Sağlık:
Göz estetiği ile yorgun görünmekten kurtulun
Göz estetiği ile yorgun görünmekten kurtulun

Üst göz kapağı düşüklüğü; Doğuştan gelen göz kapığı sorunlarına estetik müdahale ile son verildiğini biliyor muydunuz?

Oküloplastik Cerrahi, doğrudan gözü etkileyen ve göz kapağıyla ilgili bozuklukların tedavisini içeren göz hastalıklarının bir branşıdır. Oküloplastik cerrahiler, alanında deneyimli hekimler tarafından yapıldığında estetik açıdan var olan sorunlara, doğuştan veya yaşa bağlı oluşan göz kapağı sarkmalarına kısa sürede çözüm sunulabilmektedir. Dünyagöz Altunizade’den Op. Dr. Levent Akçay, “İnsanları olduğundan daha yaşlı ve yorgun gösteren göz kapağı problemleri günümüzde iyi hekimin son teknoloji ile buluşması sayesinde sorun olmaktan çıktı. İleri teknolojinin hekimlere sağladığı avantajlar ve hastaya sağladığı konfor sayesinde göz kapağı ameliyatlarından çok başarılı sonuçlar alınmaktadır” diyor.


Doğuştan gelen göz kapağı sorunlarına ve geçen yılların etkisiyle göz kapaklarında oluşan kapak düşüklükleri ve göz çevresinde oluşan kırışıklıklara karşı oküloplasti operasyonlarının uygun olabileceğini belirten Dünyagöz Altunizade’den Op. Dr. Levent Akçay, “Doğuştan olabilen veya yaşlanma ile birlikte kaş ve göz kapaklarında oluşan düşme ve torbalanmalar, göz çevrelerindeki kırışıklıklar kişiye mutsuz, yorgun ve uykulu bir görünüm verebilir.

Oküloplasti operasyonları sayesinde bu sorunlardan kurtularak daha genç ve mutlu bir görünüme kavuşmak mümkündür” diyor.


Tıp dilinde “ptozis” denilen göz kapağı düşüklüğü hem yeni doğan bebeklerde, hem yetişkinlerde hem de yaşlılarda görülebilir. Tedavisi cerrahi olan göz kapağı düşüklüklerinde operasyonun kalitesini etkileyen en önemli nokta, oküloplastik cerrahi eğitimli tecrübeli bir hekim tarafından son teknolojiye sahip ameliyathanelerde yapılmasıdır.


Üst göz kapağı düşüklüğünün görme alanını olumsuz etkileyebileceğini söyleyen Dünyagöz Altunizade’den Op. Dr. Levent Akçay, “Kapak düşüklükleri doğuştan olabilir ya da ileri yaşlarda gelişebilir. Görme gelişimini engellediği ve görme alanını etkilediği için düzeltilmesi gerekir. Göz kapağını kaldıran kas tamir edilir ya da kapak askı yöntemi ile kaldırılır. Çocuklarda göz tembelliğine neden olan kapak düşüklükleri yani ptozisin düzeltilmesi çok önemlidir. Göz kapağı düşüklüğünün tedavisi için 18 yaşının beklenmesi, çocuğun gelişimini tamamlamasının beklenmesi gibi halk arasında yanlış bilinen nedenlerin tıpta geçerliliği yoktur. Ptozis gibi doğumsal anomalilere ne kadar erken müdahale edilirse sonuç o kadar iyi olacaktır. Doğuştan ya da yaşa bağlı olarak göz kapaklarında gelişen içe ya da dışa dönme, kirpik bozuklukları, göz kapağı tümörleri gibi hastalıkların tedavileri oküloplasti cerrahisiyle yapılır. Gözaltı torbaları ve üst göz kapağındaki hatta kaştaki sarkma gibi sorunlar ise göz kapağı ve kaş estetiği ile rahatlıkla çözümlenebilir. İki kapak arasındaki eşitsizlik -asimetri- sorunları da oküloplastik cerrahi ile giderilir. Kişiler göz kapaklarının üzerindeki ağırlık hissinden kurtulurlar. Kendilerini daha iyi hissederler. Görme alanında ve görmede artış sağlanabilir. Burada önemli olan konu, hem fonksiyonel hem de estetik görünümünü hastaya kazandırabilmektir” diyor.


Göz kapağı operasyonlarında kişinin ihtiyacına göre genel veya lokal anestezi kullanılabileceğini belirten Op. Dr. Levent Akçay, “Oküloplasti cerrahisi sayesinde gözlerde oluşabilecek şalazyon, göz kapağı düşüklükleri, yaşa bağlı kapak değişiklikleri, kirpik batması, göz kapağı yaralanmaları veya doğuştan bozuklukları gibi pek çok sorunu çözüme kavuşturuyoruz. Göz çevresi kırışıklıklarında ise botoks uygulamasıyla daha genç bir görünüm elde edilmesi mümkün oluyor. Bu operasyonlar sonrasında, hastalarımızın sağlıklarının yanı sıra özgüvenlerinde de büyük bir gelişim sağlanıyor” dedi.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Prof. Dr. Öztürk: İnme geçirme riski artmaya...
Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Öztürk, "2016'da ülkemizde her 14 dakikada bir kişiyi inme nedeniyle...

Haberi Oku