<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Teknoloji</title>
         <link>https://www.iyigunler.net/teknoloji/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[ASELSAN TOLUN’dan 3 farklı hedefe tam isabet]]></title>
			<description><![CDATA[ASELSAN’ın geliştirdiği TOLUN Derin Taarruz Mühimmat Ailesi, BAYRAKTAR AKINCI’dan gerçekleştirilen atış testlerinde farklı hedefleri tam isabetle vurarak, etkinliğini bir kez daha kanıtladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ASELSAN TOLUN’dan 3 farklı hedefe tam isabet

ASELSAN’ın geliştirdiği TOLUN Derin Taarruz Mühimmat Ailesi, BAYRAKTAR AKINCI’dan gerçekleştirilen atış testlerinde farklı hedefleri tam isabetle vurarak, etkinliğini bir kez daha kanıtladı.

1 Eylül 2026 tarihinde Konya Karapınar Atış Test Poligonunda 15’ten fazla ülkenin askeri yetkililerinin katılımlarıyla Güdüm Sistemleri Uluslararası Demo Faaliyeti icra edildi.   

Demo faaliyetinde TOLUN Derin Taarruz Mühimmat Ailesinde sırasıyla; Çarpma Tapası ve Parçacık Etkili Harp Başlıklı TOLUN I, Yaklaşım Sensörü ve Parçacık Etkili Harp Başlıklı TOLUN F mühimmatı ile Programlanabilir Zaman Ayarlı Tapa ve Delici Harp Başlıklı TOLUN P mühimmat atışı gerçekleştirildi.

TOLUN I Çarpma Tapası, Parçacık Etkili Harp Başlığı

Çarpma Tapası ve Parçacık Etkili Harp Başlıklı TOLUN I mühimmatı konteyner hedefe tam isabet kaydetti. Hassas vuruş yeteneği ve parçacık etkili harp başlığı tasarımı ile sabit ve hareketli hedeflere karşı etkin bir şekilde kullanılıyor.

TOLUN F Yaklaşım Sensörü, Parçacık Etkili Harp Başlığı

TOLUN F mühimmatı ile etrafında personel bulunan Zırhlı Personel Taşıma aracına atış gerçekleştirildi. TOLUN F, hedef üzerindeki tahribat gücünü en üst düzeye çıkarabilmek için, kokpitten programlanabilir, zaman ayarlı güvenilir elektronik tapasını ve mühimmat hedefe çarpmadan önce belirli bir mesafeden harp başlığını patlatmaya olanak sağlayan yaklaşım sensörünü de içeriyor. GPS aldatmasına karşı dayanıklı yazılım özelliğiyle dikkat çeken TOLUN F’nin seçilebilir vuruş açısı bulunuyor.  

TOLUN P Programlanabilir Zaman Ayarlı Tapa, Delici Harp Başlığı

ASELSAN TOLUN P mühimmatı iki katlı beton bina hedefine atıldı. TOLUN P, delici harp başlığı tasarımı ve özel şekle sahip delici burun yapısı ile iki kat betonu delerek programlanabilir zaman ayarlı tapası ile hedeflenen katmandaki unsurları imha etti. ASELSAN tarafından geliştirilen ASAF-Sert Hedef Tapasına sahip TOLUN P mühimmatı güçlendirilmiş beton hedeflere karşı etkinliğini bir kez daha kanıtlamış oldu.

TOLUN Derin Taarruz Mühimmat Ailesi, ASELSAN’ın geliştirdiği SADAK-4T Çoklu Taşıma Salanı aracılığıyla hava platformlarına çoklu sayıda yüklenebiliyor. TOLUN, tek sortide tek veya çoklu hedeflere karşı eş zamanlı angajman sağlayabiliyor. TOLUN, gece ve gündüz, farklı hava şartlarında görev yapabiliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/09/aselsan-tolun-dan-3-farkli-hedefe-tam-isabet-2748.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/09/aselsan-tolun-dan-3-farkli-hedefe-tam-isabet-2748.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/09/aselsan-tolun-dan-3-farkli-hedefe-tam-isabet-2748-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/09/aselsan-tolun-dan-3-farkli-hedefe-tam-isabet-2748.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/aselsan-tolun-dan-3-farkli-hedefe-tam-isabet/360119/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 23:07:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yapay zekâ çağında dijital ayak izinizi koruyun]]></title>
			<description><![CDATA[Yapay zekâ, hayatımızın birçok yönünü daha iyi hâle getirmesine karşın  henüz farkına varmaya başladığımız riskleri de beraberinde getiriyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yapay zekâ çağında dijital ayak izinizi koruyun

 

Siber suçluların açık kaynaklı istihbarat toplama (OSINT) kullanarak potansiyel kurbanları araştırması, giderek daha ucuz ve kolay hâle geliyor. Yayımladığınız her şeyin yapay zekâ tarafından okunabileceğini varsayarak hareket etmekte fayda var. Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, her zaman tedbirli olmanın en iyi yöntem olduğunun altını çizerek alınabilecek önlemleri sıraladı. 

 

Yapay zekâ, her bir model ile tehdit ortamını değiştiriyor. Teknolojinin gelişme hızı, bir zamanlar yetenekli bir siber suçlunun birkaç saat hatta günler süren faaliyetlerini, artık önceden çok az bilgisi olan ya da hiç bilgisi olmayan birinin çok daha kısa sürede gerçekleştirebileceği anlamına geliyor. Bu siber suçlular için giriş engelini düşürüyor. Saldırılar dolandırıcılar için daha ucuz ve daha kolay hâle geliyorsa herkes bir hedef hâline gelebilir.

Yapay zekâ, oyunu nasıl değiştiriyor?

Bir zamanlar OSINT, yalnızca yüksek profilli ve potansiyel olarak yüksek değerli hedeflerde kullanılan bir yöntemdi.  Sosyal medyanın ortaya çıkmasıyla birlikte bu çabalar dijital dünyanın tanıdık bir parçası hâline geldi ve hem araştırmacılar hem de tehdit aktörleri tarafından kullanılır oldu. Ancak yapay zekâ ortaya çıkana kadar, genellikle hâlâ büyük bir darboğaz vardı. Bir saldırgan, hedeflerinin halka açık hesaplarını, ilgi alanlarını, arkadaşlarını, ailelerini ve iş arkadaşlarını bulmak için zaman harcamak zorundaydı.  Yapay zekâ araçları, bilgileri makine hızında işleyerek bu darboğazı büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Web’in her yerinden halka açık materyalleri bulabilir, bunları potansiyel kurbanlarıyla ilişkilendirebilir ve onlar ile diğer kişiler arasındaki ilişkileri haritalandırabilirler. Yapay zekâ, yapılandırılmamış bilgileri – özellikle de görselleri ve videoları – bulma konusunda oldukça başarılı. 

Parçaları büyük ölçekte bir araya getirmek

Dolandırıcılar artık sosyal mühendisliği daha ikna edici ve dolandırıcılıkları daha geniş ölçekli hâle getirmek için hakkınızda kamuya açık bilgileri kolayca toplayabiliyorlar. Büyük dil modelleri (LLM’ler), dolandırıcıların dolandırıcılık planlarını hayata geçirmek için ihtiyaç duydukları türden bilgileri bir araya getirmede oldukça usta. Kısa sürede çok sayıda potansiyel kurbanın profilini çıkarabilir ve istismar edilebilecek ilgili fotoğrafları, videoları ve kişisel ilgi alanları, iş, aile ve arkadaşlarla ilgili bilgileri toplayabilirler. Yapay zekâ, dolandırıcıların kullandığı sosyal mühendislik senaryolarının tasarlanmasına da yardımcı olabilir; bu sayede, ana dili o dilde olmasa bile e-posta, sosyal medya veya diğer kanallarda ikna edici bir şekilde konuşabilmelerini sağlar. Bu, uçtan uca bir dolandırıcılık süreci sunar.

İş yerinde sorunlar

Kötü niyetli aktörlerin bu şekilde tarayabileceği tek alan kişisel hayatınız değil. Profesyonellerin hibrit bir çalışma düzeninde çalışması nedeniyle iş ve ev arasındaki sınır giderek bulanıklaştı. Kurumsal faaliyetler için kişisel cihazları ve ev adreslerimizi kullanabiliyoruz. Profesyonel ve kişisel sosyal medya hesaplarımızı birbirine bağlamak yapay zekâ için basit bir iş. Tüm bunlar, keşif faaliyetlerinin mesleki hayatınızı etkileyebileceği anlamına gelir. Kişisel bilgilerinizi kaybetmek bir şeydir. Ancak kurumsal boyutu olan OSINT çalışmaları, mesleki itibarınız ve kariyeriniz üzerinde potansiyel olarak ciddi bir etkiye sahip olabilir.  

Yapay zekâ destekli OSINT konusunda neler yapabilirsiniz?

Yapay zekâ destekli keşif söz konusu olduğunda, kontrol edebileceğiniz ve edemeyeceğiniz şeyler vardır. Sizinle ilgili bilgiler kamuya açık hâle geldiğinde, bunların kaldırılmasını talep etmek son derece zor olabilir; özellikle de bu bilgiler başka yerlerde yeniden yayımlanmışsa. Eski sosyal medya fotoğraflarını kaldırmak daha kolaydır ancak suçlular için potansiyel olarak yararlı olabilecek her şeyi kaldırmak için tüm dijital hayatımızı didik didik aramaya zaman ayırabilen çok azımız vardır. 

Bu nedenle, gücünüzün yettiği şeyleri değiştirmeye odaklanmak daha iyidir. 


	Sosyal medya profillerinizin herkese açık olmamasını sağlayın; böylece yapay zekânın bu profillerde yer alan herhangi bir bilgiyi veya resim veya videoyu bulma olasılığını sınırlayabilirsiniz.
	Sosyal medyada paylaştıklarınız konusunda ihtiyatlı olun; doğum tarihleri, çocuklarınızın okulları, tatiller ve benzeri olaylar paylaşılmamalıdır.
	Fotoğrafların, adresleri, araç bilgilerini vb. tespit etmek için kullanılabilecek bilgiler içerebileceğini unutmayın.
	Kişisel ve mesleki hayatınızı birbirine bağlayabilecek herhangi bir şey paylaşmaktan kaçının.
	Hesaplarınıza ek bir güvenlik katmanı eklemek için çok faktörlü kimlik doğrulama ve güçlü, benzersiz parolalar kullanın.
	Tanımadığınız kişilerden gelen arkadaşlık veya takipçi isteklerini kabul etmeyin. Merak ediyorsanız ayrı bir kanal üzerinden onlarla iletişime geçin.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/yapay-zeka-caginda-dijital-ayak-izinizi-koruyun-5597.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/yapay-zeka-caginda-dijital-ayak-izinizi-koruyun-5597.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/yapay-zeka-caginda-dijital-ayak-izinizi-koruyun-5597-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/yapay-zeka-caginda-dijital-ayak-izinizi-koruyun-5597.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/yapay-zeka-caginda-dijital-ayak-izinizi-koruyun/360091/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:52:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Paylaşmadan önce iki kere düşünün]]></title>
			<description><![CDATA[Siber güvenlik uzmanları uyarıyor. Sosyal medyada fazla paylaşım siber suçluların işini kolaylaştırıyor]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Paylaşmadan önce iki kere düşünün 


Sosyal medya görünür, bilinir ve popüler olmanın önemli bir aracı olarak görülüyor. Teknoloji kullanımının yaygınlaşması ile birlikte her değerli ya da farklı an sosyal medyada  içerik hâline gelebiliyor. Mezuniyet törenleri, tatil planları, aile fotoğrafları, özel gün kutlamaları, konum bilgileri hatta farkında olunmadan paylaşılan özel bilgiler dijital dünyada dolaşabiliyor.  


 

Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, kişisel bilgilerin sosyal medyada kontrolsüz paylaşılmasının kimlik hırsızlığı, dolandırıcılık ve hedefli saldırılar gibi riskleri artırdığını belirterek kullanıcıları dikkatli olmaya çağırdı. 



Sosyal medyada paylaşılmaması önerilen içerikler 

Kişisel olarak tanımlanabilir bilgiler: Dolandırıcılar, dolandırmak için bir kimlik oluşturmak üzere bir araya getirebilecekleri küçük bilgi parçalarını ararlar. Bu bilgileri sizin adınıza kredi başvurusunda bulunmak veya çevrimiçi hesaplar açmak için kullanabilirler. Hesabınızı tamamen ele geçirmek için parolalarınızı veya akılda kalıcı sorularınızı kırmak için kullanabilirler. Doğum tarihiniz gibi özel  bilgiler gizli tutulmalıdır.

Seyahat planları: Yaklaşan bir tatil için heyecanlı olduğunuzu belirten bir fotoğraf veya güncelleme yayımlamak kulağa oldukça zararsız gelebilir. Ancak bu, hesabınızı izleyen birine mülkünüzün o süre zarfında gözetimsiz bırakılacağı anlamına gelebilir. Tatil fotoğraflarını eve döndükten sonra yayımlamak çok daha iyidir. 

Konum verileri: Konum verilerinizi mümkün olduğunca gizli tutun. Bazı sosyal medya platformları, paylaşımların konumunu otomatik olarak etiketleyebilir. Aile etkinliklerini veya arkadaşlarınızın konumlarını paylaşmak, sizin veya onların nerede yaşadığını, çalıştığını veya zaman geçirdiğini istemeden gösterebilir.

İş yeri bilgileri ve hassas kurumsal içerikler: Hesabınız kilitli olsa bile sosyal medya doğası gereği kamuya açıktır. Bu nedenle ayrıcalıklı bilgilerin paylaşılacağı bir yer değildir. Eğer konu iş yerinizle ilgiliyse paylaşmamanız daha da önemlidir. Paylaşacağınız bilgiler şirket güvenliğini riske atabilir, sosyal mühendislik saldırılarına kapı açabilir.

Finansal detaylar: Finansal bilgilerinizi gizli tutmalısınız. Kredi veya banka kartı bilgilerinizi paylaşmayın. Görüntü çok bulanık veya görülemeyecek kadar uzakta görünse bile dolandırıcılara bu görüntüyü ele geçirme ve hesabınızdaki diğer kişisel bilgilerle birleştirerek kimlik dolandırıcılığı yapma şansı vermek için yeterli olabilir.

Çocuklarınızın ve yakınlarınızın okul bilgileri, fotoğrafları: Kötü niyetli kişilerin hedefi hâline gelebilir. Çocukların dijital ayak izi erken yaşta oluşur.

Aile ve arkadaşların kişisel bilgileri: Sosyal medyada paylaşılan bilgiler genellikle kalıcıdır ve herkes kişisel bilgilerinin veya hayatlarındaki ayrıntıların çevrimiçi olarak paylaşılmasından rahatsız olabilir. Ayrıca arkadaşlarınızın ve ailenizin çevrimiçi ortamda dolandırılması riskini almak istemezsiniz. Bu nedenle onların kişisel bilgilerini kendi kişisel bilgileriniz gibi kilit altında tutun. 

Kişisel belgelerinizin fotoğrafları: Uçak bileti, sağlık raporu, sınav giriş belgesi gibi üzerlerinde yer alan barkod, QR kod gibi detaylar kötüye kullanılabilir.

Paylaşmadan önce kontrol edin: Sosyal medya hesaplarınızın gizlilik ayarlarını düzenli olarak gözden geçirin. Paylaşımlarınızı kimlerin görebildiğini kontrol edin. Eski paylaşımlarınızı da zaman zaman gözden geçirerek artık kamuya açık olmasını istemediğiniz bilgileri kaldırabilirsiniz. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/paylasmadan-once-iki-kere-dusunun-9179.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/paylasmadan-once-iki-kere-dusunun-9179.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/paylasmadan-once-iki-kere-dusunun-9179-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/paylasmadan-once-iki-kere-dusunun-9179.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/paylasmadan-once-iki-kere-dusunun/360065/</link>
			<pubDate>Thu, 20 Aug 2026 09:00:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[MAVİ VATAN'DA Tarihi Buluşma |  Türk Bayrağını Al, Körfeze Gel]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye’nin denizlerdeki gücünü, bağımsızlığını ve millî savunma kabiliyetlerini simgeleyen TEKNOFEST Mavi Vatan, İzmit Körfezi’nde tarihi bir buluşmaya sahne olacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MAVİ VATAN’DA Tarihi Buluşma |  Türk Bayrağını Al, Körfeze Gel

 


TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında TCG Anadolu, TCG Heybeliada, TCG Derya ve TCG Preveze’nin de aralarında bulunduğu Türk Donanması’nın seçkin platformları ile gökyüzünün yerli ve milli gururları Bayraktar TB2, Bayraktar TB3 ve AKINCI insansız hava araçları, 19 Ağustos’ta İzmit Körfezi’nde gökyüzü ve denizlerde buluşarak vatandaşları selamlayacak.


Türkiye’nin denizlerdeki gücünü, bağımsızlığını ve millî savunma kabiliyetlerini simgeleyen TEKNOFEST Mavi Vatan, İzmit Körfezi’nde tarihi bir buluşmaya sahne olacak. “Türk Bayrağını Al, Körfeze Gel” çağrısıyla vatandaşlar, 19 Ağustos Çarşamba günü Türk donanmasının gurur veren geçişine ve millî kanatların selamlama uçuşuna tanıklık edecek.



Sabah saat 08.00’de Yalova’dan başlayacak selamlama geçişi, Altınova, Karamürsel, Ereğli, Ulaşlı, Halıdere, Değirmendere, Gölcük, Kavaklı, Başiskele, İzmit ve SEKA Park rotasını takip ederek saat 13.00’te Derince’de son bulacak. Denizlerdeki bu görkemli geçişte, Türk donanmasının gururu TCG Anadolu, TCG Heybeliada, TCG Derya, TCG Preveze ve TCG Salihreis başta olmak üzere Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki gemiler ve denizaltılar yerini alacak.

Körfez semalarında ise heyecan doruğa çıkacak. Saat 13:00 ile 14:00 arasında Deniz hava uçakları, deniz karakol uçakları, helikopterler ve insansız hava araçları körfez üzerinde selamlama uçuşu gerçekleştirecek. Bayraktar TB2, Bayraktar TB3 ve AKINCI insansız hava araçları da gökyüzünden İzmit Körfezi’ni selamlayacak. Saat 14:20 - 14.30 arasında ise Türk Yıldızları gökyüzünde sergileyeceği nefes kesen gösteri uçuşuyla vatandaşlara unutulmaz anlar yaşatacak. 

Denizlerde çelik muhafızlar, gökyüzünde milli kanatlar…

İzmit Körfezi, Türk milletinin denizlerdeki gücüne, millî savunma sanayisindeki yükselişine ve gökyüzündeki bağımsızlık iradesine hep birlikte tanıklık edecek. Bu tarihi geçiş, vatandaşların ellerinde Türk bayraklarıyla kıyılarda yerlerini almasıyla muhteşem bir buluşmaya dönüşecek.

 

TEKNOFEST MAVİ VATAN İZMİT KÖRFEZ GEÇİŞİ

08.00 YALOVA

09.00 ALTINOVA

09.15 KARAMÜRSEL

09.30 EREĞLİ

09.45 ULAŞLI

10.00 HALIDERE

10.15 DEĞİRMENDERE

10.30 GÖLCÜK

10.45 KAVAKLI

11.30 BAŞİSKELE

11.45 İZMİT

12.15 SEKAPARK

13.00 DERİNCE

 

Türkiye’nin denizlerdeki gururuna, gökyüzündeki istiklaline hep birlikte şahit olmak için: TÜRK BAYRAĞINI AL, KÖRFEZE GEL!
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/mavi-vatan-da-tarihi-bulusma-turk-bayragini-al-korfeze-gel-9022.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/mavi-vatan-da-tarihi-bulusma-turk-bayragini-al-korfeze-gel-9022.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/mavi-vatan-da-tarihi-bulusma-turk-bayragini-al-korfeze-gel-9022-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/mavi-vatan-da-tarihi-bulusma-turk-bayragini-al-korfeze-gel-9022.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/mavi-vatan-da-tarihi-bulusma-turk-bayragini-al-korfeze-gel/360053/</link>
			<pubDate>Tue, 18 Aug 2026 13:37:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yeni nesil kimlik avı tehdidi “quishing”]]></title>
			<description><![CDATA[Çalışanları tuzağa düşürmek için yeni “quishing” yani QR kodlu kimlik avı teknikleri de ortaya çıkıyor.  Siber güvenlik alanında küresel bir lider olan ESET, kurumların QR kod ile gelen tehditlerden korunabilmesi için bilinmesi  gerekenleri  paylaştı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[QR kodlu kimlik avı saldırıları kurumları hedef alıyor

Menülerde, sokak lambalarında, park alanlarında sıkça görülen; son yıllarda e-postalarda da giderek daha fazla yer alan QR kodlar siber saldırganların ilgi alanı olmaya devam ediyor. Bunun temel sebebi QR kodların kötü amaçlı bağlantıları gizlemek, bazı geleneksel kurumsal güvenlik filtrelerini atlatmak ve etkileşimi kurumsal bir bilgisayardan güvenlik kontrolleri daha az olan kişisel bir telefona aktarmak için siber suçlulara fırsatlar sunmasından kaynaklanıyor.  

Çalışanları tuzağa düşürmek için yeni “quishing” yani QR kodlu kimlik avı teknikleri de ortaya çıkıyor.  Siber güvenlik alanında küresel bir lider olan ESET, kurumların QR kod ile gelen tehditlerden korunabilmesi için bilinmesi  gerekenleri  paylaştı. 

Quishing neden bu kadar tehlikelidir?

"Quick Response" (Hızlı Yanıt) kelimesinin kısaltması olan QR kodu, URL'leri, ödeme ayrıntılarını, iletişim bilgilerini ve diğer verileri kodlayabilen iki boyutlu bir barkod.  Kullanıcıların A noktasından B noktasına hızlıca ulaşmasına yardımcı olur. Bu durumda hedef genellikle bir web sitesi veya uygulamadır. QR kodları, çeşitli nedenlerle siber tehdit aktörlerinin ilgisini çekiyor. Pandemi sırasında temassız etkileşimlere olan talebin de etkisiyle yaygınlaşan kullanımları, bu kodları taramayı günlük yaşamın sıradan bir parçası hâline getirmişti. Bu da birkaç yıl öncesine kıyasla bugün telefonlarımızı çıkarıp QR kodlarını tarama olasılığımızın daha yüksek olduğu anlamına geliyor.  QR kodları kimlik avı iş akışlarına da mükemmel bir şekilde uyum sağlar; tek yapmanız gereken, kötü amaçlı bağlantıyı veya eki bir QR koduyla değiştirmektir. Aslında birçok kimlik avı kiti, özel bir QR kodu oluşturucuya sahiptir. En önemlisi, kurbanı nispeten iyi korunan bir kurumsal ortamdan potansiyel olarak yönetilmeyen bir mobil cihaza yönlendirerek kurumsal düzeyde güvenliği atlatırlar.  

Saldırgan için önemli bir avantaj da gizliliktir. Hedef, okunabilir metin olarak değil görsel bir desende kodlanmıştır; bu da arkasındaki kötü amaçlı URL’leri gizler ve bazı geleneksel e-posta filtrelerinin bunları ayıklayıp incelemesini engeller. Bazen PDF veya JPEG eklerine gömülerek daha da gizlenirler. Bu da çalışanların  gelen kutularına ulaşma olasılıklarının daha yüksek olduğu anlamına gelir. Bu gerçekleştiğinde, çalışan gerçek bir mesajı kötü niyetli olandan ayırt etmekte zorlanabilir. Genellikle yazım hataları veya dil bilgisi hataları açısından analiz edilecek fazla metin yoktur. Ayrıca bağlantı, görsel bir desene etkili bir şekilde kodlandığından insan gözüyle görülemez. Güvenilir bir markayla birlikte kullanıldığında – örneğin, bir DocuSign e-postası veya Microsoft’tan gelen bir güncelleme – “quishing” saldırısı, klasik phishing mesajlarıyla benzer sosyal mühendislik taktiklerinden yararlanır. Güvenilir marka imajı, kurbanın bağlantıya tıklayabileceğine dair güven verir. Ayrıca genellikle bir bahaneyle aciliyet hissi yaratılır. Kötü amaçlı QR kodları, kullanıcıları hesaplarını güvence altına almaya veya bilgilerini doğrulamak için kimlik doğrulaması yapmaya teşvik eden uyarılara sıklıkla gömülür.

ESET 2026 Yılı İlk Yarı Tehdit Raporu’na göre, 2026 yılının ilk yarısında tüm phishing e-postalarının en az yüzde 11’inde kötü amaçlı QR kodları yer aldı. “ESET, ‘QRCode/Phishing’ algılama adı altında quishing e-postalarını adresinde takip etmektedir. Bu algılama, dosya türlerinin büyük çoğunluğundaki QR kodlarını tanımlamak ve içlerindeki URL’leri çözmek üzere tasarlanmış, ESET e-posta tarayıcısının özel bir katmanı aracılığıyla çalışır. Çıkarılan URL’ler, ESET’in kimlik avı önleme, kötü amaçlı yazılım önleme ve spam önleme motorları kullanılarak taranır; zararlı URL’ler engellenir ve ilgili e-postalar işaretlenir veya silinir”.

Tehdit aktörleri yenilik yapmaya devam ediyor

Herhangi bir tehdit ortamı eğiliminde olduğu gibi, kötü niyetli aktörler de maksimum etki elde etmek için çabalarını geliştirmeye devam ediyor. Quishing saldırıları, yalnızca kötü amaçlı yazılım yüklemek ve kimlik bilgilerini çalmak için değil, aynı zamanda MFA jetonlarını toplamak için de kullanılıyor. Güvenlik araştırmacıları, bu saldırıların farklı  amaçlarla tasarlandığını da gözlemlemiştir: 

·       Kötü amaçlı yazılımın meşru uygulamalar gibi gösterildiği doğrudan uygulama indirmeleri yoluyla uygulama mağazası güvenliğini atlatmak. 

·       Kullanıcıyı kötü amaçlı veya oltalama web sitesine yönlendirmek yerine, doğrudan meşru bir sosyal medya, ödeme veya başka bir uygulamaya bağlamak. Bu, çeşitli senaryolarda kullanılabilir: Hesap ele geçirme: Kurban, kendi hesabında saldırganı doğrulamaya yönlendirilir.  Kurban, alıcı bilgileri önceden doldurulmuş bir ödeme uygulamasına yönlendirildiği finansal dolandırıcılıkla karşı karşıya kalabilir. 

·       Kişi veya takvim zehirlemesi: Kötü amaçlı toplantı bağlantıları veya yeni kişi bilgileri yardımcı uygulamalara gömülür ve tıklandığında kullanıcıları kimlik avı sitelerine yönlendirir. Uzun, kötü amaçlı web adreslerini küçük bağlantılara dönüştüren ve bunları QR kodlarına gömen QR kodu kısaltıcılarını kullanarak güvenlik araçlarını gizlemek.

İşletmenizi Quishing saldırılarından koruyun

Neyse ki insan, süreç ve teknoloji ayarlamalarının doğru bir şekilde harmanlanması, kuruluşların maruz kaldığı quishing riskini büyük ölçüde azaltmaya yardımcı olabilir.

·       Kullanıcı farkındalık eğitimlerine ve simülasyon tatbikatlarına “quishing” konusunu dâhil edin. Çalışanları, istenmeyen e-postalardaki QR kodlarını taramaktan kaçınmaya ve şüpheli her şeyi bildirmeleri konusunda teşvik edin. E-postanın güvenilir bir kaynaktan geldiğine inanıyorlarsa e-postadan ayrı olarak elde ettikleri iletişim bilgilerini kullanarak gönderenle tekrar teyit etmeleri gerekir.

·       Saygın bir güvenlik sağlayıcısının sunduğu çözümün bir parçası olarak e-posta güvenliğini de içeren teknik kontrolleri değerlendirerek, quishing e-postalarının kullanıcıların gelen kutularına ulaşma riskini en aza indirin.

·        Çalışanların cihazlarına bir mobil güvenlik çözümü ekleyerek kötü amaçlı sitelere ve diğer tehditlere erişimi engelleyin. 

·       Tüm hassas hesaplarda phishing'e karşı dayanıklı çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) uygulamasını zorunlu kılın; böylece kullanıcılar kandırılsa bile saldırganlar kurumsal sistemlere sızamayacaktır. Mobil cihaz yönetimi (MDM) araçları, tüm cihazların kurumsal politikaya uygun şekilde korunmasını sağlamanıza yardımcı olabilir.

·       Saldırı yüzeyini azaltın, en az ayrıcalık ve tam zamanında erişim ilkelerini uygulayın. 

·       Güvenlik araçlarınız da dâhil olmak üzere tüm mobil işletim sistemlerini ve kurumsal yazılımları güncel tutun. 

·       Şüpheli etkinlikler için sürekli izleme yapın. En kötü senaryo durumunda olay müdahale planlarını uygulayın.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/yeni-nesil-kimlik-avi-tehdidi-quishing-6399.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/yeni-nesil-kimlik-avi-tehdidi-quishing-6399.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/yeni-nesil-kimlik-avi-tehdidi-quishing-6399-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/yeni-nesil-kimlik-avi-tehdidi-quishing-6399.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/yeni-nesil-kimlik-avi-tehdidi-quishing/360045/</link>
			<pubDate>Tue, 18 Aug 2026 08:53:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[SEGWAY, “Keşfe Sür” Serisiyle Türkiye’de Keşfe Çıkarıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Sürücünün gözünden çekilen kısa videolarla hayata geçen yeni içerik serisi; yaz boyunca Türkiye’nin koylarını, kanyonlarını ve sahil yollarını Segway ile keşfetmeye davet ediyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[SEGWAY, “Keşfe Sür” Serisiyle Türkiye’de Keşfe Çıkarıyor

 

Mikromobilite alanında dünyanın öncü markalarından Segway, yaz sezonuna özel yeni bir sosyal medya içerik serisini hayata geçiriyor: “Keşfe Sür”. Sürücünün bakış açısından (POV) çekilen kısa videolarla kurgulanan seri, Türkiye’nin dört bir yanındaki saklı koyları, patikaları ve sahil yollarını Segway ile keşfetmeye davet ediyor.

Kamera Sürücünün Gözünde

Her video, katlanabilir Segway scooter’ın kullanıma hazırlanmasıyla başlıyor; kamera sürüş boyunca gidona, yani yola odaklanıyor. Frene basılıp sürücü başını kaldırdığında ise ekranda bir koy, bir kanyon ya da gün batımında bir sahil yolu beliriyor. Lokasyonun ortaya çıktığı bu an izleyiciyi yakalıyor: gördüğü yeri merak ediyor, kaydediyor ve gitmek istiyor. 15-25 saniyelik her içerik, bir keşif vaadiyle sona eriyor.

Şehir Yolundan Toprak Patikaya

Seri, Uçmakdere ve Saros Körfezi’nden Ayvalık ve Alaçatı’ya, Akyaka’daki Azmak Nehri’nden Adrasan’daki Likya Yolu ve Köprülü Kanyon’a kadar Türkiye’nin en güzel yaz rotalarını kapsıyor. Her rota, kendi zeminine en uygun modelle eşleştiriliyor: şehir merkezleri ve günlük şehir içi kullanım için F3 Pro, uzun asfalt rotaları, bisiklet yolları ve sahil şeritlerinde konforlu ve uzun menzilli sürüşler için MAX G3; macera arayanlar, stabilize yollar, orman patikaları ve toprak zeminlerde üstün performans sunan ZT3 Pro ise gelişmiş off-road kabiliyetiyle öne çıkıyor.

“Bir yeri keşfetmenin en güzel yanı, oraya nasıl gittiğinizdir”

Segway Türkiye ve Orta Doğu Genel Müdürü Can Yalçın Yıldız, seriye ilişkin şunları söyledi:

“Keşfe Sür serisiyle Segway’i bir ulaşım aracı olmanın ötesine, bir keşif arkadaşı konumuna taşıyoruz. Türkiye’nin saklı güzelliklerini sürücünün gözünden gösterirken izleyiciye ‘ben de gidebilirim’ hissini yaşatmak istiyoruz. Bu seri, ‘Ride Better’ vizyonumuzun tam da özünü yansıtıyor: daha iyi bir yolculuk, daha iyi bir deneyim.”

Segway, önümüzdeki dönemde de yaratıcı içerik projeleri ve güçlü ürün portföyüyle Türkiye’deki mikromobilite kültürünü büyütmeyi ve daha fazla kullanıcıya ulaşmayı sürdürecek.

Segway hakkında

1999 yılında devrim niteliğindeki Personal Transporter modeliyle mikromobilite alanında dönüşümün öncülerinden biri olan Segway, kişisel mobilitenin geleceğine yönelik küresel ölçekte büyük bir merak ve ilgi uyandırdı. “Simply Moving” misyonuyla hareket eden Segway, insanların ve ürünlerin hareketini daha kolay, verimli ve konforlu hale getirmeyi; günlük yaşam deneyimini teknolojiyle iyileştirmeyi hedefliyor.

Bugün mikromobilite çözümlerinde global lider markalardan biri olarak konumlanan Segway, ürün portföyünü ilk çıkış noktasının çok ötesine taşıyor. Elektrikli scooter’lardan GoKart modellerine, e-bisikletlerden powersports araçlarına ve kişisel robotlara kadar genişleyen ürün ekosistemiyle Segway, yenilikçi teknolojileri ve öncü yaklaşımıyla mobilitenin geleceğini şekillendiriyor; ulaşım biçimimizi yeniden tanımlayan çözümler sunuyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/segway-kesfe-sur-serisiyle-turkiye-de-kesfe-cikariyor-7997.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/segway-kesfe-sur-serisiyle-turkiye-de-kesfe-cikariyor-7997.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/segway-kesfe-sur-serisiyle-turkiye-de-kesfe-cikariyor-7997-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/segway-kesfe-sur-serisiyle-turkiye-de-kesfe-cikariyor-7997.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/segway-kesfe-sur-serisiyle-turkiye-de-kesfe-cikariyor/360036/</link>
			<pubDate>Mon, 17 Aug 2026 12:04:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yapay zekâ öğretmenler çocuklar için ne kadar güvenli?]]></title>
			<description><![CDATA[ Öğrencilere kişiselleştirilmiş öğrenme fırsatı sunan bu araçlar, aynı zamanda güvenlik, gizlilik ve çocukların bilişsel gelişimi açısından yeni riskleri de beraberinde getiriyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yapay zekâ öğretmenler çocuklar için ne kadar güvenli?

Yapay zekâ, sağlık hizmetlerinden pazarlamaya kadar çok çeşitli sektörlerde devrim yaratıyor. Eğitimde bu alanlardan bir tanesi. Yapay zekâ destekli ders uygulamaları hızla yaygınlaşıyor. Öğrencilere kişiselleştirilmiş öğrenme fırsatı sunan bu araçlar, aynı zamanda güvenlik, gizlilik ve çocukların bilişsel gelişimi açısından yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, yapay zekâ öğretmenleri mercek altına aldı. Güvenlik ile ilgili önerilerini ve uyarılarını paylaştı.

 

Yapay zekâ özel ders pazarı hızla büyüyor

Yapay zekâ destekli özel ders araçları pazarı hızla büyüyor. Bir tahmine göre, bu pazarın 2025 ile 2033 yılları arasında yaklaşık 2 milyar dolardan 17,7 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor. İngiliz hükümeti, eğitim teknolojisi ve yapay zekâ şirketlerini çoktan sınıflar için araçlar tasarlamaya davet etti. Hükümet, yapay zekânın özel öğretmen tutacak maddi imkânı olmayan ailelere yardımcı olabileceğini belirterek, 450 bin kadar dezavantajlı öğrencinin bundan faydalanabileceğini iddia ediyor. 

Pazar hızla olgunlaşıyor. Günümüzde satın alabileceğiniz ve kullanabileceğiniz çeşitli türlerde yapay zekâ özel öğretmen araçları bulabilirsiniz. “Yapay zekâ özel öğretmeni” terimi, oldukça geniş bir ürün yelpazesine uygulanıyor. Bazıları eğitim etiketi taşıyan genel amaçlı sohbet robotlarından biraz daha fazlası iken diğerleri müfredat etrafında yapılandırılmış öğrenme sistemleridir. Piyasada basit sohbet robotlarından müfredata göre çalışan Akıllı Özel Ders Sistemlerine (ITS) kadar farklı çözümler bulunuyor. En gelişmiş sistemler öğrenciye doğrudan cevabı vermek yerine ipuçlarıyla öğrenmeyi destekliyor ve uygunsuz içerik riskini azaltıyor.

 

Yapay zekâ öğretmenler gerçekten işe yarıyor mu?

Bunların işe yarayıp yaramadığı konusunda henüz kesin bir karar verilmemiştir. Kanıtlar bazı yönlerden umut vericidir ancak yapay zekâ öğretmenlerin her ortamda öğrenmeyi iyileştireceği yönündeki genel iddiaları desteklemiyor gibi görünmektedir. Bazen bu teknoloji durumu daha da kötüleştirebilir. İngiltere’de yakın zamanda yapılan bir çalışmada, öğretmenlerin üçte ikisi, yapay zekâ kullanımına bağlı olarak öğrencilerde yazma ve problem çözme becerilerinde bir düşüş gözlemlediklerini belirtti. Ayrı bir çalışma ise “sık yapay zekâ aracı kullanımı ile eleştirel düşünme becerileri arasında önemli bir negatif korelasyon” olduğunu ortaya koyuyor. Çalışma, çocuklara özel ders vermek amacıyla yapay zekâ kullanımının “kullanıcıların derin ve yansıtıcı düşünme süreçlerine katılımını istemeden azaltabileceğini” belirtiyor. Bu, çocukları yapay zekâ araçlarını kullanmaya teşvik etmenin getirdiği en büyük gelişimsel risklerden biridir. Yapay zekâ bir cevabı çok hızlı veriyorsa ya da en azından süreci öğrenen için çok kolaylaştırıyorsa çocuklarda uzun vadede zararlı olabilecek bir bilişsel tembellik gelişebilir.

