Çok şaşıracaksınız şimdi, dün ne yiyorduk, bugünkü yediğimiz ne? Sırasıyla gidelim…
Çiftçi toprağı ekip biçen demektir, rençber ise o çiftçinin mesleği...
Ne yazık ki TDK da ‘rençber’ kelimesi yer almıyor!..
‘Tarım veya Ziraat, bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, bunların kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, bu ürünlerin uygun koşullarda muhafazası, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması…’ olarak bu iki kelime birlikte tanımlanmış literatürde.
Ancak işin aslı öyle değildir…
Şimdi size köy hayatından gelerek işin pratiğini bilen biri olarak ve ayrıca yaptığımız araştırmalarla bu işin hakikatini açıklayacağım…
Can alıcı soru şu; Tarım, Ziraat midir?
Tarım ile Ziraat arasında dağlar kadar fark vardır; tıpkı çiftçi ile rençber arasındaki fark gibi…
Tarım; toprağın ekilip biçilmesidir. Herhangi bir insan pazardan tohumu alıp toprağa ekerek isteği kadar sebze ve meyve üretmesi.
Ziraat ise; toprağın işlenmesidir. Herhangi bir köylünün ata tohumunu kadim toprakta doğal koşullarda sebze ve meyve yetiştirmesidir.
Yani bu her ikisi arasındaki farkı pratik bir örnekle açıklamak gerekirse:
‘Tarım’ dediğimiz olguda farzedin bir İnşaat Mühendisi, rahatlıkla kağıt üzerinde yaptığı hesap-kitapla hibrit tohumlar alıp, şehrin merkezinde koca bir sera kurarak hem de suda ve suni gübre ile marul veya domates bol miktarda yetiştirip piyasayı doyurur…
‘Ziraat’ta ise;
bir Ziraat Mühendisinin mevsimsel koşullara uygun yörede ve toprağa yatkın bitkiyi, öğrendiği bilgiler ve kurallar dahilinde yetiştirmesidir.
Peki, bu iki örnek arasındaki fark nedir?
İlk örnekte işin ehli olmayan bir kişinin ticari kaygıyla ürün yetiştirmesi, diğer ikinci örnekte ise işin eğitimini almış ehil bir kişinin bilinçli olarak ürün yetiştirmesidir.
Yani biri toprak dahi kullanmadan suni olarak fabrikasyon üretim yaparken, diğeri doğal ortamında tadı, kokusu, aroması olan daha sağlıklı ürünler yetiştiriyor.
Hani şu günlerde gündemde olan laboratuvar ortamında üretilen yapay et var ya…
Şimdi ‘Tarım’ ile ‘Ziraat’ arasındaki öne çıkan diğer bazı farkları sıralamaya devam edelim:
Tarım;
Endüstriyeldir,
hibrittir,
bol üründür,
bol kazançtır,
ancak aroması düşüktür.
Yani doğal üretim değildir ve insanın doğalına aykırıdır…
Ziraat;
ata tohumludur,
makul miktardadır,
daha ekonomiktir,
aynı zamanda tıbbi bitki aroması yüksektir.
Yani kadim genetiği bozulmamış insana en faydalı üründür…
Bilim insanlarına göre, eskiden 1 muzdan aldığımız vitamini maalesef bugün 10-12 muz yediğimizde, yine eskiden 1 tabak ıspanaktan aldığımız vitamini bugün 10 tabak yediğimizde ancak alabiliyoruz.
Genetik kaynaklı Ziraatla üretilen sadece 1 tek elmanın faydalı aromasına ancak Tarımsal olarak üretilen 1 kilo elmaya denk gelmektedir...
Keza bilindik diğer sebze ve meyvelerde de durum aynı…
Muz yiyoruz, elma ıspanak… yiyoruz ancak sadece karnımızı doyuruyoruz, vitamin değil…
Tarım yapalım derken ne olur Ziraatı öldürmeyelim…
Ne yediğinizi bilin… Çünkü ne yerseniz osunuz…
yazarmehmetballi@gmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.