İhsan Eliaçık, antikapitalist müslüman gençliğin simge isimlerinden. AKP'nin hoşlanmadığı hatta hedef gösterdiği bir düşünce adamı ve aktivist. Son dönemde onu yıpratmak için başlatılan çirkin kampanyaların odak noktasında olmasına aldırmıyor. Eliaçık hoca, Taksim Gezi Parkı'nda yaşananları AKŞAM Gazetesi'nden Şenay Yıldız'a Gezi Parkı'nın son gününü anlattı..Operasyon başladığında tek bir çadır bırakarak çekilmeyi tartışıyordukTaksimdeki ilk cuma namazını kıldıran İhsan Eliaçık polisin parkı boşaltma operasyonu sonrası konuştu: O esnada biz tek çadır bırakıp çekilme tartışması yapıyorduk. Örgütsüz gençleri ikna etmeye çalışırken, operasyon başladı. Gençlikle Ankara arasında iletişim kurulmalı diyorGezi Parkı cumartesi gecesi polisin düzenlediği operasyonla boşaltıldı. Gösterilerin başından beri olaylara destek veren İlahiyatçı İhsan Eliaçık ile polisin operasyonundan birkaç saat önce Taksim Gezi Parkında buluştum. Çünkü İhsan Eliaçık önderliğindeki ekibin Gezi Parkında Miraç Kandilini kutlaması ve adı 1 Mayıs protestolarıyla özdeşleşen Taksim Meydanında koruma çemberi içinde kılınan cuma namazları Türkiyenin ezberini bozdu. Cumartesi öğleden sonra Eliaçıkla Gezi Parkında dolaşırken çok farklı profildeki kadın, erkek ve gençlerin kendisine teşekkür edip Allah razı olsun dediklerine de tanıklık ettim. Tabii o sırada kimse birkaç saat sonra yaşanacaklardan habersiz, olayı parktakileri ikna ederek çözmek için formül arıyordu
Operasyon öncesinde yapılan bu söyleşiyi, operasyonun ardından revize ederek sunuyorum. İlahiyatçı İhsan Eliaçık Gezi Parkındaki protesto eylemlerine ilişkin AKŞAMa önemli değerlendirmeler yaptı: - Gezi Parkındaki eylemciler kendi aralarında anlaşıp çekilmeyince polis cumartesi gecesi operasyon düzenledi ve parkı boşalttı. Nasıl değerlendiriyorsunuz gelinen noktayı? Ben gençlere kaç gündür Tek bir sembolik çadır bırakıp, çekilmek lazım diyordum. Çünkü bence bir gençlik hareketinin daha fazlasını başarma imkânı yoktu. Cumartesi akşamı operasyon başladığında biz Taksim Dayanışması ile toplantı halindeydik ve genel eğilim bir sembolik çadırın bırakılıp, Gezi Parkından çekilmek yönündeydi. Ama Ankaradaki mitingden gelen açıklamalar sonrası ilk baştan beri çevre duyarlılığıyla orada bulunan, daha örgütsüz gençler tepki göstermeye başladı. Bizim gibi örgütlü geçmişi olanlar Siz devlet sopasının daha önce yemediniz, bilemezsiniz. Artık çekilme vakti dedik ama ikna edemedik. Operasyonlar başladığından beri de artık onlara ulaşıp, üzerlerinde etkili olamıyoruz ne yazık ki
ÖRGÜTSÜZLERİ İKNA - Ne olacak peki bundan sonra? Polis girmese bu iş birkaç güne tek çadır formülüyle çözülürdü sanıyorum. Bizim tüm çabamız bunu içindi ama operasyondan önce gençleri ikna edip, mutabakata varamadık. Bu çocuklar talimat verilmesi ve aşağılanmaya çok tepki gösteriyor, bunu herkesin anlaması gerek. Şu anda bir iletişimsizlik ve negatiflik havası var. Artık Ankara ile gençler arasında iletişim kurulmalı. - Gezide toplanan herkes farklı nedenlerle alana gelmişti. Sizin grubunuz nasıl ve neden çıktı? Biz Emek Sinemasının yıkılması gibi diğer koruma projelerinde