Yerel seçim öncesi AK Parti'den af kanu için yeşil ışık

Türkiye yeniden af tartışmasına kapı aralıyor. MHP'nin genel seçimler öncesi gündeme getirdiği kısmı af teklifine AK Parti ilk kez olumlu cevap verdi. 

Yerel seçim öncesi AK Parti'den af kanu için yeşil ışık

Türkiye yeniden af tartışmasına kapı aralıyor. MHP'nin genel seçimler öncesi gündeme getirdiği kısmı af teklifine AK Parti ilk kez olumlu cevap verdi. 

25 Kasım 2018 Pazar 18:51
Yerel seçim öncesi AK Parti'den af kanu için yeşil ışık

Yerel seçim öncesi AK Parti'den af kanu için yeşil ışık


Genel seçimlerden önce MHP'nin seçimden önce ortaya attığı af tartışmasına ayak direyen AK Parti, yerel seçimlerden sonra yeşil ışık yakıyor.
AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, "Yerel seçim sistem tartışması başlatmaz. Biz bir anayasa değişikliği yaptık. Türkiye’nin siyasi alışkanlıklarını değiştirecek bir sistem inşa ettik. İstanbul’u, Ankara’yı almak AK Parti için elbette çok önemlidir. Ancak neticede bu bir yerel seçim. Sistemin nasıl değiştiği de malum, o iş çoktan bitti. Tekrar bir değişiklik, geriye dönüş peşinde olan varsa, Türkiye demokratik bir ülke. Bunun nasıl yapılacağı belli" dedi..

AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, af teklifine ilişkin olarak, "Af konusunda örneğin Adalet Bakanlığımız önemli çalışmalar yaptı. Bu arada seçime kadar Meclis'in takvimini ve gündemindeki yoğunluğu hesap ederek, af tasarısına seçimlerden sonra bakılır diye düşünüyorum" dedi. 

Kurtulmuş sabah kahvaltısında bazı medya yöneticileri ve gazetecilerle bir araya geldi. Habertürk TV’den Mehmet Akif Ersoy’un da katıldığı toplantıda yerel seçimler, Cumhur İttifakı, Kaşıkçı cinayeti ve ekonomi konusu yer aldı. 


CUMHUR İTTİFAKI-SEÇİM İŞBİRLİĞİ

Kurtulmuş, AK Parti ile MHP arasındaki yerel seçimlere ilişkin görüşmeler hakkında, "Cumhur İttifakı-seçim işbirliği masada oluşmuş bir süreç değil, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra milletimiz temel bazı hususlarda ortak duyarlılık geliştirdi. İttifak, bu irade ve duyarlılığın doğal sonucudur. Milletimizin gönlünde ve zihninde yer etmiştir. Cumhur İttifakı malumunuz her iki siyasi partinin kendi tabanlarını koruyarak yönettiği yasal zemini de olan bir durum. Yerel seçimlerde ise tablo daha farklı. Bu nedenle belki de yerel seçim sürecinde yürüttüğümüz siyaseti ‘ittifak’ değil ‘işbirliği’ olarak değerlendirebiliriz. Ayrıca burada mesele '3 belediye biz aldık, 2 belediye siz aldınız'ın çok ötesindedir" dedi. 

"AF SEÇİMDEN SONRAYA KALABİLİR"

Af tartışmasına da değinen Kurtulmuş, tasarının 31 Mart yerel seçimlerinden sonraya kalabileceğine işaret etti. Kurtulmuş şunları söyledi:

"Bu süreçte, MHP ile Andımız, emeklilikte yaşa takılanlar, af tasarısı gibi bazı temel konularda farklılıklarımız ortaya çıktı. Sonuçta iki farklı siyasi partiden söz ediyoruz. Af konusunda örneğin Adalet Bakanlığımız önemli çalışmalar yaptı. Bu arada seçime kadar Meclis'in takvimini ve gündemindeki yoğunluğu hesap ederek, af tasarısına seçimlerden sonra bakılır diye düşünüyorum."

