ENTARİSİ DIM DIM YAR REKORA GİDİYOR

Entarisi Dım Dım Yar rekora gidiyor

İşler Güçler ekibinin Sivas'ta çektiği Entarisi Dım Dım yar, bir haftada hem hasılat hem de izlenme rekoru kırdı

Türk sinemasında ilk kez bir filmin fragmanı sosyal medyada bir izlenme rekorları kırarken, filmin gişe hasılatı 10 milyon lirayı geçti. Sivas'ta çekilen Entarisi Dım Dım Yar filmini başrollörini ‘İşler Güçler’ dizisiyle şöhret olan Ahmet Kural ve Murat Cemcir oynuyor.   ‘Düğün Dernek’i, bir haftada 1 milyon 86 bin 807 kişi izledi. Film, hâlâ vizyonda olan ‘Hükümet Kadın 2’ (1 milyon 382 bin 660) ve ‘Benim Dünyam’ın (1 milyon 361 bin 14) ardından en çok izlenen üçüncü yapım oldu.
6 Aralık’ta 258 salonda vizyona giren ‘Düğün Dernek’i seyredenler gişeye 10 milyon 485 bin lira bıraktı. Murat Cemcir ve Ahmet Kural’ın filmde seslendirdiği ‘Entarisi Dım Dım Yar’ın klibi ise video paylaşım devi Youtube’ta 7.9 milyon kez izlendi. İki oyuncunun birlikte ilk kez rol aldığı 2010 yapımı ‘Çalgı Çengi’ adlı film, 9 haftada sadece 60 bin kişi tarafından seyredilmişti.

Memleket sıkılmış aga, gülmek istiyor

Eğlenceli, samimi iki komedyen Ahmet Kural ile Murat Cemcir. Çalgı Çengi ile beyazperdeye sessizce adım attılar, İşler Güçler dizisiyle adlarını ezberlettiler. İlk filmin devamını beklerken Düğün Dernek ile çıkagelen ikiliyle sohbetteyiz.

Seyirci Çalgı Çengi’nin devamını beklerken araya düğün girdi. Nedir sebebi?

Murat Cemcir: Düğün Dernek bizim Selçuk’la (Aydemir-Yönetmen) ilk bir araya geldiğimiz proje. O dönem Kültür Bakanlığı’na başvurduğumuz, kendi imkânlarımızla çekmek istediğimiz bir filmdi. Ciddi miktarda bütçe gerektiriyordu, paramız olmadığı için vazgeçtik. Sonra Çalgı Çengi’yi çektik. Ciddi bir etki yaratınca sanki Çalgı Çengi hayatımızın işiymiş gibi oldu. Süreç 5 yıldır aklımızda bulunan filmi yapalıma getirdi, BKM de destek verince ‘tamam’ dedik.
Neden Kütahya, Tokat değil de, Sivas’ı mesken tuttunuz?

Ahmet Kural: Selçuk Sivaslı ondan. “Sivas’a borcum var, onu ancak bir filmle ödeyebilirim” dedi ve orası için bir film yaptı. Halaydan yola çıkarak yazdığı bir hikâye.  

Gitmeden önce Sivas’ı bir turizm merkezi olarak mı biliyordunuz?

A.K: Yok. (Gülüyor) Güzel bir mizah yapmış filmde. “Biz gitmiyor, kalmıyoruz ki. Millet niye kalsın?” Güzel espri.

M.C: Çok güzel yerler de var. Divriği, Şelale… 1200’lü yıllardan gelen bir şey var.

Daha önce gidip geliyor muydunuz?

A.K: Ben ilk defa gittim. Bir hafta öncesinden. Murat, Tokatlı. O önceden gitmiş.

M.C: Sivas’a devlet parasız yatılı sınavı için gitmiştim, kazanamadım. Fen lisesi sınavına gittim, kazanamadım. Üniversite sınavına gittim, yine kazanamadım. Geçen gün orada gala yaptık. O zaman yüzüm güldü.

Sivas’ın mizahını, kültürünü bir haftada filmin içine almak kolay olmasa gerek...

A.K: Bütün işlerimizde birkaç ay öncesinden kapanma durumumuz oluyor. Murat zaten oranın şivesine hâkim. Sete çıkmadan ne yapacağımızı biliyorduk. Murat’ın babası filmde de babasını oynadı. Doğallığı yakalamamız için bize çok yardımcı oldu.

Yönetmenin memleketinde olunca böreklerin, dolmaların gelip gittiği bir set mi oluyor?

A.K: Allah eksik etmesin, setlerimizde kendimizi yemekten geri koymuyoruz. Yemek hadisesini çok seviyoruz. Çalışırken Selçuk’un kafası gittiği için hiçbirimizle ilgilenmiyor.