Başka potansiyel psikososyal riskler de bulunmaktadır. Çocuklar, kendinden emin konuşan yapay zekâ öğretmenlere aşırı güven duymaya başlayabilir ve yetişkinlere kıyasla halüsinasyonlara daha kolay kanabilirler. Hatta onları adeta arkadaşlarıymış gibi görmeye başlayabilirler; bu da akran gruplarıyla kurdukları duygusal bağları zayıflatabilir. Yapay zekâ ayrıca birçok açıdan yetersiz bir öğretmendir. Bir sorunun “cevabını” biliyor olabilir ancak öğrenme deneyiminden dolayı hayal kırıklığına uğramış bir çocuğu idare etme becerisinden yoksun olabilir. Bir insan öğretmenin empati ve sosyal becerilerini bir makinenin taklit etmesi imkânsız olmasa da çok zordur.

Yapay zekâ güvenlik ve gizlilik riskleri 

Kısıtlamasız sohbet robotları ve benzeri araçları kullananlar için sohbetlerin yaşa uygun olmayan konulara sapma riski bulunuyor. Bir yapay zekâ öğretmen, bir çocuğun cevaplarından çok daha fazlasını toplayabilir. Ürüne bağlı olarak, sorular, okul ödevleri, performans verileri, ilgi alanları, hesap bilgileri, cihaz tanımlayıcıları ve ses kayıtlarını saklayabilir. Model ile paylaşılan her şey, eğitim amaçlı kullanılabilir ve muhtemelen diğer kullanıcılara sızabilir. Ayrıca reklamverenler ve diğer üçüncü taraflarla da paylaşılabilir. Bu durum sadece bir gizlilik riski oluşturmakla kalmaz; model sağlayıcısının veya çocuğunuzun verilerini elinde bulunduran güvenilir üçüncü taraflardan birinin güvenlik ihlali yaşaması hâlinde tam anlamıyla bir güvenlik sorununa dönüşebilir. Sesle etkinleştirilen bir araç söz konusuysa sağlayıcı çocuğunuzun biyometrik verilerine sahip olacaktır ve hackerlar bu verileri çocuğunuzun kimliğiyle ilişkilendirebilirlerse bu veriler son derece değerli hâle gelebilir.

Ebeveynler için bazı önlemler 

Ebeveynlerin dikkate alması gereken pek çok husus var. Çocuklarınızın özel ders almalarına yardımcı olması amacıyla bir yapay zekâ aracını kullanmalarını istiyorsanız öncelikle basit bir yardımcı ile özel bir ITS arasındaki farkı anlamalısınız. Basit cevaplar vermek yerine, çocuğunuzun öğrenme yolculuğuna rehberlik edecek araçlar tercih etmelisiniz. 

Ayrıca şunları da göz önünde bulundurun:


	Veri koruma düzenlemelerine uygun araçlar; bu, çocuğunuzun verilerini altta yatan yapay zekâ motoruyla paylaşmayacakları anlamına gelir. 
	Çocuğunuzun okulu tarafından onaylanmış veya eğitimsel kanıtlarla desteklenen bir araç tercih edin.
	Gizlilik bilgilerini, özellikle model eğitimi, veri saklama, reklamcılık ve üçüncü taraf sağlayıcılarla ilgili kısımları okuyun.
	Aracı çocuğunuzla birlikte kullanın. Yapay zekâ ne kadar iyi olursa olsun, çocuğunuz muhtemelen bir insanla birlikte öğrenmekten daha fazla fayda sağlayacaktır.
	Çocuklarınıza, yapay zekâyla asla kişisel bilgilerini paylaşmamalarını öğretin. Bu, ileride yapay zekâ kullanırken onlara çok fayda sağlayacaktır.
	Çocuklarınızla konuşarak yapay zekâ hakkında ne düşündüklerini öğrenin ve yapay zekânın hissetme veya duygu gösterme yeteneği olmadığını anladıklarından emin olun.
	Öğretmenin yanlış olsa bile kendinden emin konuşabileceğini açıklayın. Önemli cevaplar, öğretmenlerle görüşülerek veya ders kitapları ya da diğer güvenilir kaynaklarla karşılaştırılarak doğrulanmalıdır.
	Varsa yaşa uygun ayarları etkinleştirin.
	Ekran süresini sınırladığınız gibi, günlük “Yapay zekâ süresini” de sınırlayın.
	Çocuğunuzun komut geçmişini kontrol ederek, aracı doğru ve güvenli bir şekilde kullandığından emin olun.


Teknoloji hızla gelişmekte ve pazara sürekli yeni ürünler sunulmaktadır. Dolayısıyla yapay zekâ öğretmenlerini denemek istiyorsanız piyasada neler olduğunu takip etmeyi ihmal etmeyin. Ayrıca bunun eski usul çevrim dışı öğrenmenin yerini tutamayabileceğini unutmayın.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/yapay-zeka-ogretmenler-cocuklar-icin-ne-kadar-guvenli-3569.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/yapay-zeka-ogretmenler-cocuklar-icin-ne-kadar-guvenli-3569.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/yapay-zeka-ogretmenler-cocuklar-icin-ne-kadar-guvenli-3569-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/yapay-zeka-ogretmenler-cocuklar-icin-ne-kadar-guvenli-3569.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/yapay-zeka-ogretmenler-cocuklar-icin-ne-kadar-guvenli/359999/</link>
			<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 20:42:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan’a Ulaşım İçin Tüm Alternatifler Hazırlandı]]></title>
			<description><![CDATA[Gölcük Tersanesi Komutanlığında 20-23 Ağustos’ta gerçekleştirilecek TEKNOFEST Mavi Vatan’a ziyaretçiler kara ve deniz yoluyla ulaşabilecek. Özel araçla gelecekler için belirlenen otoparklardan ücretsiz ring seferleri düzenlenirken, deniz ulaşımında ücretsiz gemi seferleri 30 dakika aralıklarla gerçekleştirilecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan’a Ulaşım İçin Tüm Alternatifler Hazırlandı

Gölcük Tersanesi Komutanlığında 20-23 Ağustos’ta gerçekleştirilecek TEKNOFEST Mavi Vatan’a ziyaretçiler kara ve deniz yoluyla ulaşabilecek. Özel araçla gelecekler için belirlenen otoparklardan ücretsiz ring seferleri düzenlenirken, deniz ulaşımında ücretsiz gemi seferleri 30 dakika aralıklarla gerçekleştirilecek.

20-23 Ağustos 2026 tarihlerinde Gölcük Tersanesi Komutanlığında düzenlenecek TEKNOFEST Mavi Vatan için ziyaretçilerin festival alanına güvenli, konforlu ve kolay şekilde ulaşabilmesi amacıyla kapsamlı ulaşım planlaması yapıldı. Festival alanının fiziki şartları ve etkinlik süresince oluşması beklenen ziyaretçi yoğunluğu dikkate alınarak hazırlanan ulaşım planında ücretsiz deniz ulaşımı, ring otobüsleri ve belirlenen otopark alanları ön plana çıkarıldı.

Festival Heyecanı Denizde Başlayacak

TEKNOFEST Mavi Vatan’a ulaşımın en dikkat çekici alternatiflerinden biri deniz yolu olacak. Ziyaretçiler, belirlenen iskelelerden (İzmit İskelesi - Kavaklı/Gölcük İskelesi arası, Tütünçiftlik İskelesi - Değirmendere İskelesi arası ve Derince İskelesi - Kavaklı İskelesi arası) ücretsiz gemi seferlerini kullanarak Körfez üzerinden Gölcük’e ulaşabilecek.

İzmit-Gölcük arasında karşılıklı gerçekleştirilecek ücretsiz gemi seferleri festival boyunca 30 dakika aralıklarla yapılacak. İzmit’ten Gölcük’e ilk sefer 08.15’te başlarken, Gölcük’ten İzmit’e dönüş seferleri 10.00’dan itibaren başlayacak. Yaklaşık 30 dakika sürecek deniz yolculuğu, ziyaretçilere festival alanına ulaşmadan önce Körfez’in manzarası ve deniz havası eşliğinde keyifli bir yolculuk imkanı sunacak.

Deniz ulaşımında bir diğer alternatif ise Tütünçiftlik-Derince-Gölcük hattı olacak. Karşılıklı seferlerle hizmet verecek hat sayesinde ziyaretçiler Tütünçiftlik ve Derince’den Gölcük’e deniz yoluyla ulaşabilecek. Böylece TEKNOFEST Mavi Vatan’da festival heyecanı Gölcük’e doğru yapılan yolculukta başlayacak. 

Özel Araçlara 10 Farklı Otopark Noktası

Özel araçlarıyla festivale gelecek ziyaretçiler için de farklı bölgelerde otopark alanları belirlendi. Ziyaretçiler araçlarını;

Gölcük Eski Sanayi 
Necati Çelik Devlet Hastanesi 
Yüzbaşılar Sahil 
Roma Mezarı/Konca 
Karavan Otopark
Yeniköy TIR Parkı
Tütünçiftlik Otoban Üstü
Tütünçiftlik Sahil
İzmit NCity 
Yeniköy 2. Otopark noktalarına bırakabilecek.

Belirlenen otoparklardan festival alanına ücretsiz ring otobüsleriyle ulaşım sağlanacak.

Uygulamayla festival alanı çevresindeki araç yoğunluğunun azaltılması, ziyaretçilerin araçlarını belirlenen noktalara bırakarak etkinlik alanına daha rahat ulaşması ve ulaşımın daha düzenli şekilde gerçekleştirilmesi amaçlanıyor.

Ücretsiz Ring Otobüsleriyle Festival Alanına

Festival süresince belirlenen noktalardan Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na ücretsiz ring otobüsü seferleri düzenlenecek. Ring hizmetinden yararlanılabilecek başlıca noktalar arasında Gölcük Eski Sanayi, Yeniköy TIR Parkı, Yeniköy 2. Otopark, Karavan Otopark, Roma Mezarı ve Tütünçiftlik Otoban Üstü bulunuyor.

Özellikle özel araçlarıyla gelecek ziyaretçilerin belirlenen otopark alanlarını kullanarak ücretsiz ring otobüslerinden yararlanmaları, ulaşımın daha konforlu ve düzenli gerçekleşmesine katkı sağlayacak.

“Mavi Vatan”a Giden Yol da Festivalin Parçası Olacak

TEKNOFEST Mavi Vatan ulaşım planlaması ile ziyaretçilerin festival alanına güvenli, konforlu ve sürdürülebilir şekilde ulaşması amaçlanıyor. Toplu ulaşım, ücretsiz ring otobüsleri ve deniz ulaşımının tercih edilmesiyle hem ziyaretçilerin ulaşım deneyiminin kolaylaştırılması hem de festival alanı çevresindeki trafik yoğunluğunun azaltılması hedefleniyor. Ziyaretçiler ulaşımla ilgili tüm bilgilere www.teknofest.org web sitesinden, TEKNOFEST sosyal medya ve NSosyal hesabından ulaşabiliyor.

Teknoloji, savunma sanayisi ve denizcilik alanlarının aynı atmosferde buluşacağı TEKNOFEST Mavi Vatan’da ziyaretçiler, festival alanına ulaşırken de farklı bir deneyim yaşayacak. Körfez’in maviliği, deniz havası, ücretsiz gemi yolculuğu ve festival coşkusu bir araya gelerek TEKNOFEST Mavi Vatan heyecanını daha yola çıkıldığı andan itibaren başlatacak.

20-23 Ağustos’ta Gölcük’te Buluşma

Dünyanın en büyük Denizcilik, Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Mavi Vatan, 20-23 Ağustos tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda teknoloji ve deniz tutkunlarını bir araya getirecek.

Ziyaretçilerin festival alanına ulaşımda mümkün olduğunca toplu ulaşım, ücretsiz ring otobüsleri ve deniz ulaşımını tercih etmeleri önerilirken, özel araçla gelecek ziyaretçilerin ise belirlenen otopark alanlarını kullanmaları bekleniyor.

Mavi Vatan’ın kalbinde teknolojiyle buluşmak, deniz havasını solumak ve TEKNOFEST heyecanını yaşamak isteyen ziyaretçiler için geri sayım başladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/teknofest-mavi-vatan-a-ulasim-icin-tum-alternatifler-hazirlandi-9826.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/teknofest-mavi-vatan-a-ulasim-icin-tum-alternatifler-hazirlandi-9826.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/teknofest-mavi-vatan-a-ulasim-icin-tum-alternatifler-hazirlandi-9826-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/teknofest-mavi-vatan-a-ulasim-icin-tum-alternatifler-hazirlandi-9826.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/teknofest-mavi-vatan-a-ulasim-icin-tum-alternatifler-hazirlandi/359996/</link>
			<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 20:15:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[TEKNOFEST Drone Şampiyonası’nda İlk Etap Heyecanı Şırnak’ta]]></title>
			<description><![CDATA[TEKNOFEST 2026 kapsamında STM yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST Drone Şampiyonası’nın 1. Etabı, 8-9 Ağustos 2026 tarihlerinde Şırnak Şehir Stadyumu’nda gerçekleştirilecek. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TEKNOFEST Drone Şampiyonası’nda İlk Etap Heyecanı Şırnak’ta Yaşanacak

TEKNOFEST 2026 kapsamında STM yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST Drone Şampiyonası’nın 1. Etabı, 8-9 Ağustos 2026 tarihlerinde Şırnak Şehir Stadyumu’nda gerçekleştirilecek. 847 takımın başvurduğu şampiyonanın ilk etabında, süreci başarıyla tamamlayan 32 takımın pilotları hız, çeviklik ve teknik becerilerini ortaya koyacak.

32 takım gökyüzünde mücadele edecek!

FPV (First Person View) sistemine sahip yarış dronlarının bireysel pilotlar tarafından kullanıldığı TEKNOFEST Drone Şampiyonası, yüksek hız ve teknik becerinin ön plana çıktığı zorlu bir mücadeleye sahne olacak. 2026 yılında şampiyonaya 847 takım başvururken, başvuru ve değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayan 32 takım 1. Etap’ta yarışmaya hak kazandı. Şampiyonada 10 farklı ilden takım üyeleri mücadele edecek.

Yarışmada pilotların performansı zaman, hız, çeviklik ve engel geçiş başarısı üzerinden değerlendirilecek. Eleme usulü gerçekleştirilecek yarışmada pilotlar, sıralama turlarının ardından elde ettikleri derecelere göre eleme turlarına katılacak. Şırnak’ta iki gün boyunca devam edecek mücadele, final turları ve ödül töreniyle sona erecek.

Yarış dronlarında teknik yeterlilik ve güvenlik şartı

TEKNOFEST Drone Şampiyonası’nda kullanılacak dronların 180 ila 250 milimetre çapında olması ve maksimum 6S (22.2V) batarya voltajında çalışması gerekiyor. Yarışmalar analog video iletim sistemine sahip dronlar arasında gerçekleştirilecek ve HD sistemlere izin verilmeyecek. Uçuş sırasında frekans çakışmalarının önüne geçmek amacıyla pilotlar, organizasyon tarafından belirlenen VTX (Video Transmitter) frekanslarını kullanacak. VTX çıkış gücü ise 25 mW ile sınırlandırılacak.

Yarışmacılar, yarışma öncesinde quadcopter’lerinin ESC, flight controller, motor, propeller ve alıcı gibi sistemlerini organizasyon tarafından belirlenen kurallara uygun şekilde hazırlamakla yükümlü olacak. Karbon fiber çerçeveye sahip olması gereken dronlar teknik uygunluk ve güvenlik açısından da değerlendirilecek. Hakem heyeti tarafından teknik açıdan uygun bulunmayan veya güvenlik riski taşıdığı değerlendirilen araçların yarışmasına izin verilmeyecek. Pilotların da yarışma süresince belirlenen teknik ve güvenlik kurallarına uyması gerekecek.

Dereceye giren pilotları ödüller bekliyor

TEKNOFEST Drone Şampiyonası 1. Etabı’nda dereceye giren yarışmacılar toplam 90 bin TL değerindeki etap ödülünün sahibi olacak. Yarışmayı birinci sırada tamamlayan pilot 40 bin TL, ikinci 30 bin TL, üçüncü olan pilot ise 20 bin TL para ödülü kazanacak.

TEKNOFEST Drone Şampiyonası, yüksek hızlı yarış formatıyla pilotların yalnızca uçuş becerilerini değil, aynı zamanda reflekslerini, teknik yeterliliklerini ve dron üzerindeki hâkimiyetlerini de sınayacak. Şırnak’ta gerçekleştirilecek ilk etap, 32 takımın şampiyonluk yolundaki mücadelesine sahne olurken, başarılı pilotlar için uluslararası bir yarış deneyiminin de kapısını aralayacak.

Şampiyonanın tüm etaplarını başarıyla tamamlayarak derece almaya hak kazanan yarışmacı, World Drone Cup yarışmasına katılmaya hak kazanacak. Böylece Şırnak’ta başlayacak mücadele, başarılı pilotlara uluslararası arenada Türkiye’yi temsil etme fırsatı sunacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/teknofest-drone-sampiyonasi-nda-ilk-etap-heyecani-sirnak-ta-9814.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/teknofest-drone-sampiyonasi-nda-ilk-etap-heyecani-sirnak-ta-9814.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/teknofest-drone-sampiyonasi-nda-ilk-etap-heyecani-sirnak-ta-9814-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/teknofest-drone-sampiyonasi-nda-ilk-etap-heyecani-sirnak-ta-9814.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/teknofest-drone-sampiyonasi-nda-ilk-etap-heyecani-sirnak-ta/359981/</link>
			<pubDate>Sat, 08 Aug 2026 21:20:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sony fotoğraf tutkunlarına özel süper telefoto lensi tanıttı]]></title>
			<description><![CDATA[Sony, fotoğraf tutkunları için geliştirdiği kompakt süper telefoto zoom lens FE 100-400mm F5.6-8 OSS’yi tanıttı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sony fotoğraf tutkunlarına özel süper telefoto lensi tanıttı

 

Kompakt ve hafif tasarımı, 400 mm’ye ulaşan süper telefoto zoom aralığı, hızlı ve hassas otomatik netleme performansı ile dahili Optical SteadyShot™ görüntü sabitleme sistemiyle öne çıkan FE 100-400mm F5.6-8 OSS, fotoğraf tutkunlarına uzaktaki ve hareketli konuları yüksek görüntü kalitesiyle yakalama imkanı sunuyor.



Sony, 35 mm full frame Alpha™ E-mount fotoğraf makineleri için geliştirilen 100-400 mm süper telefoto zoom lens FE 100-400mm F5.6-8 OSS’yi tanıttı. Yaklaşılması güç konuları kadraja taşımayı kolaylaştıran yeni lens, 400 mm’ye ulaşan süper telefoto zoom aralığına rağmen yaklaşık 654 g ağırlığıyla kompakt ve hafif bir yapı sunuyor. İki ED (Ekstra Düşük Dağılım) cam elementi ve iki asferik elementi içeren yeni optik tasarım, zoom aralığının tamamında üstün görüntü kalitesi sağlıyor. Hızlı ve hassas otomatik netleme (AF) performansı sayesinde kuşlar, spor müsabakaları, trenler ve uçaklar gibi hareketli konuların yakalanmasına yardımcı olan FE 100-400mm F5.6-8 OSS, dahili Optical SteadyShot™ görüntü sabitleme sistemi sayesinde süper telefoto aralığında elde çekimleri de destekliyor.

Yeni lensi değerlendiren Sony Avrupa Görüntüleme Ürünleri ve Çözümleri Lens Pazarlama Müdürü Jazz Sidharh, “Üstün taşınabilirliği yüksek görüntü kalitesiyle bir araya getiren FE 100-400mm F5.6-8 OSS, süper telefoto zoom aralığına rağmen kolayca taşınabiliyor. Böylece yüksek kaliteli görüntüler elde ederken süper telefoto fotoğrafçılığa adım atmak isteyen kullanıcılar için ideal bir seçenek sunuyor” dedi.

FE 100-400mm F5.6-8 OSS ürün videosunu buradan izleyebilirsiniz.

Süper telefoto fotoğrafçılığa yeni başlayanlar için kompakt, hafif ve kolay kullanımlı tasarım

Yaklaşık 654 g ağırlığındaki kompakt ve hafif tasarım, 100-400 mm süper telefoto zoom aralığını kolayca taşınabilir bir gövdede sunuyor. Lens, elde çekimlerde rahat kullanım sağlarken hızlı kadrajlamayı da kolaylaştırıyor. Bu sayede kullanıcılar kuşlar ve spor müsabakaları gibi yaklaşılması güç konuları etkileyici biçimde görüntüleyebiliyor. Lens aynı zamanda, ön plandaki ve arka plandaki unsurları birbirine daha yakın gösteren “sıkıştırma etkisinden” yararlanarak süper telefotoya özgü manzara fotoğrafları çekmeye de olanak tanıyor. Opsiyonel 2x telekonvertörle1 kullanıldığında odak uzaklığını artıran lens, 800 mm’ye, APS-C modunda ise 1.200 mm’ye kadar odak uzaklıklarını destekliyor.

Hareketli konular için hızlı ve hassas AF ile dahili Optical SteadyShot™

Doğrusal motor, hareketli konuların takibini kolaylaştıran hızlı, hassas ve sessiz AF performansı sunuyor. Lens, full frame aynasız fotoğraf makinesi Alpha 9 III ile kullanıldığında AF/AE takibiyle saniyede yaklaşık 120 kareye kadar2 yüksek hızlı sürekli çekimi destekliyor.

Dahili Optical SteadyShot™ görüntü sabitleme sistemi, elde çekimlerde fotoğraf makinesi titremesini etkili biçimde azaltarak uzaktaki nesneler görüntülenirken kadrajın daha kararlı tutulmasına yardımcı oluyor. Lens ayrıca uyumlu fotoğraf makinesi gövdelerindeki Aktif Mod görüntü sabitleme ve gövde-lens koordineli görüntü sabitleme kontrolünü3 destekliyor. Bu sayede elde çekim sırasında dahi bulanıklığı azaltarak yüksek kaliteli fotoğraf ve video çekimine olanak tanıyor. Video çekimlerinde ise netleme konumu değiştiğinde oluşan görüş açısı değişikliklerini düzelten nefes alma (focus breathing) telafisiyle4 uyumlu çalışıyor.

Dış mekan çekimleri için güvenilir ve işlevsel tasarım

Özelleştirilebilir netleme tutma düğmesi, netleme modu/mesafe aralığı anahtarı ve zoom kilidi, farklı çekim senaryolarında hızlı ve rahat kontrol sağlıyor. Toza ve neme dayanıklı tasarım5, hava koşullarının beklenmedik biçimde değiştiği durumlarda çekimlere güvenle devam edilmesine yardımcı oluyor. Lensle birlikte verilen parasoley ise görüntü kalitesini olumsuz etkileyebilen parlama ve gölgelenmeyi azaltmaya yardımcı oluyor.

Daha fazla bilgi için Sony web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Yeni FE 100-400mm F5.6-8 OSS ve Sony’nin diğer görüntüleme ürünleriyle çekilen özel hikayeler ile heyecan verici içeriklere, fotoğrafçıları ve içerik üreticilerini bilgilendirmek, eğitmek ve ilham vermek amacıyla oluşturulan Alpha Universe üzerinden ulaşabilirsiniz.

ÖZELLİKLER VE ÖNERİLER! 

1: 2x Telekonvertör (SEL20TC) takıldığında.

2: Sony test koşullarına göre. Sürekli çekim hızı, çekim koşullarına bağlı olarak düşebilir. Netleme modu AF-C olarak ayarlandığında sürekli çekim hızı, kullanılan lense göre değişir. Ayrıntılı bilgi için lens uyumluluk bilgileri destek sayfasını ziyaret edin.

3: Uyumlu fotoğraf makineleri için destek bilgilerini kontrol edin.

4: Uyumlu fotoğraf makineleri için destek bilgilerini kontrol edin. Bu işlev [Açık] olarak ayarlandığında görüş açısı ve görüntü kalitesi bir miktar değişebilir. Kullanılan lense bağlı olarak işlev [Açık] olsa bile telafi tam olarak uygulanamayabilir.

5: Lens, toza ve neme dayanıklılık gözetilerek tasarlanmıştır ancak toza veya su damlacıklarına karşı tamamen sızdırmaz değildir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/sony-fotograf-tutkunlarina-ozel-super-telefoto-lensi-tanitti-1646.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/sony-fotograf-tutkunlarina-ozel-super-telefoto-lensi-tanitti-1646.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/sony-fotograf-tutkunlarina-ozel-super-telefoto-lensi-tanitti-1646-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/sony-fotograf-tutkunlarina-ozel-super-telefoto-lensi-tanitti-1646.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/sony-fotograf-tutkunlarina-ozel-super-telefoto-lensi-tanitti/359972/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Aug 2026 09:01:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Rotamız TEKNOFEST Mavi Vatan KKTC'de başlıyor]]></title>
			<description><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan’da gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, Su Altı Roket Yarışması ve İnsansız Deniz Aracı Yarışması dikkat çekecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Rotamız TEKNOFEST Mavi Vatan | Pruvamız Geleceğe, Ufkumuz Mavi Vatan’a Dönük

Dünyanın en büyük Denizcilik, Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Mavi Vatan, 20-23 Ağustos’ta Gölcük Tersanesi Komutanlığında teknoloji, denizcilik ve savunma sanayiini aynı rotada buluşturacak. Gençlerin geliştirdiği yenilikçi projelerden donanma gemilerine, su altı teknolojilerinden deneyim alanlarına uzanan festivalde ziyaretçileri dört gün boyunca dopdolu bir program bekliyor.

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun denizlerdeki yansıması olan TEKNOFEST Mavi Vatan, 20-23 Ağustos tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığında kapılarını açacak. T.C. Milli Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde gerçekleştirilecek etkinlik; denizcilik kültürü, ileri teknoloji, gençlerin yenilikçi projeleri ve savunma sanayii kabiliyetlerini aynı buluşma noktasında bir araya getirecek.

Geçtiğimiz yıl İstanbul’da ilk kez gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan, yerli ve milli deniz araçlarından su altı teknolojilerine uzanan içeriği, yarışmaları ve yoğun katılımıyla büyük ilgi görmüştü. Bu yıl ise Mavi Vatan’ın adresi Gölcük Tersanesi Komutanlığı olacak. Türkiye’nin denizcilik gücünün önemli merkezlerinden biri olan Gölcük, teknoloji tutkunlarını, gençleri, mühendis adaylarını ve denizcilik meraklılarını ağırlayacak.

Denizlerde Geleceğin Teknolojileri Sahnede

TEKNOFEST Mavi Vatan’da gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, Su Altı Roket Yarışması ve İnsansız Deniz Aracı Yarışması dikkat çekecek. Türkiye’nin geleceğin deniz teknolojilerini geliştirecek genç mühendislerini ve girişimcilerini aynı platformda buluşturacak yarışmalarda ortaya çıkacak projeler, ziyaretçilere yalnızca bugünün teknolojilerini değil, yarının denizcilik vizyonunu da yakından görme fırsatı sunacak. 

Gemiler, Teknoloji ve Denizcilik Ruhu Bir Arada

Festival kapsamında donanmanın önemli gemilerinin gezilebileceği sergiler, denizcilik dünyasını yakından tanımak isteyen ziyaretçiler için özel bir deneyim sunacak. Denizcilik tarihini yansıtan deneyim alanları ise Mavi Vatan’ın geçmişten geleceğe uzanan hikâyesini keşfetme fırsatı verecek.

Festival alanında kurulacak sanal gerçeklik oyun alanları, teknolojinin sunduğu imkânlarla ziyaretçileri farklı bir deneyime davet ederken; denizcilik kültürünü yaşatmayı amaçlayan yarışmalar ve çeşitli etkinlikler de festival atmosferini zenginleştirecek. TEKNOFEST paydaş kurumları da stant alanlarında ziyaretçilerle buluşarak yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verecek, teknoloji ve savunma sanayii alanındaki faaliyetlerini doğrudan ziyaretçilerle paylaşacak.

TEKNOFEST Mavi Vatan, teknoloji meraklılarının yanı sıra denizcilik kültürünü yakından tanımak isteyen herkes için farklı deneyim alanları sunacak. SAT, SAS ve deniz havacılık birimi gösterileri, denizcilik tarihini yansıtan alanlar, gemi ziyaretleri, sanal gerçeklik deneyimleri ve çeşitli yarışmalarla ziyaretçiler festival boyunca yalnızca izleyen değil, deneyimleyen bir katılımcı olacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/rotamiz-teknofest-mavi-vatan-kktc-de-basliyor-754.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/rotamiz-teknofest-mavi-vatan-kktc-de-basliyor-754.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/rotamiz-teknofest-mavi-vatan-kktc-de-basliyor-754-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/08/rotamiz-teknofest-mavi-vatan-kktc-de-basliyor-754.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/rotamiz-teknofest-mavi-vatan-kktc-de-basliyor/359969/</link>
			<pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:29:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Pahalı sağlık cihazlarının görevini tek bir telefonla yapıyor]]></title>
			<description><![CDATA[21 yaşındaki İzmirli girişimci Bahattin Berke Çoban, diş hekimliği alanında geliştirdiği yapay zeka teknolojileriyle yeniden gündemde.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Pahalı sağlık cihazlarının görevini tek bir telefonla yapıyor
 

Daha önce dental röntgenleri saniyeler içerisinde inceleyerek hekimlere yardımcı olan BioSmile AI’ı geliştiren Çoban, bu kez diş hekimliğinin en maliyetli alanlarından birine yöneldi.

Şirketin geliştirdiği BioLidar teknolojisi, özel bir LiDAR sensörü veya harici tarama cihazı olmadan, telefon kamerasıyla yüz ve ağız taraması alınmasını sağlıyor. Farklı açılardan kaydedilen görüntüler yapay zeka tarafından işlenerek üç boyutlu bir modele dönüştürülüyor.

Diş kliniklerinde kullanılan profesyonel ağız içi tarayıcıların fiyatları binlerce euroyu aşabiliyor. BioSmile AI’ın hedefi ise bu işlemlerin bir bölümünü telefon üzerinden yapılabilir hâle getirerek dijital diş hekimliğine erişimi kolaylaştırmak. Çoban, geliştirdikleri sistemin yalnızca pahalı cihazlara alternatif olmasını değil, hastaların telefonları üzerinden uzaktan ön değerlendirme yapılabilmesini de hedeflediklerini belirtiyor.

BioSmile AI’ın üzerinde çalıştığı teknolojiyle bir hasta yüzünü veya ağız bölgesini telefonuyla tarayabilecek, oluşturulan üç boyutlu model ise hekim tarafından uzaktan incelenebilecek.

Henüz 21 yaşında olan Çoban’ın hedefi yalnızca yeni bir mobil uygulama geliştirmek değil. Genç girişimci, röntgen analizi, üç boyutlu tarama ve tedavi planlaması gibi bugün farklı cihazlarla yapılan işlemleri tek bir yapay zeka sistemi altında toplamaya çalışıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/pahali-saglik-cihazlarinin-gorevini-tek-bir-telefonla-yapiyor-1973.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/pahali-saglik-cihazlarinin-gorevini-tek-bir-telefonla-yapiyor-1973.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/pahali-saglik-cihazlarinin-gorevini-tek-bir-telefonla-yapiyor-1973-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/pahali-saglik-cihazlarinin-gorevini-tek-bir-telefonla-yapiyor-1973.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/pahali-saglik-cihazlarinin-gorevini-tek-bir-telefonla-yapiyor/359945/</link>
			<pubDate>Thu, 30 Jul 2026 21:29:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yazın Klima Kullanırken Bu Önerilere Dikkat]]></title>
			<description><![CDATA[Yaz aylarında artan klima kullanımıyla birlikte hanelerin ve iş yerlerinin enerji tüketimi yükseliyor. Ancak klima sistemlerinin doğru kullanımıyla enerji verimliliğini artırmak ve iç ortam konforunu korumak mümkün.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yazın Klima Kullanırken Bu Önerilere Dikkat


Üçay Mühendislik Akademi ve Operasyon Koordinatörü Yaşar Karakaya, doğru sıcaklık ayarı, nem kontrolü, hava dolaşımı ve düzenli bakımın enerji verimliliğini artırırken iç ortam konforunu da desteklediğini belirtti. Karakaya, yaz döneminde klima sistemlerinin kullanımında ASHRAE (Amerikan Isıtma, Soğutma ve İklimlendirme Mühendisleri Derneği) tarafından belirlenen kriterlerin önemli bir referans niteliği taşıdığını ifade etti.


 

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte klimalar hem evlerde hem de iş yerlerinde günlük yaşamın önemli bir parçası haline geliyor. Ancak klima sistemlerinden beklenen verimin sağlanabilmesi için doğru kullanım alışkanlıklarının benimsenmesi büyük önem taşıyor.

Yaz döneminde klima sistemlerinin kullanımında Amerikan Isıtma, Soğutma ve İklimlendirme Mühendisleri Derneği (ASHRAE) tarafından belirlenen kriterlerin önemli bir referans niteliği taşıdığını belirten Üçay Mühendislik Akademi ve Operasyon Koordinatörü Yaşar Karakaya, iç ortam konforunun yalnızca sıcaklıkla değil; nem, hava akışı, sistem kapasitesi ve doğru kullanım alışkanlıklarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Karakaya, sözlerine şöyle devam etti: 

İdeal sıcaklık 23–26°C aralığında olmalı

“Yaz aylarında konforlu bir iç ortam için en önemli kriterlerden biri doğru sıcaklık ayarıdır. ASHRAE'nin önerdiği 23–26°C aralığı kullanıcı konforunu koruyor ve gereksiz enerji tüketiminin önüne geçiyor. Daha düşük sıcaklık ayarları ise elektrik tüketimini önemli ölçüde artırıyor.

Nem kontrolü yapılmalı

Ancak konforlu bir iç ortam oluşturmak yalnızca doğru sıcaklık ayarıyla mümkün olmuyor. Bağıl nemin de yüzde 40–60 seviyelerinde tutulması gerekiyor. Böylece iç mekânın daha sağlıklı ve dengeli hissedilmesi sağlanıyor. Çünkü yüksek nem hem ortamın daha bunaltıcı hissedilmesine neden oluyor hem de klima sistemlerinin verimini olumsuz etkiliyor.

Hava akışı doğru yönetilmeli

Sıcaklık ve nem kadar önemli bir diğer unsur ise hava dolaşımı. Kontrollü hava hareketiyle aynı sıcaklık seviyesinde bile daha serin bir algı oluşturmak mümkün. 

Klima sürekli açılıp kapatılmamalı

Klimanın sık sık açılıp kapatılması da kullanıcıların en sık yaptığı hatalar arasında yer alıyor. Enerji verimliliği için klimanın sabit sıcaklıkta ve dengeli şekilde çalıştırılmasını öneriyoruz. Bu kullanım şekli hem enerji tüketimindeki dalgalanmaları azaltıyor hem de nem kontrolünü daha etkin hale getiriyor.

Güneş yükünü azaltacak önlemler alınmalı

Doğrudan güneş ışığına maruz kalan yaşam alanlarında da klima sistemlerinin soğutma yükü artıyor. Perde ve gölgeleme uygulamalarıyla iç mekâna giren ısının azaltılması, klimanın daha az enerji tüketerek daha verimli çalışmasına katkı sağlıyor.

Bakım ihmal edilmemeli

Klima sistemlerinden yüksek verim alınabilmesi için düzenli bakımın da ihmal edilmemesi gerekiyor. Filtre temizliği, ısı değiştirici yüzeylerin bakımı ve hava kanallarının periyodik kontrolü; sistem performansını artırırken enerji tüketimini azaltıyor ve iç hava kalitesini koruyor.” dedi.