"SİSTEM TARTIŞMASI BAŞLAMAZ"

"Tekrar bir değişiklik, geriye dönüş peşinde olan varsa, Türkiye demokratik bir ülke. Bunun nasıl yapılacağı belli" diye Kurtulmuş yerel seçimin sistem tartışmasına yol açmayacağını söyledi. Kurtulmuş, "Yerel seçim sistem tartışması başlatmaz. Biz bir anayasa değişikliği yaptık. Türkiye’nin siyasi alışkanlıklarını değiştirecek bir sistem inşa ettik. İstanbul’u, Ankara’yı almak AK Parti için elbette çok önemlidir. Ancak neticede bu bir yerel seçim. Sistemin nasıl değiştiği de malum, o iş çoktan bitti. Tekrar bir değişiklik, geriye dönüş peşinde olan varsa, Türkiye demokratik bir ülke. Bunun nasıl yapılacağı belli. Genel seçimlerde Meclis çoğunluğunu yakalarsınız, anayasa değişikliği yaparsınız, referanduma gidersiniz vesaire… Dolayısıyla yerel seçimlerle birlikte yeniden bunların siyasi polemik haline getirilmesini doğru bulmuyorum" ifadelerini kullandı. 

"Yerel seçimler 'Ankara şu partinin kalesi', 'İzmir bu partinin kalesi' gibi söylemleri yanlış buluyorum" diyen Kurtulmuş, "Kale dışarıdan gelecek tehlike ve düşmana karşı kentleri korumak için inşa edilir. Bizim halkımıza karşı inşa ettiğimiz böyle bir kale yok" dedi. 

"TÜRKİYE'Yİ SÜPER LİGE ÇIKARMAK İSTİYORUZ"

"Türkiye’yi dünyanın süper ligine çıkarmak istiyoruz" diyen Kurtulmuş, "Köprünün tam ortasındayız. O nedenle siyasi istikrar korunmalı" dedi.

Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü:

"10 seneye ihtiyacımız var diye düşünüyorum. Birileri her türlü yolu denedi, deniyor. En son kur üzerinden ekonomimize saldırıldı. Terörle mücadele, milli savunma sanayii, yerli üretim gibi konuları iyice oturtmamız gerekiyor. Bir ülkenin gücü üretim ekonomisinin gücüyle ilgilidir. Dünya yapısal olarak kriz üretmeye müsait. Bundan kurtulmanın tek yolu üretim ekonomisi, güçlü yerli-milli sanayi ve uluslararası markalar oluşturmak. Tezgahını koruyabilen ülkeler krizden rahatlıkla çıkar. Biz de bunu sağlayacağız inşallah. Kur ve faiz baskısının bir an önce üreticinin üzerinden kalkması gerekiyor."

KAŞIKÇI CİNAYETİ

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin konuşan Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Cemal Kaşıkçı cinayeti sonrası Türkiye krizi çok dikkatli yürüterek uluslararası toplumu ve dünya medyasını en iyi şekilde yönlendirdi. Bu korkunç cinayetin faillerinin hesap vermesi her şeyden önce vicdani, ahlaki bir sorumluluktur. Türkiye, sadece cinayeti işleyenin değil emri verenin de tespit edilmesi ve hesap vermesi gerektiğini her platformda dile getirmiştir. Bundan sonra da davanın yakinen takipçisi olacağız. Biz Kaşıkçı cinayetini siyasi bir mesele olarak değerlendirmiyoruz. Suudi Arabistan’dan gelen açıklamalar malum. CIA bir rapor yayınladı ve Başkan Trump’ın açıklamasını gördünüz. ABD neredeyse:’Fail belli ama biz bunu açıklamak istemiyoruz’ noktasında. Trump kendi kamuoyundan hatta partisinden yoğun eleştiriler alıyor. ABD kurucu değerleri ile menfaatleri arasında bir tercihle karşı karşıya. Bizim üç sorumuz var 1-Ceset nerede, 2 talimatı kim verdi, 3 Bahsi geçen Türk işbirlikçi kim?

Kaşıkçı cinayetine ilişkin çok önemli bir nokta var, o da şu: Suudi Arabistan Kralı malumunuz aynı zamanda İslam'ın en kutsal kentlerinin hizmetkarı sıfatını kullanıyor. ‘Hadimul Harameyn’ (Mekke ve Medine’nin hizmetkarı) sıfatını taşıyan bir Kralın da bu cinayetin çözülmesi için irade ortaya koyması önemli. Aksi taktirde milyonlarca Müslümanı yakından ilgilendiren ‘Haccın emniyeti’ tartışması gündeme gelir."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.