de Taksim Dayanışmasıyla beraber hareket ettik. Bu olayda da en başından beri beraberiz ve onların tüm taleplerini destekledik. Gezideki çadırların yanına mescit yaptık. Bir iki kez yıkıldı ama yine yaptık... KUTUPLAŞMAYI ÖNLEDİK - Kandilde yaptığınız organizasyon ve kıldığınız namazlarda vermek istediğiniz mesaj neydi? Miraç Kandilinde simit dağıtılmasını ve cuma namazlarını bizden Taksim Dayanışması ve Gezideki insanlar istedi. Bizim gençler de zaten Taksim gençliğinin bir parçası. Biz namaz kılarken, kılmayanlar bizi korumaya aldılar. Toplumun bir kısmının dinsiz olduğunu zannettikleri kesimin yanında Kuran okuyup, kandil icra etmekle, namaz kılarak büyük bir kutuplaşmanın oluşmasını engelledik. Bu şekilde toplumsal barışa hizmet ettiğimizi düşünüyorum. Böylece tüm Türkiye Gezi Parkında din düşmanlığı olmadığını gördü. Toplumsal barış için iç içe olmak ve birbirimizi anlamak lazım. Laikler, Kürtler, LGBT, Aleviler... Neden bu insanlar namaz sonrası bizimle kucaklaşıyorlar? Herkes bunu düşünmeli. - İslamcı gelenekten geldiğiniz için size hiç benzemeyen bu grupların arasında olmanız çok dikkat çekti
Evet. Ben 18 yaşında İslam devleti kurmak, irtica gibi suçlamalar nedeniyle 80de Akıncı Gençler Davasından Mamak Cezaevinde yattım. 28 Şubatta da başörtüsü, İmam Hatipler ve Kuran kursları... 30 ayrı davadan yargılandım. O zaman da sokaklardaydık, dönemin başbakanı bize Yarasalar demişti. Bir cami çıkışında biber gazı ve tazyikli su yedik, aynen şimdi olanlar gibi ayakkabıyla camiye sığındık. O zaman gazeteler Radikal İslamcılar ayakkabılarıyla camiye girdi. Bunlar örgüt, bunları cemaatten ayırmak lazım diye yazdı. Şimdi yine aynısı yapılıyor... İşi camide grup sekse kadar vardırdılar, ben hayretler içinde kaldım! Baktım ki, Türkiyede bir iktidar sopası var. Sopayı tutan el değişiyor Kemalistlerden muhafazakârlara geçiyor ama sopa aynı sopa. Devletin davranışlarında bir değişiklik yapmıyorlar, kendi davranışlarını devlet yapıyorlar. 7 GAZETE AYNI MANŞET - Bu açıklamalardan anlıyorum ki, sizin sorununuz AK Parti değil; iktidarda kim olduğundan bağımsız olarak iktidar kavramıyla. Doğru mu? Tabii. Çünkü bütün muktedirler aynı davranır. Kaddafi Sıçanlar diyordu, Erdoğan da Çapulcular diyor. Bu nedenle iktidar kavramının kendisi sorunludur ve mücadele edilmesi gerekir. Şu anda Türkiyede aşırı bir güç toplanması var. Bütün Türkiye bir kişinin ağzına bakıyor. Gezi olayları sırasında 7 gazete aynı manşeti attı, olur mu böyle şey? Ankaranın bürokratik, merkezi hegemonyası Türkiyeyi boğuyor. Bu Erdoğan meselesi değil; muktedirlere karşı olma meselesi. Başta kim olursa olsun, benim eleştirilerin aynen devam edecek. Çünkü ben bir aydının görevinin muktedirlere karşı olması ve onların aşırı güç kullanımını eleştirmesi gerekir diye düşünüyorum. Ancak böyle Türkiyede derin demokrasi olabilir. Ama bizim cemaatler İktidarda şimdi bizimkiler var. Ses çıkarmayalım diye düşünüyorlar. Ben iktidarda kim var diye bakmıyorum, ahlaki ve vicdani duruşum bu. En büyük sorun: ÇAPUL SİYASETİ - İslami gelenekten gelen biri olarak Gezide eşcinseller gibi toplumun çoğunluğunun