Kategoriler

Son Dakika Haberler

Biz İnsanlığın Son Bağımsız Jenerasyonuz!

Biyoteknoloji Devrindeyiz; ‘Proterler’, ‘elit grup’, ‘datanın sahibi’, ‘new age’ … beynimiz hackleniyor!..

Kaç kişi farkında?

1990 yılında Bill Gates, şimdiki kullandığımız akıllı telefonlardan bahsediyordu, daha biz cep telefonu ile tanışmamışken…

Yine 1990’ların başlarında ‘Temsıl Kök hücre’den bahsediliyordu. 15 yıl sonra dünyada konuşulmaya başlandı…

Tüm bunlar Davostaki Word Ekonomic Formun konularından…

1970’den beri, her yıl İsviçre'nin Davos kasabasında, Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum) düzenlenmekte. Dünyanın en tanınmış işadamları ve siyasetçilerini bir araya getiren, dünyanın en önemli sorunlarının tartışıldığı konferanslarından biri.

Hani 29 Ocak 2009 tarihinde, dönemin başbakanı Sayın R.T.Erdoğan’ın İsrail’e, “One Minute” çıkışı yaptığı toplantı!..

Bu sene de 23-26 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen "Parçalanan Dünyada Ortak Gelecek Oluşturmak" konulu, 70'den fazla ülkeden yaklaşık 340 üst düzey siyasetçi katıldığı Davos Toplantısı yapıldı.

Dünyanın en gelişmiş G7 devlet başkanları, işadamları ve akademisyenlerin Davos koridorlarını doldurduğu birçok insanın elinde çantasıyla yürüdüğü bir form.
“Burası bir siyaset sirki değil!”
Dikkat…
Dünyanın geleceğine yön veren ekonomistlerin akın edip farklı odalarda onlarca formların düzenlendiği bir arena.

Davostaki bu Formun belki de tek Tük katılımcı olan Cüneyit Zapsu, takip ettiği oturumlardan birinde aldığı notlarını bize şöyle aktarıyor:

“Word ekonomik form biraz farklı.

Bu sene dikkatimizi çeken, Saad Al Hariri, oturumu idi.
Hariri’nin konuşmalarından yansıyan konu başlıkları şöyleydi;

15 sene sonra insanlar bambaşka bir cins haline gelme durumu var!..

Yani biz ‘İnsanlığın Son Bağımsız Jenerasyonuz!’
Nasıl ki insanoğlu ‘Taş Devri’nden başlayarak, dönemler geçirip bugüne geldi ise, bizden sonraki jenerasyonda insanlar; ‘İnsanlar bağımsız olarak yaşayamayacakları!’ kanaati çıktı ortaya.
Yani Biyoteknoloji Devrindeyiz…

Küçük bir ‘elit grup’ idare edecek, insanlığı sadece memleketleri değil!.. Yani bağımsız düşüncelerini kaybetmiş bir insanlıktan bahsediyoruz…

Tarihe baktığımızda imparatorluklar hep böyle topraklarla ölçülmüş; Sonra sanayi devrimi, makineler, toprak sahibi aristokratlar ve bir de avamlar; En sonra Kapitalistler Proleterler.


Bugünkü sistem, kapitalist bir sistemdir; Dünya iki hasım kampa bölünmüştür, küçük bir avuç kapitalistin kampı ve çoğunluğun, proleterlerin kampı. Proleterler, gece gündüz çalışırlar ama gene de yoksul kalırlar. Kapitalistler çalışmazlar ama gene de zengindirler.

Şimdi ise yeni devrim ‘Yeni Çağ’da çok çok ilerliyor, ‘Datanın sahibi’ yani verilerin sahibi olan küçük grup elitlerin sahip olması durumu var. Diğerleri de ‘idare edilenler.’

Bizler hala korkuyoruz, telefonumuz hacklendi, bilgisayarımız hacklendi diye!.. Artık o geride kalmış bir olay; şimdi artık verilerimiz hacklenmekle kalmıyor;

yavaş yavaş beynimiz hacklenmeye başladı...

