Gündem:
İslam Dünyasında Sendikacılık; İslam ülkeleri sendikacıları İstanbul'da buluştu
İslam Ülkelerinde Sendikacılık Sempozyumu İstanbul’da yapıldı
 
Ülkemizin memur sendikacılığında lider konfederasyonu olan Memur-Sen ve SESRİC(İslam Ülkeleri İstatistik Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi) tarafından İstanbul CVK Park Bosphorus otelde düzenlenen İslam Ülkelerinde Sendikacılık konulu uluslararası sempozyum 13-17 Ekim 2016 tarihleri arasında 52 ülkeden çok sayıda sendika temsilcinin katılımı ile gerçekleştirildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Prof.Dr. Mehmet MÜEZZİNOĞLU’nun da konuşmacı olarak katıldığı programın açılış konuşması 2 milyon 453 bin üyesi ile ülkemizin memur sendikacılığındaki temsilcisi Memur Sen Genel Başkanı Ali YALÇIN’ın konuşması ile başladı.

Türkiye’de çalışma hayatı ve sendikal bazlı iş kollarının anlatıldığı tanıtım videosunda ortak dil olarak İngilizce ve Arapça kullanılmıştı. Bu tanıtım filminde Yerel Yönetimlerde yetkili sendikamız Bembirsen 65 bin 893 kişi olan üye sayısı ile yerel yönetimlerde etkin sendika olma özelliğini taşıyor.

Emeğin saygın dünyasında 14 yıl önce yola çıkan kurucumuz rahmetli Mehmet Akif İnan’ın anıldığı sempozyumda Afrika’dan Çad’tan Cezayir’den Arnavutluk’tan Bahreny’den ve pekçok İslam ülkesinden sendika faaliyetlerinde bulunan kişiler ülkelerini ve sendikalarını temsil etmek üzere programda yerlerini aldılar. İslam ülkelerinin aynı zamanda yerel renkleriyle birlikte katıldıkları sempozyum bu çeşitliliği ile farklı bir hava oluşturmuş bulunuyor.

‘Allah Yaptıklarımız Kadar Yapmadıklarımızdan da hesaba çekecek’

Kelimeleri birbiri ardına sıralaması ile baştan sona kendini dinleten başkanımız Ali Yalçın İslam Ülkeleri içinde sendikacılık konusunda işbirliğinin sağlanması ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması noktasında yeni oluşumlara gitmek üzerinde düşünülmesi ve varılacak mutabakatla bir yol belirlenmesi noktasında düşüncelerini dile getirdi. Allah Yaptıklarımız kadar yapmadıklarımızdan da hesaba çekecek cümlesi ile fırsatların iyi değerlendirilip yeni birlikteliklere kapı aralamak gerektiğini vurguladı.

‘Bazı Sendikalar Terör Örgütlerinin Piarını yapıyor’

Terör belası ile uğraşan ülkemizde bazı sendikaların terör örgütlerin piarını(public relations) yaptıklarını belirten Yalçın, batının İnsan Hakları Raporlarına olan ilgisinin dev şirketlerin kar zarar hesaplarından daha önemsiz hale gelmesine  ‘Adil Bir Dünya’ isteyerek   karşı çıkıyor.

‘Sendikal Hareket Yanyana Durmayı Öğretir’

Yalçın İslam ülkelerinde emekçilerin daha adil, daha bölüşümcü bir dünyayı ancak yanyana durarak gerçekleştirebileceklerinden hareketle küresel sermayeye karşı İslamın adil dünya öngörüsünü islam ülkeleriyle birlik beraberlik içinde sendikal işbirliğine giderek oluşturabileceğimizin altını çiziyor.  
Yalçın konuşmasını şu hayati soruyu sorarak nihayete erdiriyor. Neden kişi başına düşen milli Gelirin en düşük olduğu ülkeler İslam Ülkeleridir?
Neden dünyanın en kötü çalışma şartları Müslüman ülkelerde uygulanıyor?
Neden ILO Çalışma Standartlarının en fazla ihlal edildiği ülkeler sıralamasında islam ülkeleri ilk sıralarda yer alıyor?
SESRİC Genel Sekreteri Musa Kulaklıkaya  da açılış konuşmasından sonra  Memur-Sen ile bir Sendikal işbirliği  anlaşması imzaladı.
Sempozyuma katılan Bakan Müezzinoğlu, göreve geldikten sonra sivil toplumun gelişiminin önündeki engelleri kaldırarak sendikal faaliyetleri desteklediklerini belirtti.

