Davutoğlu'ndan muhalefete çağrı: Anayasa değişikliğiyle parti kapatılmasını imkansız hale getirelim

Ferit ASLAN- Felat BOZARSLAN- Nezir GÜNEŞ- Adnan AVUKA- Bayram BULUT/MARDİN, () - BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, muhalefetin parti kapatma iddialarına karşılık çağrıda bulunarak, "Hepimiz 550 milletvekilinin imzasıyla bir daha Türkiye'de...

Davutoğlu'ndan muhalefete çağrı: Anayasa değişikliğiyle parti kapatılmasını imkansız hale getirelim

Ferit ASLAN- Felat BOZARSLAN- Nezir GÜNEŞ- Adnan AVUKA- Bayram BULUT/MARDİN, () - BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, muhalefetin parti kapatma iddialarına karşılık çağrıda bulunarak, "Hepimiz 550 milletvekilinin imzasıyla bir daha Türkiye'de...

08 Mart 2015 Pazar 16:22
Davutoğlu'ndan muhalefete çağrı: Anayasa değişikliğiyle parti kapatılmasını imkansız hale getirelim

Ferit ASLAN- Felat BOZARSLAN- Nezir GÜNEŞ- Adnan AVUKA- Bayram BULUT/MARDİN, () - BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, muhalefetin parti kapatma iddialarına karşılık çağrıda bulunarak, "Hepimiz 550 milletvekilinin imzasıyla bir daha Türkiye'de demokraside parti kapatma utancının yaşanmayacağı bir Anayasa değişikliğini hep beraber oylayalım, kabul edelim" dedi. Partileri halkın açıp halkın kayacağını belirterek, kimsenin bu ülkede parti kapatılmasını mazur göremeyeceğini söyledi. Başbakan Davutoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Mardin'de düzenlenen 'Türkiye’de Kadının Değişen ve Gelişen Konumu' konulu panelde konuştu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutladığı konuşmasında Başbakan Davutoğlu, "Bizim kültürümüz kadına saygı üzerine kurulmuştur. Bizim inancımız, zinhar kadına yönelik herhangi bir ayrımcılığa dayanmaz. Aksine bizim inancımız kadına ihtirama dayanır. Kadını insanoğlunun en şerefli mahluk olarak yaratıldığı anlamda en şerefli insanlığı temsil eden çok özel bir makamla şereflendirilmiş bir insan topluluğu olarak tanınır. Kadın zarafettir. Nezakettir, letafettir" dedi. Bu anlamda 8 Mart Kadınlar Günü'nün belki modern dönemde her bir günle hatırlandığını hatırlatan Davutoğlu, "Bizim ise her günümüz muhabbetle ve aile içindeki muhabbetin dayandığı kadına ihtiramla taçlanmıştır. Annelere hürmet gösterilen her gün Kadınlar Günüdür bizim için. Annenin elinin öpüldüğü her gün, eşe muhabbetle bakılan her gün, kızımızın başının okşandığı her gün bizim için Kadınlar Günüdür" diye konuştu. "HEP BİRLİKTE TÜRKİYE'YİZ, BİZ KARDEŞİZ" Konuşmasında çözüm sürecine değinen Davutoğlu, "Hep birlikte Türkiye'yiz, biz kardeşiz" dedi ve bunu Arapça ve Kürtçe olarak da tekrarladı. Davutoğlu, bugünlerde zamanın ruhunun, bütün Türkiye'de çözüm süreci üzerinden sağlanan kardeşlik ve barış ortamı olduğunu kaydederken, "Kadınlarımızın evlat acısı çekmemesi için, eşlerin acaba ne gün acı bir haber alırım diye tedirginlikle beklememesi için biz yıllarca süren bir çabayla çözüm süreci dedik. Bu toprakların bütün kültürleri, bütün dilleri, bütün etnik ve mezhebi unsurları bizim için zenginliğimizin bir çeşididir diyorum. Türkiye'nin birliği, beraberliği içinde sesleniyoruz. Hep birlikte Türkiye'yiz. Biz kardeşiz" dedi. "GÜN, KARDEŞLİĞE SAHİP ÇIKMA GÜNÜ" Başbakan Davutoğlu, bugünlerde çözüm sürecinin yeni bir aşamaya geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Silahları