Üçay Mühendislik Hakkında

Temelleri 2000 yılında atılan Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş., enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklimlendirme, elektrik, mekanik, güneş enerjisi sistemleri (GES) ve elektrikli araç (EA) şarj hizmetleri alanlarında faaliyet göstermektedir. Bağlı ortaklığı Elaris ile elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği ve elektrikli şarj istasyonu satışı alanlarında da hizmet sunmaktadır. Merkezi İstanbul olan Üçay Mühendislik, Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 22’den fazla ilde 35’in üzerinde şube, depo ve showroom ile faaliyetlerine devam etmektedir. Kurulduğu günden bu yana 2 milyondan fazla bireysel ve kurumsal müşteriye mühendislik hizmeti sağlayan şirket, gelişmiş ERP altyapısıyla birbirine entegre çalışan şubeleri aracılığıyla yılda ortalama 30.000 müşteriye hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunmaya devam etmektedir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/yazin-klima-kullanirken-bu-onerilere-dikkat-6434.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/yazin-klima-kullanirken-bu-onerilere-dikkat-6434.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/yazin-klima-kullanirken-bu-onerilere-dikkat-6434-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/yazin-klima-kullanirken-bu-onerilere-dikkat-6434.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/yazin-klima-kullanirken-bu-onerilere-dikkat/359915/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:10:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bilişim 500'ün 2025 özet verileri açıklandı]]></title>
			<description><![CDATA[Bilişim Sektörü 1,6 Trilyon TL'ye Ulaştı, Büyüme Yavaşladı, Yapay Zekâ Hızlandı. Bilişim 500'ün 2025 yılı özet verilerine göre Türkiye'nin en büyük 500 bilişim şirketinin toplam geliri geçen yıla göre yüzde 40 artarak 1,6 trilyon TL'ye ulaştı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bilişim 500'ün 2025 özet verileri açıklandı

 

 

 


Bilişim 500'ün 2025 yılı özet verilerine göre Türkiye'nin en büyük 500 bilişim şirketinin toplam geliri geçen yıla göre yüzde 40 artarak 1,6 trilyon TL'ye ulaştı. Yapay zekâ gelirleri yüzde 58 artış gösterirken, Türkiye'de geliştirilen sektörel yazılımların gelirleri yüzde 35 büyüdü. Sıralamaya giren şirketlerin yalnızca yüzde 8'inin gelirini yüzde 100'ün üzerinde artırdığı sıralamada yılın en yüksek büyüme oranı, yüzde 323 olarak gerçekleşti.


Bilişim dünyasının yakından takip ettiği, bu yıl "Teknolojinin İpek Yolu Anadolu’dan Geçmeli!" temasıyla 27. kez gerçekleştirilen ‘Bilişim 500 – İLK BEŞYÜZ BİLİŞİM ŞİRKETİ Araştırması’nın 2025 yılı özet verileri açıklandı. Aralıksız olarak 27 yıldır gerçekleştirilen araştırma, şirketlerin sıralamadaki yerlerinin yanı sıra genel büyüme trendlerini, teknolojik dönüşüm alanlarını ve rekabet dinamiklerini somut verilerle ortaya koydu. Verilere göre 2025 yılında sektör büyümesini sürdürse de önceki yıllardaki ivmesini koruyamadı. 2023 yılında TL bazında yüzde 88 olan büyüme oranının iki yıl içinde yarıya inmesi, sektörün büyümesini sürdürdüğünü ancak önceki yıllara kıyasla daha ölçülü bir seyir izlediğini gösteriyor. Araştırmanın verilerine göre Türkiye'nin en büyük 500 bilişim şirketinin toplam geliri geçen yıla göre yüzde 40 artarak 1,6 trilyon TL'ye ulaştı.  

"Yapay zekâ artık yatırım kalemi değil, iş stratejisi"



Araştırmayı değerlendiren Bilişim Zirvesi Şirketi Araştırma ve Veri Hizmetlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Özlem Unan, yapay zekânın artık şirketlerin gündeminde değil, işlerinin merkezinde olduğunu söyledi. Unan, "2025 yılı verileri bize bilişim sektörünün büyümeye devam ettiğini ancak yatırım kararlarının daha seçici hale geldiğini gösteriyor. Buna rağmen yapay zekâ yatırımları hız kesmiyor. Yapay zekâ gelirleri geçen yıla göre yüzde 58 artarak teknoloji yatırımlarının yönünü belirleyen en önemli alanlardan biri haline geldi. Artık şirketler yapay zekâyı bir teknoloji yatırımı olarak değil, verimlilik, rekabet ve sürdürülebilir büyümenin temel unsuru olarak görüyor" dedi. 



Her 100 şirketten yalnızca 8'i yüzde 100 büyüyebildi

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de büyümenin şirketler arasında dengeli dağılmaması oldu. 2025 yılında Bilişim 500 listesinde yer alan şirketlerin yalnızca yüzde 8'i gelirlerini yüzde 100'ün üzerinde artırabilirken, yılın en yüksek büyüme oranı yüzde 323 olarak gerçekleşti. Bu tablo, sektörün büyümesini sürdürmesine rağmen hızlı büyüyen şirket sayısının belirgin şekilde azaldığını ortaya koydu. 

Türkiye'de geliştirilen sektörel yazılımların gelirleri geçen yıla göre yüzde 35 artarken, bu alandaki çözümler toplam yazılım gelirlerinin yüzde 67'sini oluşturdu. Finans, bankacılık, turizm ve savunma sanayine yönelik geliştirilen yerli yazılımlar, sektör büyümesinin en önemli taşıyıcıları arasında yer aldı.  

Yapay zekâ, yeni hizmet modellerini büyütüyor

Bu yıl ilk kez araştırmaya dahil edilen ‘Yönetilen Hizmetler’ kategorisi de sektörün gelişen alanlarından biri olarak öne çıktı. Toplam geliri 3 milyar TL'ye ulaşan bu kategorinin, yapay zekâ yatırımlarının hızlanması ve kurumların dış kaynak kullanımına yönelmesiyle birlikte önümüzdeki yıllarda bilişim sektörünün en hızlı büyüyen başlıklarından biri olması bekleniyor.

Özlem Unan, "Yapay zekânın yaygınlaşması yalnızca yazılım yatırımlarını değil; güçlü altyapı, bulut teknolojileri ve uzman insan kaynağı ihtiyacını da artırıyor. Bu nedenle yönetilen hizmetler artık şirketler için maliyet avantajı sağlayan bir model olmanın ötesine geçerek stratejik bir dönüşüm alanına dönüşüyor" değerlendirmesinde bulundu. 

Bu yıl "Teknolojinin İpek Yolu Anadolu'dan Geçmeli!" mottosuyla gerçekleştirilecek Bilişim 500, Türkiye'nin dijital ekonomide yalnızca takip eden değil, teknoloji üreten, yön veren ve bölgesel bir merkez olma vizyonunu sektörün ortak gündemine taşıyacak. Bilişim 500'ün 2025 yılı sonuçları, Tören Sponsoru KoçSistem, Araştırma Sponsoru Link Bilgisayar ve Yayın Sponsoru Odine'nin katkılarıyla 5 Ağustos'ta Grand Pera Tarihi Emek Sineması'nda düzenlenecek ödül töreninde kamuoyuyla paylaşılacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/bilisim-500-un-2025-ozet-verileri-aciklandi-849.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/bilisim-500-un-2025-ozet-verileri-aciklandi-849.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/bilisim-500-un-2025-ozet-verileri-aciklandi-849-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/bilisim-500-un-2025-ozet-verileri-aciklandi-849.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/bilisim-500-un-2025-ozet-verileri-aciklandi/359883/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:00:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Siber saldırılarda yapay zekâ etkisi dikkat çekiyor]]></title>
			<description><![CDATA[Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET,  Aralık 2025’ten Mayıs 2026’ya kadar ESET telemetrisinde gözlemlenen tehdit ortamı eğilimlerini ve ESET tehdit algılama ve araştırma uzmanlarının içgörülerini özetleyen 2026 Yılı İlk Yarı Tehdit Raporu’nu yayımladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Siber saldırılarda yapay zekâ etkisi dikkat çekiyor

Rapora göre 2026’nın ilk yarısı, saldırganların operasyonlarının verimliliğini ve ölçeklenebilirliğini nasıl geliştirmeye devam ettiklerini gösteriyor. Yapay zekâ (AI), bu gelişmede giderek daha önemli bir rol oynuyor. ESET, yapay zekâ ajanları tarafından kullanılan küçük işlevsel bileşenler olan yaklaşık 900 bin yapay zekâ becerisini analiz etti. On binlerce şüpheli ile binlerce açıkça kötü amaçlı örneği tespit etti. Yapay zekâ, kötü amaçlı yazılımların içinde de görülmeye başlıyor: ESET araştırmacıları, yürütme akışında üretken yapay zekâ kullanan bilinen ilk Android kötü amaçlı yazılımı olan PromptSpy’ı tespit etti.

 

ESET Tehdit Önleme Laboratuvarları Direktörü Jiří Kropáč “Saldırganlar, tamamen yeni yöntem ve araçlara güvenmek yerine, yerleşik teknikleri yeni platformlara, teknolojilere ve kullanıcı davranışlarına hızla uyarlamaktadır. Bu yeni ekosistemdeki yapay zekâ becerilerinin sayısı şu anda hızla artıyor ve bu da saldırı yüzeyini daha da genişletiyor. Öte yandan, PromptSpy gelecekteki tehditlerde esnekliğin artma potansiyelini gösteriyor – ancak LLM’lerde kötüye kullanıma karşı dâhil edilen koruma önlemleri, bu teknolojinin benimsenmesini muhtemelen yavaşlatıyor” açıklamasını yaptı. 

 

Yapay zekâ becerileri, bir AI ajanına hangi hizmetleri veya araçları kullanacağı ve hangi verilere erişeceği dâhil olmak üzere belirli bir görevi nasıl yerine getireceğini söyleyen küçük eklentiler veya talimat setleridir. Yayımlanan rapor, Mimikatz veya Impacket gibi üçüncü taraf hackleme araçlarını kullanan kötü amaçlı yapay zekâ becerileri ile kalıcılık mekanizması (JSON dosyası) oluşturmak üzere tasarlanmış şüpheli, kendini değiştiren beceriler ve kendini değiştirmeye yarayan bir araç (Python kodu) hakkındaki ayrıntıları ele alıyor. Bu durum, ajanın öngörülemez davranışlarına veya bir saldırgan tarafından kötüye kullanılmasına yol açabilir. Son olarak, güvenlik tarayıcıları olarak pazarlanan, sahte bir güvenlik hissi yaratan ancak yalnızca temel tarama tekniklerini uygulayan (1990’ların antivirüs araçları gibi) ya da VirusTotal’da hash’lerin, URL’lerin ve IP adreslerinin itibarını sorgulayan, zararsız ancak sorunlu beceriler de bulunmaktadır.

 

Sahte hata mesajlarından yararlanan bir sosyal mühendislik tekniği olan ClickFix, sahte CAPTCHA uyarılarının ötesine geçerek yapay zekâ temalı yardım sayfalarına, tarayıcı uzantılarına ve bulut kimlik doğrulama senaryolarına yayılmış durumda. AI-fix, saldırganların üretken yapay zekâya duyulan güveni nasıl istismar ettiğini göstermektedir; saldırganlar, yapay zekâ devlerinin alan adlarını kötüye kullanan sayfalarda, var olmayan sorunlara yönelik yapay zekâ tarafından üretilmiş sorun giderme içeriklerine ClickFix saldırı zincirlerini yerleştiriyor. ConsentFix ise kimlik bilgilerini çalma gereği duymadan bulut hesaplarını ele geçirmek için ClickFix tarzı etkileşimi OAuth yetkilendirme suistimaliyle birleştiren ve genellikle çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlayarak tamamen meşru oturum açma iş akışlarına dayanan, token hırsızlığına doğru bir evrimi vurgulamaktadır. ESET’in bu vektöre ilişkin tespitleri, 2025’in ikinci yarısı ile 2026’nın ilk yarısı arasında iki katından fazla artmış olup, bu durum faaliyetlerin devam ettiğini ve saldırganların uyum sağladığını göstermektedir.

QR kodu kimlik avı rekor seviyelere ulaştı

Oltalama kampanyaları da kullanıcı davranışlarına yanıt olarak gelişiyor. “Quishing” olarak da bilinen QR kodu oltalama, ESET telemetri verilerinde rekor seviyelere ulaştı saldırganlar, denetimleri atlatmak ve kullanıcı etkileşimini mobil cihazlara kaydırmak için QR kodlarına kötü amaçlı bağlantılar yerleştiriyor, aynı zamanda birçok kişinin kare desenli barkodlara duyduğu örtük güveni istismar ediyor. 2026 yılının ilk yarısında tespit edilen tüm kimlik avı e-postalarının yaklaşık yüzde 11’i QR kodlarını kullanıyordu ve QR kodu kimlik avı tehditleri en çok ABD’de (tespitlerin yüzde19’u), İspanya’da (yüzde17) ve Meksika’da (yüzde 6) yaygındı.

Fidye saldırıları devam ediyor

Fidye yazılımı faaliyetlerinde herhangi bir yavaşlama belirtisi görülmedi; saldırılar sırasında güvenlik yazılımlarını devre dışı bırakmak üzere tasarlanmış EDR katilleri kullanımına devam edildi. ESET Research, gerçek ortamda kullanılan 100'den fazla farklı EDR katili belgeledi ve yeni varyantlar düzenli olarak ortaya çıkmaya devam ediyor. 2026 yılının ilk yarısında fidye yazılımı saldırılarının sayısı artmaya devam etse de ödeme yapmaya istekli kurbanların sayısı tüm zamanların en düşük seviyesine ulaştı. Son zamanlarda yayımlanan üç sektör raporu, ödeme yapan kurbanların oranının yüzde 14–28 arasında olduğunu bildirerek bu düşüş eğilimini doğruladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/siber-saldirilarda-yapay-zeka-etkisi-dikkat-cekiyor-3624.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/siber-saldirilarda-yapay-zeka-etkisi-dikkat-cekiyor-3624.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/siber-saldirilarda-yapay-zeka-etkisi-dikkat-cekiyor-3624-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/siber-saldirilarda-yapay-zeka-etkisi-dikkat-cekiyor-3624.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/siber-saldirilarda-yapay-zeka-etkisi-dikkat-cekiyor/359880/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:30:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[3D teknolojileriyle yapılabilecek 10 yeni iş alanı]]></title>
			<description><![CDATA[Yapay zekânın ardından dünyanın en hızlı büyüyen teknolojileri arasında gösterilen 3D baskı ve eklemeli imalat; yalnızca üretim yöntemlerini değil, geleceğin mesleklerini de yeniden şekillendiriyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[3D teknolojileriyle yapılabilecek 10 yeni iş alanı

 


Yapay zekânın ardından dünyanın en hızlı büyüyen teknolojileri arasında gösterilen 3D baskı ve eklemeli imalat; yalnızca üretim yöntemlerini değil, geleceğin mesleklerini de yeniden şekillendiriyor. Savunma ve havacılıktan otomotive, sağlıktan medikale, enerjiden kalıpçılığa kadar birçok sektörde hızla yaygınlaşan bu teknoloji, üniversite adayları ve kariyerini yüksek teknoloji odaklı alanlarda şekillendirmek isteyen gençler için önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye'de bu dönüşüme dikkat çekmek amacıyla 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek 3D Baskı Teknolojileri ve Katmanlı Üretim Fuarı (Expo3D İstanbul), sektör profesyonellerini, yatırımcıları, akademisyenleri ve gençleri aynı çatı altında buluşturmaya hazırlanıyor.


Eklemeli imalat teknolojilerinin yalnızca üretim anlayışını değil, kariyer planlamasını da değiştirdiğini belirten Expo3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, "Dünyada üretim anlayışı yapay zekâ, otomasyon ve dijital üretim teknolojileriyle yeniden şekillenirken, gelecekte yalnızca mühendislere değil; 3D tasarım, dijital üretim, ileri malzeme teknolojileri, tersine mühendislik, kalite yönetimi, medikal üretim ve sürdürülebilir üretim gibi alanlarda uzmanlaşmış nitelikli insan kaynağına olan ihtiyaç da hızla artacak. 



Üniversite tercihinde bulunacak gençlerin yalnızca bugünün popüler mesleklerine değil, önümüzdeki 10-20 yılın üretim teknolojilerine odaklanmaları gerekiyor. Eklemeli imalat; mühendislikten tasarıma, sağlık teknolojilerinden savunma sanayiine kadar çok geniş bir alanda yeni kariyer fırsatları sunuyor. Dijital üretim çağında rekabet avantajı elde etmek isteyen hem bireylerin hem de kurumların bu dönüşüme bugünden hazırlanması büyük önem taşıyor” dedi.



3D TEKNOLOJİLERİYLE YAPILABİLECEK 10 YENİ İŞ ALANI

Yıldırım Ünverdi, geleceğin öne çıkacak 3D mesleklerini; dijital tasarım süreçlerini yöneten 3D Tasarım Uzmanı, üretim süreçlerini yöneten 3D Yazıcı Operatörü, katmanlı üretim teknolojileri geliştiren Eklemeli İmalat Mühendisi, kişiye özel protez ve implant üretimi yapan Medikal 3D Baskı Uzmanı, üç boyutlu proje ve maketler hazırlayan Mimari Görselleştirme ve Maket Tasarımcısı, kişiselleştirilmiş moda ve takı ürünleri geliştiren 3D Moda ve Takı Tasarımcısı, 3D tabanlı eğitim materyalleri geliştiren Eğitim Teknolojileri Uzmanı, şirketlerin dijital üretim dönüşümüne rehberlik eden 3D Baskı Danışmanı, çevre dostu malzeme ve üretim süreçleri geliştiren Geri Dönüşüm ve Sürdürülebilir Üretim Uzmanı ile 3D teknolojilerine yönelik eğitim ve dijital içerikler hazırlayan 3D İçerik Üreticisi ve Eğitmeni olarak sıraladı.

Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuarda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor. Yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmine katkı sağlaması amaçlanan organizasyon, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı ile akademik bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle bir araya getirecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/3d-teknolojileriyle-yapilabilecek-10-yeni-is-alani-5564.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/3d-teknolojileriyle-yapilabilecek-10-yeni-is-alani-5564.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/3d-teknolojileriyle-yapilabilecek-10-yeni-is-alani-5564-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/3d-teknolojileriyle-yapilabilecek-10-yeni-is-alani-5564.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/3d-teknolojileriyle-yapilabilecek-10-yeni-is-alani/359864/</link>
			<pubDate>Sat, 18 Jul 2026 21:10:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Siber suçlular yaz sezonunu açtı]]></title>
			<description><![CDATA[Seyahat dolandırıcılığı, siber suçlular için para kazanma yollarından biri. Tatillerini planlayanların  bu tür dolandırıcılıklara karşı dikkatli olmaları gerekiyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Siber suçlular yaz sezonunu açtı

 

En yaygın tatil rezervasyonu dolandırıcılığı türleri  arasında konaklama, uçak biletleri, spor gezileri, devre mülkler yer alıyor. Dolandırıcılar sahte web siteleri kurup, web sitelerinde ve sosyal medyada sahte reklamlar yayımlıyorlar.

 

Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET internette karşılaşabileceğiniz dolandırıcılıklara yönelik uyarılarını paylaştı. Sahte ücretsiz seyahatlerden sahte kiralık evlere kadar hem seyahatlerinizden önce hem de seyahatleriniz sırasında karşılaşabileceğiniz bazı tehditleri ve bu tehditlere karşı hangi önlemleri alabileceğinizi sıraladı.

 

En yaygın dolandırıcılık türleri

İndirimli biletler veya tatiller. Siber suçlular bazen tatiller, uçuşlar, oteller ve diğer paketler için çok indirimli fırsatlar sunarlar. Bu durumda, biletler yasal olabilir ancak indirimli olmalarının nedeni çalıntı kartlarla veya ele geçirilmiş sadakat hesaplarıyla satın alınmış olmalarıdır. Sosyal medya, spam e-postalar ve hatta robot telefon aramaları aracılığıyla reklamları yapılabilir. 

Sahte kiralık evler. İnternet üzerinden kiralanan yazlık evlerin ticareti giderek artıyor. Dolandırıcılar genellikle yasal kiralama veya ilan sitelerine kendi ilanlarını eklerler. Bu mülkler ya mevcut değil veya kiralık değil ya da siz gittiğinizde iki defa kiralanmış olacaktır. Kiralık evinizi sahte ilanlara karşı koruma sağlayan özel saygın siteler üzerinden rezerve edin.

Klon siteleri. Kimlik avı e-postaları, metinleri ve aramaları veya çevrimiçi reklamlar da kurbanları, yasal olanları taklit etmek için tasarlanmış sahte havayolu, tatil veya karşılaştırma sitelerini ziyaret etmeye yönlendirebilir. Mağdurlara sahte onay e-postaları veya rezervasyon referansları gönderilir. Birçoğu dolandırıldıklarını ancak check-in masasına geldiklerinde fark eder.

Ücretsiz tatiller. Mağdurlarla, hiç katılmadıkları bir çekiliş aracılığıyla tatil kazandıklarını iddia eden istenmeyen e-postalar, aramalar veya mesajlar yoluyla iletişime geçilir. Eğer cevap verirlerse dolandırıcılar 'ücretsiz' tatillerine hak kazanmak için tatil ücretinin bir kısmını ödemelerini isterler. 

Uluslararası seyahat belgeleri konusunda 'yardım'.  Bazı siteler, mağdurların seyahat vizesi, pasaport, uluslararası sürüş izni veya diğer belgeleri kolayca çıkartmalarına yardımcı olduklarını iddia ederler. Ancak genellikle ücretsiz olan bu hizmetler için son derece yüksek ücretler talep ederler. Ortaya çıkan belgenin sahte olma ihtimali çok yüksektir.

Charter uçuş dolandırıcılığı. Dolandırıcılar ayrıca kurbanları cezbetmek için genellikle konaklama ile birlikte verilen özel uçak kiralama paketlerini de kullanırlar. Yine parayı alıp ortadan kaybolacaklar ve sizi ortada bırakacaklar.

Wi-Fi tehditleri. Bir kere yola çıktınız mı risklerin sonu gelmez. Yoldayken havaalanında, kafede veya başka bir kamusal alandaysanız ücretsiz halka açık Wi-Fi kullanarak banka veya diğer hesaplarınıza giriş yapmayın. En azından bağlantınızı şifreleyen ve sizi kişisel verilerinizi çalmak isteyebilecek kişilerden koruyan saygın bir sanal özel ağ (VPN) hizmeti kullanın. Ücretsiz Wi-Fi'dan kaçınmanız gerekir çünkü belki de farkında olmadan parolalarınızı ve kişisel, finansal verilerinizi çalmak için web oturumunuzu dinlemek isteyen siber suçlular tarafından kurulmuş sahte bir erişim noktasına bağlanıyor olabilirsiniz. Wi-Fi noktası gerçek olsa bile bilgisayar korsanları çevrimiçi etkinliğinizi gözetlemek için aynı ağda gizleniyor olabilir. 

 

Tatil dolandırıcılıklarından korunmanın 8 yolu


	Araştırmadan asla rezervasyon yapmayın. Otel, acente ve kiralama siteleriyle ilgili yorumları kontrol edin. Firma ismini aratın, dolandırıcılık şikâyeti olup olmadığına bakın.
	İstenmeyen mesajlara yanıt vermeyin. E-posta, SMS ya da reklamlardaki bağlantılara tıklamayın. Firma ile resmî web sitesinden iletişime geçin.
	Şüpheli ödeme yöntemlerinden uzak durun. Kripto para, havale, hediye kartı ya da para transfer uygulamaları ile ödeme yapmayın. Bu yollarla yapılan ödemelerde paranızın izini sürmek imkânsızdır.
	Site URL’sini kontrol edin. Yazım hatası, eksik harf ya da garip alan adları, sahte site işareti olabilir.
	Güvence sertifikalarını kontrol edin. Uçuş rezervasyonlarında ATOL gibi resmi sigorta sistemleriyle korunan şirketleri tercih edin.
	Çok iyi fiyatlar genelde gerçek değildir. Piyasa ortalamasının çok altındaki fırsatlar genellikle dolandırıcılıktır. “Gerçek olamayacak kadar iyi” tekliflerden uzak durun.
	VPN kullanın, halka açık Wi-Fi’dan kaçının. Halka açık internet bağlantıları üzerinden banka hesabınıza girmeyin. Mutlaka güvenilir bir VPN hizmetiyle bağlanın.
	Halka Açık USB Şarj Cihazlarını Kullanmayın. Juice jacking'e karşı kişisel şarj adaptörünüzü taşıyın. Tanımadığınız kablolarla telefonunuzu şarj etmeyin.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/siber-suclular-yaz-sezonunu-acti-9164.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/siber-suclular-yaz-sezonunu-acti-9164.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/siber-suclular-yaz-sezonunu-acti-9164-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/siber-suclular-yaz-sezonunu-acti-9164.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/siber-suclular-yaz-sezonunu-acti/359838/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:54:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yapay zekâ siber saldırılarda çarpan etkisi yaratıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET,  Aralık 2025’ten Mayıs 2026’ya kadar ESET telemetrisinde gözlemlenen tehdit ortamı eğilimlerini ve ESET tehdit algılama ve araştırma uzmanlarının içgörülerini özetleyen 2026 Yılı İlk Yarı Tehdit Raporu’nu yayımladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yapay zekâ siber saldırılarda çarpan etkisi yaratıyor 

Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET,  Aralık 2025’ten Mayıs 2026’ya kadar ESET telemetrisinde gözlemlenen tehdit ortamı eğilimlerini ve ESET tehdit algılama ve araştırma uzmanlarının içgörülerini özetleyen 2026 Yılı İlk Yarı Tehdit Raporu’nu yayımladı. 

Rapora göre 2026’nın ilk yarısı, saldırganların operasyonlarının verimliliğini ve ölçeklenebilirliğini nasıl geliştirmeye devam ettiklerini gösteriyor. Yapay zekâ (AI), bu gelişmede giderek daha önemli bir rol oynuyor. ESET, yapay zekâ ajanları tarafından kullanılan küçük işlevsel bileşenler olan yaklaşık 900 bin yapay zekâ becerisini analiz etti. On binlerce şüpheli ile binlerce açıkça kötü amaçlı örneği tespit etti. Yapay zekâ, kötü amaçlı yazılımların içinde de görülmeye başlıyor: ESET araştırmacıları, yürütme akışında üretken yapay zekâ kullanan bilinen ilk Android kötü amaçlı yazılımı olan PromptSpy’ı tespit etti.

 

ESET Tehdit Önleme Laboratuvarları Direktörü Jiří Kropáč “Saldırganlar, tamamen yeni yöntem ve araçlara güvenmek yerine, yerleşik teknikleri yeni platformlara, teknolojilere ve kullanıcı davranışlarına hızla uyarlamaktadır. Bu yeni ekosistemdeki yapay zekâ becerilerinin sayısı şu anda hızla artıyor ve bu da saldırı yüzeyini daha da genişletiyor. Öte yandan, PromptSpy gelecekteki tehditlerde esnekliğin artma potansiyelini gösteriyor – ancak LLM’lerde kötüye kullanıma karşı dâhil edilen koruma önlemleri, bu teknolojinin benimsenmesini muhtemelen yavaşlatıyor” açıklamasını yaptı. 

Yapay zekâ becerileri, bir AI ajanına hangi hizmetleri veya araçları kullanacağı ve hangi verilere erişeceği dâhil olmak üzere belirli bir görevi nasıl yerine getireceğini söyleyen küçük eklentiler veya talimat setleridir. Yayımlanan rapor, Mimikatz veya Impacket gibi üçüncü taraf hackleme araçlarını kullanan kötü amaçlı yapay zekâ becerileri ile kalıcılık mekanizması (JSON dosyası) oluşturmak üzere tasarlanmış şüpheli, kendini değiştiren beceriler ve kendini değiştirmeye yarayan bir araç (Python kodu) hakkındaki ayrıntıları ele alıyor. Bu durum, ajanın öngörülemez davranışlarına veya bir saldırgan tarafından kötüye kullanılmasına yol açabilir. Son olarak, güvenlik tarayıcıları olarak pazarlanan, sahte bir güvenlik hissi yaratan ancak yalnızca temel tarama tekniklerini uygulayan (1990’ların antivirüs araçları gibi) ya da VirusTotal’da hash’lerin, URL’lerin ve IP adreslerinin itibarını sorgulayan, zararsız ancak sorunlu beceriler de bulunmaktadır.

Sahte hata mesajlarından yararlanan bir sosyal mühendislik tekniği olan ClickFix, sahte CAPTCHA uyarılarının ötesine geçerek yapay zekâ temalı yardım sayfalarına, tarayıcı uzantılarına ve bulut kimlik doğrulama senaryolarına yayılmış durumda. AI-fix, saldırganların üretken yapay zekâya duyulan güveni nasıl istismar ettiğini göstermektedir; saldırganlar, yapay zekâ devlerinin alan adlarını kötüye kullanan sayfalarda, var olmayan sorunlara yönelik yapay zekâ tarafından üretilmiş sorun giderme içeriklerine ClickFix saldırı zincirlerini yerleştiriyor. ConsentFix ise kimlik bilgilerini çalma gereği duymadan bulut hesaplarını ele geçirmek için ClickFix tarzı etkileşimi OAuth yetkilendirme suistimaliyle birleştiren ve genellikle çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlayarak tamamen meşru oturum açma iş akışlarına dayanan, token hırsızlığına doğru bir evrimi vurgulamaktadır. ESET’in bu vektöre ilişkin tespitleri, 2025’in ikinci yarısı ile 2026’nın ilk yarısı arasında iki katından fazla artmış olup, bu durum faaliyetlerin devam ettiğini ve saldırganların uyum sağladığını göstermektedir.

QR kodu kimlik avı rekor seviyelere ulaştı

Oltalama kampanyaları da kullanıcı davranışlarına yanıt olarak gelişiyor. “Quishing” olarak da bilinen QR kodu oltalama, ESET telemetri verilerinde rekor seviyelere ulaştı saldırganlar, denetimleri atlatmak ve kullanıcı etkileşimini mobil cihazlara kaydırmak için QR kodlarına kötü amaçlı bağlantılar yerleştiriyor, aynı zamanda birçok kişinin kare desenli barkodlara duyduğu örtük güveni istismar ediyor. 2026 yılının ilk yarısında tespit edilen tüm kimlik avı e-postalarının yaklaşık yüzde 11’i QR kodlarını kullanıyordu ve QR kodu kimlik avı tehditleri en çok ABD’de (tespitlerin yüzde 19’u), İspanya’da (yüzde 17) ve Meksika’da (yüzde 6) yaygındı.

Fidye saldırıları devam ediyor

Fidye yazılımı faaliyetlerinde herhangi bir yavaşlama belirtisi görülmedi; saldırılar sırasında güvenlik yazılımlarını devre dışı bırakmak üzere tasarlanmış EDR katilleri kullanımına devam edildi. ESET Research, gerçek ortamda kullanılan 100'den fazla farklı EDR katili belgeledi ve yeni varyantlar düzenli olarak ortaya çıkmaya devam ediyor. 2026 yılının ilk yarısında fidye yazılımı saldırılarının sayısı artmaya devam etse de ödeme yapmaya istekli kurbanların sayısı tüm zamanların en düşük seviyesine ulaştı. Son zamanlarda yayımlanan üç sektör raporu, ödeme yapan kurbanların oranının yüzde 14–28 arasında olduğunu bildirerek bu düşüş eğilimini doğruladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/yapay-zeka-siber-saldirilarda-carpan-etkisi-yaratiyor-8666.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/yapay-zeka-siber-saldirilarda-carpan-etkisi-yaratiyor-8666.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/yapay-zeka-siber-saldirilarda-carpan-etkisi-yaratiyor-8666-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/07/yapay-zeka-siber-saldirilarda-carpan-etkisi-yaratiyor-8666.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/yapay-zeka-siber-saldirilarda-carpan-etkisi-yaratiyor/359815/</link>
			<pubDate>Thu, 09 Jul 2026 07:05:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Akıllı Telefonda Yerli Üretim İçin Potansiyel Var, Destek Şart]]></title>
			<description><![CDATA[2025 yılında IMEI kaydı yapılan yaklaşık 11,7 milyon adet akıllı telefonun yalnızca 5,27 milyon adedi yerli üretimden oluştu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Akıllı Telefonda Yerli Üretim İçin Kritik Eşik | Potansiyel Var, Destek Şart

Türkiye, yıllık 14,8 milyon adetlik akıllı telefon üretim kapasitesiyle bölgesinin önemli üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Buna rağmen 2025 yılında IMEI kaydı yapılan yaklaşık 11,7 milyon adet akıllı telefonun yalnızca 5,27 milyon adedi yerli üretimden oluşurken, sektörün kapasite kullanım oranı yüzde 35,7 seviyesinde kaldı.



Son yıllarda birçok küresel teknoloji markasının Türkiye'de üretim yatırımı gerçekleştirmesi, ülkenin üretim altyapısına duyulan güvenin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Ancak bu yatırımların sürdürülebilir ekonomik değere dönüşebilmesi için mevcut kapasitenin daha verimli kullanılması, yüksek katma değerli üretimin teşvik edilmesi ve yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi kritik önem taşıyor.

General Mobile İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlkay Cihaner, Türkiye'nin son yıllarda akıllı telefon üretiminde önemli bir üretim kabiliyeti geliştirdiğini ancak mevcut potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilemediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye son yıllarda akıllı telefon üretiminde önemli bir altyapı ve bilgi birikimi oluşturdu. General Mobile olarak yüzde 70'e varan yerlilik oranına ulaşırken, yıllık 4,2 milyon adet üretim kapasitesine sahip tesisimizle hem kendi markamız hem de farklı markalar için üretim gerçekleştirebiliyoruz. Ancak sektör genelinde kurulu kapasitenin önemli bölümü atıl durumda bulunuyor. Mevcut kapasitenin daha verimli kullanılması, yerli üretimi destekleyecek politikaların hayata geçirilmesi ve teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi halinde Türkiye'de yaratılan katma değer önemli ölçüde artabilir. Bu sayede hem yatırımların sürdürülebilirliği sağlanabilir hem de elektronik üretiminde oluşan bilgi birikimi daha geniş bir sanayi ekosistemine yayılabilir.”



5G dönüşümü için finansmana erişimin ulaşılabilir olması gerekiyor

Türkiye'nin 5G dönüşüm sürecine güçlü şekilde hazırlandığını belirten Cihaner, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre 5G mobil abone sayısının yaklaşık 42 milyona ulaştığını ifade etti.

“Bu sayı, Türkiye'de tüketicilerin yeni nesil haberleşme teknolojilerine adaptasyonunun son derece güçlü olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde 5G'nin yaygınlaşmasıyla birlikte tüketicilerin bu teknolojiden tam anlamıyla faydalanabilmesi için 5G destekli yeni nesil cihazlara erişimin kolaylaştırılması gerekiyor.

Bugün 12 ay vadeli tüketici kredilerinde uygulanan 20 bin TL üst sınır, yaklaşık 39 bin TL seviyesine ulaşan ortalama akıllı telefon fiyatlarının oldukça gerisinde kalmış durumda. Mevcut düzenleme tüketicilerin yeni teknolojilere erişimini zorlaştırırken, iç pazardaki talebi de baskılıyor. Türkiye'nin 5G dönüşümünü hızlandırabilmesi ve tüketicilerin yeni nesil teknolojilere erişiminin önünün açılabilmesi için kredi üst limitlerinin günümüz piyasa koşullarına uygun şekilde en az 40 bin TL seviyesine çıkarılmasının değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.


Bununla birlikte sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında yenilenmiş akıllı telefonlarda uygulanan 12 ay kredi kartı taksit imkanının, yerli üretim 5G akıllı telefonlar için de değerlendirilmesi önemli bir kaldıraç etkisi yaratacaktır. Böyle bir düzenleme, tüketicilerin yeni nesil teknolojilere erişimini kolaylaştırırken, 5G cihazların geleneksel satış kanalları başta olmak üzere daha geniş bir noktada ulaşılabilirliğini ve tercih edilebilirliğini artıracaktır. Bu sayede yerli üretim desteklenirken, 5G cihaz penetrasyonunun ve Türkiye'nin dijital dönüşüm hızının artmasına da önemli katkı sağlanacaktır.”

Yerli üretime yönelik vergi teşvikleri kayıt dışılığı azaltabilir

Akıllı telefonların artık lüks tüketim ürünü değil, günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini belirten Cihaner, mevcut vergi yapısının hem tüketiciyi hem de yerli üreticiyi zorladığını ifade etti.

“Bugün akıllı telefonlar eğitimden sağlığa, bankacılık işlemlerinden kamu hizmetlerine, iş hayatından sosyal yaşama kadar hayatın her alanında kullanılan temel ihtiyaç ürünlerinden biri haline geldi. Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş İnsanları Derneği'nin (MOBİSAD) paylaştığı verilere göre sektörde kayıt dışılık oranı yüzde 35 seviyelerine ulaşmış durumda. Bu oran dikkate alındığında, her yıl yaklaşık 3 ila 3,5 milyon adet cihazın kayıt dışı yollarla ülkeye girdiği ve bunun ülke ekonomisinde yaklaşık 2,6 milyar dolarlık ekonomik kayba neden olduğu hesaplanıyor.

Yerli üretimi yapılan cihazlara yönelik vergi indirimi veya belirli vergi istisnalarının hayata geçirilmesi, hem tüketicilerin teknolojiye erişimini kolaylaştıracak hem de talebi canlandıracaktır. Böyle bir uygulamanın yalnızca Türkiye'de üretilen cihazları kapsaması halinde yerli üretim teşvik edilirken kayıt dışılığın azaltılması da mümkün olabilir. Bunun sonucunda kapasite kullanım oranları yükselirken sektörün ekonomiye sağlayacağı katkı da önemli ölçüde artacaktır.”

Yüksek teknoloji üretimi için 200 dolar gözetim uygulaması güncellenmeli

Akıllı telefon ithalatında uygulanan 200 dolar seviyesindeki gözetim uygulamasının günümüz maliyet yapısını yansıtmadığını belirten Cihaner, özellikle yapay zeka yatırımlarının elektronik sektöründe önemli maliyet değişimlerine neden olduğunu söyledi.

