Çağlayan: Balatalar kokmaya başladı

Çağlayan: Balatalar kokmaya başladı

15 Mart 2013 Cuma 15:38
Çağlayan: Balatalar kokmaya başladı
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, yüzde 10,1 olarak açıklanan işsizlik oranını, ''Balatalar kokmaya başladı. 'Bundan 4-5 ay evvel fazla frene basmayın' uyarısı yaptım. Ne yazık ki sonunda balatalar kokmaya başladı. Ama bunlar moralimizi bozmadı. Umut ediyorum daha iyi rakamları göreceğiz.'' şeklinde yorumladı. Türkiye'nin 2023 hedeflerini yakalamak için tempolu büyümeye ihtiyaç duyduğunu belirten Çağlayan, ''Artık koşarak gitmeliyiz. Yürüyerek, emekleyerek 2023'e ilerleyemeyiz. Bundan böyle gaza basmalıyız. Kara yolu ile 2023'ü yakalayamayız. Her sene yüzde 6 büyümeliyiz. Bunun yolu da ekonomiyi daraltmaktan değil genişletmekten geçer.'' dedi. Çağlayan, Merkez Bankası'na seslenmeyi de ihmal etmedi: ''Faizde korkak davranmanın bir anlamı yok. Faizler aşağı çekilmeli.''      Ekonomi Bakanı Çağlayan, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON)'ne konuk oldu. Derneğin 'Pozitif Ayrışma Gösteren Türkiye Ekonomisinde Yeni Ufuklar' konulu toplantısında konuşan Çağlayan, Türkiye'nin kamu ve özel sektörün dayanışması ile üretimini, ihracatını önemli oranda artırdığını dile getirdi. 10 sene evvel ülkenin ihracatının 36 milyar dolar olduğuna işaret eden Çağlayan, ''Ama ne mutlu şu an 150 milyar doları aşan bir ihracatımız var. Avrupa'nın yanında dünyanın diğer bölgelerine de ürün gönderiyoruz.''  diye konuştu.       2008 bunalımından Türkiye'nin alnının akı ile çıktığına temas eden Çağlayan, ''O dönem Sanayi ve Ticaret Bakanı idim. Pek çok sivil toplum örgütünün idarecileri bana gelip 'İçimizden biri olarak halimizi anlarsınız. Uluslararası Para Fonu (IMF)'nda para kalmayacak. Çabuk davranıp biz de para alalım. Bu konuda IMF ile anlaşalım' dedi. Tabii bu sözlerin ardından kaygıya kapılmadık. Ani bir tavır almadık. Çünkü nerede olduğumuzu ve nereye gideceğimizi biliyorduk.'' ifadelerini kullandı. 2008 ila 2009'da Türkiye'nin etrafında ateş sarmalı olduğunu anlatan Çağlayan, şöyle devam etti:      ''IMF o dönem Türkiye'ye ekonomiyi genişletmemeyi önerip duruyordu. Ama biz IMF'nin reçetesini değil, kendi reçetemizi temel aldık. Onlara 'Varsanız varsınız, yoksanız yoksunuz' iletisini verdik. Tabii IMF çıpası değil, Türkiye çıpası ile bunalımı atlattık. Evet, artık IMF ve stand-by sözcüklerini yan yana pek kullanmıyoruz. IMF temsilcisini 15 sene evvel simitçi bile bilirdi. Şu an bilen yok. Ama o aralar siyasilerin iradeleri yoktu. IMF'nin önerilerine ve taleplerine gerek duyuyordu. Ne mutlu artık IMF ile stand-by yapılmıyor. Bunlara borcumuz da 424 milyon dolara geriledi. Zannediyorum Mayıs ayında IMF'ye bu meblağı da ödeyebileceğimiz gibi borç da verebiliriz.''       Türkiye'nin borç da, emir de almadığını aktaran Ekonomi Bakanı, ülkenin mali anlamda önemli konuma geldiğini dillendirdi. Zafer Çağlayan, ihracatın 2012'de 150 milyar doları aştığını, büyümenin motoru olduğunu savunurken, şunları ifade etti:      ''Eğer ihracat büyümeye katkı yapmasa seneyi küçülme ile kapatacaktık. Bu sene milli gelirimiz 800 milyar dolar. Hollanda'yı geçerek dünyanın 17. Avrupa'nın 6. büyük ekonomisi olacağız. Evet, bu 800 milyarın 200 milyarı ihracattan geliyor. 