Öcalan: "Silahlı dönem bitti; demokratik mücadele zamanı"

Öcalan: "Silahlı dönem bitti; demokratik mücadele zamanı"

21 Mart 2013 Perşembe 20:48
Öcalan:
“Silahlar sussun, birlikler sınır dışına çekilsin” Nevruz’da beklenen oldu. Silahlı mücadele döneminin bittiğini ilan eden Öcalan “Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun noktasına geldik. Yeni bir dönem başlıyor, silah değil, siyaset öne çıkıyor. Artık silahlı unsurlarımızın sınır ötesine çekilmesi aşamasına gelinmiştir.” çağrısında bulundu. Öcalan’ın mesajını alkış ve zılgıtlarla karşılayan yüz binler Diyarbakır Nevruz’unda barışa evet dedi.Abdullah Öcalan’ın “tarihi bir çağrı” yapacağı beklentisiyle, özel bir anlam yüklenen Nevruz’un finali dün Diyarbakır’da yapıldı. Bağlar Belediyesi sınırları içerisindeki Nevruz Parkı’nda gerçekleşen etkinliğe bir milyona yakın insan katıldı. MİT görevlileri tarafından önceki akşam BDP eş başkanı Selahattin Demirtaş’a ulaştırılan Öcalan’ın mesajı, Nevruz alanında BDP milletvekilleri Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder tarafından okundu. Buldan’ın önce Kürtçe okuduğu mesaj daha sonra Önder tarafından Türkçe olarak seslendirildi. Kalabalığın sık sık alkışlarla ve zılgıtlarla karşılık verdiği mesajlardaki barış ve dostluk vurgusu öne çıktı. Silahlı unsurların sınır dışına çekilmesi talimatını veren Öcalan, artık silahın döneminin bittiğini, demokratik siyasi mücadele döneminin başladığını ilan etti. Öcalan şunları söyledi: “Bugün yeni bir dönem başlıyor. Silahlı direniş sürecinden, demokratik siyaset sürecine kapı açılıyor. Siyasi, sosyal ve ekonomik yanı ağır basan bir süreç başlıyor; demokratik hakları, özgürlükleri, eşitliği esas alan bir anlayış gelişiyor. Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun noktasına geldik. Yok sayan, inkar eden, dışlayan modernist paradigma yerle bir oldu. Akan kan Türküne, Kürdüne, Lazına, Çerkezine bakmadan insandan, bu coğrafyanın bağrından akıyor. Ben, bu çağrıma kulak veren milyonların şahitliğinde diyorum ki; artık yeni bir dönem başlıyor, silah değil, siyaset öne çıkıyor. Artık silahlı unsurlarımızın sınır ötesine çekilmesi aşamasına gelinmiştir. Yüreğini bana açan, bu davaya inanan herkesin sürecin hassasiyetlerini sonuna kadar gözeteceğine inanıyorum. Bu bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Bu mücadeleyi bırakma değil, daha farklı bir mücadeleyi başlatmadır.” MİLYONLAR ARTIK ÇÖZÜM İSTİYORMesajında bol bol kardeşlik temasını işleyen Abdullah Öcalan, “Binlerce yıllık bu büyük medeniyeti farklı ırklarla, dinlerle, mezheplerle kardeşçe ve dostça birlikte yaşayan, birlikte inşa eden Kürtler için Dicle ile Fırat, Sakarya ve Meriç'in kardeşidir. Ağrı ve Cudi Dağı, Kaçkar ve Erciyes'in dostudur. Halay ve Delilo, Horon ve Zeybek'le hısım-akrabadır.” iadelerini kullandı.  Kardeş toplulukların siyasi baskılar, harici müdahaleler ve grupsal çıkarlarla birbirlerine düşürülmeye çalışıldığını kaydeden Öcalan şöyle devam etti: “Ortadoğu ve Orta Asya halkları artık uyanıyor. Kendine ve aslına dönüyor. Birbirlerine karşı kışkırtıcı ve köreltici savaşlara ve çatışmalara dur diyor. Newroz ateşiyle yüreği tutuşan, meydanları hınca hınç dolduran yüz binler, milyonlar artık barış diyor, kardeşlik diyor, çözüm istiyor. Bizim kavgamız hiçbir ırka, dine, mezhebe veya gruba karşı olmamıştır, olamaz. Bizim kavgamız ezilmişliğe, bilgisizliğe, haksızlığa, geri bırakılmışlığa her türlü baskı ve ezilmeye karşı olmuştur.  