“Yapay zeka yatırımları ile yüksek bant genişlikli belleklere yönelik küresel talep son derece hızlı arttı. Veri merkezleri ve yapay zeka altyapı yatırımları nedeniyle tüketici elektroniğinde kullanılan belleklerde arz baskısı oluşurken, bazı ürün gruplarında bellek maliyetleri geçen yıla göre altı kata kadar yükseldi.

Bugün birçok akıllı telefonda bellek maliyetinin toplam cihaz maliyetinin yaklaşık yüzde 50'sine kadar ulaştığını görüyoruz. Bu durum ürün maliyet yapısını önemli ölçüde değiştirmiş durumda. Mevcut 200 dolar seviyesindeki gözetim uygulaması üreticileri ağırlıklı olarak giriş ve giriş-orta segment ürünlere yönlendirirken, daha yüksek teknoloji içeren ürünlerin Türkiye'de üretilmesini yeterince teşvik etmiyor.

Gözetim uygulamasının en az 300 dolar seviyesine çıkarılması, daha geniş ürün segmentlerinin Türkiye'de üretilmesine, yüksek katma değerli yatırımların artmasına ve Türkiye'nin teknoloji üretimindeki rekabet gücünün güçlenmesine katkı sağlayacaktır.”
 

Türkiye, değişen küresel tedarik zincirlerinde önemli bir konuma sahip

Küresel şirketlerin son yıllarda üretim ve tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye yöneldiğini belirten Cihaner, Türkiye'nin bu dönüşümden faydalanabilecek en güçlü ülkelerden biri olduğunu ifade etti.

“Doğu ile Batı arasında değişen jeopolitik dengeler ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm, Türkiye için önemli fırsatlar sunuyor. Avrupa pazarına yakınlığımız, Gümrük Birliği avantajımız, güçlü lojistik altyapımız, yetişmiş iş gücümüz ve üretim kabiliyetimiz sayesinde Türkiye teknoloji yatırımları açısından stratejik bir merkez konumunda bulunuyor.

Özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarlarına erişim açısından sahip olduğumuz avantajlar yeni teknoloji yatırımlarının ülkemize çekilmesinde önemli rol oynayabilir. Bugün kurulu bulunan üretim kapasitesinin daha verimli kullanılması yalnızca iç pazarın ihtiyaçlarını karşılamak için değil, Türkiye'nin bölgesel teknoloji üretim ve ihracat üssü haline gelmesi için de önemli bir fırsat sunuyor.”

Kritik haberleşme teknolojilerinde yerli üretim stratejik önem taşıyor

Günümüzde telekom altyapılarının enerji ve savunma sistemleri kadar kritik hale geldiğini belirten Cihaner, birçok ülkenin haberleşme ekipmanlarını artık yalnızca ticari ürün olarak değil, stratejik milli güvenlik unsuru olarak değerlendirdiğine dikkat çekti.

“Hindistan başta olmak üzere birçok ülke kritik haberleşme altyapılarında güvenilir tedarikçi modellerini destekliyor ve yerli üretimi teşvik ediyor. Avrupa'da da telekom altyapıları artık yalnızca maliyet perspektifiyle değil, siber güvenlik ve stratejik bağımsızlık perspektifiyle değerlendiriliyor.

Türkiye'nin de sahip olduğu üretim altyapısını yalnızca akıllı telefonlarla sınırlamaması gerekiyor. Modemler, fiber erişim ekipmanları, kurumsal ağ çözümleri ve IoT haberleşme ürünleri gibi kritik teknolojilerde yerli üretimin teşvik edilmesi hem dışa bağımlılığı azaltacak hem de ülkemizin siber güvenlik ve milli teknoloji hedeflerine katkı sağlayacaktır.

Akıllı telefon üretiminde uygulanan gözetim mekanizmasına benzer şekilde, kritik haberleşme ekipmanlarında da yerli üretimi destekleyecek gözetim uygulamalarının ve gümrük politikalarının değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu sayede Türkiye yalnızca tüketici elektroniğinde değil, stratejik haberleşme teknolojilerinde de bölgesel üretim merkezi haline gelebilir.”

Güçlü bir yan sanayi ekosistemi yeni yatırımların önünü açabilir

Türkiye'de akıllı telefon üretimiyle oluşan bilgi birikiminin elektronik sektörünün diğer alanlarına da yayılabileceğini belirten Cihaner, yerli tedarik ekosisteminin güçlendirilmesinin kritik önemde olduğunu söyledi.

“Bugün otomotiv sektöründe güçlü bir yan sanayi yapısı bulunuyor. Benzer bir dönüşümün elektronik sektöründe de gerçekleşmesi gerekiyor. Elektronik bileşenler, mekanik parçalar ve diğer kritik komponentlerde yerli üretimin artırılması yalnızca akıllı telefon sektörüne değil, otomotiv elektroniğinden IoT cihazlarına kadar birçok farklı sektöre katkı sağlayacaktır.

Türkiye'nin sahip olduğu üretim altyapısı ve mühendislik kabiliyeti doğru inisiyatiflerle desteklendiğinde yalnızca tüketen değil, teknoloji geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke konumunu daha da güçlendirebilir.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/06/akilli-telefonda-yerli-uretim-icin-potansiyel-var-destek-sart-4907.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/06/akilli-telefonda-yerli-uretim-icin-potansiyel-var-destek-sart-4907.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/06/akilli-telefonda-yerli-uretim-icin-potansiyel-var-destek-sart-4907-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/06/akilli-telefonda-yerli-uretim-icin-potansiyel-var-destek-sart-4907.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/akilli-telefonda-yerli-uretim-icin-potansiyel-var-destek-sart/359746/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 10:27:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yeni nesil kimlik avı saldırıları parolaya ihtiyaç duymuyor]]></title>
			<description><![CDATA[Microsoft’un meşru kimlik doğrulama akışını altüst eden bir kimlik avı olan EvilTokens, saldırganların parolaları çalmadan veya sahte giriş sayfaları oluşturmadan hesaplara sızmasına olanak tanıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EvilTokens, parola çalmadan hesapları ele geçiriyor

 


Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, EvilTokens’ı kullanan saldırıların nasıl gerçekleştiğini inceledi. Kullanıcıların dikkat etmeleri gereken noktalara dikkat çekti, güvenliklerini nasıl sağlayabileceklerine yönelik önerilerini paylaştı. 


EvilTokens, Microsoft 365 hesaplarını ele geçirmek üzere geliştirilmiş bir kimlik avı hizmeti kiti. Bu kiti kullanan saldırılar, cihaz kodu kimlik avına dayandığından, kurbanların parolalarını girecekleri gerçek oturum açma sayfalarının ikna edici kopyalarına ihtiyaç duymuyorlar. Bunun yerine saldırganlar, kurbanı gerçek bir Microsoft oturum açma sayfasında iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) dâhil olmak üzere meşru bir kimlik doğrulama sürecini tamamlamaya yönlendiriyor. 

Siber suçlular tarafından hızla benimsenen bu araç setinin 2026 yılının Mart ayında çeşitli ülkelerdeki 340’tan fazla kuruluşu hedef alan bir kampanya da dâhil olmak üzere, bir dizi hesap ele geçirme ve kurumsal e-posta dolandırıcılığı (BEC) saldırısında kullanıldığı tespit edildi. 

EvilTokens’ı kullanan saldırılar nasıl gerçekleşiyor?


	Saldırının öncesinde, kötü niyetli kişilerin önce hedef hesabın aktif olup olmadığını doğruladığı bir “keşif” aşaması yer alır. Microsoft, bu keşif aşamasının gerçek kimlik avı girişiminden 10 ila 15 gün önce gerçekleştirildiğini gözlemlemiştir.
	Mağdur, genellikle fatura, paylaşılan belge, takvim daveti veya SharePoint erişim isteği gibi görünen bir e-posta veya mesaj alır. Yem, güvenilir bir markayı taklit eden bir tuzak sayfası ile birlikte “Görüntülemek için doğrulayın” veya “İmza gereklidir” gibi basit ifadelerden oluşur. 
	Kurban bağlantıya tıkladığında, sayfa Microsoft’tan bir kod ister. Kod yalnızca 15 dakika boyunca geçerlidir; bu nedenle burada zaman ve zamanlama hayati önem taşır.
	Sayfa, kurbana kodu gösterir ve onu Microsoft’un gerçek microsoft.com/devicelogin oturum açma portalına yönlendirir. İşin püf noktası, kodun saldırganının oturumuna ait olmasıdır; bu nedenle kurban, farkında olmadan kendi cihazını değil, saldırganın cihazını yetkilendirir.
	Geçerli bir oturum açma bilgisi algıladığında Microsoft, saldırgan tarafından açılan oturuma erişim ve yenileme jetonları verir. Sisteme girdikten sonra suçlular, kurumsal e-postalara, dosyalara, Teams’e, SharePoint’e, OneDrive’a ve diğer Microsoft 365 kaynaklarına erişebilir ve verileri sızdırabilir ya da BEC saldırıları hazırlayabilir. Bu nedenle finans, İK, lojistik ve satış hesapları saldırganların büyük ilgisini çekmektedir. 


EvilTokens’tan korunmak için öenmli ipuçları


	Kimlik doğrulama kodu için gelen beklenmedik talepleri şüpheli olarak değerlendirin. Hiçbir belge, fatura, e-posta veya başka bir platform, açık bir neden olmaksızın cihaz kodunuzu istememelidir. Talep aniden gelirse bunu işvereninizin BT veya güvenlik ekibine bildirin.
	Bağlam, sayfadan daha önemlidir. Herhangi bir oturum açma isteğini onaylamadan önce, erişim isteyen uygulamanın hangisi olduğunu, hangi hesabın söz konusu olduğunu ve bu işlemi gerçekten sizin başlatıp başlatmadığınızı kontrol edin. Gerçek bir Microsoft sayfası, bir isteği otomatik olarak güvenli hâle getirmez.
	Kuruluşlar, gerekli olmadığı durumlarda cihaz kodu akışını tamamen kısıtlamalıdır. Microsoft, gerekli olmadığı durumlarda cihaz kodu akışını engellemek ve bunu belirli kullanıcılar, cihazlar, konumlar veya işletim sistemleriyle sınırlandırmak için Koşullu Erişim ilkelerinin uygulanmasını önerir.
	Olağan dışı cihaz kodu kimlik doğrulamalarına, tanıdık olmayan altyapılara, riskli oturum açma işlemlerine, şüpheli belirteç kullanımına ve yeni gelen kutusu kurallarına dikkat edin; bunların herhangi biri bir soruna işaret edebilir. 
	Güvenlik farkındalığı eğitimleri, saldırganların kullandığı en yeni hilelere ayak uydurmalıdır. Çalışanlar, modern kimlik avı saldırılarının her zaman sahte bir sayfaya parola girilmesini gerektirmediğini anlamalıdır. Bazen saldırgan, çalışanlardan gerçek bir sayfada gerçek bir kodu girmelerini isteyebilir ancak bu kod yanlış cihaz içindir.
	Beklenmedik bir cihaz kodu talebi alan çalışanlar, şirketlerinin BT veya güvenlik ekiplerini bilgilendirmelidir; bu ekipler oturum açma günlüklerini incelemek, oturumları iptal etmek, yenileme belirteçlerini geçersiz kılmak, kötü amaçlı gelen kutusu kurallarını kaldırmak ve güvenliği ihlal edilmiş hesabı geçici olarak devre dışı bırakmak zorunda kalabilir.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/06/yeni-nesil-kimlik-avi-saldirilari-parolaya-ihtiyac-duymuyor-6345.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/06/yeni-nesil-kimlik-avi-saldirilari-parolaya-ihtiyac-duymuyor-6345.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/06/yeni-nesil-kimlik-avi-saldirilari-parolaya-ihtiyac-duymuyor-6345-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/06/yeni-nesil-kimlik-avi-saldirilari-parolaya-ihtiyac-duymuyor-6345.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/yeni-nesil-kimlik-avi-saldirilari-parolaya-ihtiyac-duymuyor/359727/</link>
			<pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:08:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yazılım güncellemesiyle geldi, casusluk yazılımı çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[Vietnam bağlantılı siber casusluk grubu kendi ülkesindeki hedeflere yöneldi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yazılım güncellemesiyle geldi, casusluk yazılımı çıktı

 


Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Vietnam ile bağlantılı Gelişmiş Kalıcı Tehdit grubu  (APT)  OceanLotus’un, iç hedefleri gözetlemek üzere yön değiştirdiğini tespit etti. 

2024 ortasından Şubat 2026'ya kadar, Vietnam yanlısı APT grubu OceanLotus, kendine özgü implantı SPECTRALVIPER ile Vietnamlı bir altyapı ve ulaşım inşaat şirketinin ağını ele geçirdi. Ekim 2025'ten Mart 2026'ya kadar OceanLotus, Vietnam'daki borsa yatırımcıları tarafından yaygın olarak kullanılan bir yazılım platformu olan FireAnt MetaKit'i kullanarak bir tedarik zinciri saldırısı gerçekleştirdi.

Yurt içi hedefler, bu grubun operasyonel kalıplarında bir değişimi temsil ediyor. Vietnamlı yetkililer yolsuzluğa karşı büyük bir mücadele başlatmışken OceanLotus'un son faaliyetleri Vietnam'ın iç sahnesinde son zamanlarda yaşanan çeşitli gelişmelerle uyumlu görünüyor.


 

ESET Research’ün 2024–2026 yılları arasında OceanLotus faaliyetlerini izlemesi, Vietnam bağlantılı grubun dış operasyonlara daha seçici bir yaklaşım benimsediği ve iç casusluğa giderek daha fazla önem verdiği için operasyonel odak noktasında bir kayma olduğunu ortaya çıkardı. ESET araştırmacıları, SPECTRALVIPER arka kapısını içeren iki farklı kampanya tespit etti: Vietnam'daki borsa yatırımcılarını hedef alan bir tedarik zinciri saldırısı ve Vietnamlı bir altyapı ve ulaşım inşaat şirketine yönelik uzun süreli bir casusluk operasyonu. Bu değişimin geçici bir ayarlama mı yoksa uzun vadeli bir stratejik değişiklik mi olduğu henüz belirsiz; ancak 15 yıllık geçmişi olan bu APT grubu, agresif taktikler ve araçlarında ustalık sergilemeye devam ediyor. OceanLotus, Windows ve Linux arka kapı cephaneliğini sürekli olarak yenilemesi ve genişletmesiyle biliniyor; genellikle benzersiz ağ protokolleri uygular veya veri toplama yeteneklerini belirli operasyonel hedeflere göre uyarlıyor.

2017 ile 2020 yılları arasında OceanLotus, siber casusluk faaliyetlerini detaylandıran çok sayıda raporun ardından kamuoyunun büyük ilgisini çekti. Bunlar arasında 2017–2018 yıllarında Güneydoğu Asya'yı hedef alan büyük ölçekli watering-hole saldırıları, 2019'da BMW ve Hyundai gibi şirketlere yapılan sızmalar ve aynı yıl Almanya'daki bir Vietnamlı muhalifin hedef alınması yer alıyordu. Grup ayrıca 2019 ile 2020 yılları arasında insan hakları savunucularına yönelik operasyonlarla ve 2020'de Wuhan belediye yönetimini hedef alan casusluk faaliyetleriyle de bağlantılıydı. Ancak Facebook'un OceanLotus'un paravanı olarak kullanıldığına inanılan şirketi kamuoyuna ifşa etmesiyle grubun operasyonları 2020'de bir darbe aldı. Bu ifşanın ardından, grup hakkında kamuoyuna yansıyan haberler önemli ölçüde azaldı ve faaliyetleri birkaç yıl boyunca nispeten az ilgi gördü. 

İlk kampanya, bir altyapı ve ulaşım inşaat şirketinin yeni keşfedilen güvenlik ihlaliyle ilgiliydi. Bu saldırı 2024 ortasında başladı ve Ocak 2026'ya kadar devam etti. İkinci kampanya ise 2025 sonlarında başlayan ve Mart 2026'ya kadar süren bir tedarik zinciri saldırısıydı. Bu operasyonda OceanLotus, Vietnamlı bir hisse senedi yatırım platformu olan FireAnt MetaKit'in güncelleme sunucusunu ele geçirdi ve meşru yazılım güncellemelerini, nihayetinde SPECTRALVIPER'ı dağıtan kötü amaçlı bir yük ile değiştirdi. Bu kampanya, hisse senedi yatırımcılarını hedef almış gibi görünüyor ve Vietnam'ın menkul kıymetler piyasası reformlarını teşvik etmeye yönelik son çabalarıyla bağlantılı olabilir; bu da yurt içi izleme veya soruşturma hedefleriyle olası bir bağlantı olduğunu düşündürüyor. 

Her iki durumda da OceanLotus, kurbanların sistemlerine kendine özgü arka kapısı olan SPECTRALVIPER'ı yerleştirdi. Özellikle bir operasyonel güvenlik açığı, SPECTRALVIPER örneğinde çalışma zamanı türü bilgi adlarının bozulmadan kalmasına neden oldu ve bu da arka kapının iç mimarisinin bazı yönlerini yeniden oluşturulmasını sağladı. Bu tür bir saldırının geniş potansiyel etkisine rağmen ESET nihayetinde SPECTRALVIPER'ı alan sadece birkaç kişi gözlemledi; bu da seçici bir hedefleme olduğunu gösteriyor.  Genel olarak, mevcut kanıtlar OceanLotus’un operasyonel kalıplarında potansiyel bir değişime işaret ediyor. 2020 yılında fiziksel paravan şirketinin ortaya çıkmasından bu yana, grup yabancı casusluk faaliyetlerinde daha seçici bir yaklaşım benimsemiş ve iç hedeflere giderek daha fazla ağırlık vermiş görünüyor.

OceanLotus’un son faaliyetlerinin, Vietnam’ın iç sahnesinde son zamanlarda yaşanan çeşitli gelişmelerle uyumlu olduğu dikkat çekici. Son yıllarda Vietnamlı yetkililer, Blazing Furnace adını verdikleri bir programla yolsuzluğa karşı büyük bir mücadele başlattı. Bu bağlamda, Vietnam’ın güvenlik aygıtının yolsuzlukla (ve daha geniş anlamda finansal suçlarla) mücadele etmek için giderek daha önemli kaynaklar ayırdığı görülmektedir. ESET, OceanLotus'un bu çabalarla bir şekilde ilişkili olabileceğine ve bunun, grubun iç istihbarat ve gözetime yeniden odaklanmasının ardındaki bir başka neden olabileceğine inanıyor.

APT32 olarak da bilinen OceanLotus, Vietnam hükümetinin çıkarlarıyla uyumlu olduğu bildirilen bir siber casusluk grubu. ESET telemetrisine göre, bu gruba atfedilen faaliyetler 2012 yılına ve muhtemelen daha öncesine kadar uzanıyor. OceanLotus, esas olarak Çin ve Güneydoğu Asya'yı (özellikle Vietnam'ı) hedef alıyor; büyük çaplı dijital profil oluşturma kampanyalarından Vietnamlı insan hakları aktivistlerine yönelik son derece hedefli saldırılara kadar çeşitli operasyonlarla ilişkilendiriliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/06/yazilim-guncellemesiyle-geldi-casusluk-yazilimi-cikti-1391.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/06/yazilim-guncellemesiyle-geldi-casusluk-yazilimi-cikti-1391.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/06/yazilim-guncellemesiyle-geldi-casusluk-yazilimi-cikti-1391-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/06/yazilim-guncellemesiyle-geldi-casusluk-yazilimi-cikti-1391.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/yazilim-guncellemesiyle-geldi-casusluk-yazilimi-cikti/359720/</link>
			<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 18:40:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sahte FIFA web siteleri futbolseverleri hedef alıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, para ve kişisel verileri çalmak için resmî bilet ve ürün satışlarını taklit eden sahte FIFA Dünya Kupası temalı web sitelerine dikkat edilmesi konusunda taraftarları uyardı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünya kupasında golü kendi kalenize atmayın 

 

Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika'da düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası yaklaşırken heyecan doruk noktasına ulaşıyor. Futbolseverler hâlâ bilet, ürün, seyahat ve konaklama paketleri peşinde ve dolandırıcılar bu talebi nasıl kullanacaklarını çok iyi biliyor. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, para ve kişisel verileri çalmak için resmî bilet ve ürün satışlarını taklit eden sahte FIFA Dünya Kupası temalı web sitelerine dikkat edilmesi konusunda taraftarları uyardı. 

Latin Amerika'daki ESET araştırmacıları, kısa süre önce dolandırıcılık amacıyla oluşturulmuş bir dizi web sitesi tespit etti. FIFA federasyonu veya resmî Dünya Kupası web sitesi gibi görünen bu siteler, bilet ve ürün arayan kişileri hedef alıyor, kurbanların parasını ve kişisel verilerini çalan sahte kayıt ve ödeme süreçlerine yönlendiriyor. Bu adımlar genellikle gerçek Dünya Kupası web sitesindekilerle aynıdır: Kayıt olun, bir maçın biletlerini, formaları veya diğer ürünleri sepete ekleyin ve ödeme yapın. Bazı mağdurlar bu web sitelerine sponsorlu arama sonuçları yoluyla ulaşırken diğerleri sosyal medyadaki reklamlara tıklıyor ya da adresi doğru bir şekilde kontrol etmeyen birinin ilettiği e-posta mesajlarındaki bağlantılara tıklıyor. 

Bilet ararken güvenliği elden bırakmayın

FIFA, Dünya Kupası biletlerinin yalnızca üç resmî kanal üzerinden satın alınabileceğini açıkladı: fifa.com/tickets, fifa.com/hospitality ve özel Qatar Airways seyahat paketleri. Bu nedenle  çeşitli üçüncü taraf satıcılardan veya sosyal medya ilanlarından uzak durulması gerekiyor. 

Doğrudan FIFA'nın resmî web sitesine gidin. Adresi kendiniz yazın, güvenilir bir yer imi kullanın veya bir reklamdan, sosyal medya gönderisinden veya birinin size gönderdiği bir bağlantıdan değil, FIFA.com veya FIFA'nın bilet satış portalından başlayın.
Herhangi bir bilgi girmeden önce alan adını dikkatlice inceleyin. 

Fazladan karakterler, kelimeler, garip son ekler ve benzer isimler, sitenin iddia ettiği gibi olmadığına dair tek görünür ipucu olabilir.

"Sınırlı bilet", "VIP erişim", "indirimler", "son şans" gibi baskı yaratan tekliflere veya sizi aceleye getirip kontrol etmeyi göze alamayacağınız bir gecikme gibi hissettiren her şeye karşı dikkatli olun.

Parolaları tekrar kullanmaktan kaçının. Sahte bir kayıt sayfası, e-postanız, sosyal medya veya banka hesabınız için de kullandığınız bir parolayı çalarsa sorun sahte sitenin çok ötesine uzanabilir.

Ödeme sürecinin kolaylığı sizi yanıltmasın. Bu, satıcının meşru olduğunu kanıtlamaz. 
Tüm hesaplarınızı güçlü, benzersiz parolalar ve iki faktörlü kimlik doğrulama ile koruyun ve tüm cihazlarınızda güvenlik yazılımı kullanın.

Dünya Kupası'na geri sayım, suçlular için hazır bir hedef kitle oluşturuyor: Bilet, ürün ve çeşitli son dakika fırsatları peşinde koşan sayısız insan.  Sahte FIFA siteleri, bu talebin her bir tanıdık tıklamayla nasıl bir kimlik hırsızlığı akışına dönüştürüldüğünü gösteriyor. Dikkatli olun!
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/sahte-fifa-web-siteleri-futbolseverleri-hedef-aliyor-7113.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/sahte-fifa-web-siteleri-futbolseverleri-hedef-aliyor-7113.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/sahte-fifa-web-siteleri-futbolseverleri-hedef-aliyor-7113-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/sahte-fifa-web-siteleri-futbolseverleri-hedef-aliyor-7113.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/sahte-fifa-web-siteleri-futbolseverleri-hedef-aliyor/359624/</link>
			<pubDate>Thu, 28 May 2026 21:22:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Erdoğan, EFES 2026’da SARBOT L1’i İnceledi]]></title>
			<description><![CDATA[Türk savunma sanayi sektörünün lider şirketi SARSILMAZ, EFES 2026 Tatbikatı kapsamında önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SARSILMAZ standını ziyaret ederek Türkiye’nin ilk yerli silahlı robotu SARBOT L1’i yerinde inceledi ve platformu imzaladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erdoğan, EFES 2026’da SARBOT L1’i İnceledi

 

Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki mühendislik kabiliyetini ve yerli üretim gücünü yansıtan SARBOT L1’e gösterilen ilgi, Türk savunma sanayiinin ulaştığı teknolojik seviyenin önemli bir göstergesi oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti, aynı zamanda yerli ve milli savunma teknolojilerine verilen stratejik desteğin güçlü bir yansıması olarak değerlendirildi.



SARSILMAZ Grup şirketlerinden LA2 Dynamics tarafından geliştirilen SARBOT L1; gelişmiş hareket kabiliyeti, uzaktan komuta altyapısı ve entegre silah sistemleriyle öne çıkıyor. Platform, yeni nesil savunma teknolojileri alanında Türkiye’nin mühendislik yetkinliğini sahaya taşıyan önemli projeler arasında yer alıyor.

SARSILMAZ Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Latif Aral Aliş, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın EFES 2026 Tatbikatı kapsamında standımızı ziyaret ederek Türkiye’nin ilk yerli ve milli silahlı robotu SARBOT L1 platformumuzu incelemesi ve imzasıyla onurlandırması, bizim için tarihi bir gurur vesilesi olmuştur. Yerli ve milli savunma teknolojileri alanında ülkemizin hedeflerine katkı sunma kararlılığımızı pekiştiren bu ziyaretin, sektörümüz adına da önemli bir motivasyon kaynağı olduğuna inanıyoruz.



Türkiye’nin savunma sanayiinde tam bağımsızlık vizyonuna katkı sunan; yüksek teknolojiye dayalı, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirme hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.”

EFES 2026 Tatbikatı kapsamında gerçekleşen ziyaret, SARSILMAZ’ın yeni nesil savunma teknolojileri alanındaki mühendislik çalışmalarına verilen desteği bir kez daha ortaya koydu. Bu güçlü destek; şirketin ileri teknolojiye dayalı projelerine duyulan güveni pekiştirirken, yerli ve milli kabiliyetlerin daha da geliştirilmesi, yeni platformların hayata geçirilmesi ve Türkiye’nin stratejik savunma hedeflerine katkı sunulması yolunda önemli bir motivasyon kaynağı oldu. SARSILMAZ, sahip olduğu mühendislik birikimi, entegre üretim kabiliyeti ve yenilikçi vizyonuyla Türkiye’nin savunma sanayiindeki teknoloji odaklı ilerleyişine katkı sunmayı sürdürecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/erdogan-efes-2026-da-sarbot-l1-i-inceledi-3008.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/erdogan-efes-2026-da-sarbot-l1-i-inceledi-3008.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/erdogan-efes-2026-da-sarbot-l1-i-inceledi-3008-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/erdogan-efes-2026-da-sarbot-l1-i-inceledi-3008.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/erdogan-efes-2026-da-sarbot-l1-i-inceledi/359601/</link>
			<pubDate>Sun, 24 May 2026 12:39:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[2026 LG OLED TV Serisi Ön Siparişe Açıldı ]]></title>
			<description><![CDATA[Yeni Nesil LG OLED deneyimi, lansmana özel ayrıcalıklarla sunuluyor
Global OLED TV pazarındaki liderliğini üst üste 13. yılına taşıyan LG, CES 2026’da tanıttığı yeni nesil OLED TV serisini Türkiye’de ön siparişe açıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2026 LG OLED TV Serisi Ön Siparişe Açıldı 

 

LG’nin OLED’deki uzmanlığının son ürünü olan gelişmiş görüntü kalitesi,  yapay zekâ destekli görüntü işleme çözümleri ve rafine tasarım anlayışıyla öne çıkan 2026 LG OLED serisi; lansmana özel ayrıcalıklarla LG Online Mağaza’da kullanıcılarla buluşuyor.

20–31 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ön sipariş döneminde, seçili 2026 LG OLED TV modelleri özel lansman avantajlarıyla satışa sunuluyor. Bu yılın dikkat çeken yenilikleri arasında, yalnızca LG Online Mağaza’da satışa sunulan özel OLED modelleri de yer alıyor.



LG Electronics, CES 2026’da tanıttığı yeni nesil OLED TV serisini Türkiye’de ön siparişe açtı. OLED kategorisindeki 13 yıllık uzmanlığını yeni nesil OLED evo teknolojileriyle ileri taşıyan LG; gelişmiş görüntü performansı, yapay zekâ destekli kullanıcı deneyimi ve premium tasarım yaklaşımıyla dikkat çeken 2026 OLED TV ailesini lansmana özel avantajlarla kullanıcılarla buluşturuyor.

Yeni nesil LG OLED evo modelleri; daha yüksek parlaklık seviyesi, gelişmiş renk doğruluğu ve derin kontrast performansıyla daha etkileyici bir izleme deneyimi sunuyor. Hyper Radiant Color Technology ve yeni nesil Alpha 11 AI işlemci sayesinde içerikler; sahneye, ortam ışığına ve kullanım alışkanlıklarına göre gerçek zamanlı optimize ediliyor. Gelişmiş yapay zekâ mimarisi ise görüntü netliği, doku koruması ve ses performansını birlikte değerlendirerek daha doğal ve sürükleyici bir deneyim oluşturuyor. Yüksek yenileme hızları, ultra düşük tepki süresi ve gelişmiş oyun özellikleriyle 2026 LG OLED serisi; sinema, spor ve oyun deneyimini bir üst seviyeye taşıyor.

Kusursuz Siyahlar, Yeni Nesil LG OLED Deneyimi 

Kendi kendine ışık yayan piksel teknolojisiyle OLED kategorisinin referans noktası olmaya devam eden LG OLED TV’ler; kusursuz siyahlar, sonsuz kontrast ve üstün renk performansını bir araya getiriyor. LG’nin 13 yıllık OLED uzmanlığıyla geliştirilen yeni nesil OLED evo modelleri, özellikle aydınlık yaşam alanlarında daha yüksek görüntü performansı ve gelişmiş yansıma yönetimi sunuyor. Intertek tarafından “Reflection Free Premium” sertifikasına sahip modeller, yoğun ışık altında dahi net ve tutarlı görüntü deneyimi sağlıyor.

2026 LG OLED Serisi Özel Lansman Avantajlarıyla Ön Siparişte 

LG’nin Türkiye’de ön siparişe açtığı 2026 OLED TV serisi G6, C6, C6E ve B6 modellerinden oluşuyor.

20–31 Mayıs tarihleri arasındaki ön sipariş kampanyası kapsamındaki modeller şunlar: 

OLED48C64LA (Online Mağaza Özel)
 OLED65B65LA
 OLED55C6ELB (Online Mağaza Özel)
 OLED65C6ELB (Online Mağaza Özel)
 OLED77C6ELB (Online Mağaza Özel)
 OLED97G64LW

 

Yeni seriyle birlikte kullanıcılar; daha akıllı, daha hızlı ve daha kişiselleştirilmiş bir TV deneyimiyle tanışıyor. Gelişmiş yapay zekâ özellikleri, yeni nesil webOS deneyimi ve premium tasarım yaklaşımıyla 2026 LG OLED TV’ler, ev eğlencesini yeni bir seviyeye taşıyor.

 

Ön sipariş dönemine özel olarak hediye edilen seçili LG ürünleri, ev eğlencesi deneyimini tamamlayan ayrıcalıklı bir ekosistem oluşturuyor. Ev eğlencesi deneyimi premium ses çözümleri ve taşınabilir ekran deneyimleriyle daha da zenginleşiyor. 

 

Lansmana özel kampanya kapsamında;

48 inç LG OLED evo C6 TV satın alımlarında LG xboom Bounce Hoparlör
 65 inç LG OLED B6 TV satın alımlarında LG S75TR Soundbar
 55 inç LG OLED evo C6E TV satın alımlarında LG S70TY Soundbar
 65 inç LG OLED evo C6E TV satın alımlarında LG S80TY Soundbar
 77 inç LG OLED evo C6E TV satın alımlarında LG StanbyME 2 Taşınabilir Ekran
 97 inç LG OLED evo G6 TV satın alımlarında 48 inç LG OLED C6 TV,  hediye olarak sunulacak. 

Sınırlı süreyle geçerli olan bu ön satış kampanyası ile LG, en yeni OLED teknolojilerini Türkiye’de ilk deneyimleyen kullanıcılarına ayrıcalıklı fırsatlar sunarken premium ev eğlencesi deneyimini geleceğe taşıyor. Global OLED TV pazarındaki 13 yıllık liderliğinden aldığı güçle LG, yeni nesil görüntü teknolojileri, yapay zekâ destekli yenilikler ve kullanıcı odaklı tasarım anlayışıyla OLED inovasyonunda standartları belirlemeyi sürdürüyor.

Kampanya detayları ve katılım koşulları hakkında daha fazla bilgi için: https://www.lg.com/tr/kampanyalar/lg-tv-2026-lansman/ 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/2026-lg-oled-tv-serisi-on-siparise-acildi-3640.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/2026-lg-oled-tv-serisi-on-siparise-acildi-3640.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/2026-lg-oled-tv-serisi-on-siparise-acildi-3640-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/2026-lg-oled-tv-serisi-on-siparise-acildi-3640.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/2026-lg-oled-tv-serisi-on-siparise-acildi/359587/</link>
			<pubDate>Thu, 21 May 2026 18:33:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Teknosa Depoları Boşaltıyoruz Kampanyasını Başlattı]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye teknoloji perakendeciliğinin ve e-ticaretin öncü markası Teknosa, elektronik kategorisinde başlattığı kampanya kapsamında yüzlerce ürünü avantajlı fiyatlarla tüketicilerle buluşturuyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Teknosa Depoları Boşaltıyoruz Kampanyasını Başlattı

 

"Herkes için Teknoloji" yaklaşımıyla Türkiye’yi en yeni teknolojilerle buluşturan Teknosa, teknoloji alışverişini erteleyenler ve evini yenilemek isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat dönemi başlatıyor. Kampanya kapsamında akıllı telefondan televizyona, elektrikli scooter’dan buzdolabına, bluetooth hoparlörden oyun ekipmanlarına ve aksesuarlara kadar birçok seçili ürün cazip fiyatlarla tüketicilerle buluşuyor.

Stoklarla sınırlı olarak geçerli olacak kampanya, teknoloji alışverişini erteleyenler ve farklı ihtiyaçlarını tek noktadan karşılamak isteyen tüketiciler için cazip seçenekler sunuyor. Türkiye genelindeki yaygın Teknosa mağazalarında ve Teknosa online kanallarında geçerli olan yeni kampanya ile seçili Thomson Smart LED TV 13.999 TL, JBL Bluetooth Hoparlör Kırmızı, Mor ve Beyaz renk seçenekleriyle 3.499TL, Xiaomi Elektrikli Scooter 4 Ultra 46.999 TL ve Omix O1 Icon 8/256 akıllı telefon modelleri 9.497 TL fiyat avantajıyla tüketicilerle buluşuyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/teknosa-depolari-bosaltiyoruz-kampanyasini-baslatti-6676.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/teknosa-depolari-bosaltiyoruz-kampanyasini-baslatti-6676.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/teknosa-depolari-bosaltiyoruz-kampanyasini-baslatti-6676-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/teknosa-depolari-bosaltiyoruz-kampanyasini-baslatti-6676.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/teknosa-depolari-bosaltiyoruz-kampanyasini-baslatti/359585/</link>
			<pubDate>Thu, 21 May 2026 18:25:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ASELSAN, EFES-2026 Tatbikatında Gücünü Gösterdi]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ASELSAN’ın ileri teknolojileriyle boy gösterdiği EFES 2026 Tatbikatında oyun değiştirici sistemlerle ilgili bilgi aldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ASELSAN, EFES-2026 Tatbikatında Gücünü Gösterdi

 

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin koordinasyonunda gerçekleştirilen ve uluslararası ölçekte yoğun ilgi gören EFES Tatbikatında savunma sanayiinin yerli ve milli gücünü bir kez daha gözler önüne serildi. İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesinde gerçekleştirilen tatbikatın Seçkin Gözlemci Gününü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da izledi. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a tatbikatta kullanılan ASELSAN sistemleriyle ilgili bilgi arzı gerçekleştirdi. 



Tatbikatın son gününde faaliyetleri Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, beraberindeki dost ve müttefik ülkelerin savunma bakanları, genelkurmay başkanları ile TSK komuta kademesi de takip etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tatbikatta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

“Türk Ordusu barışın ordusudur”

“Bu yılki tatbikatımıza da kendi askerlerimizin yanı sıra elli farklı ülkeden 1300'ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personel katılıyor. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız ve kuvvet komutanlarımız başta olmak üzere ordumuzun her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarımızın temsilcilerini canı gönülden tebrik ediyorum.

Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı, İstiklal Marşı’mızdır. ‘Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal’ mısrasında olduğu gibi Türk Ordusu, istiklalin ordusudur. Türk Ordusu, tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş, aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. 

Ordumuz; en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş, aksine ima edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir. EFES-2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.

