Köpeklere kıymayın efendiler!

Sokaklarda çoğalan ve zaman zaman saldıran köpeklerin uyutulmaları konuşulurken olaya bizi bekleyen iklim değişikliği ve biyoçeşitliliğin kaybı açısından bakmak istedik.

29 Kasım 2022 Salı 15:57
Köpeklere kıymayın efendiler!

Köpeklere kıymayın efendiler!

Kadriye KOCA

Köpek türüne yapılacak bu katliam doğanın doğal dengesini insanoğlunun aleyhine bozar. Tıpkı kedilerin öldürülmesiyle artan farelerden dolayı veba salgını yaşayan Avrupa'da olduğu gibi... Doğada bir türe karşı yapılacak katliam doğal dengeyi bozarak iklim kriziyle sarsılan dünyayı insanoğlu için yaşaması zor bir yer haline getirir.

Tabiat muazzam bir denge üzerine kurulmuştur. Her bir bitki böcek, çiçek, çalı, yırtıcı, balık, sürüngen, kuş ve evcil hayvan türünün doğanın bu muhteşem kurulmuş dengesi üzerinde bizim  öngöremediğimiz etkileri vardır. Bir türün yokoluşu veya toplu olarak yokedilmesi diğer bazı türlerin zararlı hale gelmesine ve tabiatın kusursuz dengesinin şaşmasına neden olabilir. Dünya tarihi insanoğlunun toplu doğa katliamlarında verdiği zararların eninde sonunda bu doğal dengeyi bozduğunu ve insan yaşamına da zarar verdiğini deneyimlemiştir.

Avrupa tarihinde kendi döneminde 6. Haçlı seferi düzenlenen Papa  IX.Gregorius 1227-41 yılları arasında kaleme aldığı papalık mektubunda kediler ve şeytan arasında bir bağ kurmuş, bunun neticesinde kediler ve cadı olduğuna inanılan kişiler yakılarak öldürülmüştür. Kedilerin öldürülmesi sonucu farelerin çoğaldığı, farelerin vücudunda yaşayan pirelerin insanlara geçerek veba salgınına neden olduğu tarihi kayıtlardan anlaşılmaktadır.

Bunun gibi tabiata arizi bir müdahale mutlaka sonuçlarını bir toplumsal yıkım olarak göstermektedir. Dünya artık son 50 yılda yok olan biyoçeşitliliği nasıl koruyarak arttırabilirim, farklı bitki ve hayvan türlerini nasıl yaşatarak tabiatı şenlendirebilir sorusunu sorarak bu alanda çalışmalar yaparken bizim bütün sokak köpeklerini uyutma(öldürme)yi tartışmamız tam bir utançtır.

Köpekleri uyutarak biyoçeşitliliği korumak mümkün mü?

İnsanoğlu ormanları kesip dağları delip hunharca yöntemlerle madenleri çıkartırken suyu havayı kirletip yaban hayatını bitirip her el attığı tabi güzelliğin sonunu getirirken bütün dünyada doğa çığlık çığlığa ses veriyor. Hayvan türleri habitatlarını kaybederek yok oluyor, ağaçlar erozyonu önleyemiyor, nehirler kuruyor, bilim adamları doğayı yeniden yeşertmenin yeniden yok olan türleri hayatta tutmanın ve çoğaltmanın yollarını arıyor. Biz ise sokak hayvanlarının uyutulmasını bir çözüm yolu gibi konuşuyoruz.

Sokak köpeklerinin uyutulması-ki uyutulma demeyelim tam anlamıyla öldürme-öldürülmesi tabiatın dengesini bozmak anlamına gelmeyecek mi? Biyoçeşitliliğin devamı dünya için bu derece gerekliyken bir hayvan türüne yönelik bu katliam iklim kriziyle sarsılan dünyayı yeni sorunların içine atmak anlamına gelmeyecek mi?

