Kılıçdaroğlu: Sorumlu Başbakanlık Koltuğunda Boynunda Davul Ama Tokmak Elinde Değil

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu sert bir dille eleştirirken, "Yasalara göre bir sorumlu var. Başbakanlık koltuğunda oturuyor. Boynunda davul da var. Ama tokmak elinde değil. Tokmak başka bir yerde. Böyle...

Kılıçdaroğlu: Sorumlu Başbakanlık Koltuğunda Boynunda Davul Ama Tokmak Elinde Değil

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu sert bir dille eleştirirken, "Yasalara göre bir sorumlu var. Başbakanlık koltuğunda oturuyor. Boynunda davul da var. Ama tokmak elinde değil. Tokmak başka bir yerde. Böyle...

09 Kasım 2014 Pazar 13:39
Kılıçdaroğlu: Sorumlu Başbakanlık Koltuğunda Boynunda Davul  Ama Tokmak Elinde Değil
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu sert bir dille eleştirirken, "Yasalara göre bir sorumlu var. Başbakanlık koltuğunda oturuyor. Boynunda davul da var. Ama tokmak elinde değil. Tokmak başka bir yerde. Böyle bir yönetim ile Türkiye ilk kez karşı karşıya" dedi.
Kılıçdaroğlu, Ankara'da Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde partisinin düzenlediği 'Geleceği birlikte kuruyoruz' konulu bölge toplantısında konuştu. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "CHP gelirse ülkeyi iyi yönetemez" denildiğini ifade ederken, şöyle dedi:
"Bir şey söyleyeyim bunu doğru söylüyorum. Vallahi de billahi de bunlar gibi yönetemez. Çünkü biz hırsızlık yapmasını bilmeyiz, ayıp sayarız. Kul hakkı yemeyiz. Saraylarda yatıp- kalkmayız. Herkesin inancına, kimliğine saygı gösteririz. Biz bunlar gibi ülkeyi yönetemeyiz zaten" dedi.
İş kazalarının önüne geçmek için akılcı çözümler bulunması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Türkiye'de neden bu kadar iş cinayetleri olduğunu sordu. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Efendim işte bizim kömürümüz var kömürü çıkarmak için yapıyoruz. Yer altına indiysen artık ölümü göze alacaksın. Almanya, Amerika, Fransız niye göze almıyor da benim insanım göze alıyor."
Türkiye'de bir yönetim boşluğu olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Türkiye halkın çıkarlarını savunan bir yönetici tarafından yönetilmediğini anlatırken, "Türkiye'de bir yönetim boşluğu var. Başbakan, başbakan koltuğunda değil. Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı koltuğunda değil. İki farklı koltuk iki farklı söylem. Türkiye bir kaosa teslim edilmiş durumda" ifadelerini kullandı.
"TOKMAK ELİNDE DEĞİL"
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu sert bir dille eleştiren Kılıçdaroğlu, yasalara göre bir sorumlu görünen Başbakanın koltuğunda oturduğu, boynunda davul da bulunduğunu söyledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Ama tokmak elinde değil. Tokmak başka bir yerde. Böyle bir yönetim ile Türkiye ilk kez karşı karşıya. Soru şu, böylesine ciddi bir yönetim boşluğu olan Türkiye'yi kim daha güzel yönetebilir. Kim daha doğru yönetebilir. Halkın çıkarlarını savunabilir? Bu soruyu hep beraber soracağız."
İş kazalarının önüne geçmek için akılcı çözümler bulunması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Neden Türkiye'de bu kadar iş cinayetleri oluyor? Efendim işte bizim kömürümüz var kömürü çıkarmak için yapıyoruz. Yer altına indiysen artık ölümü göze alacaksın. Almanya, Amerika, Fransız niye göze almıyor da benim insanım göze alıyor. Bizim insanlarımız günahkar mı onun için mi ölüyorlar. Alın terini dökmek için yer altına gidiyor. Akılla yönetilen bir ülke de bu tür iş cinayetleri olmaz" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, ekonominin iyiye gitmediğini, yüksek olan faizlerin inmesi gerektiğini, başbakanın bunu yapamadığını öne sürerek, "O zaman koltuktan ayrıl bak bakalım o faizler nasıl iner" dedi.
Devlet yönetmenin kurallarını sıralayan, dünyanın en kolay işinin bir devleti yönetmek olduğunu savunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü;
"Devlette her şeyin kuralı, hukuku vardır. Kamu ihale kurumuna müdahale edip; 'Şu ihaleyi objektif yapma, bizim yandaş köşede bekliyor. Evde de ayakkabı kutularını sakladı. İhaleyi buna ver' Dersen devleti iyi yönetemezsin. Dersen bütün kanunları çiğneyecek. Düşünüyor; bakan, başbakan götürüyor. 'Benim günahım ne ben de götüreceğim' diyor. O çocuklarının yatak odasında saklıyor. Ben de ayakkabı kutusunda istif edeyim diyor. Olmaz devlet bilgi, bilim ahlak ile yönetilir. Ortak aklı egemen kılarak devleti yönetmelisiniz. Benim dediğim doğrudur. Benim dediğim dışında kimse bir şey söylemeyecek derseniz o zaman onun adı diktatörlüktür. Orada halk yok tebaa vardır. Herkes ona itaat edecektir. Yolumuz zor bir yol. Sıradan bir siyasal partiye muhalefet etmiyoruz. AKP devletine karşı mücadele ediyoruz. Bir tek parti devletine karşı mücadele ediyoruz. Zor ve güç biliyoruz. Bir tek parti devletine karşı mücadele ediyoruz. Ama biz Kuvay-i Milliye'den geliyorsak hiç kimseye demokrasi yolunda pabuç bırakmayacağız. Bu bizim bu halka verilmiş namus sözümüzdür." 
 

 

 

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.