SAHA EXPO 2026’da 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın sergilediği ürünler savunma sanayiimizin ulaştığı seviyeyi bir kez daha ortaya koydu. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma kabiliyetlerimizi güçlendirerek ve savunma sanayiindeki atılım hamlemizi hızlandırarak Türkiye’yi bu fırtınalı süreçten güvenle çıkarmakta kararlıyız. EFES 2026 Tatbikatında sahne alan milli savunma sanayii ürünlerimizin tamamı bu hedef doğrultusunda geliştirildi. Dünyanın en güçlü ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetleri, bu mücadelenin en önemli gücüdür.”

“Bugün, gurur verici seviyeye ulaştık”

Milli Savunma Bakanı Güler de tatbikatta yaptığı konuşmada, “Savunma sanayiinde ortaya konan güçlü vizyon, kararlı irade ve stratejik yatırımlar sayesinde bugün gurur verici bir seviyeye ulaştık. Bir dönem dışa bağımlı olduğumuz birçok kritik sistem artık milli imkanlarla ve kendi mühendislerimiz tarafından geliştiriliyor. Milli silah, mühimmat, insansız platform ve teknolojik kabiliyetlerimiz güvenlik politikamızın en önemli dayanaklarından biri haline geldi. Tam bağımsızlık hedefiyle kendi kendine yeterli savunma sanayii altyapısını güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu. 

‘Üstün kabiliyetlerini ortaya koymuştur”

Tatbikata kapsamında birçok yeni faaliyetin icra edildiğini belirten Genelkurmay Başkanı Orgeneral  Bayraktaroğlu da konuşmasında, "HİSAR-A, HİSAR-O ve SiPER hava savunma sistemleri, tatbikat alanında bulunan hava savunma silah mevziinde çelik kubbe mimarisi içerisinde sergilenmektedir. Tatbikatta, yapay zeka destekli programlar, komuta kontrol süreçlerinde etkin olarak kullanılmıştır” dedi. 

Bakan Güler, ASELSAN standını ziyaret etti

Tatbikatta ASELSAN standını Milli Savunma Bakanı Güler, Genelkurmay Başkanı Org. Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları,  Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün yanı sıra yerli ve yabancı askeri heyetler ziyaret etti. Ahmet Akyol, başta Milli Savunma Bakanı ve Savunma Sanayii Başkanı olmak üzere, üst düzey ziyaretçilere ASELSAN sistemleriyle ilgili bilgi sundu. 

Tatbikat ile eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen Savunma Sanayii Sergisinin en büyük katılımcıları arasında yer alan ASELSAN, geliştirdiği ileri teknoloji çözümlerle hem ziyaretçilerin hem de askeri heyetlerin odağında yer aldı.

Sahada etkinliği kanıtlanan sistemler

ASELSAN, tatbikat alanında açtığı stantta yeni nesil savunma sistemlerini sergilerken, Türk Silahllı Kuvvetleri tarafından etkin olarak kullanılan ürünleriyle de dikkat çekici performans sergiledi. Gerçek harekât koşullarını içeren senaryolarda görev alan sistemlerin gösterdiği başarı, ASELSAN’ın operasyonel güvenilirliğini ve sahadaki etkinliğini bir kez daha kanıtladı.

ASELSAN’ın yüksek dayanıklılık, hızlı reaksiyon kabiliyeti ve entegre görev performansıyla öne çıkan sistemleri, modern harp ortamının ihtiyaçlarına cevap veren çözümler arasında yer aldı. Tatbikat boyunca farklı birliklerle koordineli şekilde çalışan oyun değiştirici teknolojilerin performansı, milli savunma sanayiinin ulaştığı seviyeyi gözler önüne serdi.

KOCATEPE, tatbikatta ilk kez kullanıldı

ASELSAN, geniş ürün yelpazesinde bulunan elektronik harpten haberleşme sistemlerine, elektro-optik sistemlerden komuta kontrol ekipmanlarına kadar onlarca milli sistemle yer aldığı Savunma Sanayi Sergisinde büyük ilgi çekti. Tüm dünyanın yakından takip ettiği nefes kesen tatbikatta ASELSAN’ın geliştirdiği KOCATEPE Muharebe Sahası Yönetim Sistemi ilk kez kullanıldı. KOCATEPE, komutanlar ve komuta yeri personelleri için her seviyede harekât alanının kapsamlı bir resmini sundu.

Stantta KORKUT 25 Hava Savunma Sistemi, KILIÇ OSA, TUFAN Kamikaze İDA, elektro-optik sistemler ve ÇELİKKUBBE unsurlarının da yer aldığı çok sayıda sistem sergilendi. 

ÇELİKKUBBE bileşenleri de sahada

Türkiye’nin katmanlı hava savunma mimarisi ÇELİKKUBBE’nin temel unsurları, tatbikat kapsamında ilk kez aynı senaryo içerisinde birlikte görev yaptı. ÇELİKKUBBE, farklı irtifa ve menzillerde görev yapan sensörler, komuta kontrol sistemleri ve önleyici unsurları tek bir ağ merkezli yapıda birleştirmeyi amaçlıyor. EFES-2026’da bu mimarinin önemli unsurları aynı anda görev alarak, Türkiye’nin entegre hava ve füze savunma kabiliyetinin sahadaki işleyişini gözler önüne serdi. Bu kapsamda ASELSAN’ın geliştirdiği SİPER, HİSAR-A ve HİSAR-O, KORKUT ve İHTAR tatbikatın dikkat çekici sistemleri olarak görev yaptı.

ASELSAN tarafından geliştirilen KORKUT 35 Alçak İrtifa Hava Savunma Sistemi, tatbikatın en dikkat çekici yerli unsurlarından biri olarak öne çıktı. KORKUT, parçacıklı mühimmat atma yeteneğiyle İHA'lar ve füzeler dahil modern hava tehditlerine karşı gece-gündüz etkili savunma sağladı.

ALTAY Tankı da EFES’te boy gösterdi

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) envanterine katılan yeni nesil Ana Muharebe Tankı ALTAY da EFES’te boy gösterdi. ALTAY, ASELSAN’ın kritik teknolojileriyle donatıldı. Bu sistemler, ALTAY Tankının etkinliğini, beka kabiliyetini ve durumsal farkındalığını en üst düzeye taşıdı. 

Milli sistemlerden yüksek performans

EFES’te ASELSAN’ın elektronik harp koşullarına dayanıklı, yüksek güvenliğe sahip bir mesajlaşma, dosya aktarımı ve canlı görüntülü görüşme yazılımı olan ARTSoft MAESTRO da kullanıldı. ASELSAN’ın tatbikatta ACAR İHA Tespit Radarı, Kara Konuşlu Elektronik Destek Sistemi MİLKED, Modernize Çekili Top, KALKAN Hava Savunma, SERHAT Havan Tespit Radarı, Elektro-Optik Hedefleme Podu ASELPOD olmak üzere otuzdan fazla sistemi görev aldı.   

ASELSAN’ın sahada kullanılan çözümleri, birçok yabancı askeri heyet ve sektör temsilcisi tarafından yakından incelendi. ASELSAN’ın sahada kendini kanıtlayan teknolojileri, Türk savunma sanayiinin küresel rekabetteki yükselişinin somut örneklerinden biri olarak dikkat çekti.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/aselsan-efes-2026-tatbikatinda-gucunu-gosterdi-951.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/aselsan-efes-2026-tatbikatinda-gucunu-gosterdi-951.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/aselsan-efes-2026-tatbikatinda-gucunu-gosterdi-951-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/aselsan-efes-2026-tatbikatinda-gucunu-gosterdi-951.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/aselsan-efes-2026-tatbikatinda-gucunu-gosterdi/359584/</link>
			<pubDate>Thu, 21 May 2026 18:12:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye’de her yıl 1 milyon ton e-atık oluşuyor!]]></title>
			<description><![CDATA[Evlerde çekmecelerde unutulan eski telefonlar, bitmiş piller ve kullanılmayan elektronik cihazlar çevreyi tehdit ediyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
	
		
			
			Türkiye’de her yıl 1 milyon ton e-atık oluşuyor!

			 

			
			Çevre Sağlığı Uzmanı Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, evlerde biriken atık piller ve elektronik cihazların çevre ile insan sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturduğunu söyledi. Karan, “Güncel veriler, Türkiye’de yıllık oluşan elektronik atık miktarının yaklaşık 1 milyon ton seviyesinde olduğunu, ancak bunun yalnızca yaklaşık %6–7’lik kısmının kayıtlı sistemler aracılığıyla toplanabildiğini göstermektedir.” dedi.
			

			Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı Programı Bşk. Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan,  atık pillerden eski elektronik cihazlara kadar evlerde biriken atıkların çevre ve insan sağlığına yönelik risklerine dikkat çekti.

			Pil ve elektronik atıkların kontrolsüz bertarafı çevre ve insan sağlığına zararlı 

			Evlerde biriken atık piller ve kullanım ömrünü tamamlamış elektronik cihazların, içeriklerinde bulunan toksik ve tehlikeli bileşenler nedeniyle çevre ve insan sağlığı açısından önemli riskler oluşturduğuna dikkat çeken Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, “Bu atıkların kontrolsüz şekilde evsel atıklarla birlikte bertaraf edilmesi, zamanla fiziksel ve kimyasal bozunma sonucu içerdikleri zararlı maddelerin çevreye salınmasına neden olmaktadır. Özellikle atık pil ve elektronik cihazların yapısında bulunan kurşun (Pb), cıva (Hg), kadmiyum (Cd), nikel (Ni) ve lityum (Li) gibi ağır metaller, çevresel açıdan ciddi tehdit oluşturmaktadır. Bu metaller toprağa, yeraltı sularına ve yüzey sularına karışarak ekosistem dengesini bozabilmektedir. Ağır metallerin en önemli özelliklerinden biri doğada kolay parçalanmamaları ve biyobirikim göstermeleridir. Bu durum, besin zinciri yoluyla canlı organizmalarda birikmelerine ve biyobüyütme etkisiyle daha yüksek trofik seviyelerde daha yoğun hale gelmelerine yol açmaktadır.” dedi.

			Kurşun ve cıva sinir sistemi üzerinde toksik etki oluşturuyor

			İnsan sağlığı açısından değerlendirildiğinde, kurşunun özellikle sinir sistemi üzerinde toksik etki göstererek bilişsel gelişim bozuklukları ve nörolojik hasarlara neden olabildiğini kaydeden Karan, “Cıva, merkezi sinir sistemi ve böbrek fonksiyonları üzerinde olumsuz etkilere sahip güçlü bir nörotoksindir. Kadmiyum, böbrek hasarı, kemik mineral yoğunluğunda azalma ve kanser riski ile ilişkilendirilmektedir. Nikel ise alerjik reaksiyonlar ve solunum sistemi problemlerine yol açabilmektedir. Bunun yanında lityum içeren piller, yanlış depolama veya fiziksel hasar durumunda yangın ve patlama riski taşımaktadır.” diye konuştu.

			Atık pillerin ve elektronik atıkların ayrı toplanması halk sağlığı açısından önemli

			Ayrıca elektronik atıkların kontrolsüz yakılması durumunda dioksinler, furanlar ve diğer toksik gazların atmosfere salınarak hava kirliliğine ve dolaylı sağlık risklerine neden olabildiğine de vurgu yapan Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, “Bu nedenle atık pillerin ve elektronik atıkların evsel atıklardan ayrı toplanması, lisanslı geri dönüşüm tesislerinde işlenmesi ve uygun bertaraf yöntemleriyle yönetilmesi; çevresel sürdürülebilirlik, doğal kaynakların korunması ve halk sağlığının güvence altına alınması açısından büyük önem taşımaktadır.” ifadesinde bulundu.

			Kullanılmayan cep telefonları da e-atık!

			“Elektronik atık ya da kısa adıyla e-atık, kullanım ömrünü tamamlamış, işlevini yitirmiş veya ekonomik olarak kullanım dışı kalmış elektrikli ve elektronik ekipmanları ifade etmektedir.” diyen Karan, “Bu kapsamda cep telefonları, bilgisayarlar, televizyonlar, küçük ev aletleri, kablolar, bataryalar ve benzeri teknolojik cihazlar e-atık kategorisinde değerlendirilmektedir. E-atıkları diğer atık türlerinden ayıran temel özellik, hem ekonomik değeri yüksek geri kazanılabilir materyaller hem de çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturan toksik bileşenler içermeleridir.” şeklinde konuştu.

			E-atıklarda altın, gümüş ve nadir toprak elementleri bulunuyor

			“Elektronik atıkların yapısında bakır, altın, gümüş, alüminyum ve nadir toprak elementleri gibi geri kazanılabilir değerli materyaller bulunurken; aynı zamanda kurşun, cıva, kadmiyum ve bromlu alev geciktiriciler gibi zararlı maddeler de yer almaktadır.” ifadesinde bulunan Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, bu nedenle e-atıkların etkin yönetiminin, yalnızca çevresel koruma açısından değil, aynı zamanda kaynak verimliliği ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından da önem taşıdığını söyledi.

			Türkiye’de yılda yaklaşık 1 milyon ton e-atık oluşuyor

			Türkiye’de elektronik atık yönetiminin son yıllarda gelişim gösterdiğine işaret eden Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, şöyle devam etti:

			“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre, genel geri kazanım oranı 2024 yılında yüzde 36,08 seviyesine ulaşmıştır ve bu oranın 2035 yılına kadar yüzde 60’a çıkarılması hedeflenmektedir. Ancak elektronik atıklara özgü toplama ve geri dönüşüm oranları, genel atık geri kazanım oranlarının altında kalmaktadır. Güncel veriler, Türkiye’de yıllık oluşan elektronik atık miktarının yaklaşık 1 milyon ton seviyesinde olduğunu, ancak bunun yalnızca yaklaşık %6–7’lik kısmının kayıtlı sistemler aracılığıyla toplanabildiğini göstermektedir. Bu durum, e-atık yönetiminde toplama altyapısının güçlendirilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla elektronik atık yönetiminde temel amaç; bu atıkların çevreye zarar vermeden geri kazanım süreçlerine dahil edilmesi, değerli materyallerin yeniden ekonomiye kazandırılması ve toksik bileşenlerin kontrollü şekilde bertaraf edilmesidir.”

			Kullanılmış piller normal çöpe atılmamalı

			Atık pillerin evsel çöplerle birlikte atılmasının ciddi çevresel riskler doğurduğunu belirten Karan, “Kullanılmış pillerin normal evsel atıklarla birlikte bertaraf edilmemesi gerekir; çünkü bu piller çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturan ağır metaller ve toksik kimyasal bileşenler içermektedir. Pil yapısında bulunan kurşun, kadmiyum, cıva, nikel ve lityum gibi maddeler, kullanım ömrü tamamlandıktan sonra fiziksel bütünlüğün bozulmasıyla çevreye sızabilmektedir. Evsel atıklarla birlikte depolama sahalarına gönderildiğinde, bu toksik bileşenler zamanla toprağa ve yeraltı sularına karışarak çevresel kirlenmeye neden olmaktadır. Özellikle ağır metallerin doğada kalıcılık göstermesi ve biyobirikim özelliği taşıması, ekosistem ve besin zinciri üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler yaratmaktadır. İnsan sağlığı açısından değerlendirildiğinde ise bu maddeler nörolojik bozukluklar, böbrek hasarı, solunum yolu problemleri ve çeşitli toksik etkilerle ilişkilendirilmektedir. Ayrıca lityum bazlı piller, uygun olmayan koşullarda depolandığında yangın ve patlama riski de taşımaktadır. Bu nedenle kullanılmış pillerin ayrı toplanması, lisanslı geri dönüşüm ve bertaraf sistemlerine yönlendirilmesi çevresel sürdürülebilirlik, kaynak verimliliği ve halk sağlığının korunması açısından zorunlu bir uygulamadır.” dedi.

			Şarj edilebilir pil kullanımı yaygınlaştırılmalı

			Evlerde e-atık oluşumunu azaltmak için bireysel farkındalığın önemine değinen Karan, “Evlerde elektronik atık ve atık pil birikimini azaltmak için bireylerin günlük yaşamda uygulayabileceği çeşitli pratik adımlar bulunmaktadır. Öncelikle, gereksiz elektronik ürün tüketiminin azaltılması ve ihtiyaç odaklı satın alma davranışının benimsenmesi önemlidir. Elektronik cihazların kullanım ömrünün uzatılması, e-atık oluşumunun önlenmesinde temel yaklaşımlardan biridir. Bunun yanında, kullanılabilir durumdaki elektronik cihazların bakım ve onarım yoluyla tekrar kullanıma kazandırılması ya da ikinci el değerlendirilmesi atık miktarını azaltmaktadır. Kullanım ömrünü tamamlamış cihazların ise evsel atıklarla karıştırılmadan belediyelerin, yetkili toplama noktalarının veya lisanslı geri dönüşüm kuruluşlarının sistemlerine teslim edilmesi gerekmektedir. Pil kullanımında ise tek kullanımlık piller yerine şarj edilebilir pillerin tercih edilmesi önemli bir atık azaltım stratejisidir. Ayrıca kullanılmış pillerin evde biriktirilerek marketlerde, okullarda veya belediyelerin pil toplama kutularına bırakılması çevresel risklerin azaltılmasına katkı sağlar.” diye konuştu.

			Eski cihazlar lisanslı tesislere teslim edilmeli

			Eski telefon ve bilgisayarların geri dönüşüm süreçlerine ilişkin de bilgi veren Tuğçe Yılmaz Karan, şöyle devam etti:

			“Eski telefon, bilgisayar ve benzeri elektronik cihazların geri dönüşümü, çevresel risklerin azaltılması ve değerli kaynakların yeniden ekonomiye kazandırılması açısından sistemli bir şekilde yürütülmelidir. Bu cihazlar öncelikle evsel atıklardan ayrı olarak toplanmalı ve yetkili toplama merkezlerine ya da lisanslı geri dönüşüm tesislerine teslim edilmelidir. Çünkü elektronik cihazlar hem geri kazanılabilir değerli metaller hem de çevreye zarar verebilecek toksik bileşenler içermektedir. Geri dönüşüm süreci genellikle birkaç aşamada gerçekleşmektedir. İlk aşamada cihazların veri güvenliği açısından kontrol edilmesi ve kişisel verilerin tamamen silinmesi gerekmektedir. Ardından cihazlar ayrıştırma tesislerinde bileşenlerine göre sınıflandırılmaktadır. Plastik, cam, metal ve elektronik devre kartları birbirinden ayrılarak farklı geri kazanım süreçlerine yönlendirilmektedir. Özellikle devre kartlarında bulunan altın, bakır, gümüş ve palladyum gibi değerli metaller özel yöntemlerle geri kazanılabilmektedir. Bunun yanında pil, ekran ve bazı devre elemanlarında bulunan kurşun, cıva ve kadmiyum gibi tehlikeli maddeler kontrollü şekilde bertaraf edilmektedir.”

			Bu süreçlerin lisanslı tesislerde gerçekleştirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Karan, “Çünkü kayıt dışı ya da kontrolsüz geri dönüşüm uygulamaları, toksik maddelerin çevreye yayılmasına ve insan sağlığı açısından ciddi risklerin oluşmasına neden olabilmektedir. Dolayısıyla elektronik cihazların doğru şekilde geri dönüşüm sistemine dahil edilmesi hem çevresel sürdürülebilirlik hem de kaynak verimliliği açısından temel bir gerekliliktir.” ifadesinde bulundu.

			Gelecekte “döngüsel ekonomi” modeli öne çıkacak

			Gelecekte e-atık yönetiminde döngüsel ekonomi yaklaşımının daha fazla önem kazanacağını ifade eden Karan, “Gelecekte e-atık yönetimi konusunda öne çıkan yenilikler ve politikalar, daha çok döngüsel ekonomi temelli yaklaşımlar etrafında şekillenmektedir. Geleneksel ‘üret-kullan-at’ modelinden uzaklaşılarak, ürünlerin yaşam döngüsünü uzatmayı ve atık oluşumunu kaynağında azaltmayı hedefleyen sistemler ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda en önemli politikalardan biri Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (Extended Producer Responsibility - EPR) uygulamalarıdır. Bu yaklaşımda üreticiler, ürünün yalnızca üretim aşamasından değil, kullanım ömrü sonrasındaki toplama, geri dönüşüm ve bertaraf süreçlerinden de sorumlu tutulmaktadır. Bu sistem, üreticileri daha dayanıklı, onarılabilir ve geri dönüştürülebilir ürün tasarlamaya yönlendirmektedir. Son yıllarda bu konuda yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi ve kapsamın genişletilmesi dikkat çekmektedir. Bunun yanında, eko-tasarım (ecodesign) yaklaşımı geleceğin önemli bileşenlerinden biridir. Elektronik ürünlerin tasarım aşamasında sökülebilirlik, tamir edilebilirlik ve malzeme geri kazanımına uygunluk kriterlerinin dikkate alınması, geri dönüşüm verimliliğini artırmaktadır. Buna paralel olarak ‘onarım hakkı (right to repair)’ politikaları da yaygınlaşmaktadır. Bu politikalar, tüketicilerin ürünlerini daha uzun süre kullanabilmesini desteklemektedir.” şeklinde konuştu.

			Gelecekte e-atık yönetiminde temel hedef ne olacak?

			Teknolojik yenilikler açısından ise yapay zekâ ve dijital takip sistemlerinin ön plana çıktığına işaret eden Karan, “Yapay zekâ destekli ayrıştırma teknolojileri, elektronik atıkların daha hızlı ve doğru sınıflandırılmasını sağlamakta; dijital ürün pasaportu gibi uygulamalar ise ürün içeriğinin ve yaşam döngüsünün izlenebilirliğini artırmaktadır. Bu da geri kazanım süreçlerini daha verimli hale getirmektedir. Gelecekte e-atık yönetiminde temel hedef; yalnızca atıkları bertaraf etmek değil, ürünleri sistem içinde mümkün olduğunca uzun süre tutarak kaynak verimliliğini artırmak ve çevresel etkileri minimize etmektir. Bu doğrultuda politika, teknoloji ve tüketici davranışlarının birlikte dönüşmesi gerekmektedir.”
			
		
	

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/turkiye-de-her-yil-1-milyon-ton-e-atik-olusuyor-5539.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/turkiye-de-her-yil-1-milyon-ton-e-atik-olusuyor-5539.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/turkiye-de-her-yil-1-milyon-ton-e-atik-olusuyor-5539-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/turkiye-de-her-yil-1-milyon-ton-e-atik-olusuyor-5539.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/turkiye-de-her-yil-1-milyon-ton-e-atik-olusuyor/359562/</link>
			<pubDate>Tue, 19 May 2026 12:33:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Belçika Kraliçesi Mathilde MEXT Teknoloji Merkezi’nde]]></title>
			<description><![CDATA[Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde, Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti çerçevesinde MEXT Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Belçika Kraliçesi Mathilde MEXT Teknoloji Merkezi’ni Ziyaret Etti 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle gerçekleştirilen Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında Türkiye’ye gelen Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) tarafından kurulan, dünyanın en gelişmiş ve kapsamlı dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm merkezi olan MEXT Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti. MEXT ile Belçika’nın önde gelen inovasyon merkezleri arasında iki ayrı iş birliği anlaşması imzalandı.  

Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde, Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti çerçevesinde MEXT Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ve Valon Bölge Hükümeti Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet da katıldı.

MEXT Teknoloji Merkezi ziyaretinde Kraliçe Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet, MEXT’in sanayinin dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşümüne yönelik yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi aldı. Heyet, ileri teknoloji uygulamalarını yerinde inceleyerek üretim sanayisinin dönüşümüne yönelik örnek uygulamaları deneyimledi.

MEXT ve Belçikalı Kuruluşlar Arasında Stratejik İş Birliği Mutabakatları İmzalandı

Ziyaret kapsamında ayrıca, MEXT Teknoloji Merkezi ile Belçika’nın ileri üretim ve uygulamalı Ar-Ge alanındaki önde gelen inovasyon merkezi Flanders Make ve endüstri ile girişimcilik ekosistemini buluşturan teknoloji ve inovasyon merkezi A6K arasında iki ayrı mutabakat zaptı imzalandı.

Dijital ve yeşil dönüşüm odağında geliştirilen iş birlikleri; Avrupa ve uluslararası Ar-Ge projelerinde ortak çalışmalar yürütülmesini, test ve demonstrasyon altyapılarında sinerji yaratılmasını, ekosistemler arası iş geliştirme ve pazar erişiminin güçlendirilmesini, eğitim ve yetkinlik geliştirme alanlarında ortak çalışmalar yapılmasını kapsıyor.

Mutabakat zaptları, MEXT Genel Müdürü Efe Erdem ile Flanders Make CEO’su Grisja Lobbestael ve A6K CEO’su Abd-Samad Habbachi tarafından imzalandı.

MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ise ziyaretle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında gerçekleştirilen bu ziyaretin, Belçika heyetinin özel talebiyle MEXT Teknoloji Merkezi’nde gerçekleşmesinden büyük memnuniyet duyduk. Dünyanın en gelişmiş dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm merkezi olan MEXT’te ülkemizin üretim gücünü, teknoloji yetkinliğini ve Türk iş gücünün ortaya koyduğu dönüşüm vizyonunu uluslararası heyetlerle paylaştık. Otomotivden savunma sanayiine, tedarik sanayiinden demir çeliğe kadar birçok stratejik sektörde ülkemizin üretim kabiliyetlerini ve özellikle MESS üyelerinin dönüşüm vizyonunu en güçlü şekilde aktardığımıza inanıyoruz. Bu ziyaretin yeni iş birlikleri geliştirmek için değerli bir fırsat olduğu kanaatindeyim. Bu anlamlı ziyaretleri ve sanayimizin dönüşüm yolculuğuna gösterdikleri yakın ilgi için, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a ve Belçikalı heyet üyelerine teşekkür ediyoruz” dedi.  
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/belcika-kralicesi-mathilde-mext-teknoloji-merkezi-nde-3535.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/belcika-kralicesi-mathilde-mext-teknoloji-merkezi-nde-3535.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/belcika-kralicesi-mathilde-mext-teknoloji-merkezi-nde-3535-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/belcika-kralicesi-mathilde-mext-teknoloji-merkezi-nde-3535.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/belcika-kralicesi-mathilde-mext-teknoloji-merkezi-nde/359533/</link>
			<pubDate>Tue, 12 May 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[PUBG Mobile Global Open Sezon 1 Türkiye Elemeleri Tamamlandı]]></title>
			<description><![CDATA[2026 PMGO Sezon 1 Türkiye Bölgesel Elemeleri'nde ilk beşe giren ULF, Black, IDA, S2G ve FUT Esports, Endonezya'daki dev finalde Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[PUBG Mobile Global Open Sezon 1 Türkiye Elemeleri Tamamlandı: 5 Takım Cakarta Yolcusu 

Toplam 3 milyon 500 bin TL ödül havuzuna sahip Türkiye Bölgesel Elemeleri'ni başarıyla tamamlayan temsilcilerimiz, Haziran ayında Cakarta'da dünya devlerine karşı mücadele edecek.

İSTANBUL - 12 Mayıs 2026 - PUBG MOBILE espor ekosisteminin 2026 yılındaki ilk büyük uluslararası durağı olan PMGO Sezon 1 için Türkiye Bölgesel Elemeleri sona erdi. Türkiye ve Azerbaycan’dan katılan 20 güçlü ekibin zirve mücadelesine sahne olan organizasyon, dijital platformlar üzerinden binlerce oyun tutkunu tarafından ilgiyle takip edildi. Üç aşamalı zorlu bir eleme maratonunun ardından ilk 5 sırada yer alan takımlar, 2-7 Haziran tarihleri arasında Cakarta’da gerçekleştirilecek Main Event’e katılmaya hak kazandı. Temsilcilerimiz hem global şampiyonluk hem 500 bin dolarlık büyük ödül havuzundan pay almak için Endonezya’daki turnuvada boy gösterecek.

Resmi adıyla 2026 PMGO TR S1 FINALS olarak düzenlenen organizasyon, 24 Nisan’da başlayan Lig Aşaması ile start aldı. Ardından 1-3 Mayıs tarihlerindeki Son Şans Aşaması ile devam eden maraton, 8-10 Mayıs tarihlerindeki Büyük Final karşılaşmalarıyla noktalandı. Turnuvada, 2026 PMSA Sezon 1’den gelen 5 partner takımın yanı sıra, Türkiye ve Azerbaycan PMNC Bahar dönemlerinden başarıyla ayrılan 15 ekip yer aldı.

3 milyon 500 bin TL’lik ödül havuzu, takımların başarı sıralamasına göre paylaştırıldı. Şampiyonluğu göğüsleyen ULF Esports 800 bin TL ödülün sahibi olurken, ikinci sıradaki Black Esports 400 bin TL ve üçüncü sıradaki IDA Esports 230 bin TL kazandı. Ödül dağılımı 16’ncı sıradaki takıma kadar kademeli olarak devam etti.

Endonezya’nın başkenti Cakarta’da düzenlenecek Main Event’te 32 takım yer alacak. Türkiye’nin yanı sıra; Güneydoğu Asya, Güney Asya, EECA, MENA, Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Güney Amerika ve Afrika olmak üzere 9 büyük bölgeden takımlar sahada olacak. 2-3 Haziran’da Grup Aşaması, 4 Haziran’da Son Şans ve 6-7 Haziran’da yapılacak Büyük Finaller ile sezonun şampiyonu belirlenecek.

Temsilcilerimizin Karnesi

Cakarta yolcusu olan takımlar, uluslararası arenadaki tecrübeleriyle dikkat çekiyor:

ULF Esports: 2025 PMGC Dünya ikincisi unvanıyla kadro istikrarını koruyor.

S2G Esports: 2022 Dünya Şampiyonu olarak iki yıllık aranın ardından tekrar global sahnede.

FUT Esports: 2020 yılındaki Batı Dünya Şampiyonluğu başarısını bu kez Cakarta’ya taşımayı hedefliyor.

IDA Esports: Bir kez daha uluslararası turnuva biletini alarak başarılı grafiğini sürdürdü. 

Black Esports: Ulusal Şampiyona (PMNC) kanadından gelerek ilk beş içerisine girmeyi başaran en iddialı ekiplerden biri oldu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/pubg-mobile-global-open-sezon-1-turkiye-elemeleri-tamamlandi-2593.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/pubg-mobile-global-open-sezon-1-turkiye-elemeleri-tamamlandi-2593.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/pubg-mobile-global-open-sezon-1-turkiye-elemeleri-tamamlandi-2593-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/pubg-mobile-global-open-sezon-1-turkiye-elemeleri-tamamlandi-2593.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/pubg-mobile-global-open-sezon-1-turkiye-elemeleri-tamamlandi/359532/</link>
			<pubDate>Tue, 12 May 2026 18:40:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sarsılmaz'ın yerli robotu SARBOT, uluslararası arenaya çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[Sarsılmaz, SAHA EXPO 2026’da Entegre Savunma Ekosistemini Sergiliyor Sarsılmaz'ın ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sarsılmaz'ın yerli robotu SARBOT, uluslararası arenaya çıktı

 


Yaklaşık 150 yıllık mühendislik mirasını yeni nesil savunma teknolojileriyle buluşturan Sarsılmaz, SAHA EXPO 2026’da grup şirketleriyle birlikte yer alarak silah sistemlerinden mühimmata, robotik platformlardan uzaktan komutalı sistemlere uzanan uçtan uca savunma ekosistemi yaklaşımını sergiliyor.


Türk savunma sanayisinin lider şirketi Sarsılmaz, yerli mühendislik gücüyle geliştirdiği yeni nesil savunma sistemlerini ve entegre üretim kabiliyetlerini SAHA EXPO 2026 kapsamında uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu.

Yaklaşık 150 yıllık üretim ve mühendislik birikimine sahip olan Sarsılmaz; silah, mühimmat, robotik platformlar, uzaktan komutalı sistemler, orta kalibre çözümler ve hassas üretim kabiliyetleriyle savunma sanayisine bütüncül çözümler sunan teknoloji şirketi konumunu fuarda güçlü şekilde ortaya koydu.

Düzce’de 120 bin metrekare alan üzerine kurulu entegre üretim tesisiyle Avrupa’nın en büyük silah üretim merkezine sahip olan Sarsılmaz, 80’den fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracat ve yüksek hassasiyetli üretim altyapısıyla küresel ölçekte dikkat çekti. Şirket, grup şirketleriyle oluşturduğu ekosistem sayesinde modern muharebe sahasının değişen ihtiyaçlarına yanıt veren entegre çözümlerini SAHA EXPO ziyaretçilerine aktardı.



Akalın: “Entegre savunma ekosistem gücümüzü sergiledik”

Sarsılmaz Genel Müdür Yardımcısı ve BEST Defence Yönetim Kurulu Üyesi Murat Akalın, SAHA EXPO 2026 kapsamında modern muharebe sahasında başarının artık tekil ürünlerden değil, entegre sistemlerden geçtiğini vurguladı.

“Bugünün savunma ihtiyaçları, yalnızca iyi tasarlanmış tek bir ürünle karşılanabilecek noktayı geride bıraktı. SAHA EXPO 2026’da; platform, sensör, yazılım, mühimmat ve silah sistemlerinin birlikte çalışabildiği bütüncül yapımızı ortaya koyduk. Sarsılmaz, BEST Defence, LA2 Dynamics, TR Mekatronik, BPS ve ÜNİMETAL ile birlikte yalnızca ürünlerimizi değil, uçtan uca çözüm üreten savunma ekosistemi vizyonumuzu sergiledik.”

Akalın, bu yaklaşımın Sarsılmaz’ı klasik üretici kimliğinin ötesine taşıdığını belirterek, farklı sistemleri aynı mimari içinde buluşturabilme kabiliyetinin fuarda en çok ilgi gören başlıklar arasında yer aldığını ifade etti.



Latif Aral Aliş: “Türk mühendisliğini global ölçekte daha ileri taşıyoruz”

Sarsılmaz Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş ise şirketin köklü geçmişini bugünün savunma teknolojileriyle birleştiren dönüşümünü SAHA EXPO 2026’da güçlü şekilde yansıttıklarını belirtti:

“1880 yılında Elazığ’da başlayan yolculuğumuz bugün global ölçekte rekabet eden bir mühendislik ve teknoloji gücüne dönüştü. SAHA EXPO 2026’da geldiğimiz noktayı, ürün çeşitliliğimizi ve entegre çözüm kabiliyetimizi uluslararası paydaşlarla paylaşma fırsatı bulduk.”

Aliş, Sarsılmaz’ın artık yalnızca bir üretici değil, savunma ekosistemine yön veren bir teknoloji şirketi olduğunu vurgulayarak, uluslararası pazarlardaki büyüme hedeflerinin fuarda kurulan iş birlikleriyle daha da güçlendiğini ifade etti.



Sarsılmaz’ın kendisini hiçbir zaman yalnızca bir silah üreticisi olarak konumlandırmadığını vurgulayan Aliş, şöyle devam etti:

“Sarsılmaz olarak kendimizi hiçbir zaman sadece bir üretici olarak görmedik. Türkiye’nin savunma sanayiindeki teknolojik dönüşümünde aktif rol alan, mühendislik odaklı çözümler geliştiren ve savunma ekosistemine yön veren bir teknoloji şirketi olarak konumlandık. Bugün geldiğimiz noktada, bir ordunun farklı ihtiyaçlarına yanıt verebilecek entegre bir yapı sunuyoruz”.

Sarsılmaz’ın 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini hatırlatan Aliş, şirketin global ölçekteki hedeflerini şu sözlerle değerlendirdi:

“Sahip olduğumuz bilgi birikimini, değişen tehdit algılarına ve kullanıcı ihtiyaçlarına göre sürekli güncelliyoruz. Ürün gamımızı genişletirken aynı zamanda ihracat kabiliyetimizi, kullanıcı güvenini ve uluslararası etkimizi de büyütüyoruz. Odağında savunma, genlerinde teknoloji olan bir şirket olarak hedefimiz net: Türk mühendisliğini global ölçekte daha güçlü bir konuma taşımak ve ülkemizin savunma sanayisindeki etkisini uluslararası arenada daha da ileriye götürmek.”

Uçtan uca entegre çözüm yaklaşımı fuarda öne çıktı

SAHA EXPO 2026’da Sarsılmaz standında; üretimden nihai sistem mimarisine kadar uzanan “uçtan uca entegre çözüm” yaklaşımı ziyaretçilere aktarıldı.

Fuarda öne çıkan sistemler arasında:


	SAR9 SP Special tabanca 
	SAR Drone Killer 
	SAR 556 MT makineli tüfek 
	SARBOT’un yeni versiyonu 
	BEST Defence gizlenebilir UKSS 
	TR Mekatronik 20 mm 6 namlulu top 


yer aldı.



LA2 Dynamics tarafından geliştirilen SARBOT’un yeni versiyonu ilk kez uluslararası arenada tanıtılırken, TR Mekatronik’in %95’in üzerinde yerlilik oranına sahip 20 mm top sistemi de yoğun ilgi gördü.

BEST Defence’in gizlenebilir UKSS çözümü düşük görünürlük ve hızlı reaksiyon kabiliyetiyle dikkat çekerken, insansız hava araçlarına karşı geliştirilen SAR Drone Killer sistemi fuarın öne çıkan çözümleri arasında yer aldı.