İstilacı türler hızla çoğalmaya devam ediyor

Bütün dünyada bioçeşitlilik azalmaktadır. Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın verilerine göre tüm dünyada kuşlar, balıklar, memeli hayvanlar, amfibiler ve sürüngenlerin nüfusu 1970 yılından bu yana neredeyse yüzde 70 oranında azalmıştır.

Ülkemiz bu biyoçeşitlilik kaybından azade değildir. Yaşam alanlarını kaybeden canlı türleri önce sayıca azalmakta sonra yok olmaktadır. Bunun akabinde doğal hayat içinde istilacı türler ortaya çıkıyor ve bu istilacı türler biyoçeşitliliği bitirmektedir.

Marmara dahil bütün denizlerimizde canlı hayatı için gerekli olan oksijen seviyesi azalmakta denizlerimiz kirlenmekte asitlenmekte ve habitatları bozulan balık ve deniz canlıları türleri yokolmakta onların yerini ise istilacı türler doldurmaktadır. denizlerimiz

Kıyılarımızdaki doğal türler ve denizlerimizin ekolojik sistemi bu istilacı türler nedeniyle hızla yok olmakta ve biyoçeşitlilik azalmaktadır. Son yıllarda Rapana, balon balığı, aslan balığı, su sümbülü... bu istilacı türler denizlerimizde hızla çoğalmakta,  denizlerimizde yaşayan doğal türleri yok ediyorlar ya da onları başka bölgelere göç etmeye zorluyorlar. Bu da bölgenin iklimi üzerinde çok sayıda etkinin olmasına neden oluyor.

Biyoçeşitlilik kaybı ne demek?

Bütün canlılarla birlikte paylaştığımız bu dünyanın sonunun gelmesi anlamına geliyor. Bir Ağaçın doğal hayatı  sayısız börtü böcek çiçek toprak yaprak yağmur güneş rüzgar şimşek insan ve hayvan demek oluyor. Biyoçeşitlilik kaybının dünyada bütün canlılığı bitirmeye doğru giden bir süreç olduğu unutulmamalı.  Sulak alanlar yok olurken besin zinciri kesiliyor,

İklim etkisi, nüfus veya tarım baskısıyla sulak alanlar her geçen gün azalmakta oralardaki yaşam tükenmektedir. Bahar aylarında sulak alanlarda üremek için yer bulan göçmen kuşlar suların çekilmesiyle yaşam alanlarını kaybetmekte bütün o bölgeyi terketmektedirler. Bu bölgenin beslediği yaşam alanı önce hayvanlara kapatılırken sonra insanoğlu da buralarda yaşama kaynağını kaybedecektir.

Dünyaya zarar veren en vahşi tür; insanoğlu. Sokak köpeklerine bakım, barınak ve yaşam tarzımızın mimari yapımızı evcil hayvanlarla birlikte yaşamaya uygun hale getirilmek yerine köpekleri katletmeyi düşünmek insanoğlunun en vahşi yanlarından biri değil mi?

Her yönüyle sömürdüğümüz bir dünyada köpeklerin yaşam hakkını savunmak gerekmez mi? Dünya bütün canlı türlerini kaybederken bir türe karşı bu katliamı yapmak insanoğlunun bu dünyada emin yaşamasına yetecek mi? Yoksa o başta bahsettiğimiz doğal denge sonucu toplu katliam başka istilacı türlerin çoğalmasını dünyanın dengesinin insanoğlunun aleyhine bozulmasını mı getirecek?

Soruları uzatmak mümkün… İnsanoğlu diğer canlılara daha çok yer açtığı koruduğu kolladığı ve yaşam alanlarını çoğalttığı sürece dünyanın doğal dengesinde yaşayabilecek. Yoksa Öldürürsek, ölürüz, köpekler olmasa bile doğa bunun intikamını alır….


 

Son Güncelleme: 30.11.2022 11:23
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.