Zirve davasının 61. duruşması sürüyor

Zirve davasının 61. duruşması sürüyor

08 Mart 2013 Cuma 15:38
Zirve davasının 61. duruşması sürüyor
Malatya'da, 3 misyonerin öldürüldüğü Zirve Yayınevi davasının 61. duruşması sürüyor.     Malatya'da 18 Nisan 2007 tarihinde Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel'in öldürüldüğü Zirve Yayınevi davasının 61. duruşması, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde sürüyor. Duruşmaya; olayın tutuklu sanıkları Emre Günaydın, Salih Gürler, Abuzer Yıldırım, Hamit Çeker ve Cuma Özdemir ile birlikte olayın ''azmettirme ve terör örgütü'' boyutunun tutuklu sanıkları Varol Bülent Aral, Malatya Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Mehmet Ülger, Binbaşı Haydar Yeşil, astsubay Abdullah Atılgan, uzman çavuşlar Murat Göktürk, Mehmet Çolak, Adil Akçay, İnönü Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ruhi Abat, Levent Ercan Gelegen, Adem Gedik ve Hüseyin Yelki katıldı. Sanıklardan emekli Orgeneral Hurşit Tolon ise Malatya'daki duruşmalara katılmıyor.     Duruşmada söz alan sanık Varol Bülent Aral, dava için yayın yasağı konulmasını talep etti ancak mahkeme heyeti bu talebi dikkate almadı.     Tututlu sanık Uzman Çavuş Adem Gedik, yaptığı savunmada, dava dosyasına son olarak giren hard disk ile ilgisinin bulunmadığını ve detaylarını ise bilmediğini söyledi. Sanık Adem Gedik, İlker Çınar'ın bazı iddialarına bu aşamada cevap vermeyeceğini belirterek, ''TUSHAD üyesi olmakla suçlanıyorum. 15 yıllık uzman çavuşum. Astsubaylık sınavını Jandarma Genel Komutanlığı yapıyor. Ben bu sınavı 3 kez çok isteyerek ve çalışarak girmeme karşın kazanamadım. Ben nasıl örgüt üyesi olabiliyorum? TUSHAD üyesiyim ancak 15 yıldır orduevlerine giremiyorum. TUSHAD üyesiyim ama hiçbir kapı bana açılmıyor. Benim görmüş olduğum bur kursla ilgili iddia var. Bu iddiaya da bu aşamada cevap vermeyeceğim. Ben herhangi bir illegal örgütün üyesi değilim. Üye olmak içim bir nedenim de yoktur. İddianameyi okuyorum, 'Bu ben miyim?' diyorum. Tahliyemi talep ediyorum'' dedi.     Tutuklu sanık astsubay Murat Göktürk ise yaptığı savunmada, dosyaya son olarak eklenen hard disk ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını belirtti. Hard diskten çıkan ve 'Murat' olarak yazılan bazı dosyaların kendisine aitmiş gibi gösterildiğini belirten sanık Göktürk, böyle bir kanaate varılmasını anlayamadığını belirterek hard diskte misyonerlikle ilgili bir tezin kendisine aitmiş gibi gösterildiğini ancak bu tez yazısının Arguvan'da bölük komutanı olarak görev yaparken 2 yıl önce Güneydoğu'da şehit düşen komutana ait olduğunu belirtti. Kendisinin Malatya'dan 2008 yılında ayrıldığını ancak bu tarihten sonra oluşturulan bazı dosyaların kendisine aitmiş gibi gösterildiğini aktaran Göktürk, gerekli araştırma yapılması durumunda bu gerçeğin ortaya çıkabileceğini söyledi.     Sanık astsubay Murat Göktürk, ''12 yaşında oğlum var. Telefonda bana, 'Baba sen terörist misin?' diye soruyor. Kimsenin bizi bu duruma sokmaya hakkı yoktur. 20 yıllık askerim, bir evim bile yoktur. Kızım hasta, tedavisiyle ilgilenmek zorundayım. Ailemin bana ihtiyacı var. Tahliyemi talep ediyorum'' dedi.     Savunma yapan Mersin Kayra Yayıncılığın eski personeli tutuklu sanık Levent Ercan Gelegen, kendisinin hiç kimseye belge vermediğini belirterek, ''İlker Çınar ifadesinde 2002 yılında kendisine gelen bir e-maille açıklık getirirken, o e-mailin Hristiyanlığa yönelik televizyon kanalı ile alakalı olduğunu söylemiş. Oysa o tarihte Hristiyanlıkla ilgili bir televizyon yoktur. Kurulan televizyon için de parayı Amerika'dan aktardılar'' dedi.     Kayra Yayıncılıkta çalışırken yaptıkları bazı misyonerlik çalışmaları hakkında da bilgi aktaran Levent Ercan Gelegen, ağırlıklı olarak azınlıklara yönelik misyonerlik yapıldığını vurgulayarak, ''Türkleri Hrıstiyanlaştıramadığımız için Ermeni Kiliseleri içinden çok sayıda Ermeni çalınarak Protestan yapıldı. Bundan dolayı da para verildi. Para verme meselesi doğrudur'' diye konuştu.     Dosyadaki belgelerde sahtekarlık yapıldığını flash bellekte çıkan 2004 tarihli bir belgenin, hard diskte 2008 tarihli olarak düzenlendiğini iddia eden Levent Ercan Gelegen, mahkeme heyetine misyonerlik faaliyetlerinde bulunduğunu iddia ettiği bazı isimleri vererek bu isimlerin ajan ve haber elemanı olma ihtimali bulunduğunu, bunların delil karartmaya yönelik faaliyet içinde bulunabileceğini ileri sürdü. Gelegen, verdiği isimlerin tespit edilmesini talep etti.     Sanık Levent Ercan Gelegen, kendisine, ''Neden Malatya ve Mersin Emniyeti ile çalışmadın?'' sorusunun yöneltilmediğini, Malatya'da ev tuttuğu yönündeki iddiaya karşı bu iddianın savcılık soruşturmasında araştırılmadığını ve görevin suistimal edildiğini ileri sürdü.     Sanık Gelegen, kendisini Binbaşı Haydar Yeşil'e verdiği iddia edilen belge tarihinde, o sürede 75 günlük ceza nedeniyle Tarsus'da cezaevinde bulunduğunu ancak bu durumun savcılık tarafından soruşturma aşamasında araştırılmadığını belirterek, ''Ben cezaevinden çıkıp belge vermedim. Eğer vermişsem o tarihteki cezaevinin içinde ve dışında görev yapan herkes suçludur'' ifadelerini kullandı.     Levent Ercan Gelegen, TUSHAD'ın TUFHAD'a döndüğünü ve bunun anlamının Türkiye Ulusal Fanteziler Hareket Dairesi olduğunu ifade ederek soruşturmanın fantezilere göre hazırlandığını iddia etti. Sanık Gelegen, iddianamedeki haber elamanı durumu içinde, ''Tüp bebek yöntemi ile haber elemanı türetilmiş'' şeklinde konuştu.     Mahkeme duruşmaya ara verdi.  
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.