Kur’an bugün bize ne söyler?

Kutlu günlere vardık, Bayramı bayram bildik, Kur’ana kulak verdik.

02 Mayıs 2022 Pazartesi 09:50
Kur’an bugün bize ne söyler?

Kur’an bugün bize ne söyler?

Kadriye Koca

Günümüz insanının kafası çok karışık. İnsanoğlu her türlü mesaj bombardımanına tutuldukça İletişim dünyasının imkanları arttıkça zihnimizin doğruyu yanlıştan ayıran kısmı şaşırıyor, bulanıklaşıyor. Sapık, uydurma ve ‘kötülüğü yayıcı’ olan herşeye karşı elimizde nasıl bir yol haritası olacak? Sadece inancımızı değil kişiliğimizi ve hatta davranışlarımızı neye göre temellendireceğiz?  Bugün neye nasıl inanacağız? Teknolojik gelişmeler başdöndürürken dünyanın bir yerindeki bilgiler saniyeler içinde dünyanın başka yerlerinde taraftar veya takipçi bulabiliyorken Kur’an’ın mesajına eğilmek ne kadar zordur! Bugün Kur’an bize ne söyler? Neye nasıl inanır, neyi niçin isteriz? Bütün varlık kategorilerinin başına Allah’ı koyup yola çıktığımızda Kur’an bize rehber olur. Yaratan da O’dur, Yöneten de...

İşittik; iman ettik

Peygamber rabbinden ne indirildi ise ona iman getirdi. Müminler de her biri Allah’a meleklerine kitaplarına ve peygamberlerine -peygamberlerden hiçbirini ayırmayız-diye iman getirdiler. Ayetin Devamında İşittik itaat ettik bağışlanma dileriz,Gidilir dönüş sanadır deniyor.

İlahi tebliği önce peygamber getirdi, önce o itaat etti, örnek oldu. Kendinden önce gelen peygamberleri tasdik etti. Yani Kur’an’ın tebliği bize peygamber vasıtasıyla ulaştı. Önceki peygamberlerin ilahi yoldaki işaretleri ve uygulamaları da tasdik edilerek yeni bir inanç ve hareket sistemi kuruldu. İnananlardan beklenen çok net ‘inandık ve itaat ettik’ demeleri. Bir başka deyişle dil ile ikrar, kalp ile tasdik. Dilinde ve kalbinde olanı birleştirmek ve bunun af talebine dönüşmesi... Önce teslimiyet sonra yüce yaratıcıdan af talebi... Bu af talebi sadece sözle değil hayatın içindeki duruşla, tavırla... Yani varlık kategorisinde Allah’ı yaratıcın olarak tanımak... teslim olmak... af dilemek... Bunlar birbirini tamamlayan hareketler. Yani dönüşün Allah’a olduğunu hatırlayan bir tavır sergilemek... İşittik, İtaat ettik, dönüş Sanadır...teslimiyeti... Bütün varlık kategorilerini bu inanç ve zihin düzenlemesinden sonra değerlendirmek. Her gün okumamız tavsiye edilen Bakara Suresinin son ayetleri bize böyle yol gösteriyor.

Herkesin kazandığı kendinedir

Dünya geçip gittiğimiz, bakıp ram aldığımız ama devamlı kalmadığımız bir sahneye benzetilir. İnanalar için ahiyet yurdu vardır. Ahiret yurdu varsa bir hesap vardır. Bakara 286’da Allah hiç kimseyi mükellef kılmaz ancak kapasitesince sorumlu tutar denilmektedir. Her insanın sosyal, ekonomik, fiziki, zihni bir kapasitesi vardır. Ahiret hesapı kişiye özeldir. Dünyada sahip olduklarıyla paralel olarak herkesin hesabı kendine özgüdür. Her kazanımın, her yeteneğin, her imkanın bir de şükür kısmı vardır. Kişi toplumsal yapının getirdiği imkanlara göre Alllah’a şükrünü sunma tarzını kendi belirler. Teknolojinin yaşam tarzlarımızı ve sosyal organizasyonları baştanbaşa değiştirdiği bir çağda kuşkusuz Allah rızası için yapılmak kaydı ile şükür olarak nitelendirilebilecek pekçok iyilik gerçekleştirilebilir. Ayetin devamında herkesin kazandığı lehine yüklendiği aleyhinedir buyuruluyor. Hayat yolunda yalpalayarak giderken ‘kastımız olmadan yaptıysak bizi hesaba çekme’ diyerek dua etmemiz isteniyor. Ayrıca ‘takatimiz olmayanı bize yükleme’ duası da yine aynı ayette geçiyor. Yani sorumluluk şahsidir kimse kimsenin günahını yüklenmez. Allah herkese farklı şartlar ve kabiliyetler vermiş olduğundan Ahirette hesap verişlerde kişiye özel olacaktır. O gün gelmeden şükür için neler yapabiliriz? Allah’a minnet duygusu içinde ‘örnek insan olma’ tavrını bir şükür şuuru içinde yapabiliriz ayetin devamındaki duayı da unutmadan...