M.C: Setimin olmadığı bir gün otelden dışarıyı izliyorum. Bunlar bir şeyler konuşuyorlar. Bir tane tüp kamyonu var. Ahmet gelip duracak, içeri girecek. O kadar. Sonra Selçuk’un kendini gülerek yere attığını gördüm. Koşarak aşağı indim, ‘Ne oluyor?’ dedim. Şimdi Ahmet arabadan atlayıp arabayı durduracak, dedi. Yaa yürü bir git, dedim.

A.K: Sabah 07.30’da kalkmışım, makyajımı yapmışım. Bana şunu diyor: Arabadan in, giderken durdur! Tövbe tövbe, bunu nasıl yapayım hocam? Bir iki dakika bekledim. Onu bana söylüyorsa kesin yapacağımı biliyordur, ben de nasıl yapacağımı düşünüyorumdur. Arabayı boşa aldım, inip durdurdum.

Birbirinize yaslanarak oynadığınız halay sahnesi bir hayli dikkat çekti. Hüzünlü bir hikâyesi varmış...

A.K: 41-42 farklı halayı var Sivas’ın. Tamamı kas gücüne bağlı. Biri ötekine benzemiyor. Bizim kültürümüzde halayların genelde dramatik bir altyapısı olur, zamanla eğlenceli hale getiririz. Halayın hikâyesi şöyle: Kurtuluş Savaşı döneminde öndeki Mehmetçik yorgun düşüyor, arkasındakiler düşmesin diye onu dik tutmaya çalışıyorlar. Öyle anlattılar, yalan olmasın.

41-42 halayın kaçına hâkimsiniz?

A.K: Hiçbirine. (Gülüyor) O gördüğünüz halayın bir kısmı sadece. Görsel olarak iyi olsun diye yapmak istedim. Bizim yapamayacağımız şey yok aslında. İki gün göstersinler, yaparız. Ama zor tabii.

Film, soluksuz bir komedi vaat ediyor ama finale nefesi yetmiyor eleştirileri var. Ne dersiniz?

M.C: 7 defa seyirciyle beraber filmi izledik. İzmir, Köln, Sivas, Ankara… Seyircinin bir kısmı ilk yarıda çok gülüyor, ikinci yarı heyecanlı diyor. Çok daha fazla espri bombardımanına tutabilirdik ama yapmadık. DVD’de artık.

A.K: Seyirci gülerken diğer espriyi kaçırıyor, onun için ikinci kez gittiği oluyor. Aaa bu da komikmiş, diyor.

M.C: Komedi filmleri bizde genellikle hikâyeden yoksun, tiplerle yol alıyor. Seyirci Çalgı Çengi’de şaşırdı. Film ağır ilerliyor, karanlık bir atmosferi var. Normalde hiç kimsenin izlemeyeceği türden bir filmken nereden baksanız 5,5-6 milyon takipçisi var internette. O filmden sonra motivasyonumuz kendimiz gülelim, her defasında başka bir üslupla yapalım, aileye ulaşalım oldu. Sizi sadece belirli bir kitle izliyor eleştirisi geliyordu. Bunun böyle olmadığı anlaşıldı. Memleket sıkılmış aga, insanlar gülmek istiyor.  

A.K: Ertem Eğilmez filmleri gibi Adile Naşit, Münir Özkul’umuz var, başrolümüz yok.

Ankara ağzını çok iyi konuşuyorsunuz. Bu, sete sızmadı mı?

A.K: Ben Ankaralıyım. Murat Tokatlı. İkisi de İç Anadolu’dan. Onun babası şoför, benimki memur. Yıllarca her yeri gezdik. O ağız böyle büyüyen çocukların içine yerleşir. Genetik kodlarımızda var. Onu da yaptık, basit oldu.

Birkaç yerde gereksiz argoya başvurmuşsunuz...

M.C: İnanın buna çok dikkat ediyoruz. Kendimizi seyircinin yerine koyarak sinema yapıyoruz çünkü. Altını çizerek aile filmi diyoruz. Hayatın içinde ne kadar varsa o kadar. Hatta kıstık. O küfür değil, kültürel bir kot.

A.K: Sivas’ta yaşayan bir tüpçüyüm. Küfrederim. Daha doğrusu kabalık yaparım. Tabii ki dozu aşmadan. Ağır oluyor ama insanlar güldüğü için içinde eritebiliyor.

Bıyıksız çıkmaktansa saçsız çıkarım!

Saçları kazıtmış, göbek yapmışsınız.

A.K: Saçımı, bıyığımı da boyattım. Kilo almadım, biraz şişirerek oynadım. Murat 600’e yakın kaynak yaptırdı, yüzünü, saçını beyaza boyattı. Cilt sorunu yaşadık ama değdi.

M.C: Tırstık. Scarface (Yaralı yüz) olacaktım bir ara. O 24 saat geçmedi. Ertesi gün çok rahatladım.

Set sonrası nasıldı?

A.K: Normalde set bittikten sonra saçı kazıtmamam lazım. Bir hafta, 10 gün beklemem gerekiyor ki bir daha çekim yapmamız gerekebilir diye. Stop dendi, usturayı vurdurdum. O halim daha güzeldi. Hocadan da izin aldık Allah’tan.

