Zayıflamak isterken, komaya girenlerin dergisi

Zayıflamak isterken, komaya girenlerin dergisi

12 Temmuz 2011 Salı 01:50
Zayıflamak isterken, komaya girenlerin dergisi

 



 

Özellikle her yaz mevsimi öncesi, zayıflama çılgınlığını histeri haline getiren, her kadını 90-60-90 ölçülerine getirmeyi "Ulusal misyon" olarak görenlerin kulağını çınlatan bir elektronik dergi, sessiz sedasız yayına hayatına başladı.

Türkiye'nin XL kadınlar için hazırlanan ilk dergisi online olarak yayın hayatına başladı. Dayatılan hayata ve zayıflama kültürüne karşı çıkarak, “Senin Ruhun Kaç Beden?” diye soran www.xlfashionmagazine.com, “Bedeninle ve kendinle barış” çağrısı yapıyor. Site, “Büyük düşün, büyük yaşa, kalıpların dışına çık, bedenini sev, kendin ol!” diyor.

 

www.xlfashionmagazine.com manifestosunda, “Daha zayıf, daha güzel olmak için diyetisyen peşinde koşarken ve birbirinin zıttı reçeteleri uygulamaya çalışırken sana her seferinde mağlubiyet duygusu yaşatan bu tatsız tutsuz şey hayat mıydı peki? Bizim bildiğimiz lahananın en fazla sarması yapılırken, ne zamandır sıkılıp suyu içiliyordu?” diyerek altın çilek, Meksika biberi derken kadınları ölümün kıyısına bile götürebilen zayıflama takıntısına karşı bir duruş sergiliyor.

 

Zayıflamak isterken komaya girdi!

Zayıflama uğruna yaşanan dramları gözler önüne seren site, Meksika Biberi isimli zayıflama hapını içtikten sonra komaya giren ve 10 gün yoğun bakımda kalan 33 yaşındaki Asena Karabacak’ın dramını da gündeme getirdi. Televizyonda reklamlarını gördüğü Meksika Biberi hapını 35 TL’ye bir aktardan satın alarak kullanmaya başlayan Karabacak, üzerinde Tarım Bakanlığı’nın da Sağlık Bakanlığı’nın herhangi bir onayı olmayan, Türkçe tek satır bulunmayan kutudaki hapları kullanmaya başladı. 80 kilo iken, bir hafta kullanıp 6 kilo birden verince, kendisini ölümün kıyısında, yoğun bakımda buldu. Esenler Hayat Hastanesi’nde kendisine konulan teşhis, “Toksik Hepatit”di. Doktorunun dediğine göre ancak bir zehir buna yol açabilirdi. Karaciğeri ve böbreği iflas etmek üzereydi, doktorları ailesine ‘Organ nakline hazır olun’ bile demişti. 10 gün boyunca yoğun bakımda uyutuldu, yaşam destek ünitesine bağlı olarak ölüm kalım savaşı verdi. Şuuru kapalı olarak getirildiği hastaneden yaşının da genç olması nedeniyle hayat savaşını kazanarak çıkan Asena Karabacak’ın, şu anda büyük bir tahribata uğrayan karaciğerinin tedavisi sürüyor.

Karabacak’a, “Peki, zayıflamak uğruna prospektüsü bile olmayan, bu ne olduğu belirsiz hapları alıp vücudunu tüketmeye değer miydi?” diye soruyoruz, büyük bir pişmanlıkla yanıt veriyor:

“O kadar çok kullanan vardı ki, ben de denemek istedim. Mesela Mesut Yar çıkıp şu kadar zamanda bu kadar kilo verdim, kilolarımı geri almadım diyordu, ondan da etkilendim. Ama artık bu tarz şeylere inanmamaya karar verdim.”

Asena Karabacak’ın tedavisini yürüten, Esenler Hayat Hastanesi Yoğun Bakım Sorumlusu Uzman Doktor Rukiye Balsak hastanın içtiği Meksika Biberi hapı nedeniyle ölümden döndüğünü dile getirdi. Dr. Balsak, zayıflamak isteyen kişilerin bilinçsizce bu tarz ilaçları kullanmaya devam ettiğine dikkat çekerek, “İnternette çok ciddi bir bilgi kirliliği var. Bunun denetim altına alınması gerekiyor. Zayıflamak isteyen kişilerin bir doktor denetiminde bunu yapması gerekir. Ayrıca bu tarz bitkisel denilen ilaçlarda sadece Tarım Bakanlığı onayı yetmez, mutlaka Sağlık Bakanlığı onayı gerekir” diye konuştu.

http://www.xlfashionmagazine.com/detay-427-altin-cilek-ten-sonra-meksika-biberi-de-olduruyordu.html

 

Peki biz kimiz?

20 yıl boyunca farklı yayın organlarında çalışmış olan gazeteciler Hülya Ünlü Mavigözlü ve Birgül Taşdemir tarafından yayına hazırlanan www.xlfashionmagazine.com dayatılan hayata karşı alternatif güzergahlar sunmak üzere yola çıktı.

Farklı yayın organlarının çatıları altında biriktirdikleri bilgi ve deneyimlerini “İletişim Mutfağı” adı altında birleştiren iki gazetecinin haricinde mutfakta, iletişim ve marka danışmanları da, reklamcılar da var. İki deneyimli gazeteci, yayın dünyasına merhaba diyen xlfashionmagazine.com’la ilgili olarak şunları söylüyorlar:

“Hiçbir zaman ezberimiz kuvvetli olmadığı için, tüm ezberleri bozmak için yola çıktık… İletişimin üstadı Prof. Dr. Ünsal Oskay’ın tabiri ile, “Yıkanmak İstemeyen Çocuklar” olduğumuzu hissettiğimizden bu yana da artık içimizden taşan kendi doğrularımızı kendi cümlelerimizle söylemek ve kendi yayınlarımızı çıkarmak kararı almış bulunuyoruz. PRoaktif İletişim çatısı altında, Online Yayıncılık, PR, Marka ve İletişim Danışmanlığı ile Reklam hizmetlerini sürdürüyoruz.”

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.