Sarsılmaz, SAHA EXPO 2026’da grup şirketleriyle birlikte sergilediği bu bütüncül yapı ile Türkiye savunma sanayisinin mühendislik, üretim ve entegrasyon kabiliyetlerini uluslararası ölçekte bir kez daha ortaya koydu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/sarsilmaz-in-yerli-robotu-sarbot-uluslararasi-arenaya-cikti-5228.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/sarsilmaz-in-yerli-robotu-sarbot-uluslararasi-arenaya-cikti-5228.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/sarsilmaz-in-yerli-robotu-sarbot-uluslararasi-arenaya-cikti-5228-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/sarsilmaz-in-yerli-robotu-sarbot-uluslararasi-arenaya-cikti-5228.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/sarsilmaz-in-yerli-robotu-sarbot-uluslararasi-arenaya-cikti/359502/</link>
			<pubDate>Wed, 06 May 2026 10:39:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ESET uyarıyor | Hileli oyun]]></title>
			<description><![CDATA[ScarCruft tedarik zinciri saldırısıyla oyun platformunu ele geçirdi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ESET uyarıyor | Hileli oyun

 

Siber  güvenlik şirketi ESET’in bulgularına göre, Kuzey Kore bağlantılı APT grubu ScarCruft, tedarik zinciri casusluk saldırısı kapsamında bir oyun platformunu ele geçirdi. Kampanya ile  amaçlanan casusluk; arka kapı, kişisel verileri ve belgeleri toplamak, ekran görüntüleri almak ve ses kayıtları yapmak. Saldırının, Kuzey Kore rejimi tarafından ilgi çekici görülen kişiler, büyük olasılıkla mülteciler veya kaçaklar hakkında bilgi toplamayı amaçladığı düşünülüyor.

 

ESET araştırmacıları, Kuzey Kore ile bağlantılı APT grubu ScarCruft tarafından Çin'in Yanbian bölgesini hedef alan çok platformlu bir tedarik zinciri saldırısı ortaya çıkardı. Yanbian, etnik Korelilerin yaşadığı ve Kuzey Koreli mülteciler ile kaçakların geçiş noktası olan bir bölge. 2024 yılı sonlarından beri devam ettiği düşünülen saldırıda ScarCruft, Yanbian temalı oyunlara adanmış bir video oyun platformunun Windows ve Android bileşenlerini ele geçirerek bunları bir arka kapı ile trojanlaştırdı. ESET tarafından BirdCall olarak adlandırılan bu arka kapının başlangıçta yalnızca Windows'u hedeflediği biliniyordu; Android sürümü ise daha sonra bu tedarik zinciri saldırısının bir parçası olarak keşfedildi.  

Son saldırıda keşfedilen BirdCall'un Android sürümü, Windows arka kapısının komut ve yeteneklerinin bir alt kümesini uyguluyor; kişi listelerini, SMS mesajlarını, arama kayıtlarını, belgeleri, medya dosyalarını ve özel anahtarları topluyor. Ayrıca ekran görüntüleri alabiliyor ve çevresindeki sesleri kaydedebiliyor. ESET, bu araştırmaya dayanarak Android BirdCall'un birkaç ay boyunca aktif olarak geliştirildiğini ve en az yedi sürümün kullanıma sunulduğunu keşfetti.

Bu saldırıda ele geçirilen web sitesi Yanbian halkına ve geleneksel oyunlarına adanmış olduğundan ESET saldırının birincil hedeflerinin Yanbian'da yaşayan etnik Koreliler olduğu sonucuna vardı. Saldırının,Yanbian bölgesinde yaşayan (veya buradan gelen), büyük olasılıkla mülteciler veya kaçaklar ve Kuzey Kore rejimi tarafından ilgi çekici görülen kişiler hakkında bilgi toplamayı amaçladığı düşünülüyor.

Oyun platformunun Windows istemcisi, RokRAT arka kapısına yol açan kötü amaçlı bir güncelleme yoluyla ele geçirildi,  bu da daha sofistike BirdCall arka kapısını devreye soktu. ScarCruft'un son saldırısını keşfeden ESET araştırmacısı Filip Jurčacko “Mağdurlar, cihazlarındaki tek bir sayfadan bir web tarayıcısı aracılığıyla trojan bulaşmış oyunları indirdiler ve muhtemelen bunları kasıtlı olarak yüklediler. Resmî Google Play mağazasında başka herhangi bir APK konumu veya kötü amaçlı APK tespit etmedik. Web sitesinin ne zaman ilk kez ele geçirildiğini ve tedarik zinciri saldırısının ne zaman başladığını belirleyemedik. Ancak dağıtılan kötü amaçlı yazılımın analizine dayanarak, bunun 2024'ün sonlarında gerçekleştiğini tahmin ediyoruz” açıklamasını yaptı .

Windows arka kapısı ilk olarak 2021'de keşfedilmiş ve ESET Tehdit İstihbaratı raporu kapsamında ScarCruft'a atfedilmişti. Orijinal Windows arka kapısı, ekran görüntüsü alma, tuş vuruşlarını ve panodaki içeriği kaydetme, kimlik bilgilerini ve dosyaları çalma ve kabuk komutlarını yürütme dâhil olmak üzere çok çeşitli casusluk yeteneklerine sahiptir. Arka kapı, C&C amaçları için Dropbox veya pCloud gibi meşru bulut depolama hizmetlerini veya ele geçirilmiş web sitelerini kullanır. 

APT37 veya Reaper olarak da bilinen ScarCruft, en az 2012 yılından beri faaliyet gösteriyor ve Kuzey Kore casusluk grubu olduğundan şüpheleniliyor. Grup öncelikle Güney Kore'ye odaklansa da diğer Asya ülkeleri de hedef alınıyor. ScarCruft, esas olarak hükümet ve askeri kuruluşlarla ve Kuzey Kore'nin çıkarlarıyla bağlantılı çeşitli sektörlerdeki şirketlerle ilgileniyor gibi görünmektedir. Grup ayrıca Kuzey Kore'den kaçanları da hedef almaktadır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/eset-uyariyor-hileli-oyun-6209.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/eset-uyariyor-hileli-oyun-6209.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/eset-uyariyor-hileli-oyun-6209-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/05/eset-uyariyor-hileli-oyun-6209.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/eset-uyariyor-hileli-oyun/359491/</link>
			<pubDate>Wed, 06 May 2026 09:17:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[NASA, uydu görüntüleriyle adınızı yazıyor]]></title>
			<description><![CDATA[ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), uydu fotoğraflarını kullanarak kişilerin ismini yazan bir internet sitesi açtı. Kişiler isimlerini yazarak dünyanın farklı noktalarından görsellerle birleştirebiliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[NASA, uydu görüntüleriyle adınızı yazıyor

 

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), düzenli olarak uzaydan görüntüler paylaşırken bu kez ajanstan farklı bir hamle geldi. NASA, 22 Nisan Dünya Günü çerçevesinde geçtiğimiz günlerde herkesin kullanabileceği yeni bir aracı paylaştı. 



KULLANICILAR İSİMLERİNİ YAZDIRABİLİYOR

NASA tarafından paylaşılan bu araç, bir uydu görüntüleme aracı olarak öne çıkarken kullanıcılar isimlerini veya istedikleri kelimeyi yazabiliyor. Ardından ise söz konusu araç uydulardan çekilen görüntüleri bir araya getirerek o ismi ortaya çıkarıyor. 


Araç, dünyanın her yerinden yeryüzü şekillerini içeren Landsat’tan alınan uydu görüntülerini kullanırken “Enter a name” yazan bölüme isim yazmak yeterli oluyor. Ardından ise saniyeler içinde Dünya fotoğraflarıyla harf harf oluşturulan isimler görülüyor.

50 YILI AŞKIN VERİ KULLANILDI

Projenin arkasında, NASA ile ABD Jeolojik Araştırma Kurumu'nun (USGS) birlikte yürüttüğü Landsat programı bulunuyor. Bu program, 1970'lerden bu yana Dünya'yı düzenli olarak gözlemleyen en uzun soluklu uydu projelerinden biri olarak biliniyor.

"Your Name in Landsat" uygulamasında kullanılan tüm görseller de bu geniş veri havuzundan seçiliyor. Böylece kullanıcılar sadece isimlerini değil, aynı zamanda Dünya'nın zaman içindeki değişimini de dolaylı olarak görmüş oluyor.

NASIL KULLANILIR? 

Uygulamayı kullanmak oldukça kolay ve herhangi bir teknik bilgi gerektirmiyor.

İzlenecek adımlar:

NASA'nın "Your Name in Landsat" sayfasına giriliyor

"Enter a name" bölümüne isim yazılıyor

Sistem, otomatik olarak uydu görüntülerinden oluşan harfleri oluşturuyor

Her harfin hangi coğrafi bölgeden alındığı enlem-boylam bilgileriyle birlikte gösteriliyor

Ortaya çıkan görsel, hem kişisel bir içerik hem de keşif aracı olarak kullanılabiliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/nasa-uydu-goruntuleriyle-adinizi-yaziyor-2875.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/nasa-uydu-goruntuleriyle-adinizi-yaziyor-2875.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/nasa-uydu-goruntuleriyle-adinizi-yaziyor-2875-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/nasa-uydu-goruntuleriyle-adinizi-yaziyor-2875.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/nasa-uydu-goruntuleriyle-adinizi-yaziyor/359488/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 21:03:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Fidye saldırısı önlemlerini elden bırakmayın]]></title>
			<description><![CDATA[Uzmanlar uyarıyor. Uzun süre sorunsuz çalışan sistemler zamanla rehavete yol açabiliyor]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Fidye saldırısı önlemlerini elden bırakmayın

 


Bir fidye saldırısı, sistemleri ele geçirdiği gibi geriye dönüp bakıldığında her şeyin yolunda gittiğini düşündüren güveni de çürütüyor. Siber güvenlikte dünya lideri olan ESET, fidye yazılımı saldırılarının çoğu zaman sessiz bir dönemin ardından geldiğine dikkat çekerek, görünürde sorunsuz işleyen sistemlerin ciddi riskler barındırabileceği uyarısında bulundu. 


 

Kurumsal başarısızlıklar incelendiğinde sıkça tekrar eden bir örüntüye işaret eden ESET, uzun süre sorunsuz çalışan sistemlerin zamanla rehavete yol açtığını belirtti. Bu durum, hazırlık yatırımlarının azalmasına ve gerçek risk ile algılanan risk arasındaki farkın büyümesine neden oluyor. Görünürde bir saldırı yaşanmamış olması, çoğu zaman savunmanın güçlü olduğu anlamına gelmiyor; yalnızca tehditlerin henüz görünür hâle gelmemiş olabileceğine işaret ediyor. Birçok kuruluş, güvenlik durumunu değerlendirirken kritik bir yanılgıya düşüyor. Kurumlar çoğu zaman ortamlarının güncel tehditlere karşı ne kadar güvenli olduğunu sorgulamak yerine, yalnızca temel kontrollerin yerinde olup olmadığını kontrol ediyor. Bu da şirketlerin aynı anda hem uyumlu hem de risk altında olabildiği bir tablo ortaya çıkarıyor.

İstikrarın kendisi de istikrarı bozabilir

Güvenlik değerlendirmelerinde bir diğer önemli sorun ise görünenle yetinme eğilimi. Kuruluşlar, kolay erişilebilen verilerle karar verirken daha zor elde edilen ancak kritik öneme sahip bilgileri göz ardı edebiliyor. Bu durum, güvenlik açıklarının fark edilmesini zorlaştırıyor ve eksik bir tabloya rağmen yanlış bir güven hissi oluşmasına neden oluyor. Verizon’un 2025 Veri İhlali Araştırma Raporu’na göre fidye yazılımı kurbanlarının yüzde 54’ünün erişim bilgileri, saldırıdan önce yasa dışı platformlarda zaten dolaşımdaydı. Bu da bazı ihlallerin, fark edilmeden çok önce başlamış olabileceğini gösteriyor. 

Fidye yazılımı saldırıları büyük ölçekli ekonomik sonuçlar doğurabiliyor

ESET uzmanları, güvenlik sistemlerinin yalnızca kontrollerin varlığını doğrulamakla kalmaması gerektiğini, aynı zamanda şüpheli davranışları tespit edebilecek şekilde yapılandırılmasının önemine dikkat çekti. Özellikle saldırganların güvenlik süreçlerini devre dışı bırakma girişimlerinin izlenmesi, bu noktada kritik rol oynuyor. Fidye yazılımı saldırılarının etkisi ise yalnızca teknik boyutla sınırlı kalmıyor. İş sürekliliğini doğrudan etkileyen bu saldırılar, büyük ölçekli ekonomik sonuçlar doğurabiliyor. 2024 yılında Change Healthcare’e yönelik saldırının toplam maliyetinin 3 milyar dolar olduğu tahmin edilirken 2025 yılında Jaguar Land Rover’a yapılan benzer bir saldırı da ciddi mali kayıplara yol açtı. IBM verilerine göre ise bir veri ihlalinin ortalama maliyeti yaklaşık 5 milyon dolar seviyesinde bulunuyor; sağlık sektöründe bu rakam neredeyse 10 milyon dolara ulaşıyor.

Veri sızıntıları asal yükümlülükleri de beraberinde getiriyor

Veri sızıntılarının etkisi ise uzun vadeye yayılıyor. Sızdırılan kurumsal veriler, yeni kimlik avı ve iş e-postası dolandırıcılığı saldırıları için zemin hazırlarken aynı zamanda yasal yükümlülükleri de beraberinde getiriyor. Müşteri ve iş ortaklarının güven kaybı, artan sigorta maliyetleri ve yenilenmeyen sözleşmeler gibi dolaylı etkiler de tabloyu daha ağır hâle getiriyor. Güçlü bir siber güvenlik duruşu  yalnızca doğru araçlar ve insan kaynağının yanı sıra sürekli gözlem ve uyum sağlama alışkanlığıyla mümkün oluyor. Tehdit ortamının sürekli değiştiğine dikkat çeken uzmanlar, savunma tarafının da aynı hızda güncellenmesi gerektiğini vurguluyor. Tehdit istihbaratı ve zamanında aksiyona dönüşebilen güvenlik uyarıları olmadan, kurumların güvenlik algısı ile gerçek durum arasındaki fark giderek büyüyor. Bu fark siber suçlular tarafından yüksek maliyetlerle kapatılıyor. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/fidye-saldirisi-onlemlerini-elden-birakmayin-1367.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/fidye-saldirisi-onlemlerini-elden-birakmayin-1367.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/fidye-saldirisi-onlemlerini-elden-birakmayin-1367-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/fidye-saldirisi-onlemlerini-elden-birakmayin-1367.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/fidye-saldirisi-onlemlerini-elden-birakmayin/359483/</link>
			<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 09:30:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Temassız tehdit büyüyor, NFC saldırıları yayılıyor]]></title>
			<description><![CDATA[NFC tabanlı saldırıların yayıldığı ülkeler içerisinde Türkiye’de var]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Temassız tehdit büyüyor, NFC saldırıları yayılıyor

 

Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, daha önce kullanılan NFCGate aracı yerine HandyPay adlı meşru bir Android uygulamasını kötüye kullanan NGate kötü amaçlı yazılım ailesinin yeni bir varyantını keşfetti. Birincil hedef Brezilya'daki kullanıcılar olmakla birlikte, NFC tabanlı saldırılar yeni bölgelere yayılıyor. Tehdidin yayıldığı ülkeler içerisinde Türkiye’de var. 

Akıllı telefonlar ve temassız kartlar gibi cihazların çok kısa mesafeden kablosuz olarak veri alışverişi yapmasını sağlayan bir teknoloji olan NFC (Near Field Communication – Yakın Alan İletişimi) günlük hayatta en yaygın olarak temassız ödeme işlemlerinde kullanılıyor.  Tehdit aktörleri, NFC verilerini aktarmak için kullanılan uygulamayı ele geçirdi ve yapay zekâ tarafından üretilmiş gibi görünen kötü amaçlı kodla yamaladı. NGate'in önceki sürümlerinde olduğu gibi, bu kötü amaçlı kod saldırganların kurbanın ödeme kartındaki NFC verilerini kendi cihazlarına aktarmasına ve bunları temassız ATM para çekme işlemleri ve yetkisiz ödemeler için kullanmasına olanak tanıyor. Ayrıca kod, kurbanların ödeme kartı PIN'lerini ele geçirebilir ve bunları operatörlerin C&C sunucusuna aktarabilir.  

HandyPay'i trojanize etmek için kullanılan kötü amaçlı kod, GenAI araçlarının yardımıyla üretilmiş olduğuna dair işaretler gösteriyor. Özellikle, kötü amaçlı yazılım günlükleri, yapay zekâ tarafından üretilen metinlere özgü bir emoji içeriyor; bu da kesin kanıt bulunmamasına rağmen kodun üretilmesinde veya değiştirilmesinde LLM'lerin rol oynadığını düşündürüyor. Bu durum, üretken yapay zekânın siber suçlular için giriş engelini düşürdüğü ve sınırlı teknik beceriye sahip tehdit aktörlerinin işlevsel kötü amaçlı yazılımlar üretmesini sağladığı daha geniş bir eğilime uyuyor.

ESET Research, trojanize edilmiş HandyPay'i dağıtan kampanyanın yaklaşık olarak 2025 yılının Kasım ayında başladığını ve hâlen aktif olduğunu düşünüyor. Ayrıca HandyPay'in kötü amaçlı yamalanmış sürümünün resmî Google Play mağazasında hiçbir zaman bulunmadığına da dikkat çekiliyor. ESET App Defense Alliance ortağı olarak, bulgularını Google ile paylaştı. ESET ayrıca HandyPay geliştiricileriyle iletişime geçerek uygulamalarının kötü amaçlı kullanımı konusunda onları uyardı. 

NFC tehditlerinin sayısı artmaya devam ettikçe bunları destekleyen ekosistem de daha sağlam hâle geldi. İlk NGate saldırıları, NFC verilerinin aktarımını kolaylaştırmak için açık kaynaklı NFCGate aracını kullanıyordu. O zamandan beri, benzer işlevlere sahip birkaç kötü amaçlı yazılım hizmeti (MaaS) satın alınabilir hâle geldi. Ancak bu kampanyada tehdit aktörleri kendi çözümlerini kullanmaya karar vererek mevcut bir uygulamayı, HandyPay'i kötü niyetle yamaladılar.

Yeni NGate varyantını keşfeden ESET araştırmacısı Lukáš Štefanko şu açıklamalarda bulundu: “Bu kampanyanın operatörleri, NFC verilerini aktarmak için yerleşik bir çözümü kullanmak yerine neden HandyPay uygulamasını trojanize etmeye karar verdiler? Cevap basit: Para. Mevcut MaaS kitlerinin abonelik ücretleri yüzlerce dolara ulaşıyor: NFU Pay, ürününü aylık yaklaşık 400 ABD doları karşılığında satarken TX-NFC ise aylık yaklaşık 500 ABD doları istiyor. Öte yandan, meşru HandyPay uygulaması önemli ölçüde daha ucuz ve aylık sadece 9,99 € bağış talep ediyor, o da varsa. Fiyata ek olarak, HandyPay doğal olarak herhangi bir izin gerektirmez, sadece varsayılan ödeme uygulaması olarak ayarlanması yeterlidir; bu da tehdit aktörlerinin şüphe uyandırmamasını sağlar.”

İlk yeni NGate örneği, Rio de Janeiro eyalet piyango kurumu (Loterj) tarafından işletilen bir piyango olan Rio de Prêmios’u taklit eden bir web sitesi aracılığıyla; ikinci NGate örneği ise sahte bir Google Play web sayfası üzerinden “Proteção Cartão” adlı bir uygulama olarak dağıtılıyor. Her iki site de aynı etki alanında barındırılıyordu; bu durum, tek bir tehdit aktörünün iş başında olduğunu kuvvetle işaret ediyor. Kötü amaçlı yazılım, HandyPay hizmetini kötüye kullanarak NFC kart verilerini saldırganın kontrolündeki bir cihaza iletiyor. Kötü amaçlı kod, NFC verilerini iletmenin yanı sıra ödeme kartı PIN'lerini de çalıyor ve böylece tehdit aktörünün kurbanın ödeme kartı verilerini kullanarak ATM'lerden nakit çekmesini sağlıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/temassiz-tehdit-buyuyor-nfc-saldirilari-yayiliyor-737.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/temassiz-tehdit-buyuyor-nfc-saldirilari-yayiliyor-737.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/temassiz-tehdit-buyuyor-nfc-saldirilari-yayiliyor-737-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/temassiz-tehdit-buyuyor-nfc-saldirilari-yayiliyor-737.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/temassiz-tehdit-buyuyor-nfc-saldirilari-yayiliyor/359453/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 09:06:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sahte veri ihlali bildirimlerine dikkat]]></title>
			<description><![CDATA[Nihai amaç, sizi kandırarak kötü amaçlı bir bağlantıya tıklamanızı veya kötü amaçlı bir eki açmanızı sağlamak olabilir; bu da örneğin bilgi çalan kötü amaçlı yazılımların yüklenmesine neden olabilir. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sahte veri ihlali bildirimlerine dikkat 

Veri ihlali bildirimi almak eskiden nadir bir olayken ihlallerinin rekor sayılara ulaşmasıyla birlikte bu bildirimler artık eskisi kadar şaşırtıcı değil. Amerika Birleşik Devletleri’nde  geçen yıl 3 bin 322 adet bu tür ihlal bildirildi ve bunun sonucunda mağdurlara yaklaşık 280 milyon bildirim e-postası gönderildi. Avrupa'da günlük olay sayısı 2025 yılında yıllık  yüzde 22 artarak günde ortalama 443'e ulaştı.

 

Bu durum, dolandırıcılar için artan bir fırsat anlamına geliyor. Dolandırıcılar, birçok kişinin bu bildirimleri beklediğini biliyor ve bir bildirim aldıklarında, içinde yer alan tavsiyelere uymaya daha yatkın olabilirler. Siber güvenlik şirketi ESET veri ihlali uyarılarının bir tuzak olabileceği uyarısında bulunarak dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu. 

 

Her gün gerçek ihlaller yaşanıyor ve meşru bir bildirimi görmezden gelmek, sahte bir bildirime tıklamak kadar tehlikeli olabilir. Otomatik tepki vermekten vazgeçerek gerçek bir uyarıyı sahte olandan ayırt edebilmek çok önemli. Dolandırıcılar gerçek bir ihlali bekler ve haberleri fırsat bilerek sahte bir bildirim gönderir. Bu senaryoda, kurbanlar bir bildirim bekledikleri için dolandırıcılığa inanma olasılıkları daha yüksektir. Diğer alternatifte ise  dolandırıcılar var olmayan bir olayın ayrıntılarını içeren bir ihlal ve sahte bildirim uydurur. Alıcı için hem alakalı hem de güvenilir görünmesi amacıyla büyük olasılıkla tanınmış ve popüler bir markadan gönderilmiş gibi taklit edilir. Ancak dolandırıcılar, kurbanın işyerindeki BT departmanının kimliğine de bürünebilir.

 

Her iki durumda da dolandırıcılar, sahte bildirimlerin oluşturulmasını otomatikleştirmek ve geliştirmek için giderek daha fazla kimlik avı kitleri ve yapay zekâ araçları kullanmaktadır. Yapay zekâ, gerçek bildirimlerin kelime seçimini ve üslubunu kopyalayarak, yerel dillerde kusursuz bir şekilde benzer tuzaklar oluşturmada özellikle başarılıdır. Daha fazla meşruiyet katmak için ilgili marka ve logolar da eklenecektir. Tüm bunlar dakikalar içinde yapılabilir; bu da bir olaydan sonra sahte bildirimlerin hızla ve büyük ölçekte e-posta yoluyla gönderilebileceği anlamına gelir. Nihai amaç, sizi kandırarak kötü amaçlı bir bağlantıya tıklamanızı veya kötü amaçlı bir eki açmanızı sağlamak olabilir; bu da örneğin bilgi çalan kötü amaçlı yazılımların yüklenmesine neden olabilir. Ya da kişisel ve finansal bilgilerinizi veya parolalarınızı ele geçirmek için bir bahane olabilir. 

 

Tehlike işaretlerini fark etmek

Nereye dikkat etmeniz gerektiğini bilirseniz sahte güvenlik ihlali bildirimlerini tespit etmek kolay olacaktır. 


	Acilen harekete geçmeniz gerekiyor: Dolandırıcılar, sizi kişisel bilgilerinizi vermeye veya zararlı bir bağlantıya tıklamaya ikna etmek için klasik sosyal mühendislik tekniklerini kullanacaktır. Bu genellikle, parolanızı güncellemezseniz veya kişisel bilgilerinizi onaylamazsanız verilerinizin risk altında olduğunu söylemek gibi sizi aceleyle harekete geçirmek için bir aciliyet hissi yaratmaya çalışmakla gerçekleşir. 
	Olağan dışı gönderen e-postası: Dolandırıcılar genellikle gönderen e-postasını taklit ederek, e-postanın taklit ettikleri kuruluştan gelmiş gibi görünmesini sağlamaya çalışır. Bu nedenle, isimdeki yazım hatalarına dikkat edin ve görüntülenen isim rastgele  bir gönderen etki alanını gizliyor olabilir, bu nedenle imleci üzerine getirin.
	Yazım ve dil bilgisi hataları: Daha önce de belirtildiği gibi, tehdit aktörleri kimlik avı kampanyalarını geliştirmek için üretken yapay zekâyı (GenAI) ne kadar çok kullanırsa bu durumun ortaya çıkma olasılığı o kadar azalır. Ancak yine de bu, gerçekleştirilmesi gereken yararlı bir ilk kontrol adımdır.
	Bağlantılar ve ekler: Bu mesajların çoğu, kişisel/finansal bilgilerinizi ve parolalarınızı çalmak için tasarlanmış kimlik avı sitelerine yönlendiren bağlantılarla doludur. Ayrıca gizlice kötü amaçlı yazılım yükleyen bildirimler gibi görünen ekler de içerebilirler.
	Belirsizlik: Güvenlik ihlali yaşayan bir şirketten meşru bir mektup alırsanız bu mektupta genellikle hesap numarası ve kullanıcı adı gibi bazı kişisel bilgileriniz yer alır. Ancak dolandırıcılar bu bilgilere sahip olmadığından gönderdikleri mesajlar belirsiz ve ayrıntılardan yoksun olacaktır. 


 

Güvende kalmak

Veri ihlali bildirim dolandırıcılıklarından korunmanın ilk adımı nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlamaktır.Bir şey ters geliyorsa ne yapacağınıza dair aceleci bir karar vermeyin. Derin bir nefes alın ve sakin olun. Bir bildirim alırsanız her zaman görünür kaynağa doğrudan danışın; ancak bunu, gönderene yanıt vererek veya bildirimin içindeki iletişim bilgilerini kullanarak yapmayın. Gerçek hesabınıza giriş yapın veya şirketi arayın ya da e-posta göndererek veri ihlali olayının gerçek olup olmadığını kontrol edin. Saygın güvenlik yazılımlarıyla birlikte gelen kimlik koruma özellikleri ve HaveIBeenPwned.com gibi hizmetler, bilgilerinizin ele geçirilip geçirilmediğini kontrol etmenin yararlı bir ikincil yolu olabilir. Parola yöneticisinde saklanan güçlü ve benzersiz parolalar kullanarak ve bunları çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ile destekleyerek riski daha da azaltın. Bu sayede, bilgisayar korsanları kimlik bilgilerinizi ele geçirse bile hesaplarınıza erişemezler. Saygın bir sağlayıcıdan sağlam bir e-posta güvenliği yazılımı yüklediğinizden emin olun. Bu yazılım, ideal olarak yapay zekâyı kullanarak kimlik avı girişimlerini ve kötü amaçlı yazılımları tespit edip engellemeye yardımcı olur.

 

Veri ihlali mağduruysanız hemen yapmanız gerekenler

Bir dolandırıcılığın kurbanı olduğunuzu düşünüyorsanız hızlı hareket etmeniz önemlidir. Hackerlarla paylaşmış olabileceğiniz tüm parolaları (kullandığınız tüm sitelerde) değiştirin. Parola yöneticisi, çok sayıda site ve uygulamada benzersiz kimlik bilgilerini saklamak için en iyi seçenektir. 


	Tüm hassas hesaplar için MFA'yı etkinleştirin, böylece kötü niyetli kişiler parolalarınızı ele geçirseler bile hesabınıza giremezler,
	Güvenilir bir güvenlik yazılımı kullanarak kötü amaçlı yazılım taraması yapın,
	Finansal bilgilerinizi paylaştıysanız bankanızla iletişime geçin ve durumu bildirin. Mümkünse kredi/banka kartlarınızı dondurun,
	Şüpheli faaliyet olup olmadığını kontrol etmek için finansal hesaplarınızı takip edin
	Olayı ilgili yerlere bildirin.


 

Dünya veri ihlali bildirimleriyle dolup taşarken bu tür haberlere o kadar alışmış hâle gelebiliriz ki gelen kutumuza düşen en son bildirimlere otomatik olarak inanmaya başlayabiliriz. Her ne kadar yorucu olsa da bu tür bildirimleri dikkatle incelemek çok önemlidir. Bu, sadece dolandırıcılıktan kaçınmanıza yardımcı olmakla kalmaz; aynı zamanda meşru bildirimleri daha ciddiye almanızı da sağlar.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/sahte-veri-ihlali-bildirimlerine-dikkat-4987.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/sahte-veri-ihlali-bildirimlerine-dikkat-4987.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/sahte-veri-ihlali-bildirimlerine-dikkat-4987-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/sahte-veri-ihlali-bildirimlerine-dikkat-4987.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/sahte-veri-ihlali-bildirimlerine-dikkat/359449/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 09:17:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bulut artık ulusal bir güvenlik meselesi]]></title>
			<description><![CDATA[Küresel ölçekte derinleşen jeopolitik gerilimler ve yapay zeka odaklı dönüşüm, bulut bilişimi yalnızca bir teknoloji tercihi olmaktan çıkararak ülkeler için stratejik bir egemenlik alanına dönüştürüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bulut artık ulusal bir güvenlik meselesi

 

Artık mesele verinin nerede olduğu değil, o veriyi yöneten sistemin kontrolünün kimde olduğu. Merkezi yapıların sınırlarına ulaştığı bu yeni dönemde, dağıtık mimariler ve kontrol düzlemi yetkinlikleri öne çıkarken, DT Cloud, geliştirdiği egemen kontrol düzlemi ve dağıtık mikro veri merkezi yaklaşımıyla Türkiye’nin bu küresel kırılmaya hazırlığında kritik bir rol üstleniyor.

Küresel ekonomide 800 milyar dolara yaklaşan ve 2030 yılına kadar 2 trilyon dolarlık hacme ulaşması beklenen bulut ekosistemi, ülkelerin ulusal güvenlik ve dijital egemenlik stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Bu yeni dönemde dijital egemenlik, veriyi yalnızca ülke sınırları içinde tutma yaklaşımını aşarak; veriyi işleyen altyapının, operasyonel kontrolün ve yapay zeka kontrol düzleminin kim tarafından yönetildiği sorusunu da gündeme taşıyor.



DT Cloud, bu dönüşüme klasik bir altyapı sağlayıcısının ötesine geçen hyperscaler bulut platformu yaklaşımıyla yanıt veriyor. Bu yaklaşım, manuel süreçlere dayanan yapılar yerine insan müdahalesini en aza indiren ve aynı gün içinde binlerce kurumu sisteme dahil edebilecek otomasyon odaklı hyperscaler mimarisini merkeze alıyor. Üç buçuk yıllık yoğun Ar-Ge sürecinin sonunda geliştirilen bu yapı, şirketin Türkiye’de geliştirdiği mühendislik kabiliyetini küresel ölçeğe taşımayı amaçlayan büyüme stratejisinin temelini oluşturuyor.

Egemen Kontrol Düzlemi ve Teknolojik Özgürlük

Platformun stratejik merkezini oluşturan mimari, dış bağımlılık içermeyen bir kontrol katmanıyla bunun üzerinde çalışan tüm servis entegrasyonlarını kapsayan egemen bir yönetim yapısına dayanıyor. Bu yapı, artan jeopolitik gerilimler, kritik altyapılara yönelik tehditler ve yapay zeka çağının gerektirdiği operasyonel bağımsızlık ihtiyacı karşısında, ülkelerin yalnızca veriyi saklamasını değil, o veriyi yöneten sistem üzerinde tam hâkimiyet kurmasını mümkün kılıyor.

Bu egemen yönetim katmanını tamamlayan altyapı bileşeni ise kurumları tek bir üreticiye, teknolojiye veya kapalı ekosisteme bağımlı kılmadan çalışan, farklı ihtiyaçlara yanıt verebilen esnek bir teknoloji tabanı sunuyor. VMware, Red Hat, Canonical ve OpenStack gibi farklı orkestrasyon çözümlerinin aynı platformda yönetilebilmesini sağlayan bu yaklaşım, hem kamu hem özel sektör için teknolojik özgürlük, esneklik ve kriz anlarında kesintisiz operasyon kabiliyeti yaratıyor.

Bu bütüncül mimari, Körfez bölgesinde veri merkezlerinin dahi hedef haline geldiği çatışma ortamı, NATO’nun dijital omurga yatırımları ve küresel ölçekte hızlanan dijital altyapı rekabeti içinde ülkelerin egemenlik kapasitesini güçlendiren stratejik bir model ortaya koyuyor. Rekabetin yalnızca işlem gücü üzerinden değil, kontrol yapısını kimin yönettiği üzerinden belirlendiği bu yeni dönemde, DT Cloud’un geliştirdiği bu yaklaşım ülkelerin dijital bağımsızlığını destekleyen kritik bir altyapı standardı haline geliyor.

Sahada Doğrulanan Mimari: Türksat İş Birliği ve Kamunun Buluta Göçü

DT Cloud, geliştirdiği yapının operasyonel olgunluğunu ilk olarak Bursa Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi kurulumunda ortaya koydu. Bu süreci, güvenlik ve regülasyon standartlarının kritik önem taşıdığı Türksat iş birliği kapsamında yürütülen yaklaşık bir yıllık entegrasyon ve doğrulama çalışması izledi. Türksat teknik ekiplerinin gerçekleştirdiği testler sonucunda, uçtan uca yerli ve dış bağımlılığı bulunmayan stratejik çözüm sahada aktif hale geldi.

Kamu kurumlarının buluta geçişi açısından önemli bir referans niteliği taşıyan bu iş birliğinde DT Cloud altyapı sağlayıcısı rolünü üstlenirken, Türksat projenin doğrulama ve onay katmanını oluşturuyor. Türksat Bulut ile kamu alanındaki dijital dönüşüm ihtiyaçlarının yüksek güvenlik standartlarıyla karşılanmasına katkı sunan bu proje, aynı zamanda Türkiye’nin teknoloji ihracı kapasitesine de yeni bir zemin hazırlıyor.

Ankara’dan Avrupa’ya Dijital İpekyolu

Merkezi altyapıların dağıtık, enerji verimli ve tam egemen yapılara evrildiği 2026 yılı, DT Cloud’un uluslararası büyüme stratejisinde kritik bir eşik oluşturuyor. SSTEK öncülüğünde, Türkiye Kalkınma Fonu ve Polat Ventures GSYF katılımıyla gerçekleşen yatırım turu, şirketin üretim kapasitesini NATO standartlarıyla uyumlu bir seviyeye taşıma hedefini destekliyor.

Bu finansal ve teknolojik zemin üzerinde şekillenen “Dijital İpekyolu” vizyonu, Ankara’dan başlayan AI-native bulut kümelerini Orta ve Doğu Avrupa’ya taşımayı amaçlıyor. 2026 yılı içinde CEE bölgesindeki üç farklı noktada devreye alınması planlanan altyapılar, DT Cloud’un Avrupa Birliği pazarında 50 ülkeye yönelik servis sunma kapasitesi sağlayacak.

Yapay Zeka Çağında Egemen Kontrol Düzlemi

DT Cloud Kurucu CEO’su Tolga Dinçer, yaşanan dönüşümün yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda stratejik bir kırılma olduğuna dikkat çekiyor. Dinçer, "Bugün bulut bilişimde asıl tartışma verinin nerede tutulduğundan çok daha öteye geçmiş durumda. Asıl mesele, o veriyi yöneten sistemin kontrolünün kimde olduğu ve bu sistemlerin kriz anlarında ne kadar bağımsız çalışabildiğidir. Yapay zeka çağında rekabet, altyapıyı kimin kurduğundan ziyade, kontrol düzlemini kimin yönettiği üzerinden şekilleniyor. Önümüzdeki dönemde ülkeler için kritik olan; yalnızca kapasite üretmek değil, bu kapasiteyi dağıtık, esnek ve güvenli bir şekilde yönetebilecek mimarilere sahip olmak olacak. Çünkü merkezi sistemler, artan yük ve riskler karşısında tek başına yeterli değil. Biz DT Cloud olarak, geliştirdiğimiz egemen kontrol düzlemi ve dağıtık mikro veri merkezi yaklaşımıyla, Türkiye’nin bu yeni dönemde dışa bağımlılığını azaltacak ve kendi dijital altyapısını bağımsız şekilde yönetebilmesini sağlayacak bir model üzerinde çalışıyoruz. Hedefimiz yalnızca Türkiye’de güçlü bir altyapı kurmak değil, aynı zamanda bu yetkinliği küresel ölçekte rekabet edebilen bir dijital altyapı modeline dönüştürmek.” dedi.