bırakma çağrısıyla birlikte artık Türkiye'de analar ağlamasın diye başlattığımız çözüm süreci çok önemli bir aşamaya gelmiş bulunuyor. Bütün annelerimize seslenmek istiyorum. Gün kardeşliğe sahip çıkma günüdür. Kadınların sahip çıkmadığı hiçbir mesele başarıya ulaşamaz. Çözüm süreci bütün milletin malıdır. Ama her şeyden önce kadınlarımızın, annelerimizin, kız kardeşlerimizin malıdır. Bir daha hiçbir annenin evladım acaba akşam eve sağ salim gelebilecek mi, diye düşünmemesi için biz devlet olarak her türlü çabayı gösterdik, gösteriyoruz. Bugün şu veya bu şekilde karşı karşıya getirilen gençler; 20 yıl, 25 yıl önce bir bebek olarak doğduklarında ister Konya'da, Edirne'de, Manisa'da ister Diyarbakır'da, Van'da, Bitlis'te masum olarak doğdular. Onları karşı karşıya getirmek isteyen kim varsa Türkiye'de kardeşliği bozacak şekilde davranan kim varsa, işte o bu mekanın ruhuna bu toprağa ihanet etmektedir. Biz bu konuşmaları yaparken çok sayıda bebek masum bir şekilde Türkiye'nin her bir yerinde doğuyor. Bizim takip ettiğimiz politika ile o çocuklar 20 yıl sonra ya kardeş olacaklar ya düşman olacaklar. Biz kardeş olmaları için çözüm süreci diyoruz. Barış diyoruz." "SİLAHLARIN BIRAKILMASINI TEKNİK AÇIKLAMA GÖRMEDİK" Başbakan Davutoğlu, çözüm sürecine yönelik silah bırakma çağrısına değindiği konuşmasında, "Biz son açıklamayı, silahları bırakma açıklamasını, teknik bir görüşme sonucu ortaya çıkan bir açıklama olarak görmedik" dedi. Bu açıklamayı yapanların iyi niyetli olması gerektiğini kaydeden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Herkes iyi niyetliyse bu açıklamayı yapanların şimdiye kadar yaptıkları sözlerinden dönmeyip gerçek anlamda bu açıklamaya sahip çıkarlarsa, silahların sustuğu bir Türkiye'de diller konuşmaya başlar. Gönüller, zihinler konuşmaya başlar. Silahların konuştuğu bir Türkiye'de ise önce zihinler susar. Fikir alışverişi olmaz. Diller susar, iletişim olmaz. Ama en önemlisi gönüller susar. O susan gönüllerden annelerin çığlıkları yükselir. Biz buna izin vermeyeceğiz. Dışarıdaki bazı odakların içerideki bazı uzantıların sabote ettiği bu kardeşliği ortadan kaldırmasına müsaade etmeyeceğiz." "EBEDİ VE EZELİ KARDEŞLİK GİRİŞİMİNİ BAŞLATIN" Başbakan Davutoğlu, Meclis'teki kadın milletvekillerine çağrıda bulunarak, "Meclis'te grubu bulunan 4 partinin kadın milletvekilleri el ele verip, 'Biz de kardeşlik diyoruz, biz de analar ağlamasın diyoruz' diye ortak bir mesaj yayımlasalar ne güzel olurdu. MHP'li, CHP'li, HDP'li farklı siyasi partilerden bütün milletvekillerine çağrıda bulunuyorum. Bizim kadın milletvekillerimiz burada. Onlara da talimat veriyorum. Böyle bir girişim başlatın. Kadınlar Günü'nde ebedi ve ezeli kardeşlik girişimi. Bizim milletvekillerimiz buna hazırdır. Ümit ederiz ki şu veya bu taraf adına konuşan bütün siyasi partiler de bu çizgide buluşurlar" dedi. Havaalanından gelişinde açılan pankartlarda, yazılan sloganlarda hep Türkçe, Kürtçe, Arapça yan yana olduğunu kaydeden Davutoğlu, "Madem ki bu kardeş diller, bu kardeş türküler bu sokaklara hakim oldu, o zaman gelin sadece siyaset dilini konuşalım. Özgürlükleri, barışı konuşalım; ama hiçbir şekilde bir daha silaha ya da şiddete yönelik tavır alanlara izin vermeyelim" diye konuştu. "BÖYLE BİR KAYGINIZ VARSA GELİN 2-3 SAATTE BİTER BU İŞ" CHP'