Bizi Sıfır Atık ödülü bile kurtarmaz

Al-kullan -at döngüsünü kırmalı; geri dönüşümü ciddiye almalıyız. Topraklarımız hızla kirlenirken, her çevre toplantısında gururla tekrarladığımız biyoçeşitlik azalıyor.

28 Mart 2022 Pazartesi 12:35
Bizi Sıfır Atık ödülü bile kurtarmaz

Bizi Sıfır Atık ödülü bile kurtarmaz

Araştırma: Kadriye Koca

Modern yaşamın tam göbeğinde yer alan ambalaj atıkları, tek kullanımlık ürünler ve atık üretim miktarının artışı, plastik kirliliği bizi bekleyen iklim krizinin, sıcaklık artışlarının, okyanusların asitlenmesinin, biyoçeşitliliğin azalmasının başlıca nedeni olarak kabul ediliyor. Dünyada iklim krizini kabul edip bir yol haritası oluşturan ülkelerin atık sorununa çare bulmaları ve geri dönüşüm sirkülasyonunu bilimsel şekilde gerçekleştirmeleri gerekiyor. Avrupa bir yandan tek kullanımlık plastikleri yasaklarken diğer yandan ambalaj atıklarına vergi koyup bu vergi ile geri dönüşüm tesisleri kurmayı iklim kriziyle mücadele senaryosunun arasına koydu. Biz ise daha tek kullanımlık plastikleri yasaklamadığımız gibi ‘geri dönüştürüyoruz’ gerekçesiyle çöp ithal etmeye devam ediyoruz.

Yıllık 60 milyon plastik atığıyla Çin plastik kirliliğiyle mücadele çağrısı yaptı. İngiliz Parlamentosu ülke çöplerini ihraç etmek mi yoksa geri dönüşüm tesisleri kurmanın maliyetini tartışıyor. Ülkemiz Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Konya’da düzenlediği İklim Şurası’ndan daha az plastik üretimi ve depozito iade sisteminin oturtulması ile ekonomiye yılda 1,4 milyar lira katkı sağlanacağı kararı çıktı. Ancak Türkiye çöp ihraç etmeye devam ediyor.

Diğer taraftan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri gelmekte olan  iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri nedeniyle milyarlarca insanın tehlikede olduğunu belirttiği konuşması tüm dünyada yankı buldu. Yakın gelecekte dünya çoklu iklim tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Dolayısı ile tüm ülkelerin önemli dertlerinden biri de ambalaj atıkları ve diğer atıkların hangi sistemle geri dönüştürüldüğü olacak.

Ekim 2021’de Parlamentomuzda onaylanan Paris İklim Antlaşması’nı uygulamak için ev ödevlerimizi yapmak ülkemiz için tam bir samimiyet testi.  Türkiye iklim krizi konusunda Avrupa’nın en kırılgan ülkesi. Akdeniz bölgesi çölleşme tehlikesi ile karşı karşıya olunca ülkemiz Akdeniz kıyıları da bu tehlikeden nasibini alıyor. Yaklaşan iklim krizine zamanında adaptasyon sağlayamayan ülkeler ve kurumlar bu durumun getireceği riskleri de göğüslemek zorunda kalacaklar.

Türkiye Cumhurbaşkanı eşi Emine Erdoğan’ın refakatinde yürütülen ‘sıfır atık’ projesi ile atıkları değerlendirmek ve ayırıp geri dönüşümünü gerçekleştirmek konusunda uzun zamandır yoluna devam ediyor. 21 ülkenin üye olduğu Akdeniz Parlamenterler Asamblesi sıfır atık projesine birincilik ödülü verdi. Bakan Kurum 2030 yılına kadar yüzde 35 geri kazanıp hedefleri olduğunu belirtti.