Dijital İpekyolu yaklaşımına değinen Dinçer, “DT Cloud bu yaklaşımı yalnızca teknik bir çözüm olarak değil, daha geniş bir stratejik çerçevenin parçası olarak ele alıyor. Bulut Vatan konsepti kapsamında Türkiye’de egemen bir hyperscaler platform geliştiren şirket, bu yetkinliği bir sonraki aşamada dijital altyapı ihracına dönüştürmeyi hedefliyor. Bu dönüşüm sürecinde, egemen dijital altyapılarını kurabilen ülkelerin yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik avantaj elde etmesi bekleniyor.” diyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/bulut-artik-ulusal-bir-guvenlik-meselesi-1029.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/bulut-artik-ulusal-bir-guvenlik-meselesi-1029.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/bulut-artik-ulusal-bir-guvenlik-meselesi-1029-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/bulut-artik-ulusal-bir-guvenlik-meselesi-1029.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/bulut-artik-ulusal-bir-guvenlik-meselesi/359424/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 19:22:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dolandırıcılar mağdurların peşini bırakmıyor]]></title>
			<description><![CDATA[ESET, kurtarma dolandırıcığına dikkat çekerek dolandırıcıların ağına düşmemek için alınabilecek önlemlerle ilgili bilgilendirmelerde bulundu.  ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dolandırıcılar mağdurların peşini bırakmıyor

 

Dolandırıcılar her durumda para kazanabilmek için yeni yöntemler deniyorlar, fırsatları kovalıyorlar. Israrcı bir yapıya sahip oldukları için geçmişte dolandırıcılık kurbanı olanları yeniden ziyaret edilebiliyorlar. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, kurtarma dolandırıcığına dikkat çekerek dolandırıcıların ağına düşmemek için alınabilecek önlemlerle ilgili bilgilendirmelerde bulundu.  

 

Dolandırıcılık kurbanı olduktan sonra yapabileceğiniz en kötü şey gardınızı düşürmektir. Çevrimiçi dolandırıcılar tek bir şeyi önemser: Para kazanmak. Bu yüzden, bunu yapmak için yeni fırsatlar ortaya çıktığında, bunları kaçırmazlar. Bunun, zaten dolandırılmış birini tekrar mağdur etmek, sahte umutlar yaratmak ve çalınan paralarını geri almak için çaresizliğini sömürmek anlamına gelmesi önemli değildir. Tüm bunlar olurken onlardan daha da fazla para çalarlar. Geri kazanım veya geri ödeme dolandırıcılıklarının çoğu aynı şekilde işliyor. Kurtarma dolandırıcılığı, hepsi ortak bir hedefi paylaşan çeşitli yırtıcı taktiklerin genel adıdır; ikinci darbe.

 

Kurtarma dolandırıcılığı nasıl işler?

Bu dolandırıcılıklar genellikle denenmiş ve test edilmiş bir kalıbı izler. Dolandırıcılar ya diğer suçlulardan mağdur listeleri satın alırlar ya da az önce dolandırdıkları kurbanları hedef alırlar. Uzman geri kazanım hizmeti sağlayıcıları, tüketici koruma kurumları, devlet yetkilileri, kolluk kuvvetleri, düzenleyiciler vb. gibi kimlikleri taklit ederler.  Davanız hakkında çok şey bilirler ve peşin bir ücret karşılığında parayı geri almayı araştıracaklarına söz verirler. Ya da paranın zaten ellerinde olduğunu ve bunu memnuniyetsiz müşterilere yeniden dağıttıklarını veya hükümet ya da kurum adına geri ödeme fonlarını serbest bırakmak için evrak işlerini tamamladıklarını iddia edebilirler.

Bu temelde bir tür ön ödeme dolandırıcılığıdır. 2024 yılında ABD'de (rakamların mevcut olduğu en son yıl) 7 binden fazla vaka bildirildi ve dolandırıcılar 102 milyon dolardan fazla para kazandı. Bu rakamlar bile muhtemelen buzdağının sadece görünen kısmını temsil ediyor. Karşı çıkıp dolandırıcılardan, geri kazandıklarını (veya kazanacaklarını) iddia ettikleri paradan ücretlerini almalarını isterseniz genellikle bunun neden mümkün olmadığına dair bahaneler uydururlar. Bu dolandırıcılık yönteminin daha da tehlikeli bir varyasyonunda, iade edilecek parayı yatırmak için banka hesabı veya kripto para bilgilerinizi de isteyebilirler. Bu bilgiler daha sonra daha ciddi hesap ele geçirme ve finansal dolandırıcılık amaçlarıyla kullanılabilir. 

Mağdur listeleri nedir?

Siber suçlular ve dolandırıcılar, açgözlü planlarında başarılı olmak için genellikle bilgi ve deneyimlerini paylaşırlar. Mağdur listeleri bunun harika bir örneğidir. Bu listeler, pazarlama potansiyel müşteri listeleri gibi çalışır ancak potansiyel müşteriler yerine, olası kurbanların iletişim bilgilerini içerir.

Listelerin kalitesi değişebilir ancak genellikle geçmişte dolandırıcılık kurbanı olmuş veya daha önce spam mesajlara yanıt vermiş kişilerin adlarını ve iletişim bilgilerini içerir. Hatta potansiyel hedefin demografik bilgileri ve belirli dolandırıcılık veya taktiklere kanma eğilimi gibi ayrıntıları da içerebilir. 

 

Dikkat edilmesi gereken kurtarma dolandırıcılığı işaretleri

Kurtarma dolandırıcılığından uzak durmak için şu klasik uyarı işaretlerine dikkat edin:


	Cesur iddialar: Genellikle ya paranızın kendilerinde olduğunu ve iade etmek için beklediklerini söylerler ya da paranızı geri alabileceklerini "garanti" ederler,
	İstenmeyen iletişim: Dolandırıcılar, e-posta, sosyal medya mesajı, kısa mesaj veya hatta telefon görüşmesi yoluyla aniden sizinle iletişime geçerler,
	Ön ödeme: Çalınan paranızı geri almak/iade etmek için ön ödeme talep ederler. Buna "avans ücreti", "işlem ücreti", "idari ücret" veya vergiyle ilgili bir isim verebilirler,
	Sosyal mühendislik: Size baskı uygulayarak, aceleyle ödeme yapma kararı vermenizi sağlamaya çalışırlar. Örneğin, paranın geri ödenmesi için sınırlı bir süre olduğunu iddia edebilirler,
	Kimlik sahtekârlığı: Dolandırıcılar, güven oluşturmak amacıyla bir devlet kurumu veya kolluk kuvveti, uzman bir geri kazanım şirketi, bir bankanın dolandırıcılık departmanı veya başka bir "resmî" kuruluş için çalıştıklarını iddia ederler,
	İzlenemeyen ödemeler: İzlenmesi veya geri ödemesinin alınması daha zor olan kripto para, hediye kartları veya nakit uygulamaları gibi alışılmadık yöntemlerle ödeme yapmanızı isteyebilirler,
	Web posta: Size meşru bir kurumsal e-posta adresi yerine, normal bir Gmail adresi veya benzeri bir adres kullanarak e-posta gönderebilirler.


 

Dolandırıcıları nasıl uzak tutabilirsiniz?

Kurtarma dolandırıcılığının uyarı işaretlerini fark etmek zor değildir. Ancak kararları veren her zaman beynimizin rasyonel tarafı olmuyor. Dolandırıcıların ustalıkla yaptığı şey de budur: İrrasyonel düşüncelerimizi ve paramızı geri alma arzumuzu istismar etmek. Sizi ilk kez başınızı belaya sokan, mağdur olmaya yatkın aynı duygusal ve psikolojik eğilim, yine etkili bir şekilde hedef alınmaktadır. Onların sizi ikinci kez alt etmemelerini sağlamak için asla peşin ücret ödemeyin – özellikle de size aniden ulaşarak geri ödeme hizmetleri sunan kişilere. Her zaman, çevrimiçi olarak iletişim bilgilerini arayarak, kim olduklarını bağımsız olarak doğrulayın.  Çevrimiçi dolandırıcılıkla ilgili kişisel bilgilerinizi paylaşmaktan kaçının çünkü dolandırıcılar potansiyel ikinci kez hedef alacak kişileri bulmak için sürekli olarak internette arama yaparlar.

Dolandırıldım, şimdi ne yapmalıyım?

Kurtarma dolandırıcılarının kurbanı olduysanız kullanabileceğiniz sınırlı sayıda seçenek vardır. Olayı bildirmek her zaman iyi bir fikirdir –bulunduğunuz bölgedeki yetkili kuruma bildirin. Bu, yetkililerin dolandırıcılık ortamını takip etmesine ve mağdurlara sunduğu desteği iyileştirmesine yardımcı olacak ayrıca başkalarının da aynı tuzağa düşmemesi için farkındalığı artıracaktır. Bankanız aracılığıyla ödeme yaptıysanız bunu en kısa sürede bildiriniz. Hesabınızı olağan dışı hareketler açısından dikkatle izleyin ve ilgili kartları dondurun. Dolandırıcıya daha fazla kişisel bilgi verdiyseniz ilgili hesapların parolalarını değiştirin, güvenliği artırmak için çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ekleyin ve gelecekte potansiyel olarak ikna edici kimlik avı saldırılarına hazırlıklı olun.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/dolandiricilar-magdurlarin-pesini-birakmiyor-9935.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/dolandiricilar-magdurlarin-pesini-birakmiyor-9935.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/dolandiricilar-magdurlarin-pesini-birakmiyor-9935-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/dolandiricilar-magdurlarin-pesini-birakmiyor-9935.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/dolandiricilar-magdurlarin-pesini-birakmiyor/359411/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:44:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye’nin Kuantum Hamlesi]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye’nin teknoloji elçileri kuantum üstünlüğü için yetişiyor. Q&CO ve T3 Vakfı’ndan dev iş birliği…]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin Kuantum Hamlesi: 14 İlde Lise Öğrencileri İçin Dev Eğitim Seferberliği

 

Türkiye’nin teknoloji sahnesinde heyecan verici bir dönem başlıyor. Q&CO Quantum Computing Teknoloji A.Ş. ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, Türkiye’de kuantum teknolojileri alanında farkındalık oluşturmak ve genç nesilleri bu stratejik alana yönlendirmek amacıyla kapsamlı bir iş birliği protokolüne imza attı. "Gelecek Kuantum Üstünlüğünde Sen de Yerini Al" vizyonuyla hayata geçirilen bu program, lise düzeyindeki öğrencilerin kuantum dünyasıyla erken yaşta tanışmasını ve Türkiye’nin gelecekteki teknoloji ekosistemine kazandırılmasını hedefliyor.

Kuantum rüzgarı estirecek program çerçevesinde Türkiye genelinde belirlenen 14 pilot ilde (Ankara, Antalya, Çanakkale, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Konya, Kahramanmaraş, Samsun, Şanlıurfa, Sivas, Malatya ve Trabzon) çok boyutlu eğitim ve farkındalık faaliyetleri yürütülecek. Özellikle Fen Liseleri, Anadolu Liseleri, BİLSEM’ler ve proje okullarındaki akademik başarı düzeyi yüksek öğrenciler ile bu kurumlarda görev yapan fen bilimleri, matematik ve teknoloji öğretmenleri programın ana odak noktasını oluşturuyor.

Seminerlerden Hackathon’a Uzanan Yolculuk Eğitim sürecinin ilk aşaması; “Geleceği Kuantumla İnşa Ediyoruz” başlıklı seminer ile 10 Nisan’da Konya’da başlıyor. Bu seminerlerde öğrenciler; kuantum biliminin temel prensiplerinden dünyadaki güncel gelişmelere, kuantum teknolojilerinin kullanım alanlarından Türkiye’deki ekosisteme kadar geniş bir yelpazede bilgi sahibi olacaklar.

Teorik eğitimlerin ardından düzenlenecek olan “Kuantum Teknolojileri Lise Hackathonu” ise gençlerin yeteneklerini sergileyeceği bir arena olacak. Öğrenciler, kuantum temalı problem senaryoları üzerinde takımlar halinde çalışarak yenilikçi projeler geliştirecek; analitik düşünme ve teknoloji geliştirme potansiyellerini ortaya koyacaklar.

Kariyere Giden İlk Adım: Staj ve Kariyer Fırsatları

Eğitim süreciyle sınırlı kalmayacak olan programda, Hackathon kapsamında üstün başarı gösteren öğrenciler, Q&CO Quantum Computing bünyesindeki kuantum teknolojileri odaklı staj programlarına yönlendirilerek teşvik edilecek. Bu sayede genç yeteneklerin henüz lise sıralarındayken bilimsel çalışmaların içinde yer almaları, araştırma süreçlerini deneyimlemeleri ve kuantum alanında sağlam bir kariyer temeli atmaları amaçlanıyor.

Q&CO ve T3 Vakfı’nın bu ortak girişimi, Türkiye’nin kuantum teknolojileri alanındaki bilimsel farkındalığını artırırken, geleceğin teknoloji liderlerinin yetişmesine de öncülük edecek
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/turkiye-nin-kuantum-hamlesi-7922.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/turkiye-nin-kuantum-hamlesi-7922.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/turkiye-nin-kuantum-hamlesi-7922-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/turkiye-nin-kuantum-hamlesi-7922.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/turkiye-nin-kuantum-hamlesi/359403/</link>
			<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 22:24:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yapay zeka su tüketimine dikkat!]]></title>
			<description><![CDATA[YZ kullanımında bireylerin de sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Dr. Karakaş, “Gereksiz sorgu ve tekrarları azaltmak; aynı soruyu küçük varyasyonlarla defalarca sormak yerine tek, net ve kapsamlı soru yöneltmek gerekir.” diye konuştu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yapay zeka su tüketimine dikkat!

 

Yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinin enerji ve su tüketimi de küresel ölçekte tartışma konusu haline geldi. Özellikle soğutma sistemleri ve elektrik üretim süreçlerinin su kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirten ve enerji kaynağını değiştirmenin su tasarrufu sağlayacağına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Yenilenebilir enerji kaynakları (güneş, rüzgar) su tüketimi açısından çok daha avantajlıdır çünkü operasyonel olarak neredeyse hiç su kullanmazlar.” dedi.

 

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, yapay zeka (YZ) kullanımında su tüketimini azaltmaya yönelik önerileri anlattı.

Soğutma teknolojisi su tüketimini doğrudan etkiliyor

YZ kullanımında su tüketimini azaltmaya yönelik ilk önerinin “Veri Merkezi Soğutmasını Daha Verimli Hale Getirmek” olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, şunları söyledi:

“Sıvı ortam soğutma yerine hava soğutma, kapalı çevrim sistemler ve ‘daldırma soğutma’ gibi su ihtiyacını azaltan teknolojilerin tercih edilmesi önemlidir. Daldırma soğutma yönteminde sunucular, iletken olmayan özel bir sıvıya tamamen daldırılır. Bu sistem, hava soğutmaya kıyasla ısıyı çok daha verimli biçimde uzaklaştırır; sıcaklıkların dengeli kalmasını sağlar ve donanımın uzun süre yüksek performansta çalışmasına imkan tanır.”

Enerjinin kaynağı da su tüketimini belirliyor

Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, ikinci önerinin “Enerji Kaynağını Seçmek” olduğunu ifade ederek, şu bilgileri paylaştı:

“Kömür ve doğalgaz santralleri, buhar türbinleriyle çalışır ve türbin döndükten sonra buharın tekrar yoğunlaşması gerekir. Bu yoğunlaşma süreci için büyük miktarda su kullanılır. Bunun yerine yenilenebilir enerji kaynakları (güneş, rüzgar vb.) kullanmak, çalışma sırasında soğutma suyu gerektirmediğinden dolaylı su tüketimini önemli ölçüde azaltır.”

Veri merkezleri su stresi düşük bölgelere kurulmalı

Üçüncü önerinin “Veri Merkezi Konumunu Su Stresi Düşük Bölgelere Taşımak” olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Su kaynakları kısıtlı bölgelerde yoğun YZ altyapısı kurmak yerine su açısından daha güvenli lokasyonları seçmek etkili olur.” dedi.

Dördüncü başlığın “Operasyonel ve Yazılım Verimliliği” olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Gereksiz model çalıştırmayı azaltmak, sadece amacı net olan ve yüksek değer üreten sorgulara odaklanmak, Gereksiz YZ etkileşimlerini minimize etmek tüm su tüketimini düşürmeye katkı sağlamaktadır.” vurgusunda bulundu.

Beşinci önerinin “Soğutma Verimliliğini Artırmak” olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Evaporatif soğutma, yani suyun buharlaştırılmasıyla yapılan soğutma, en çok su harcayan yöntemlerden biridir. Buna karşın doğrudan sıvı soğutma veya daldırma soğutma gibi yöntemler, buharlaşma gerektirmediği için su tüketimini ciddi şekilde azaltır. Evaporatif soğutmada yüksek su kullanılırken, sıvı soğutma daha düşük, daldırma soğutma ise çok düşük su kullanımı sağlar. Bu nedenle soğutma teknolojisini değiştirmek, su tüketimini önemli ölçüde düşürür.” diye konuştu.

Enerji kaynağını değiştirmek su tasarrufu sağlar

Altıncı önerinin “Enerji Kaynağını Değiştirmek” olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Elektrik üretimi genellikle suyla soğutulan santraller tarafından gerçekleştirilmektedir. Yenilenebilir enerji kaynakları (güneş, rüzgâr) su tüketimi açısından çok daha avantajlıdır çünkü operasyonel olarak neredeyse hiç su kullanmazlar. Dolayısıyla yalnızca soğutma değil, enerjinin kaynağı da su tüketimini etkilemektedir.” ifadesinde bulundu.

Yedinci önerinin “Verimli Altyapı Planlaması ve Bölgesel Su Koşulları” olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Veri merkezlerinin su kıtlığı yaşanan bölgelere kurulması mevcut su kaynakları üzerindeki baskıyı artırır.” diye konuştu.

Politika ve standartlar belirlenmeli

Sekizinci önerinin “Politika ve Standartlar” olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Belirlenecek politikalarla veri merkezlerinin su kullanımı şeffaf raporlanmalı, su kullanım verimliliği standart haline getirilmeli ve yeni altyapılar su açısından hassas olmayan bölgelere yönlendirilmelidir.” dedi.

Bireysel kullanıcılar da katkı sağlayabilir

YZ kullanımında bireylerin de sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, bireysel düzeyde yapılabilecekleri şöyle sıraladı:

“Gereksiz sorgu ve tekrarları azaltmak; aynı soruyu küçük varyasyonlarla defalarca sormak yerine tek, net ve kapsamlı soru yöneltmek.

Uzun metinleri parça parça değil, tek seferde analiz ettirmek.

Büyük dosya işleme taleplerini azaltmak.

Yüksek çözünürlüklü gereksiz görsel ve uzun video üretiminden kaçınmak.

Tekrar tekrar görsel revizyonu istememek.

Bulut depolamada veri temizliği yapmak; kullanılmayan büyük dosyaları silmek ve gereksiz yedeklemeleri azaltmak.”

Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, mümkünse yenilenebilir enerji kullanan internet ve hosting servislerinin tercih edilmesinin de su ve enerji tasarrufuna katkı sağlayacağını sözlerine ekledi. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/yapay-zeka-su-tuketimine-dikkat-4940.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/yapay-zeka-su-tuketimine-dikkat-4940.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/yapay-zeka-su-tuketimine-dikkat-4940-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/yapay-zeka-su-tuketimine-dikkat-4940.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/yapay-zeka-su-tuketimine-dikkat/359365/</link>
			<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 16:56:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İTÜ’de yerli nükleer geliştirme süreci başlıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye’nin nükleer teknolojiler geliştirme hamlesinde kritik eşik: İTÜ’de kurulan nükleer teknoparkta IC Nükleer ve Endüstri iş birliğiyle yerli reaktör geliştirme süreci başlıyor]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İTÜ’de yerli nükleer geliştirme süreci başlıyor


IC Holding grup şirketlerinden IC Nükleer ve Endüstri (ICN), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın çağrısı doğrultusunda İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ) kurulacak Türkiye’nin ilk nükleer teknoparkının özel sektör ayağını üstleniyor.

Akademi ve özel sektörü bir araya getiren teknoparkta, İTÜ ve ICN nükleer teknoloji alanında ülkemizde yeni bir dönemi başlatmak üzere yerli reaktör geliştirme süreci için düğmeye basıyor. 


 

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2025 yılı eylül ayında başlatılan ve Türkiye’nin nükleer teknolojilerde önemli bir üs olarak konumlanmasını hedefleyen “Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi” çağrısına yanıt, IC Holding grup şirketlerinden IC Nükleer ve Endüstri’den (ICN) geldi.

 

IC Holding, Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali Akkuyu NGS başta olmak üzere enerji güvenliği, karbon nötr hedefi ve teknolojik bağımsızlık vizyonu doğrultusunda nükleer faaliyetlerini ICN çatısı altında topladığını duyurmasının ardından “Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi” için İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile iş birliği anlaşması imzaladı.

 

Ülkemizde ilk, dünyada ise aynı anda dört reaktörün birden inşa edildiği ilk nükleer santral olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ana yüklenicisi olmayı sürdüren IC Grubu, bu alandaki mühendislik ve uygulama deneyimini bir üst seviyeye taşıyarak İTÜ’de yerli nükleer reaktör üretimi (SMR) için kurulacak teknoparkın ilk özel sektör destekçisi oldu. İş birliği, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve IC Holding CEO’su Can Çaka tarafından imzalanan anlaşmayla resmiyet kazandı. 

Türkiye’nin nükleer enerji vizyonu doğrultusunda atılan bu adım, yalnızca bir enerji yatırımı olarak değil; aynı zamanda bilim, teknoloji ve sanayide bağımsızlığı güçlendirecek stratejik bir dönüşümün parçası olarak değerlendiriliyor. ICN’nin İTÜ ile kurduğu iş birliği ile şekillenen bu yeni dönem, Türkiye’nin nükleer teknolojilerde küresel ölçekte söz sahibi olma hedefini somutlaştırırken, ülkemizin nükleer teknolojilerde yalnızca uygulayıcı değil, tasarlayan, geliştiren ve üreten bir ülke olma hedefinde de kritik bir eşik olacak. 

Can Çaka: “Anahtar teslim nükleer oyuncu olmayı hedefliyoruz”

Türkiye’nin nükleer çağında oyun kurucu bir rol üstlenmeyi hedeflediklerini aktaran IC Holding CEO’su Can Çaka, şirketin nükleer alandaki vizyonunu şu sözlerle ortaya koydu: “Dünya enerji ve teknoloji alanında yeni bir kırılma noktasından geçiyor. Nükleer teknoloji, bu dönüşümün en kritik bileşenlerinden biri haline geliyor. Biz IC Holding olarak bu dönüşümün sadece bir parçası olmayı değil, yön veren oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz.

 

Bu doğrultuda yalnızca teknolojiyi kullanan değil, aynı zamanda onu geliştiren ve üreten bir pozisyona geçiyoruz. Nükleer endüstrinin güçlü ve kalıcı bir parçası olmayı; kendi ülkemizde özellikle odaklanacağımız 4. nesil hızlı reaktörlerin imalatını yapmayı ve bu kabiliyeti zaman içinde küresel ölçekte de hayata geçirmeyi amaçlıyoruz.

 

Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde edindiğimiz EPC deneyimiyle bu alanda önemli bir yetkinlik kazandık. Bugün geldiğimiz noktada ise hedefimiz bunun ötesine geçmek. Artık yalnızca projelerin yüklenicisi değil; tasarımından mühendisliğine, üretiminden uygulamasına kadar tüm süreci yöneten, anahtar teslim nükleer projeler geliştirebilen entegre bir yapı kuruyoruz.

 

İTÜ ile başlattığımız iş birliği, bu vizyonun en somut adımlarından biri. Akademi ile sanayiyi bir araya getirerek Türkiye’de gerçek anlamda bir nükleer teknoloji ekosistemi oluşturuyoruz. Amacımız yalnızca projeler geliştirmek değil; Türkiye’yi nükleer teknolojilerde üretici, ihracatçı ve küresel ölçekte referans bir ülke konumuna taşımak.”

 

İTÜ’de nükleer teknopark: Çok paydaşlı bir ekosistem kuruluyor

Nükleer enerji teknolojileri, küçük modüler reaktörler (SMR) ve ilgili mühendislik çözümleri geliştirmek amacıyla hayata geçirilen İTÜ nükleer teknopark, Türkiye’nin bu alandaki ilk yapılanması olacak.

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: “Küresel ölçekte iklim değişikliği, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde şekillenen dönüşümle birlikte jeopolitik ve jeoekonomik dengeler yeniden tanımlanıyor. Bu çok katmanlı yapı içinde; enerji güvenliği, ülkelerin sürdürülebilir kalkınması açısından stratejik bir zorunluluk haline gelirken; enerji üretiminden dağıtımına kadar tüm sürecin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını gerektiriyor.

Nükleer teknolojilerde söz sahibi olmak, enerji üretmekten öte; geleceği tasarlama sorumluluğuna ve iradesine sahip olmaktır. Bu çerçevede meseleye, enerjiye erişimin ötesinde; bu teknolojileri geliştirme, tasarlama ve yön verebilme kapasitesini inşa etme perspektifiyle yaklaşıyoruz. Küçük modüler reaktörler (SMR) ise küresel ölçekte yeni nesil enerji sistemlerinin merkezinde yer alırken, bu alanda geliştirilen bilgi ve teknoloji kapasitesi ülkelerin rekabet gücünü doğrudan belirleyen unsurlar arasında bulunuyor. Bu nedenle, İTÜ olarak konuyu, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde yer alan “Yerli Modüler Nükleer Reaktör Geliştirme” hedefiyle doğrudan örtüşen bir çerçevede ele alıyoruz. Nükleer bilimi, teknolojisi ve mühendisliği konusunda en fazla ihtiyaç ise insan kaynağı odaklı. İTÜ olarak bu kapsamda lisans, yüksek lisans ve doktora olmak üzere her düzeyde katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

Prof. Dr. Hasan Mandal, şöyle devam etti: “Türkiye’nin enerji alanında ilklerine ve enlerine imza atan bir üniversite olarak, nükleer teknolojilerdeki akademik birikimimizi ileri araştırma ve teknoloji geliştirme süreçleriyle bütünleştiriyoruz. Türkiye’nin ilk araştırma reaktörü olan İTÜ TRIGA MARK II Eğitim ve Araştırma Reaktörü’ne ev sahipliği yapıyor. Ülkemizin ilk Enerji Enstitüsü’nü kurmuş bir kurum olarak bu alandaki kurumsal sürekliliğimizi güçlendirirken aynı zamanda nükleer teknolojilerde akademik liderliği üstlenmenin sorumluluğunu taşıyoruz.

Bu süreçte IC Nükleer ve Endüstri ile başlattığımız iş birliği, akademi ve sanayinin birlikte etkiyi büyüten ve süreci hızlandıran bir çarpan etkisi olmasının yanı sıra, ülkemizin nükleer teknolojilerde üretme kapasitesini güçlendiren stratejik bir adım niteliğinde. Bu iş birliğini iki kurum arasında sadece kurulan bir yapı olarak görmekle kalmayıp farklı üniversitelerin, araştırma merkezlerinin ve sanayi paydaşlarının dahil olduğu çok paydaşlı bir ekosistemin parçası olarak ele alıyoruz. 

Nükleer teknolojilerde geçmişten gelen birikimimiz ile süreci reaktif bir yaklaşımın ötesinde proaktif bir anlayışla ele alıyor; akademik birikimimizden ve tabandan gelen gelişim (bottom-up) ile beslenen organik bir yapı kuruyoruz. Enerji Enstitümüz bünyesinde yürüttüğümüz çalışmalarla nükleer teknolojileri üniversitemizin öncelikli araştırma alanları arasında konumlandırırken, Türkiye’nin ilk Nükleer Teknoloji Geliştirme Parkı ile akademi ve sanayinin eş zamanlı üretim yaptığı, araştırmadan tasarıma, mühendislikten üretime uzanan bütüncül bir yapıyı hayata geçiriyoruz. Bu yapıyı, bilginin doğrudan uygulamaya dönüştüğü ve disiplinler arası etkileşimin süreklilik kazandığı bir ekosistem olarak kurguluyoruz. 

“Gençlerimizin nükleer alanına yönelik artan ilgisi ve motivasyonu, oluşturduğumuz ekosistemin sürdürülebilirliği ve derinleşmesi açısından önemli bir potansiyel sunuyor.”

“Birlikte Öğrenme Laboratuvarlarımız ile farklı disiplinlerden araştırmacılar ve öğrencileri ortak problem alanları etrafında bir araya getiriyor; birlikte öğrenme, birlikte geliştirme ve birlikte başarma yaklaşımını somut çıktılarla güçlendiriyoruz. Gençlerimizin nükleer alanına yönelik artan ilgisi ve motivasyonu, oluşturduğumuz ekosistemin sürdürülebilirliği açısından önemli bir potansiyel sunuyor. Mükemmeliyet merkezimiz, lisansüstü programlarımız ve Türkiye’de ilk kez açılan “Nükleer Mühendislik” Yenilikçi Yandal Programımız ile bu alanda nitelikli insan kaynağını sistematik bir şekilde yetiştiriyor; araştırma kapasitemizi insan kaynağı gelişimiyle eş zamanlı olarak ileri taşıyoruz. 

Nükleer teknolojilerde söz sahibi olmak, enerji üretmekten öte; geleceği tasarlama sorumluluğuna ve iradesine sahip olmaktır. İTÜ olarak bu anlayışla hareket ediyor; akademi ve sanayinin birlikte ürettiği bu ekosistemi kalıcı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürerek ülkemizin küresel ölçekte rekabet gücüne katkı sağlamak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

ICN’nin İTÜ ile başlattığı bu iş birliği, yalnızca iki kurum arasında kurulan bir ortaklık değil; farklı akademik kurumların da dahil olduğu geniş bir bilgi ve araştırma ağına dayanıyor. Başta Hacettepe Üniversitesi olmak üzere nükleer alanda çalışan farklı üniversitelerden akademisyenlerin de dahil olacağı bu yapı, disiplinler arası bir yaklaşımla ilerleyecek. Proje kapsamında insan kaynağı geliştirme hedefi doğrultusunda her yıl en az 10 öğrenciye araştırma bursu verilmesi planlanırken, çalışmanın yaklaşık 4 ila 8 yıl arasında bir sürede olgunlaşması öngörülüyor.

Kurulacak nükleer teknopark ile yerli reaktör tasarımından mühendislik geliştirme süreçlerine, insan kaynağı yetiştirilmesinden nükleer sınıf üretim altyapısının oluşturulmasına kadar geniş bir ekosistem inşa edilmesi hedefleniyor. Akademi ile özel sektörü aynı çatı altında buluşturan bu yapı, Türkiye’nin nükleer teknolojilerde kalıcı bir bilgi birikimi ve üretim kapasitesi geliştirmesinin de temelini oluşturacak.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/itu-de-yerli-nukleer-gelistirme-sureci-basliyor-3035.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/itu-de-yerli-nukleer-gelistirme-sureci-basliyor-3035.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/itu-de-yerli-nukleer-gelistirme-sureci-basliyor-3035-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/itu-de-yerli-nukleer-gelistirme-sureci-basliyor-3035.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/itu-de-yerli-nukleer-gelistirme-sureci-basliyor/359363/</link>
			<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 13:28:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BİLGİ’den lise öğrencilerine yönelik mühendislik yarışması]]></title>
			<description><![CDATA[Bu yıl 30. yılını kutlayan İstanbul Bilgi Üniversitesi, bilime ve teknolojiye ilgi duyan lise öğrencilerini 9 Mayıs’ta Mühendislik Şenliği’nde buluşturuyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BİLGİ’den lise öğrencilerine yönelik mühendislik yarışması

Bu yıl 30. yılını kutlayan İstanbul Bilgi Üniversitesi, bilime ve teknolojiye ilgi duyan lise öğrencilerini 9 Mayıs’ta Mühendislik Şenliği’nde buluşturuyor. BİLGİ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi tarafından CCN’nin katkılarıyla gerçekleştirilen şenlik kapsamında Gelecekte Yaşam ve Teknoloji Tasarım Yarışması düzenleniyor. Lise öğrencileri şenlikte yaratıcı mühendislik projelerini sergileme, uygulamalı atölyelere katılma ve BİLGİ akademisyenleriyle bir araya gelerek üniversite ortamını yakından deneyimleme olanağı bulacak. 



Bu yıl 30. yılını kutlayan İstanbul Bilgi Üniversitesi, bilime ve teknolojiye ilgi duyan lise öğrencilerini 9 Mayıs 2026 tarihinde santralistanbul Kampüsü’nde düzenlenecek BİLGİ 30. Yıl Mühendislik Şenliği’nde buluşturuyor. BİLGİ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nin CCN katkılarıyla düzenlediği şenlik kapsamında Gelecekte Yaşam ve Teknoloji Tasarım Yarışması için başvurular başladı.

Genç bilim insanı adaylarının mühendislik alanında üretimini teşvik etmeyi amaçlayan yarışmada lise öğrencileri, ekip olarak tasarladıkları özgün projelerle yarışacak; jüri değerlendirmesi ve katılımcı oylarıyla seçilen en iyi beş proje ödüllendirilecek. 

Mühendislik ve teknoloji atölyeleri öğrencilerle buluşacak

BİLGİ 30. Yıl Mühendislik Şenliği kapsamında yenilikçi teknolojileri keşfetmeye yönelik atölyeler de öğrencilerle buluşacak. Akademisyenler eşliğinde gerçekleştirilecek atölyelerde öğrenciler, teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürme olanağı bulacak. Atölyeler, yapay zekâ uygulamalarından elektronik devre tasarımına, giyilebilir robotik teknolojilerden, antikanser ilaç tasarımına kadar mühendisliğin farklı disiplinlerinde geniş bir yelpazede gerçekleşecek.

Ayrıca program kapsamında katılımcılar, santralistanbul Kampüsü’nde yer alan Enerji Müzesi’ni ziyaret ederek Türkiye’nin ilk kent ölçekli elektrik santrali olan Silahtarağa Elektrik Santrali’nin endüstriyel mirasını yerinde inceleme fırsatı bulacak.

Gelecekte Yaşam ve Teknoloji Tasarım Yarışması başvuruları 26 Nisan 2026 tarihine kadar devam ediyor. BİLGİ 30. Yıl Mühendislik Şenliği ve yarışma ile ilgili detaylı bilgi için: https://engfest.bilgi.edu.tr/tr/ 

İstanbul Bilgi Üniversitesi Hakkında: 

İstanbul Bilgi Üniversitesi, 1996 yılında “Okul için değil, yaşam için öğrenmeli” mottosuyla Türkiye’de üniversite yaşamına yeni bir soluk getirmek amacıyla kurulmuştur. Bugün 20.000'in üzerinde öğrencisi ve 70.000’i aşkın mezunu bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi, Hukuk, İletişim, İşletme, Mimarlık, Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Uygulamalı Bilimler, Sağlık Bilimleri ile Sosyal ve Beşerî Bilimler fakültelerinin yanı sıra Bilişim Teknolojisi Yüksekokulu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Meslek Yüksekokulu, Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Avrupa Birliği Enstitüsü ve Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü çatısı altında 150’yi aşkın önlisans, lisans ve lisansüstü program sunmaktadır. Üniversitenin İstanbul’un merkezinde, santralistanbul, Dolapdere ve Kuştepe olmak üzere üç kampüsü bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında ayrıntılı bilgiye www.bilgi.edu.tr adresinden ulaşılabilir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/bilgi-den-lise-ogrencilerine-yonelik-muhendislik-yarismasi-9943.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/bilgi-den-lise-ogrencilerine-yonelik-muhendislik-yarismasi-9943.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/bilgi-den-lise-ogrencilerine-yonelik-muhendislik-yarismasi-9943-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/bilgi-den-lise-ogrencilerine-yonelik-muhendislik-yarismasi-9943.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/bilgi-den-lise-ogrencilerine-yonelik-muhendislik-yarismasi/359361/</link>
			<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 22:05:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[TEKNOFEST Girişim Programı 2026 Başvuruları Başladı]]></title>
			<description><![CDATA[T3 Girişim Merkezi yürütücülüğünde hayata geçirilen TEKNOFEST Girişim Programı, teknoloji odaklı ve ölçeklenebilir iş fikirlerini hayata geçirmek isteyen girişimciler için 2026 dönemi başvurularını açtı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TEKNOFEST Girişim Programı 2026 Başvuruları Başladı:  Milli Teknoloji Hamlesi Yeni Girişimlerini Bekliyor!

 

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) bünyesinde faaliyet gösteren T3 Girişim Merkezi yürütücülüğünde hayata geçirilen TEKNOFEST Girişim Programı, teknoloji odaklı ve ölçeklenebilir iş fikirlerini hayata geçirmek isteyen girişimciler için 2026 dönemi başvurularını açtı.

Türkiye’nin tam bağımsızlık vizyonu ve Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda 2022 yılında hayata geçirilen program, TEKNOFEST teknoloji yarışmalarına başvuran takım ve üyelerine özel olarak kurgulandı. Program; yüksek potansiyel taşıyan projelerin sürdürülebilir girişimlere dönüşmesini, küresel pazarda rekabet gücü elde etmesini ve hızlı bir şekilde ölçeklenmesini hedefliyor.