Kazıtılmış kafayla insan içine çıkmaktan utanmadınız mı?

A.K: Memnundum. Bıyıksız çıkmaktansa saçsız çıkmayı tercih ederim.

Çalgı Çengi’de zorla komedi oynattılar demişsiniz. Zorla?..

A.K: Murat geldi, “Selçuk’la Çalgı Çengi’yi yapacağız, oynar mısın?” dedi. Sinemaya çıkacak, sonrasında televizyona satılıp para kazanılacak bir yapım. Tamam demeden mırın kırın ettim, jön havalarında geziyordum çünkü. Komedi yapabileceğime inanmıyordum. Bendeki yeteneği ortaya çıkaracak adamın karşıma çıkmasını istiyordum. Selçuk’la yolumuz kesişti. Ne yapabileceğimi çok iyi biliyor. Birbirimizi çok iyi tanıdığımız için başarılı şeyler ortaya çıkıyor.

Komedi oynayabileceğinizi setteki performansınızla mı gördünüz yoksa?

A.K: Ramazan Güzeldir diye bir iş vardı. Bir bölümlüğüne gittim, Erdal Tosun, Sümer Tilmaç dâhil herkesi dövdüm. Ramazan’da mahalleye gelen, davulcuyu bile haraca bağlayan bir mafya karakteri. Kuzuyu bile dövüyor. Sonrasında Çalgı Çengi geldi. Biz Bir Bulut Olsam dizisinde karşılaştırıldık ve boşuna olmadı diye düşünüyoruz. Bu insanların bir görevi var ona inanıyoruz. Allah bozmasın diye dua ediyoruz. Birbirimizi kolay kolay satacak adamlar değiliz.

Albüm tekliflerinin haddi hesabı yok

Farklı rollerle renkli oyuncular olduğumuzu gösterelim düşüncesi var mı?

M.C: İlk filmim ile ikincisinin açılışını kıyaslayan yabancı bir seyirci çok şaşırır. Bu adamlar ne yaptı da böyle ilgi görüyor? Oysa arada bir dizi yaptık. 13 bölüm süren Üsküdar’a Giderken var bir de. 10 yıldır sektörde olan adamlar değiliz. Yaptığımız işlerin resimlerini yan yana koyun, hepsi çok farklı adamlar. Bu beni çok mutlu ediyor.

Cemcir, Zeki Demirkubuz’un filminde oynadı. Kıskançlık oldu mu?

A.K: Oldu. Çatladım. Demirkubuz’un filminde oynamak bana ve birçok insana göre başka bir şey.

Sivas’taki galada nasıl karşıladılar sizi?

A.K: Davul, zurnalarla. Üniversitede halaylar çektik. Sinemanın önü tıklım tıklımdı. Yarı Sivaslı olduk, içimize yerleşti. M.C: Bekliyordum da bu kadarını değil. İzdiham kelimesinin karşılığını gördüm.

Selçuk Aydemir’in heykelini dikerler artık...

A.K: Biraz fazla alçı kullanmaları lazım.

M.C: Onu artık butafordan falan yaparlar. (Gülüşmeler)

Siz kimlere gülüyorsunuz?

A.K: Şafak Sezer’in komedisini beğeniyorum. Yıllardır hayranım ona. Şener Şen’i tek geçiyorum. Yurtdışından değişik mizah kafalarını takip ediyorum.

M.C: Ben Ahmet Kural’a gülüyorum. Bir de Emre Gündüz diye bir arkadaşım var, ona.

A.K: Sanatçı olarak sordu. Ona bakarsan ben de kendime çok gülüyorum.

Entarisi Dım Dım Yar, 7 milyondan fazla tık aldı. Albüm teklifi geliyor mu?

M.C: Çalgı Çengi’den sonra gelen albüm teklifinin haddi hesabı yok. Biz müzisyen değiliz. Şarkı, türkü söylemek işimiz değil.

A.K: Hadsiz değiliz. Söylediğimiz şarkıların albümü yapılabilir. Öyle bir şey olursa evet. Ayhan HÜLAGÜ ZAMAN

 

ENTARİSİ DIM DIM YAR FİLMİNİN MÜZİĞİ

 

 



Entarisi Dım Dım Yar rekora gidiyor başlıklı haberimiz 747 kez okundu. Yayınlanma tarihi: 2013-12-15 07:59:56

Yorum Yazınız

İsim Soyisim:
Güvenlik Kodu:
Kodu değiştir





    Mevcut Yorumlar

    Bu hiç yorum yapılmamış, ilk siz yorum yapmak istermisiniz?

Videolar

Tum Videolar

Çılgın Pilot öyle bir rekor denede ki...

Çılgın Pilot öyle bir rekor denede ki

Savaş uçağı ile F1 yarışı

Savaş uçağı ile F1 yarışı





Google+