mesafeli durduğu gruplarla bir adaydınız. Bu alıştığımız İslamcı retoriğinin dışında. Sizler Türkiyenin marjinal İslamcıları mısınız? Marjinallik egemen söylemidir. Tarihe bakarsanız, bütün peygamberlere kendi zamanlarında marjinal; etrafındakilere ise çapulcu, anarşist, terörist... denmiştir. Kurân-ı Kerim de Ey Nuh görüyoruz ki senin etrafında ayak takımı toplanmış diye ayet var. Yani çapulcular, yoksullar, kimsesizler, ise yaramayan tipler... Böyle olursa biz senin yanına gelmeyeceğiz dediler. Bir de, senin söylediklerini daha önce duymadık diyerek onu küçültmüşler ve bugün adına marjinal dediğimiz şeyle suçlandılar. Muhafazakârların bunu iyi bilmesi gerekir. Ezilenin tarafından İslama bakarsanız peygamberlerin mücadelesinin ne anlama geldiğini görürsünüz. CEKETLE GİTMEK - AK Partiye çok yükleniyorsunuz ama bugün Taksim Meydanında namaz kılmanız da bu iktidarın geçmişte yaptıkları nedeniyle olmadı mı biraz da? Ben iktidarı ve çevresinde oluşmuş, zenginleşmiş, kariyer ve konfor sahibi olmuş yeni sınıfı eleştiriyorum, AK Partinin tabanını değil. Bugün Türkiyede devlette ve medyada bir muhafazakâr düzen oluştu ve bizim Gezidekilerle namaz kılmamızdan rahatsız oluyor. Müslümanlar devlet vergi, kamu imkânları üzerinden imtiyaz sahibi olamaz, bunların hepsi haramdır. Peygamber ümmetinin ceketiyle gelip, ceketiyle gitmesi gerekir. Ama Türkiyede devlet, siyaset, iktidar zengin olma ve para kazanma aracı gibi görülüyor. Türkiyenin en büyük sorunu bu: Çapul siyaset. - Nedir çapul siyaseti? Bu eski Türk geleneğidir. Akıncılar Romanya, Makedonya, Balkanlara akınlar düzenler ve çapula giderler. Orada milletin malını, mülkünü karısını, kızını devşirerek alır, gelir ve bölüşürler. Buna çapul denir. Bu nedenle Romanya, Makedonyada dillerinde çapul kelimesi yaygındır. Bu gelenek Türk siyasetine aktarılmış ve aynen devam ediyor. Aynen Balkanlara çapula giden Akıncılar gibi insanlar çapul için siyasete giriyorlar. Muktedirin önünde 4 takla atıp, 10 tane apartman sahibi olan bir sürü insan tanıyorum. Sadece AK Parti değil; önceki hükümetler de böyleydi, Türkiyenin sistemi böyle. Ben Bunu ancak dindarlar düzeltebilir diye düşünüyorum, düşünüyordum, benim isyanım bunadır. Kapitalizm çağın dinidir, Müslümanların da yıkıldığı yerdir. İllegal örgütleri ayıklamak devletin görevi- Gezi Parkı içinde değil ama Taksim Meydanında polise taş atanlar oldu, illegal örgütler de toplandı. Bunları eleştirmiyor musunuz? Taksim Meydanında illegal denilen 3050 kişilik öbek öbek duran gruplar vardı. Eğer illegal eylemci varsa, git işlem yap. Bu da devletin görevi, ayıklasın. Gezide barışçıl eylem yapılıyordu. Olayların büyük kısmı polisin orantısız güç kullanması nedeniyle meydana geldi. Polis müdahalesi olmadığı zaman orada hiçbir olay çıkmıyor. Kendi içlerinde polise taş atan olursa, onlarla tartışıyorlar, bunu yapmamaları gerektiğini anlatıyorlardı. Grubun büyük kısmı Gandi gibi olmalı, ıslanmalı, gaz yeme ama pasif eylem yapmalıyız diyordu. Fakat polisin orantısız gücü onları mağdur etti.Kaynak; AKŞAM GAZETESİ Şenay Yıldız röportajı
Gündem
Yayınlanma: 17 Haziran 2013 - 01:49