Bakara suresinin bu iki ayetini yatsı namazından sonra mealini okuyarak dil ve kalp ile Allah’tan aldığımız emri hatırlayalım; dualarımıza bilincimizin gücü de eşlik etsin...

Yeryüzü ayetleri oku

Hicr suresi öyle ya biz gökleri ve yerleri ve bunların arasındakileri ancak hak ile yarattık. Ve saat mutlaka gelecektir. Buradaki hak kelimesinin anlamı fazla olmasına rağmen biz kısaca adalet ve hakkaniyet olarak anlayabiliriz. Dünyanın direkleri adaletin yeryüzünde tesisi ile durur. Göklerin ve yerin hak ile yaratılması ayeti ile Kainatın ve insan toplumlarının işleyiş düzeni arasında bir paralellik kurulabilir mi? Kainattaki düzenin devamı için her yaratılanın hakkını vermek/korumak mı gerek? Adalet azaldıkça zulum artar, toplumsal çürüme artar, kainat düzenin işleyişinde bozulmalar meydana gelir. Bütün varlık bu adalet(hak) ile kaimdir. Kainatın sonu olarak anlatılan kıyamet hatırlatılır ve kıyametin geleceği vaadedilir. Allah sadece tavrını tutumunu değil niyetini de biliyor. Rehber olarak Kur’anın dedikleri çok net. Enüste Allah’ın hak ile yarattığı kainatı koy, insanlara adalet ile tavır göster, herşeyin yok olacağı zamanı unutma.

Kuranın anlam katmanları çoktur. Kalp ve beyin duruluğu ile ona yönelmek o katmanlarla bizi tanıştıracaktır. Allah’ın bu hitabının yanında kafirlerin anlık dünyalık zevkleri seni özendirmesin. Hicr 88. Geleceği yakın ve mutlak olan bir ahiret yurdu var. Peygamberin bütün getirdiği haber budur.

Ey insanlar ve cinler sağlam bir ipe tutunun. O ip dünya hayatı için bize yol gösteren Kuran’ı azimdir.  

Kainatın yaratılışına bir bak!

Görmediler mi? O inkar edenler alem bitişik idi. Onları biz ayırdık. Hayatı olan herşeyi sudan yaptık. (Enbiya 30) Kainatın başlangıcı kesif ve yekpare bir madde iken yaratılışla çeşit çeşit gök cisimleri yıldızlar ve kütleler oldular. Tüm bunlar oldukları gibi kalmayıp çeşit çeşit hallere dönüştürüldüler. Sonra herşeyi ayırdık, bu güneş sistemini kurduk. Çeşitli formlarda karşımıza çıksa da hayatın kaynağı su. Arzda da baskılar oturttuk. Bol bol açıklar yaptık ki doğru gidebilsinler diyor ayetin devamında.

Yeryüzündeki tüm şekiller dağlar, ovalar, göller, nehirler, okyanuslar... Tümü yeryüzünü bütün canlılar için yaşanılır kılar. Aldığımız hava, yerden biten otlar dünyayı paylaştığımız binbir türlü hayvan ve farklı türler... Ayet; Semayı göğü direk olmayan mahfuz bir sakıf yaptık şeklinde devam ediyor.

Üstümüzde gökkubbe altımızda yeryüzü... Rabbimiz bu kainat düzeninin anlatıyor. Bütün yaratılışa bir bak Görmez misin? Gözünü nereye çevirsen bütün bunları görürsün yaratılış kitabının ayetleri olarak... Tabiat kitabını hayret duygusu ile oku.. Kainatın düzeni hakkında bilgin arttıkça Rabbine hayranlığın da artacak. Her yaratılış bir mucizedir aslında. İnsan vücudu, tabiatta kurulan düzen bir mucizedir. Yaradılışa bir bak başka mucize arama.. Varoluşun bile Allah’ın varlığının kanıtıdır.

Kuran’dan bir kaç ayetle hatırlamak istedik, Allah’ı, kainatı, yaratılışı, insanı, inancı ve dönüp gideceğimiz ahiret yurdunuz... Kuran hepimize bir hatırlatıcıdır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.