2001'den buralara geldik. Gelinen aşamada Türkiye, ihracat ile büyüyor. İhracat, üretimi, yatırımı ve istihdamı artırıyor. Ama bundan böyle Türkiye'nin önemli büyüme temposuna ihtiyacı var. Artık koşarak gitmeliyiz, yürüyerek veya emekleyerek 2023'e ilerleyemeyiz. Gaza basmalıyız. Kara yolu ile 2023'ü yakalayamayız. Her sene yüzde 6 büyümeliyiz. Bunun yolu da ekonomiyi daraltmaktan değil genişletmekten geçer. Türkiye artık büyüyor, enflasyonu indirdiği gibi faizleri sıfıra getiriyor. Faizlerin gitmesi gereken yerler de var. Faizde korkak davranmanın bir anlamı yok. Bunlar daha da aşağı çekilmeli. Teşviklerden yararlanacak ufak çaplı firmalar kolayca kredi alabilmeli. Bu anlamda maliyetlere ayar vermeliyiz. Türkiye, büyürken cari açığı da indirebiliyor. 2011'de 77 milyar dolar olan cari açık 28 milyar dolar gerileme ile 46 milyar dolara çekildi. Bu 28 milyar doların 23 milyarı ihracattan geliyor. Bu sene de cari açıkta olumlu oranlar ve rakamlara tanık olacağız. Tabii bunu ihracatı artırarak, yeni teşvik modelinden yararlanıp ithal ettiğimiz ürünleri ülkede üreterek yapacağız. Yani cari açığı büyüyerek kapatacağız,  yatırımlar ve istihdam ile kapatacağız.''       ''TERÖRDEN KURTULDUĞUMUZDA 2023 HEDEFLERİ DAHA KOLAY YAKALAYACAĞIZ''      Toplantıda İmralı görüşmeleri ile başlayan sürece de değinen Çağlayan, Türkiye'nin er ya da geç terör sorununu aşacağını belirtti. Toplumun bir aradalığının öneminden söz eden Zafer Çağlayan, ''Kürt de, Türk de, Alevi de, Sünni de bu ülkenin malikidir. Dinimiz birbirimizi ayrıştırmaya onay vermez. Yaratılanı yaratandan dolayı severiz. Bireyleri rengine, ırkına ve dinine göre ayrıştırmayız. Temelinde ülkemiz yoluna zenginlikleri ile devam edecek. Yeter ki her bir etnik ve dini grup ülkenin birliğinden yana olsun. 'Tek bayrak, tek devlet' diyenlerin başımızın üzerinde yeri var.'' şeklinde konuştu.       Çağlayan, Türkiye'nin terörden kurtardığında 2013 için konulan ilk 10 ekonomiden biri olma hedefini kolayca yakalayacağını da ekledi.       Ödenmeyen çekler için uygulanan yaptırımlar ile ilgili fikirlerinin sorulması üzerine de Zafer Çağlayan, ''Ben, yasanın eski halinden yanaydım. Çeki ödemeyenler için hapis cezası önemli baskı unsuru idi. Ya çeki verip ödemeyenler kendini mağdur ilan etti. Böyle bir pişkinlik vardı. Ama Adalet Bakanlığı, mahkemelerde görülen tıkanıklıklardan söz etti. Ama artık elektronik ortamda çek veren alan ile yan yana gelecek. Çek veren ile ilgili tüm detaylar da görülebilecek. Keşke bu daha evvel yürürlüğe gireydi de durum böyle olmayaydı.'' dedi.       AB'YE STA TEPKİSİ      Avrupa Birliği (AB)'nin muhtelif ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmaları (STA) ile ilgili tedbir alıp alınmayacağı sorularına ise Bakan Çağlayan şöyle cevapladı:      ''Gümrük Birliği ile ilgili kararlar ortada. Maalesef yarım metresini, 10 dakika sonrasını göremeyenlerin aldığı kararların ceremesini çekiyoruz. Türkiye haksız rekabet ile karşı karşıya. Avrupa'nın STA yaptığı ülke keyfine göre davranıyor. Türkiye ile STA yapmıyor çünkü ülkeye sıfır gümrükle mallarını sokuyor. AB şu an ABD ile STA yapacak. Türkiye buna kayıtsız kalamaz. AB, bunu bize karşı koz olarak kullanıyor. Bunlar centilmen değil. Bunlar lafa gelince en demokrattır. Biz AB'ye diyoruz ki 'STA görüşmelerine başlarken Türkiye de üyemdir, aynı anda onlarla da bir araya gelin'. Aksi takdirde bu durum aleyhimize koz olarak kullanılıyor.''       ASKON Başkanı Mustafa Koca da konuşmasında, Türkiye'nin ekonomide önemli başarılar elde ettiğini söyledi. Avrupa'da kara bulutlar dolandığı dönemde ülkenin büyüme ve ihracat oranını artırdığını kaydetti. İmralı görüşmeleri ile başlayan sürece destek veren Koca, terör sorunu aşıldığında da ülkenin imrenilecek bir duruma geleceğini vurguladı.   
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.