 Akdeniz’in en iyi çevre projesi seçilen sıfır atık için ülkemizin her yerinde çalışmalar devam ediyor. Öğrencilere sıfır atık eğitimi veriliyor, atık yönetimini başarı ile uygulayan kurumlara sıfır atık belgesi takdim ediliyor bunlara ek olarak Bakanlık atık sistemini efektif kullanabilmek için sıfır atık müdürlükleri kurmuş bulunuyor. Bu uluslararası ödül sıfır atık projesine olduğu kadar Orman Genel Müdürlüğü’nün ağaçlandırma çalışmalarına da verildi. Ancak medyamızda hakkettiği yeri görmedi. Türkiye gündemi çevre konularını yaşamı etkileyecek büyüklükte olmadığı zaman arka plana atıyor. Jandarma Genel Komutanlığı 2021 yılında sıfır atık projesine 868 tonluk destek vererek geri dönüşüm yaptığını açıkladı. Sıfır atık yönetim sistemi kullanan kurumlar da bilhassa üniversiteler sıfır atık belgesi almaya hak kazanıyorlar. Amasya’da üç yılda yaklaşık 656 ton atık dönüştürüldü. Belediyelerde sıfır atık bilgilendirmeleri yapılıyor. Bakan kurum ülkemizin İklim Kanunu hazırlıklarının devam ettiğini bu yıl içinde meclise geleceğini belirterek sözkonusu kanunun Türkiye’nin önündeki yüz yılı şekillendirecek bir çerçeve belge olacağını açıkladı.

Bütün bunlara rağmen Greenpeace al-kullan-at sırasının döngüsel olarak kurgulanması gerektiğini açıkladı. Geri dönüşüm de bir maliyet ve enerji gerektirir, en iyi çevre bilinci daha az kirletmek ve tüketmektir. Bazı iklim aktivistleri tüketime dur demeden iklim krizinin önüne geçilemeyeceğini iddia ediyorlar.

Türkiye hala tek kullanımlık plastikleri yasaklamadı. Ambalaj depozito sistemini yürürlüğe koymadı, yeşil enerjiye yatırım konusunda da gerekli ev ödevlerini yapmadı.

Bir yanda sıfır atık diğer yanda çöp ithalatı

Çin 2018 yılından itibaren atık plastik ithalatını durdurdu. Yerini Türkiye aldı, Türkiye Avrupa’nın plastik çöplüğü oldu. Çevre aktivistleri açık alanlarda geri dönüşümü yapılmamış avrupa kaynaklı ambalaj atıklarını bulduklarında soruyorlar; ‘Bu kimin çöpü?’

İngiltere her türlü çöpünü Türkiye’ye gönderiyor, bunların arasında Covid kiti bile var. Bu çöpler çoğunlukla hammadde ticareti adı altında getiriliyor. Ülkemiz 2020’de İngiltere’nin en çok plastik atık gönderdiği ülke oldu. 540 bin ton plastik atığı geri dönüşüm için Türkiye aldı. Ancak bunların geri dönüşüm takibinin ne kadar yapıldığını bilemiyoruz. Bazı çöplerin yakılarak havayı zehirlediği haberlerini alıyoruz. Ülkemizin adını koyduğu sıfır atık sistemi içinde bu ithal çöplerin akibetinin ne olduğuna dair gerekli bilgi ve istatistikler var mı?

Dünya sadece atıkları değil nükleer atıkları da konuşuyor, çoğunlukla toprağa gömülen nükleer atıkların yıllarca oralarda kalması toprağı suyu kirletiyor. Dünya nükleer atıkları çelik ve kurşun kaplarda maden ocakları veya dağların altına gömüyor. Ancak bu atıkların dünya için ne büyük tehlike olduğunu söylememize gerek yok. Dünya koca bir gezegen. Bir yerdeki zehir rüzgar, su, hava ve canlılar yoluyla her yere yayılıyor. Okyanuslar asitlenip, hayvan ve bitki türleri azalıp sıcaklıklar yükseldiğinde toprak yerüstü ve yeraltı sularını kaybettiğinde çok geç olacak; bu işin kurtulanı olmayacak.

Son Güncelleme: 28.03.2022 12:50
Anahtar Kelimeler:
Sıfır Atıkçöp Sorunu
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.