Kategoriler

Son Dakika Haberler

Köyüne Dönene Devletten Maaş!

Fırsat bu fırsat, dönün kardeşim köyünüze geri dönün!

Beton ucubelerin yılgınlığından bunalmış bir şehirlinin hep hayalidir;
Köye gitmeli, ayağın toprağa basmalı, ellerine yosun bulaşmalı; yüzünü güneşe dönmeli gözlerin gelinciklere; tepelere doğru kanat çırpmalı, yüreğin, 'göğün göğsünde' atmalı; insan kendine biraz zaman ayırmalı, canım…
Şarıl şarıl akan derelerinden avuç avuç su yutmalı…

Hani bir önceki makalemde yazmıştım ya, ‘Biz İnsanlığın Son Jenerasyonuyuz!..’ diye; İşte köyden-köylüden, topraktan-doğal hayattan uzaklaştıkça insanlıktan da uzaklaşıyoruz, farkında mıyız?
İçinde bulunduğumuz son yüz yılda, şehirlerin gelişmişliğinin getirdiği şatafatlı hayatın şehre rağbeti artırmasıyla, köyden kente göçü hızlandırarak Anadolu’nun içini boşalttı. Köylerde nüfus azalınca da,  tarım ve hayvancılık bitti! Bitti, Bitti...
Dolayısıyla insanın olmadığı yerde hiçbir şey…
Fakat gel gör ki, köylü, geldiği şehrin zor hayatında tutunmaya çalışırken, şehirli kalabalıklaşan hayattan bunalmaya başladı! Sonunda ne köylü memnun hayatından ne de şehirli...

Köylü göç derdinde, şehirli can derdinde, kasaplarsa et derdinde… derken vatandaşa nefes aldıracak güzel bir proje çıktı ortaya. Projenin özetini buradan biz de paylaşalım:

 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba’nın açıklaması şöyle;
“Müthiş bir sosyal ve sürü artırma projesi” “Her bir aileye 300 tane damızlık koyun vereceğiz. 300 damızlık koyunu alan ayrıca asgari ücret alacak. Sigortasını da yapacağız. Yem, ilaç, veteriner eksiği varsa onu karşılayacağız. Sadece köyde arazi tapusunu ipotek olarak alacağız. 300 koyun 300 yavru verecek. Bu yavruların tamamı da işletmemizin sahibine ait olacak. Geri ödeme 300 tane doğacak yavru ile başlayacak. Bu yavrular bir kaç ay sonra her biri 700-800 liraya satılabilir. Bir senede 210 bin lira eder. Müthiş bir para. İsterse bu yavruları bize satabilir, borcundan düşülür. Erkekleri kesime gönderebilir. Fiyat garantisi vereceğiz. Şehirde hastanede temizlik yapacağına asgari ücretle, köyünde hayvanıyla uğraşacak. Hem maaşı al hem kendi işinin patronu ol diyoruz. Bu istihdamı da artıracak.”
...

Heyecan verici bir proje değil mi; Hayvancılık yaparken maaş bile Devletten...

Tabi geçmişte olduğu gibi yine suiistimallerle sulandırıp etkisizleştirmezse, köylüye ve köyüne dönene cansuyu olacak bir proje!..
Endişemiz o ki, geçmişte şahit olduğumuz; ‘derme çatma bir ahır yap, birde ilgili memuru ayartarak krediyi kopar ve çek ye! Ortada ne hayvan besiciliği var, ne de devletin amaçladığı projenin hedefi!
Tüyü bitmemiş yetimin hakkı orada duruyor ama!..

Evet kalabalık bir milletiz!
Evet eğitim yetersiz!
Evet okumayı sevmiyoruz!
Evet evet, evet… bunları çoğaltmakla sonuca ulaşamayız! Sorunlarımızı çözmeye de…

Biz necip bir milletin evlatlarıyız. Cennet gibi bir vatanımız var. Geçmişin yanlış politikaları bizi buralara sürüklemiş olabilir, lakin henüz her şeyimizi kaybetmiş değiliz:
Hala topraklarımızdan bereket fışkırıyor…
Hala güçlü akrabalık bağlarımız var…
Hala köklü geleneklerimiz var…
Hala birlikte mücadeleci ruhumuz var…

Tek yapmamız gereken, bize ait olan kodlarımıza geri dönmek!..
Adam gibi çiftçi çiftçiliğini, memur memurluğunu yapacak…

Kayısı, fındık, çay bahçeleri, zeytinlikler…
Pancar, pamuk, pirinç, nohut, mercimek tarlaları…
Koyun, keçi, kaz, tavuk, çiftlikleri…
Sessiz sedasız, mahzunca bizi bekliyor!
Bu sevdamıza geri dönmezsek, geriye dönüş yok!
Topraktan uzaklaşan insanlıktan da uzaklaşıyor, dikkat!..

Köylerin içi boşalınca tarımcılıkta bitti! Farkında mısınız; bir zamanlar sadece ithal edilen buğdaya karşı çıkarken, şimdilerde buğdayın samanından tutunda, mercimek, pirinç, nohut, derken...  milli tarım ürenlerinin hemen hemen hepisini ithal eder duruma geldik! 
Tarım Bakanlığı'nı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'na mı bağlamak lazım ne!..
Vel hasıl;
Dönün kardeşim köyünüze geri dönün köylü iseniz:
Anadolu’nun püfür püfür esen söğüt, kavak, ardıç, çam ağaçlarının gölgesinde dinlenerek, uçsuz bucaksız ovalarında at koşturarak, en verimli tarlalarında alın teri döküp toprak testiden lıkır lıkır içtiğimiz ayranın serinliğinde, güneşin kavileştirdiği bedenle, cayır cayır ekin biçip ambarlarımızı tahılla, ceplerimizi parayla, yüreğimizi huzurla doldurmak mümkün…
Toprak orada sizi bekliyor, sizden kıymetlisi yok, bu şansı denemeye değer...

Köylü, şehre geldiğine bin pişman! Çünkü kendi çalışıyor, eşi, çocukları çalışıyor yine de karnını doyurmak ne mümkün! Son çare, köyüne geri dönmenin türküsü...

İnsanın en iyi yaptığı iş; en iyi bildiği iştir!..
İnsan gibi çalışacak daha iyi bir işiniz yoksa dönün köyünüze bildiğiniz işi yapın! Şehrin işçisi değil, köyde kendi işinizin patronu olun…
Son bir ilave;
Biriniz çıkıp da "Köyde okul, sağlık ocağı mı kaldı?" diye sorabilir! Bunun cevabını da yetkililer versin, siz köylünün sayısını artırmaya bakın ve umutlarınızı yeşertmeye...