 

Girişimlerin Büyümesini Hızlandıran Kapsamlı Destek Ekosistemi

 

2022 yılından bu yana 50 mezun girişime toplamda 13 milyon TL maddi destek sağlayan TEKNOFEST Girişim Programı, bu yıl da girişimcilerin operasyonel ve stratejik ihtiyaçlarını kapsayan 11 farklı destek paketi sunuyor. Program kapsamında; iş modeli geliştirme, finansal planlama ve pazar analizi gibi alanlarda kapsamlı eğitimlerin yanı sıra uzmanlardan birebir mentorluk, İstanbul’un her iki yakasında konumlanan T3 Girişim Merkezlerinde ofis kullanımı, yatırımcı görüşmeleri ve iş birliği toplantıları, Take Off Girişim Zirvesi’ne katılım imkânı ile güçlü bir ağ ve görünürlük desteği sağlanıyor. Ayrıca girişimler, yatırımcılar ve sektör profesyonelleri karşısına çıkabilecekleri TEKNOFEST Girişim Gösteri Günü’nde projelerini sunma fırsatı elde ediyor.

 

Girişim Aşamalarına Özel Güçlü Finansman Desteği

 

Programın yeni döneminde ise girişimlerin aşamalarına göre özelleştirilmiş finansal destekler dikkat çekiyor; Ön Kuluçka kapsamında programı başarıyla tamamlayan ekiplere  100 bin TL’ye kadar malzeme desteği sağlanırken, Ön Kuluçka sürecinde veya sonrasında şirketleşen girişimlere 500 bin TL yatırım imkanı sunuluyor. Hızlandırma aşamasını başarıyla tamamlayan girişimler ise 1 milyon TL yatırım desteğinden faydalanabiliyor.

 

Teknoloji dünyasında yerini almak ve projesini geleceğe taşımak isteyen girişimciler için başvuru tarihi 27 Nisan’da sona erecek. Adaylar, başvurularını ise https://mth.tc/TGP2026 adresi üzerinden gerçekleştirebilecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/teknofest-girisim-programi-2026-basvurulari-basladi-5939.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/teknofest-girisim-programi-2026-basvurulari-basladi-5939.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/teknofest-girisim-programi-2026-basvurulari-basladi-5939-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/teknofest-girisim-programi-2026-basvurulari-basladi-5939.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/teknofest-girisim-programi-2026-basvurulari-basladi/359360/</link>
			<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 17:00:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Makineler sanal  güvenlik açıkları gerçek]]></title>
			<description><![CDATA[Bulut sanal makineler hız, ölçek ve esneklik sunuyor ancak kendi başlarına bırakıldıklarında risk oluşturuyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Makineler sanal  güvenlik açıkları gerçek

 

Bulut sanal makineler hız, ölçek ve esneklik sunuyor ancak kendi başlarına bırakıldıklarında risk oluşturuyor. Amazon Web Services’in  2000’lerin ortasında S3 ve ardından EC2 hizmetlerini devreye alması, modern bulut depolama ve bilgi işlem dönemini başlatmıştı. Bugün ise iş yüklerini buluta taşımayan veya taşımayı planlamayan çok az kurum bulunuyor. Bazıları tamamen bulutta, bazıları ise çoklu bulut kurulumlarında bulut iş yüklerini şirket içi kaynaklarla eşleştirerek çalışıyor. 

Tüm bu yapılar içinde öne çıkan ortak sorun ise aynı: Sanal makine (VM) yayılması. Yani, zamanla kendi başına bırakılan sanal makinelerin kontrolsüz şekilde çoğalması. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET sanal makinelerdeki güvenlik açıklarını mercek altına aldı.

 

Bulut servis sağlayıcıları yeni sanal makinelerin oluşturulmasını kolaylaştırıyor ancak bu devreden çıkarılması çoğu zaman aynı hızla yapılmıyor. Çoklu bulut ortamlarında bu durum, güvenlik operasyonlarının dışında kalan iş yüklerinin artmasına neden oluyor. Genel bulut hizmeti sağlayıcıları       

(CSP) temel koruma sağlasa da işletim sistemi güncellemeleri, izleme ve erişim politikalarının güncellenmesi müşteriye ait sorumluluklar arasında yer alıyor. Bu nedenle sanal makinelerin fark edilmeden “kontrolden çıkma” riski artıyor.

Bulut görünürlüğü ise birçok kuruluş için kalıcı bir sorun. Kuruluşların yalnızca yüzde 23’ü tüm iş yüklerine kapsamlı şekilde hâkim olduklarını belirtiyor. VM filolarının kontrolsüz büyümesi bu sorunu daha da derinleştiriyor. Yanlış yapılandırılmış depolama alanları ve açık API’ler ihlallerde öne çıkarken, sanal makine kötüye kullanımı genellikle fark edilmesi zor bir şekilde gerçekleşiyor. Bir makine öğrenimi mühendisi için hazırlanan ve geniş okuma, yazma erişimi verilen bir VM, proje sona erdikten sonra çoğu kez olduğu gibi kendi haline bırakılabiliyor. Bu ise saldırganlar için önemli bir fırsat alanı oluşturuyor.

Terk edilmiş sanal makineler ciddi risk taşıyor

Terk edilen bir VM, yalnızca kullanılmayan bir kaynak değil; aynı zamanda kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilebilecek bir varlık. VM’ler aynı sanal özel bulut  (VPC)  veya sanal ağ  (VNet) içinde kısıtlama olmadan iletişim kurabildiğinden, bir VM komşu örnekleri inceleyebilir, veri tabanlarına erişebilir ve izinleri kötüye kullanabilir. Ağ mikro-bölümlendirme çoğu zaman zor olduğu için bu risk büyüyor. Hibrit kimlikli hibrit ortamlarda karmaşıklık daha da artıyor.

Geçmiş saldırı örnekleri de bu riski doğruluyor. Bir saldırı kampanyasında tehdit aktörleri, dâhili RDP ile AWS EC2 örnekleri arasında hareket etmiş, sızdırdıkları veriyi sanal makinelere taşımış ve fidye yazılımı yaymıştı. İzleme sistemleri bunu tespit etmiş olsa da otomatik yanıt mekanizması olmadığından saldırı devam etmişti. Başka örneklerde ise ele geçirilen hesaplar üzerinden kısa ömürlü VM’ler saldırı altyapısı olarak kullanıldı.

Yayılmayla mücadelede zorluklar

BT ve güvenlik ekipleri genellikle küçük ve yoğun bir iş yüküne sahip. Platform bağımlı karmaşık ürünler, sanal makine yayılması gibi gözden kaçan risklerin yönetimini daha da zorlaştırıyor. Bir olay kimlik suistimalini içeriyorsa, sahte bir VM üzerinden yapılan işlemler normal görünebilir. Bu nedenle, anormallikleri tespit edebilmek için VM içindeki faaliyetlerin kimliğin genel ortamda yaptıklarıyla ilişkilendirilmesi gerekiyor. Entra ID ve Active Directory entegrasyonu bu süreçte kritik önem taşıyor.

Hız da bir diğer önemli konu. Güvenliği ihlal edilen bir iş yükü, şirket içi kaynaklara kısa sürede ulaşabilir. Yanal hareket başlamadan VM’nin otomatik olarak izole edilmesi büyük önem taşıyor. Bu noktada yapay zekâ destekli korelasyon ve çalışma zamanı algılama teknolojileri devreye giriyor. Yakın dönem anketlerine göre, her üç KOBİ’den biri saldırı sonrası para cezası aldı. NIST 800-53 ve PCI DSS 4.0 gibi çerçeveler, bulut iş yükü güvenliği konusunda giderek daha spesifik hale geliyor.

 

Bulut ve şirket içi ortamlar için büyük resim

IBM’in bir raporuna göre ihlallerin yüzde 30’u birden fazla ortamı etkiledi. İhlallerde maliyetler, saldırganların sisteme eriştiği süreyle doğrudan ilişkili. Görünürlüğü sınırlı olan kuruluşlar, çoğu kez müşteri şikâyeti gibi dış sinyallerle ihlali fark ediyor ve bu süre içinde saldırgan haftalar boyunca erişim sağlayabiliyor.

 

Sanal makineler bulutun en eski ve en sık kullanılan kaynakları arasında yer alıyor. VM yayılması sessizce ilerliyor ve çoğu kez sorun ortaya çıktıktan sonra fark ediliyor. Korunmasız iş yükleri kimlik taşıyor ve ortamlarda geleneksel güvenlik denetimlerinin yakalayamayacağı trafik modelleriyle iletişim kuruyor.

Bu nedenle her kuruluşun, tüm bulut platformlarındaki VM filolarını envantere dahil etmesi, izinleri gözden geçirmesi ve gereksiz erişim açıklıklarına karşı kontroller yapması gerekiyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek-9514.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek-9514.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek-9514-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/04/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek-9514.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek/359354/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:42:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Siber tehditlere gerçek zamanlı, hızlı ve hassas müdahale]]></title>
			<description><![CDATA[Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri olan ESET, continuous compromise assessment (CCA) alanında lider olan Lumu ile yeni entegrasyonunu duyurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Siber tehditlere gerçek zamanlı, hızlı ve hassas müdahale

 

u entegrasyon, kuruluşların teyit edilmiş güvenlik ihlallerini gerçek zamanlı olarak ölçüp bunlara yanıt vermesini sağlayarak daha hızlı ve daha hassas tehdit algılama ve müdahale imkânı sunuyor.  

Günümüzde, giderek daha karmaşık hâle gelen tehdit ortamı ve saldırı yüzeyini parça parça daraltmak üzere tasarlanmış artan sayıda bireysel çözüm nedeniyle işletmelerin siber güvenliğini yönetmesi zorlaşıyor. ESET, bu artan karmaşıklıkla birlikte  iş güvenliğini sorunsuz bir şekilde artırabilen kesintisiz ürün entegrasyonları aracılığıyla iş yüklerini ve operasyonları basitleştiriyor.

Karmaşıklığı azaltmak, ESET'in önleme stratejisinin temel direklerinden bir tanesi. Bu nedenle, Lumu entegrasyonu ile ESET, tehdit göstergelerinin yönetimini otomatikleştirerek, ESET politikalarını gerçek zamanlı tehdit istihbaratı ile dinamik olarak güncelleyerek web korumasını geliştiriyor. Ayrıca Lumu sürekli güvenlik ihlali değerlendirmesine odaklanan bir siber güvenlik çözümü olduğundan onaylanmış güvenlik ihlali göstergelerine gerçek zamanlı görünürlük sağlayarak SIEM sistemlerinin yerini almak yerine onları tamamlayacak şekilde tasarlandı. 

Lumu, yeni ortaya çıkan veya daha önce bilinmeyen tehdit kampanyaları da dâhil olmak üzere, kuruluş genelinde kötü amaçlı altyapı ile iletişim kalıplarını sürekli olarak tespit eder. ESET PROTECT ile entegre edildiğinde, bu istihbarat otomatik olarak engelleme politikalarına dönüştürülür; böylece yanal hareket durdurulur ve daha fazla yayılma önlenir.  Bazı temel özellikler şöyle sıralanabilir:


	Gerçek Zamanlı IOC Senkronizasyonu: Tehdit göstergelerini Lumu'dan ESET'e otomatik olarak senkronize ederek, minimum manuel çabayla güncel koruma sağlar.
	Web Erişimi Koruması Entegrasyonu: Kötü amaçlı etki alanlarını ESET'in web kontrol politikalarına aktararak, ağ erişim katmanında tehditlerin proaktif olarak engellenmesini sağlar. 
	Özel Komut Dosyası veya Docker Dağıtımı: Linux veya Windows üzerinde bir komut dosyası veya Docker konteyneri kullanarak esnek dağıtım sağlar; çeşitli müşteri ortamlarına ve altyapılarına uyarlanabilir. 
	Olayı Sessize Alma İşlevi: Lumu'da sessize alınan olaylar, ESET'ten ilişkili IOC'leri otomatik olarak kaldırır, böylece yanlış pozitifleri azaltır ve operasyonel verimliliği artırır. 
	Çok Kaynaklı Meta Veri Toplama: Ajanlardan, proxy'lerden ve bulut hizmetlerinden ağ meta verilerini toplar, tehdit algılamayı zenginleştirir ve daha geniş, daha doğru koruma sağlar. 


Bu işlevler bir araya geldiğinde, ortaya çıkan tehdit kampanyalarının kontrol altına alınmasını hızlandırarak, korunan tüm uç noktalarda tespit aşamasından koruma aşamasına kadar geçen süreyi önemli ölçüde kısaltır. Bu sayede, hızla yayılan fidye yazılımı ve bilgi hırsızlığı saldırılarının, dağıtık ortamlarda (uzaktan veya hibrit) bile etkisini göstermesi çok daha zor hâle gelir.

ESET Küresel Ortaklıklar ve İttifaklar Başkan Yardımcısı Wolf Schumacher  yaptığı açıklamada şunları söyledi: “ESET olarak, küresel sensör kaynaklı telemetrimiz sayesinde tehdit ortamının kaotik doğasını görüyoruz; bu nedenle, güvenli kalmanın tek yolunun önleme olduğunu biliyoruz. Entegrasyonlarımızla, işletmelere sürekli karmaşıklık yükü getirmeden dayanıklılık yolculuklarında yardımcı olmak istiyoruz. Lumu da bizimle bu bakış açısını paylaşıyor; bu nedenle, entegrasyon gerçekleştirmek ve kuruluşların önlemeyi zahmetsizce başarmalarına yardımcı olmak son derece mantıklıydı.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/siber-tehditlere-gercek-zamanli-hizli-ve-hassas-mudahale-139.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/siber-tehditlere-gercek-zamanli-hizli-ve-hassas-mudahale-139.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/siber-tehditlere-gercek-zamanli-hizli-ve-hassas-mudahale-139-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/siber-tehditlere-gercek-zamanli-hizli-ve-hassas-mudahale-139.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/siber-tehditlere-gercek-zamanli-hizli-ve-hassas-mudahale/359319/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 10:21:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ESET küresel güvenlik standartlarını tescilledi]]></title>
			<description><![CDATA[ESET Endpoint Security for Windows v12 Common Criteria sertifikasını aldı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

 

ESET küresel güvenlik standartlarını tescilledi

 


Siber güvenlik şirketi ESET,  ESET Endpoint Security for Windows v12'nin Yazılım Uygulamaları Koruma Profili  temelinde Common Criteria  sertifikasını aldığını duyurdu.


 

Common Criteria (ISO/IEC 15408), BT güvenliği değerlendirmesi için uluslararası düzeyde tanınan küresel bir standart. Bu standart  kamu, kritik altyapı, sağlık, finans ve diğer sıkı denetime tabi sektörlerde faaliyet gösteren kuruluşlar için temel bir gereklilik.

 

ESET, amiral gemisi uç nokta ürününü sertifikalandırarak dünya çapındaki rekabetçi ihalelerde konumunu güçlendirdi ve gelişen uluslararası sertifikasyon çerçeveleriyle uyumluluğu garanti altına aldı. Bu sertifika, ESET'in dayanıklılık ve güvenilirlik için tasarlanmış, güvenilir ve bağımsız olarak doğrulanmış güvenlik çözümleri sunma konusundaki kararlılığını vurguluyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/eset-kuresel-guvenlik-standartlarini-tescilledi-3181.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/eset-kuresel-guvenlik-standartlarini-tescilledi-3181.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/eset-kuresel-guvenlik-standartlarini-tescilledi-3181-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/eset-kuresel-guvenlik-standartlarini-tescilledi-3181.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/eset-kuresel-guvenlik-standartlarini-tescilledi/359285/</link>
			<pubDate>Fri, 20 Mar 2026 11:02:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yeni Yıl Oyun Satışlarına İvme Kazandırdı]]></title>
			<description><![CDATA[Dijital oyun alışverişlerindeki en güvenilir adresiniz Oyunfor’dan gelen verilere göre oyun ve oyun içi satışlar Şubat ayında yükselişini sürdürdü]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yeni Yıl Oyun Satışlarına İvme Kazandırdı

 

Oyunfor'dan gelen verilere göre, 2026 yılının Şubat ayında oyun alışverişleri güçlü bir büyüme trendi göstermiş durumda. Bir önceki aya göre artış %14'lük bir oran gösterirken, 2025'in Şubat ayına kıyasla da %13'lük önemli bir yükseliş söz konusu. Yeni kullanıcı sayısı da bir önceki aya göre %9'luk, yukarı yönlü bir ivme gösteriyor.

Kategorik dağılım
 


	
		
			
			PLATFORM
			
			
			OCAK 2026
			
			
			ŞUBAT 2026
			
		
		
			
			PC
			
			
			%38
			
			
			%40
			
		
		
			
			Konsol
			
			
			%37
			
			
			%35
			
		
		
			
			Mobil
			
			
			%25
			
			
			%25
			
		
	



En çok oyun içi satış yapılan 10 oyun


	PUBG Mobile: Battle Royale türünün popüler oyunlarından biri olarak, mobil platformda da geniş bir oyuncu kitlesine hitap etmeye devam ediyor.
	Counter-Strike 2: FPS türünün öncülerinden biri olan bu oyun, rekabetçi oyun deneyimlerine olan talebin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Counter-Strike serisinin devamı olarak, oyunculara yüksek tempolu ve stratejik bir deneyim sunuyor.
	Garena Free Fire: Mobil oyunlar arasında büyük bir popülariteye sahip olan Free Fire, önceki aylara göre satışlarını artırarak mobil oyun pazarında güçlü bir varlık gösterdi.
	Valorant: Riot Games'in FPS türündeki bu oyunu, hem rekabetçi yapısı hem de stratejik derinliği ile oyuncular arasında popülerliğini sürdürüyor.
	Roblox: Uzun süredir listelerde yer almayan Roblox, yeniden oyun içi alışverişlerle yükselişe geçti.
	Mobile Legends: 2016'dan beri popülaritesini kaybetmeyen bu bedava MOBA, listelere geri dönüşünü kutluyor.
	World of Warcraft: MMORPG türündeki bu oyun, yıllardır oyuncuları etkileyen geniş bir dünyaya ve zengin bir içeriğe sahip.
	League of Legends: Uzun süredir popülerliğini koruyan bu MOBA oyunu, oyunculara derinlemesine bir strateji deneyimi sunuyor ve e-spor arenasında da son derece etkin bir yere sahip.
	Fortnite: Epic Games'in içerik canavarı oyunu Fortnite, yepyeni güncellemelerle listeye tekrar girmeyi başardı.
	Metin 2: Türkiye'de oldukça tanınmış olan bu MMORPG oyunu, yerel pazarın güçlü temsilcilerinden biri.


En çok satılan hediye kartları

      1.Sony PSN Hediye Kartı
      2. App Store & iTunes Hediye Kartı
      3. Steam Cüzdan Hediye Kartı
      4. Xbox Hediye Kartı
      5. Google Play Hediye Kartı 

İllere göre dağılım

Oyunfor'dan gelen bilgilere göre oyun alışverişlerinde Şubat ayında en çok alışveriş İstanbul’da gerçekleşti. İstanbul’u; Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa takip etti.

 

Yaş aralığına göre dağılım

Şubat ayında toplam oyun alışverişlerinin önemli bir kısmı 30 yaş üstündeki oyuncular tarafından yapıldı.
 


	
		
			
			YAŞ
			
			
			EKİM 2025
			
			
			ŞUBAT 2026
			
		
		
			
			18-21
			
			
			%7
			
			
			%2
			
		
		
			
			21-30
			
			
			%46
			
			
			%36
			
		
		
			
			30+
			
			
			%47
			
			
			%62
			
		
	


 

Cinsiyete göre dağılım

 


	
		
			
			CİNSİYET
			
			
			EKİM 2025
			
			
			ŞUBAT 2026
			
		
		
			
			KADIN
			
			
			%36
			
			
			%34
			
		
		
			
			ERKEK
			
			
			%64
			
			
			%66
			
		
	

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/yeni-yil-oyun-satislarina-ivme-kazandirdi-1829.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/yeni-yil-oyun-satislarina-ivme-kazandirdi-1829.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/yeni-yil-oyun-satislarina-ivme-kazandirdi-1829-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/yeni-yil-oyun-satislarina-ivme-kazandirdi-1829.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/yeni-yil-oyun-satislarina-ivme-kazandirdi/359270/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 18:43:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yapay zekâ sadece tüketim değil, yatırım kararlarını da dönüştürüyor]]></title>
			<description><![CDATA[Yapay zekâ, iş dünyasında yalnızca kullanıcı alışkanlıklarını ve ürün deneyimlerini değil, yatırımcıların risk algısını ve karar alma süreçlerini de köklü biçimde yeniden şekillendiriyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yapay zekâ sadece tüketim değil, yatırım kararlarını da dönüştürüyor

 

Metis Ventures Yönetici Ortağı Merve Zabcı hız kazanan yapay zekâ odaklı yatırım trendlerinin, teknoloji girişimlerinde satış gücü ve sektörel uzmanlığı her zamankinden daha kritik hale getirdiğine dikkat çekiyor.

 

Son yıllarda yapay zekânın hızla yaygınlaşması, teknoloji ekosisteminde rekabetin dinamiklerini yeniden tanımlıyor. Artık yapay zekâ kullanmak farklılaştırıcı bir unsur olmaktan çıkarken, bu teknolojiyi doğru problemle, doğru sektör bilgisiyle ve sürdürülebilir bir iş modeliyle birleştirmek yatırım kararlarının merkezine yerleşiyor. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında yapay zekâ odaklı girişimlere yönelik yatırım iştahının artması, melek yatırımcılardan girişim sermayesi fonlarına kadar tüm ekosistemi daha seçici ve sonuç odaklı bir noktaya taşıyor. Metis Ventures Yönetici Ortağı Merve Zabcı, bu dönemde yapay zekânın yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda ticari başarıyı ölçen bir araç haline geldiğini vurguluyor. 

“Özellikle 2024 ve 2025 itibarıyla yapay zekâ odaklı yatırımlar ciddi biçimde artmaya başladı. Yazılım tarafında artık yapay zekâ kullanmayan ya da bu teknolojileri iş modelinin merkezine koymayan şirketlerin oyunun dışında kaldığını net bir şekilde görüyoruz. Ancak burada asıl kritik nokta, yapay zekâyı sadece kullanmak değil, onu gerçek bir ticari değere dönüştürebilmek. Ürettiğiniz ürünü satamadığınız sürece, ne kadar iyi bir teknoloji geliştirmiş olursanız olun bunun yatırımcı açısından karşılığı yok.

Girişimcilik alanında sektörel uzmanlık ve deneyim ön plana çıkıyor

 

Bugün Türkiye’de aynı problemi çözmeye çalışan, hazır yapay zekâ teknolojilerini kullanan onlarca girişim var. Global ölçekte baktığınızda bu sayı binlerle ifade ediliyor. Eskiden dünyada birkaç ekip varken, bugün yüzlerce ekip aynı alanda yarışıyor. Bu da en çok satanın ve en hızlı ölçeklenenin kazanacağı anlamına geliyor. Dolayısıyla biz Metis Ventures olarak sadece teknolojiye değil, satış kabiliyeti olan, gelir yaratabilen ve bu geliri sürdürülebilir şekilde büyütebilen girişimlere odaklanıyoruz.

 

Bir sektörde gerçekten değer yaratmak için o sektörün dinamiklerini içeriden bilmek gerekiyor. Örneğin ‘medya sektöründe yapay zekâ ile bir problem çözelim’ demek kolay, ancak o sektörün mutfağında bulunmadıysanız, stüdyonun tozunu yutmadıysanız ya da sahadaki gerçek ihtiyaçları deneyimlemediyseniz doğru çözümü üretmeniz çok uzun zaman alır. Biz, sorunu bizzat yaşamış, o sektöre daha önce satış yapmış ve müşteriyle temas kurmuş girişimcilere yatırım yapmayı önceliklendiriyoruz. Bugün artık melek yatırımcılar, fonlar ve bireysel yatırımcılar yapay zekâ temalı girişimlere çok daha fazla ilgi gösteriyor. Bu ilgi, ekosistemi büyütürken aynı zamanda yatırımcılar için daha dikkatli olunması gereken bir dönemi de beraberinde getiriyor. Bizim yaklaşımımız net, yapay zekâ bir araçtır, asıl mesele o aracın nasıl bir iş sonucuna dönüştüğüdür.”

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/yapay-zeka-sadece-tuketim-degil-yatirim-kararlarini-da-donusturuyor-3414.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/yapay-zeka-sadece-tuketim-degil-yatirim-kararlarini-da-donusturuyor-3414.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/yapay-zeka-sadece-tuketim-degil-yatirim-kararlarini-da-donusturuyor-3414-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/yapay-zeka-sadece-tuketim-degil-yatirim-kararlarini-da-donusturuyor-3414.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/yapay-zeka-sadece-tuketim-degil-yatirim-kararlarini-da-donusturuyor/359265/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 11:12:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Okullar tatilde çocuklar sohbette]]></title>
			<description><![CDATA[Tatilde ekran süresi artıyor, çocuklar yapay zekâyla konuşuyor. Okulların  tatil olmasıyla  birlikte çocuklar ve gençler, zamanlarının önemli bölümünü evlerde tablet, bilgisayar ya da akıllı cihazlarıyla oyun oynayarak geçiriyorlar. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Okullar tatilde çocuklar sohbette

  


Teknolojik zaman geçirme yöntemlerine yapay zekâ ile sohbet de eklendi. Siber güvenlik şirketi ESET  çocukların sohbet robotu kullanırken ebeveynlerin nelere dikkat etmesi gerektiğini inceledi, önerilerini paylaştı.  


Çocukların duygusal dünyalarının merkezinde insanlara ihtiyacı var. Yapay zekâ birçok konuda yararlı bir araç olabilir. Ancak çocuklar yapay zekâ ile sağlıklı bir ilişki kurana kadar, kullanımları dikkatle izlenmeli ve asla insan ilişkilerinin yerini almamalıdır. Çocuklar, merak ettiği konular ve arkadaşlık için yapay zekâ sohbet robotu kullanmaya yöneldikçe bunların güvenliği ve gizliliği ile ilgili sorular da ortaya çıkıyor. 

Yapay zekâ sohbet robotları ortaya çıktıklarından beri hepimizin hayatının önemli bir parçası hâline geldi. ChatGPT aktif kullanıcılarının çoğunun gençler olduğunu söylüyor. 2025 yılında  İngiltere'de yapılan bir araştırma, çocukların yaklaşık üçte ikisinin bu tür araçları kullandığını ortaya koydu. Benzer bir oranda ebeveyn, çocuklarının yapay zekâ sohbet robotlarını gerçek insanlar olarak gördüklerinden endişe duyuyor.  

Çocuklar üretken yapay zekâyı (GenAI) çeşitli şekillerde kullanıyor. Bazıları ödevlerini yaparken bu teknolojinin yardımını değerli buluyor. Diğerleri ise sohbet robotunu dijital bir arkadaş gibi görüyor, ona tavsiyeler soruyor ve yakın arkadaşlarına güvendikleri gibi onun yanıtlarına güveniyor.  

Çocuklarla sohbet robotu hakkında konuşma zamanı

Birçok ülkede, yapay zekâ sohbet robotları 13 yaşın üzerindeki kullanıcılarla sınırlı. Ancak uygulamanın düzensiz olması nedeniyle konuyu kendi elinize almanız gerekebilir. Kontrollerden daha önemli olan şey konuşmalardır. 

·      En iyi sonuçları elde etmek için teknik kontrolleri açık ve çatışmacı olmayan bir şekilde sunulan eğitim ve tavsiyelerle birleştirmeyi düşünün. 

·      Yapay zekâ ile ilgili iletişimlerinizi, çocuklarınızın ceza korkusu olmadan deneyimlerini rahatça paylaşabilecekleri iki yönlü bir diyalog olarak çerçevelemeye çalışın. 

·     Aşırı kullanımın, halüsinasyonların, veri paylaşımının ve ciddi sorunlarda yapay zekâya aşırı güvenmenin tehlikelerini açıklayın. 

·       Yapay zekâ botlarının düşünebilen gerçek insanlar olmadığını, ilgi çekici olmak için tasarlanmış makineler olduğunu anlamalarına yardımcı olun.

·   Çocuklarınıza eleştirel düşünmeyi öğretin, yapay zekâ çıktılarını her zaman doğrulayın ve ebeveynleriyle sohbet etmeyi asla bir makineyle sohbet etmekle değiştirmeyin.

·    Gerekirse bu eğitimi yapay zekâ kullanımını sınırlayan (tıpkı sosyal medya kullanımını veya genel olarak ekran süresini sınırlayabileceğiniz gibi) ve kullanımı yaşa uygun platformlarla sınırlayan bir politika ile birleştirin. 

·     Kullanımlarını izlemenize ve riski en aza indirmenize yardımcı olması için kullandıkları uygulamalarda ebeveyn denetimlerini etkinleştirin. 

·  Çocuklarınıza yapay zekâ ile kişisel olarak tanımlanabilir bilgileri (PII) asla paylaşmamalarını hatırlatın ve istemeden bilgi sızdırma riskini azaltmak için gizlilik ayarlarını değiştirin.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/okullar-tatilde-cocuklar-sohbette-6847.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/okullar-tatilde-cocuklar-sohbette-6847.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/okullar-tatilde-cocuklar-sohbette-6847-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/okullar-tatilde-cocuklar-sohbette-6847.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/okullar-tatilde-cocuklar-sohbette/359263/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Siber casuslukta yeni dönem]]></title>
			<description><![CDATA[ESET Research Rusya'nın en kötü şöhretli gruplarından biri olan Sednit’in Ukrayna'da casus yazılımlarla yeniden ortaya çıktığını tespit etti]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Siber casuslukta yeni dönem  

 

Siber güvenlik şirketi ESET, yakın zamanda Sednit'in modern araç seti aracılığıyla yeniden faaliyete geçtiğini tespit etti. Bu araç seti, dayanıklılık için her biri farklı bir bulut sağlayıcı kullanan BeardShell ve Covenant adlı iki eşleştirilmiş implantı merkezine alıyor.  Bu çift implant yaklaşımı, Ukrayna askeri personelinin uzun vadeli gözetimini mümkün kılıyor ve Nisan 2024'ten beri kullanılıyor. 2016 yılında, ABD Adalet Bakanlığı Sednit grubunu, Rus ordusunun Ana İstihbarat Müdürlüğü bünyesindeki bir Rus istihbarat ajansı olan GRU'nun 26165 Birimi ile ilişkilendirdi.

 

ESET'in modern Sednit faaliyetlerine ilişkin açıklaması, Nisan 2024'te CERT-UA tarafından Ukrayna hükümetine ait bir makinede keşfedilen bir casusluk implantı olan SlimAgent ile başlıyor. SlimAgent, tuş vuruşlarını kaydetme, ekran görüntüsü alma ve panoya verileri toplama yeteneğine sahip basit ama etkili bir casusluk aracı. ESET telemetri kapsamında, SlimAgent'a benzer kodlara sahip ve daha önce bilinmeyen örnekler tespit etti. Bu örnekler, Ukrayna vakasından altı yıl önce, 2018 yılında iki Avrupa ülkesindeki devlet kurumlarına karşı kullanılmıştı. Dolayısıyla SlimAgent, en az 2018 yılından beri bağımsız bir bileşen olarak kullanılan Xagent keylogger modülünün bir evrimi gibi görünüyor. Xagent, Sednit grubu tarafından altı yıldan fazla bir süredir özel olarak kullanılan bir araç seti.

SlimAgent, 2024 yılında Ukrayna'daki makinede bulunan tek implant değildi; Sednit'in özel cephaneliğine çok daha yakın zamanda eklenen BeardShell de burada kullanılmıştı. BeardShell, .NET çalışma zamanı ortamında PowerShell komutlarını yürütebilen sofistike bir implant ve meşru bulut depolama hizmeti Icedrive'ı Komuta ve Kontrol kanalı olarak kullanıyor. Nadir bir gizleme tekniğinin ortak kullanımı ve SlimAgent ile aynı yerde bulunması, ESET'in BeardShell'in Sednit'in özel cephaneliğinin bir parçası olduğunu yüksek güvenle değerlendirmesine yol açmaktadır.

İlk 2024 vakasından bu yana, Sednit, BeardShell'i 2025 ve 2026 yıllarında, öncelikle Ukrayna askeri personelini hedef alan uzun vadeli casusluk operasyonlarında kullanmaya devam etti. Bu yüksek değerli hedeflere sürekli erişim sağlamak için Sednit, BeardShell'in yanı sıra sistematik olarak başka bir implant da kullanıyor: Modern silahlarının son bileşeni olan Covenant. Covenant, açık kaynaklı bir .NET post-eksploitasyon çerçevesi ve 90'dan fazla yerleşik görev sunarak veri sızdırma, hedef izleme ve ağ pivoting gibi yetenekleri destekler.

2023'ten bu yana, Sednit geliştiricileri Covenant'ı birincil casusluk implantı olarak kurmak için bir dizi değişiklik ve deney yaptı. BeardShell'i, Covenant'ın bulut tabanlı altyapısının devre dışı bırakılması gibi operasyonel sorunlarla karşılaşması durumunda yedek olarak tuttu. Sednit, özellikle Ukrayna'daki seçilmiş hedefler karşısında, birkaç yıldır Covenant'a başarıyla güveniyor. Örneğin, 2025 yılında Sednit tarafından kontrol edilen Covenant bulut sürücülerini analiz ettiğimizde altı aydan uzun süredir izlenen makineler ortaya çıktı. CERT UA'nın bildirdiğine göre, Sednit Ocak 2026'da CVE 2026 21509 güvenlik açığını kullanan bir dizi spearphishing kampanyasında da Covenant'ı kullandı.

BeardShell'in gelişmişliği ve Covenant'ta yapılan kapsamlı değişiklikler, Sednit'in geliştiricilerinin gelişmiş özel implantlar üretme konusunda hâlâ tam kapasiteye sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu araçları 2010 dönemindeki öncüllerine bağlayan ortak kod ve teknikler, geliştirme ekibi içinde süreklilik olduğunu güçlü bir şekilde göstermektedir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/siber-casuslukta-yeni-donem-2764.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/siber-casuslukta-yeni-donem-2764.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/siber-casuslukta-yeni-donem-2764-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/siber-casuslukta-yeni-donem-2764.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/siber-casuslukta-yeni-donem/359252/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 09:48:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[PUBG MOBILE PMNC Türkiye’ye 250 bini aşkın oyuncu kaydı]]></title>
			<description><![CDATA[Toplam 1 milyon TL ödül havuzuna sahip olan PMNC Türkiye, yüz binlerce oyuncunun aynı hedef doğrultusunda mücadele ettiği büyük bir rekabet ortamı sunuyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[PUBG MOBILE PMNC Türkiye’ye 250 bini aşkın oyuncu kaydı

 

PUBG MOBILE’ın Türkiye’de düzenlediği en büyük espor organizasyonlarından biri olan PUBG MOBILE National Championship (PMNC) Türkiye, bu yıl 250 bini aşkın tekil oyuncu kaydına ulaştı. Bu rakam, Türkiye’deki PUBG MOBILE topluluğunun ulaştığı ölçeği ortaya koyarken, organizasyonu bölgesel ölçekte de en yüksek katılımlı turnuvalardan biri haline getirdi.

 

13 Mart 2026 / Toplam 1 milyon TL ödül havuzuna sahip olan PMNC Türkiye, yüz binlerce oyuncunun aynı hedef doğrultusunda mücadele ettiği büyük bir rekabet ortamı sunuyor. Turnuva, yalnızca ulusal düzeyde bir şampiyonluk mücadelesiyle sınırlı kalmıyor; Türk oyuncular için global PUBG MOBILE espor sahnesine uzanan önemli bir basamak işlevi de görüyor. Katılım düzeyi, Türkiye’de mobil esporun geldiği noktayı göstermesi açısından dikkat çekiyor. Aynı zamanda yeni nesil oyuncular için uluslararası arenaya açılan yolun ilk adımını oluşturuyor.

Turnuva sonunda en başarılı 10 takım, PMNC Azerbaycan’dan gelecek 5 takım ve davetli 5 partner takımla birlikte PMGO bölgesel finallerinde mücadele etme hakkı kazanacak. Bu aşama, takımların uluslararası rekabet ortamına adım attığı kritik bir eleme süreci olarak öne çıkıyor.

PMGO bölgesel finallerinde başarı elde eden takımlar ise global PUBG MOBILE turnuvalarında yer alma fırsatı yakalayacak. Takımların bu süreçte toplayacağı puanlar, PUBG MOBILE World Cup (PMWC) ve PUBG MOBILE Global Championship (PMGC) gibi dünyanın önde gelen PUBG MOBILE espor organizasyonlarının da kapısını aralıyor. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/pubg-mobile-pmnc-turkiye-ye-250-bini-askin-oyuncu-kaydi-5642.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/pubg-mobile-pmnc-turkiye-ye-250-bini-askin-oyuncu-kaydi-5642.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/pubg-mobile-pmnc-turkiye-ye-250-bini-askin-oyuncu-kaydi-5642-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.iyigunler.net/images/haberler/2026/03/pubg-mobile-pmnc-turkiye-ye-250-bini-askin-oyuncu-kaydi-5642.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.iyigunler.net/pubg-mobile-pmnc-turkiye-ye-250-bini-askin-oyuncu-kaydi/359248/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 18:19:50 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>