Bugün artık yeni bir Türkiye'ye, yeni bir Ortadoğu'ya ve yeni bir geleceğe uyanıyoruz.” HELALLEŞELİMTürklerle Kürtlerin bin yıla yakın İslam bayrağı altında ortak bir geçmişleri olduğunun altını çizen Öcalan, “Zaman ihtilafın, çatışmanın, birbirlerini horlamanın değil, ittifakın, birlikteliğin, kucaklaşma ve helalleşmenin zamanıdır. Çanakkale'de omuz omuza şehit düşen Türkler ve Kürtler; Kurtuluş Savaşı'nı birlikte yapmışlar, 1920 meclisini birlikte açmışlardır. Ortak geçmişimizin önümüze koyduğu gerçek; ortak geleceğimizi de birlikte kurmamız gerektiğidir. TBMM'nin kuruluşundaki ruh, bugün de yeni dönemi aydınlatmaktadır.” dedi. MİSAK-I MİLLİ VURGUSU “Misakı Milli” vurgusunu dillendiren Öcalan devamını şöyle getirdi: “Misak-i Milli'ye aykırı olarak parçalanmış ve bugün Suriye ve Irak Arap Cumhuriyeti'nde ağır sorunlar ve çatışmalar içinde yaşamaya mahkum edilen Kürtleri, Türkmenleri, Asurileri ve Arapları birleşik bir ‘Milli Dayanışma ve Barış Konferansı’ temelinde kendi gerçeklerini tartışmaya, bilinçlenmeye ve kararlaşmaya çağırıyorum.Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz. Ayrıştırmak isteyenlere karşı birleşeceğiz. Zamanın ruhunu okuyamayanlar, tarihin çöp sepetine giderler. Suyun akışına direnenler, uçuruma sürüklenirler. Bölge halkları yeni şafakların doğuşuna şahitlik etmektedir. Savaşlardan, çatışmalardan, bölünmelerden yorgun düşen Ortadoğu halkları artık kökleri üzerinden yeniden doğmak, omuz omuza ağaya kalkmak istiyor. Bu Newroz hepimize yeni bir müjdedir. Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed'in mesajlarındaki hakikatler, bugün yeni müjdelerle hayata geçiyor, insanoğlu kaybettiklerini geri kazanmaya çalışıyor. Yeni mücadelenin zemini fikir, ideoloji ve demokratik siyasettir, büyük bir demokratik hamle başlatmaktır.” NEVRUZ’DAN NOTLAR… Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarına çevre illerden binlerce kişi, sabah saatlerinde akın etti. Saat 10’da başlayacağı ilan edilen Nevruz etkinlikleri ancak 12 sularında başladı. BDP Diyarbakır İl Başkanı Zübeyde Zümrüt’ün Kürtçe konuşmasıyla başlayan Newroz etkinliklerine Irak, Suriye, İran’dan da çok sayıda davetli katıldı. Türkiye’deki aydın, sanatçı, yazar ve siyasetçilerin de yoğun ilgi gösterdiği Nevruz’da Osman Baydemir dini ağırlıklı bir konuşma yaptı. “Allah’ım Allah’ım sana şükürler olsun. Amed sel olmuş, özgürlük ve barış için buraya akmış.” dedi. Kürsüye çıkan diğer konuşmacıların tümü de Öcalan’ın yapacağı çağrıya atıfta bulundular. Nevruz’un tüm gündemi Öcalan’a kilitlenmişti. Alanda pek çok pankart ve döviz de dikkat çekti. “Demokratik çözüme de, direnişe de hazırız” pankartının yanı sıra Amed Halk İnisiyatifi adına açılan pankartta “Öcalan özgürleşmeden barış yanlıştır.” denildi. Yüzleri maskeli ve militan kıyafetli grup sahneye çıktı. Kendilerine ‘savaşçı gençlik’ adını veren grup bir konuşma yaptı. Oldukça radikal söylemlerin yer aldığı konuşmada, “Önder Apo’ya özgürlük istiyoruz.”, “Önder Apo’ya özgürlük hemen şimdi.”, “Apo, Kanımızla canımızla seninleyiz” gibi sloganlar atıldı. Bu Nevruz’u geçmiştekilerden ayıran pek çok husus vardı. 2013 Nevruz’u daha organize bir etkinlik halinde gerçekleşti. Olumsuz herhangi bir olay yaşanmadı. Kalabalık nedeniyle bayılan ve yaralananlar oldu. Genel tabloda herkesin yüzünde bir mutluluk ifadesi vardı ve bu seferki Nevruz’un barışa vesile olacağı sık sık hem konuşmacılar, hem katılımcılar hem de meydanı dolduran kitle tarafından dile getirildi. Paris’te katledilen üç kadın militanın resimleri sahneye asıldı. Bununla beraber pek çok eylemin sorumlusu olan ve geçtiğimiz aylarda bir çatışmada öldürülen Diyarbakır sorumlusu Ethem Karabulut’un da resimleri sahnenin görünen bir yerine asılmıştı. Diyarbakır Emniyeti olağanüstü önemleler aldı. Tabiri caizse kuş uçurtulmadı. Polis helikopterleri etkinlik boyunca alanın üzerinde ve çevresinde uçarak güvenlik sağladı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.