Alın Teri kadar Akıl Teri de gerekli

İşçimizin alın teri kadar gelişen şartlarda akıl terinin de standartlarının yükselmesi gerektiğini belirten Bakan Müezzinoğlu, bilhassa inovatif işler için Akıl Teri’nin önemini vurguladı.
Açılış konuşmalarından sonra Doç.Dr.Erdinç Yazıcı modaratörlüğünde çeşitli  ülkelerden sendikacıların yaptıkları bilgilendirmeler ilgi ile dinlendi. 
Ülkemiz adına konuşan İş Dünyası Uzmanı Tarkan Zengin, sendikaların kan kaybettiğini, etkilerinin azaldığını, tüm dünyada üye ve etkinlik kaybı yaşayan sendikalar için yeni modeller yeni stratejiler üretmek gerektiğini belirtti.
Ülkemizde ise son  14 yılda Memur Sen’in 25 kat büyüdüğünü ve bu alanda ciddi bir etkiye sahip olduğunu dile getiriyor.
Sudan’dan Yusuf Ali Abdülkerim, İslam dünyasındaki sendikal hareket potansiyalini ortaya çıkarmak için küçük grupların değil toplumun çeşitli kesinlerini kapsayacak düzenlemelerin yapılması gerektiği tavsiyesinde bulunuyor.

‘Batı sadece Duvarları yüksetti’

Arnavutluk Sendikalar Başkanı Gezim Kalaja ise ağır kominist rejimin ülkesinde yaptığı tahribattan bahisle BM ve batı ülkelerinin Müslüman ülkelere karşı uyguladıkları çifte standarda değindi. 2015’te Batı göçmenlere sadece duvarları yükselterek tavrını ortaya koyduğunu belirtti.

Sendikalara kadınlar ve gençler sahip çıkmalı’

Gana’dan gelen sendikacı Arezkı Mezhoud, zaten ekonominin bulunmadığı ülkesinde kayıt dışı çalışmanın yüzde 90 olduğunu belirterek ekonomik gelişmişlik için terörden kurtulmanın ve güvenliğin sağlanması gerektiğini belirterek ülkede 200 sendika bulunduğunu bununda etkinliği ve üye sayısı azalttığını belirterek gençler ve kadınlar için sendikal harekete katılımın önemini vurguladı.  
Ekonomik hayatın gelişimi için batının uyguladığı ambargoların kalkması çağrısı yapan Arezkı Mezhoud, Sendikal yapıların da dağınıklıktan kurtulup birliğe ulaşması ama aynı zamanda demokratik bir yapı içinde işleyişin sağlanmasına gerektiğini belirtiyor.
Konuyu toparlayan akademisyen Mehmet Özaydın ise tüm dünyada sendikacılığın sonunun geldiğinin tartışıldığını belirterek yeni bir yol yeni bir yöntem ve daha insani bir dünya için farklı bir çalışma tasavvuru ortaya koymamız gerektiğini dile getiriyor.
Mevcut sendikaların siyasi erke dayanmasına da değinen Özaydın, Gazali’nin Allah’ın 99 isminden çalışma hayatına ilişkin tasavvurları oluşturan üç ismini zikrederek oturumu bitiriyor. Bunlar el-Halık(yaratma sıfatı) Organizasyon Becerisi; el-Vali Sağlam(yapılan işin iyi yapılması);el-Musavvir (yapılan işin estetik olarak yapılması)
Çalışanların işlerini bu sıfatlara uygun yapmalarının gerektiğini Gazali’ye dayanarak anlatıyor.
Sempozyumda ilk gün konuşmalarında pek dile getirilmese de gençleri ve kadınları sendikal faaliyetlere katmanın önemi bir kere daha ortaya çıkıyor. Adil dünya için, sendikal hareketlerdeki krizi bitirmek için, ekonomide en insani organizasyon modeli için sadece üye olarak değil etkin ve yönetici olarak ta kadınların ve gençlerin sendikalara katılımının önünün açılması gerekiyor.
 
 
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Küçüksu İspark otoparkında vatandaşın...
Küçüksu iskelesinde bulunan İspark’tan şikayetlerin sonu gelmiyor.

Haberi Oku