İki konu üzerinde tavan fiyat uygulamasına bugün değineceğim. Bunlardan birisi zorunlu trafik sigortasında Hazine Müsteşarlığı’nın aldığı karar ile 12 Nisan 2017’de yayımlanan yönetmelikle belirlenen ve 31 Aralık 2017 tarihinde sona erecek olan zorunlu trafik sigortası tavan fiyat uygulamasının devam etmesinin sağlanmasıdır.
Diğer ise akaryakıt fiyatlarında geçmiş yıllarda uygulanan tavan fiyat uygulamasına geri dönülmesi konusundur. 12 Nisandan itibaren yapılan uygulama ile sigorta primleri belirlenirken haksızlık olmaması adına büyük önem taşıyor. Ancak aksamayan yönleri yok değil. Giderilmez mi tabi ki istenirse giderilir. 

-“PRİMLER EHLİYETİN YILI VE KAZALARA GÖRE BELİRLENMELİ”  

Araçların zorunlu trafik sigortası tavan fiyat uygulamasında primler belirlenirken sürücünün ehliyeti, yaşı ve kaza yapıp yapmadığı mutlaka dikkate alınması gerekir. Zorunlu trafik sigortası primleri belirlenirken hiçbir vatandaşımızın haksızlığa uğramaması açısından düzenlenmesi gereken kriterler var. Örneğin primler hesaplanırken vatandaşın ehliyeti aldığı tarih, yaşı ve kaza yapıp yapmadığı gibi önemli noktalar hesaba katılmalıdır. Bir başka konu ise araç sahibinin ehliyetini ne zaman aldığına mutlaka bakılmalıdır.

20-25 yıl önce ehliyetini alıp başkasına ait araçta şoförlük yapan ve ilk kez araç alan kişilerin acemi şoför muamelesi gördüğünü unutmayalım. Bu bir haksızlık ve düzeltilmesi gerekir. 25 yıl kaza yapmamış hatta ceza dahi yemeyen sürücüler çoğunlukta. Ancak ekonomik durumu iyi olmadığı için araç alamamış kişilerin araç aldıkları zaman acemi sürücü muamelesi yapılması büyük bir haksızlıktır. Bununla birlikte kaza riski az ve çok yüksek olan şehirlerimiz var. Yani 10 milyonluk bir şehir ile 50 binlik şehirde kaza riski aynı değildir. Mevcut düzenleme buna dikkat ediyor fakat bu yeterli değil. Örneğin Ankara Kızılay’da taksicilik yapan bir sürücü ile 10-15 bin nüfuslu Ayaş ilçesinde taksicilik yapan kişinin riski aynı olmamalı. 
 
BENZİN VE MOTORİNDE DE TAVAN FİYAT UYGULANMALI 

Diğer konu ise hiç kuşkusuz akaryakıt fiyatlarının nedense jet hızıyla yükseldiği gibi düşmemesidir. Konuya ilişkin geçtiğimiz günlerde TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken bir açıklama yaparak tavan fiyat uygulanmasına geçilmesini önermişti. Ancak Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası (EPGİS) Başkanı Fesih Aktaş Palandöken’in tavan fiyat uygulanası isteğine karşı çıkarak tavan fiyat istenmesinin sektörü batırmayı amaçladığını iddia etti. Buradan sayın Fesih Aktaş’a sormak isterim 2015 yılında tavan fiyat uygulaması yapıldı. Bu uygulamada kaç şirket battı veya iflas etti. Benim bildiğim kadarıyla böyle bir olay olmadı. Hadi tavan fiyatı gelirse battığınızı iddia ediyorsunuz. Şuan bir çok akaryakıt şirketi müşteri çekmek maksadıyla çeşitli kampanyalar düzenliyorlar. Hatta litrede 20 kuruşa kadar indirim yapanlar var. Demek ki kazanıyorsunuz ki bu kadar indirim yapabiliyorsunuz.
Petrol fiyatları uluslararası piyasalarda ve dolar TL karşısında sürekli değer kaybederken neden ülkemizde fiyatlar çıktığı gibi jet hızıyla düşürülmüyor. Bugün benzin ve mazotta en az litre başı 20 kuruş daha indirim yapılması gerekirken 8-9 kuruşla geçiştiriliyor. Yani indirimler akaryakıtta yeterli değil. Bunun içinde sigorta da olduğu gibi akaryakıt fiyat uygulamasında da tavan fiyat mutlaka getirilmeli. Aksi halde 21.5 milyon araç sahibi akaryakıt şirketlerinin insafına terk edilmiş olacak. 
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.