya şu anda veriyor. O zaman bizim yapacağımız bir şey kalmadı. Bunlar YAŞ toplantısına bütün hazırlıklar gelir, müzakerelerini yaparız, ondan sonra hangi komutan nereye atanacak, bunları da orada oluşacak üst komuta kadrosu daha sonra belirler, onlar da onları oraya atarlar. Tabii ki gereken şartlara göre şüphesiz bu değişiklikler yapılabilir, yapılacaktır o ayrı mesele, ama şu anda YAŞ'ın başkanı olarak kim nereye atanacak ben bilmiyorum, ama medya biliyor.

Bunlara itimat etmeyin lütfen. Bazı gazetelerde gördüm, üzüldüm. Terör konusunda bu benim, arkadaşlarımın serzenişidir: Biz hala medyadan beklediğimiz desteği bulamadık. Biz medyadan özellikle Dolapdere mevkisinin oradaki manzarasını yayınlamasını beklemezdik. Medyanın görevi bu olmasa gerek. Her şeyi yayınlamak herhalde şart değil. Onların toplumda meydana getirdiği yansımasını tahmin etmek gerek. Bu terör örgütüne hizmet ediyor, onların propagandasını yapıyor. Defaatle söylememize rağmen bunlar yapılıyor. ROJ TV ile Fırat ile dayanışma içinde olamayız, ancak sizlerle yapabiliriz, düşünebiliriz. Bizim için meşru medya sizsiniz. Bu konuda da sizlerin gereken desteği vermeniz gerekir.''

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.