Şöyle ki; beyin dalgaları, bir takım biyometrik sensorlerle ölçümlenerek, bunlar birer elektrik akımlarına çevrip, veriler alınıp analiz edilmeye başlandı. Bu sayede siz kendiniz, ne düşüneceğinizi hemen görüyor, ne söyleyeceğinizi, nasıl reaksiyon vereceğinizi anlamaya başladılar.

Yani Biyokimyasal prosesler var.

Şundan da bundan kurtulmak yok; ‘Ben bu telefonu kullanmıyorum,’ demenin anlamı yok!  Siz kullanmasanız yanınızda ki kullanıyor. Bundan kurtulmanız mümkün değil...

Yeni model akıllı cep telefonları parçası olan ve kollara takılan ‘kalp ritmini ölçerler’ var.  Bu cihazlar, tüm bu veriler kaydedilip ışık hızıyla ilgili ‘data merkezi’ne gidiyor. Bu veriler, buralarda da istediğiniz kadar kopyalanabiliyor ve çoğaltılabiliyor!..

4 milyar insanlık tarihinden bugüne kadar Allah’ın kanunları ile gelişmişiz. Bundan sonra ‘Biyoteknololojinin sahipleri’ bizi yönlendirecekler!..

Yani ne yiyeceksin, ne içeceksin, ne yapacaksın; İnsanlar buna doğru yönlendiriliyor.

Ve dönüşüm başladı!..

İşte Davos’ta bu ve benzeri korkunç bir veri analizleri yapılıyor.

Şuanda konuştuğumuz anda İsrail Batı Şeria’da, kurduğu sistemle, sadece insanı değil her canlıyı 24 saat, 365 gün kontrol altına alarak takip ediyor!..

İsrail’in dışında bunu anlayıp kontrol edip, başka regülasyon edecek bir tek Çin var. Batı insan haklarıyla uğraşa dursun!..

Şuanda yaşadığımız gibi, bundan sonra bizim çocuklarımızı bağımsız olamayacaklar!.. Bunun yerine bu yeni gelen insan çağına yetiştirilmemiz lazım...
Şirketleri regüle edilmesi lazım ve kimin nasıl regüle edileceği...

Uyanalım…

Biz ülke olarak Davos’ta ağırlığımız yok!

İşadamlarımız neredeler!

Oturumda bir Türk işadamına rastlamak mümkün değil! Bilim insanlarına da…”

Davos’taki bu izlenimlerin arkasından biz yorumumuza devam edelim:
Anlıyoruz ki, Davos politikacıların sadece fikir alışverişi yaptığı yer değil, insanlığın geleceğine yönelik füturistik fikirlerin tartışıldığı yer!..

Müzikte başlayıp yavaş yavaş edebiyatta ve sinemada da kendisini hissettiren, ‘new age’ denilen ‘yeni çağ’ akımı vardır; zamanla bir yaşam felsefesi haline gelip, yeni bir dünya anlayışı çerçevesinde hayatın tüm alanına nüfuz etmeye başlayan!
Twitter, Facebook… gibi sosyal medya ve internet arama motorları aracılığıyla insanların kafasını mankurtlaştırıp algı operasyonlarıyla kitleleri kontrol altına alıyorlar!..

Küresel Güç denilen bir avuç mutlu azınlık yani o ‘elit grup’, hayatın tüm alanlarında oyun kuruyor! Ve ne yazık ki, biz hep savunma pozisyonunda kalıyoruz!..

Eskiden teknoloji bizden 30 yıl önden gidiyordu ve bugün 10 yıla kadar düştü! Aradaki fark hızla kapanıyor...

İsrail yeryüzündeki her canlıyı takibe başlamış!..

Artık Güneşe 6.2 milyon km yaklaşacak bir uzay aracı gönderiliyor NASA Uzay Üssünden! Elon Musk uzay yolcuğu patenti aldı...

Ve ilk kopyalanan koyun Dolly’den sonra, bugün Çin, bir çift maymun kopyaladığını duyurdu, dünyanın gözüne soka soka!..

Yani insan kopyalamanın önünde engel kalmadı! Kendi kıyametimiz…