"NSU skandalında sorumlular hesaba çekilmeli, güven tekrar inşa edilmeli"

12 Aralık 2012 Çarşamba 16:50
BERLİN (CİHAN)- Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi (KRM), `NSU Sağ Terörü´ başlıklı dosya hazırlayarak, cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, içişleri bakanlığı ve araştırma komisyonları gibi ilgili kurumlara sundu. Dosyayı federal basın evinde tanıtan KRM, NSU terör hücresinin ortaya çıkmasından bir yıl geçmesine rağmen henüz somut sonuçlar elde edilmediğine dikkat çekti. Emniyet birimlerine olan güvenin yeniden inşa edilmesi için dosyada 15 maddelik taleplere yer verildi.

Almanya´daki İslami derneklerin çatı kuruluşu olan Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi (KRM), Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, Başbakan Angela Merkel, içişleri bakanlığı ve diğer ilgili kurumlara sunmak üzere `NSU Sağ Terörü´ başlıklı bir dosya hazırladı. Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) olarak adlandırılan sağcı terör hücresinin işlediği cinayetler hakkında Müslümanların görüş ve taleplerini dile getirildiği dosyadan NSU davasıyla ilgili gelişmeler, İslam ve Müslüman düşmanlığı ve 15 maddeden oluşan taleplere yer verildi.

KRM üyesi Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) sözcüsü Bekir Alboğa, Almanya İslam Konseyi (IRD) Başkanı Ali Kızılkaya, İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) sözcüsü Erol Pürlü ve Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi (ZMD) Başkanı Aiman Mazyek dosyayı tanıtarak, cinayetlerin yanı sıra dosya imhası gibi olayların sonuna kadar aydınlatılıp sorumluların hesaba çekilmesi gerektiğini belirtti.

KRM Sözcüsü Erol Pürlü, sağcı terör hücresinin ortaya çıkmasıyla Almanya´da genel olarak azınlıkların ve özellikle Müslümanların güvenlik durumunun ne şekilde olduğu gözler önüne serildiğini söyledi. Müslümanlar vatandaş değil, `güvenlik faktörü´ olarak görülüyor. diyen Pürlü, emniyet birimlerindeki Müslümanlara karşı olan önyargıları zanlıların Türklerin kendi içlerindeki mafya çevrelerinde veya Türkiye´de arandığı örnek göstererek, bu tavrın değişmesi gerektiğini vurguladı.

İslamrat Başkanı Ali Kızılkaya ise Belki de emniyet birimlerine güvenimiz o seviyedeydi ki, sorgulama ihtiyacı duymamışız. diyerek emniyet birimlerine olan güveni dile getirdi. İslam ve Müslüman karşıtı kitapların ülkede en çok satılan kitaplar arasında yer alması çoğulcu topluluğu düşündürmesini gerektiren bir konu olduğunun altını çizen Kızılkaya, emniyet birimlerindeki bazı tavırların halkın içindeki Müslümanlara olan önyargının büyümesine sebep olduğu tespitinde bulundu.

DİTİB Sözcüsü Bekir Alboğa ise Alman İslam Konferansı ve Alman Uyum Konferansı gibi toplantı ve zirvelere rağmen İslam düşmanlığının Almanya´da azalmadığını dile getirdi. Alboğa, PI gibi doğrudan İslam ve Müslümanları hedef alan internet siteyi günde 60-70 bin kişinin ziyaret ettiğini örnek gösterdi.

ZMD Yönetim Kurulu Başkanı Aiman Mazyek ise NSU cinayetleri okul kitaplarına alınarak, aşırı sağcı düşüncenin nelere sebep olabileceği okutulmalı. dedi. Son olarak Bonn´daki olayla ilgili bir soruya Mazyek, Emniyet birimlerinin çok iyi ve duyarlı çalışmasından dolayı bir facia önlenebildi. Bu çalışmalara devam ettirilmeli, ancak en az o kadar da aşırı sağcı şiddetlerin önlenmesi için çaba harcanmalı. dedi.Bizim 11 Eylülümüz Almanya'daki NSU aşırı terördür diyen Mazyek, Alman güvenlik birimleri ve siyasetçilerinin Müslüman dini cemaatleri aşırı sağla mücadelede partner olarak algılaması gerektiğini söyledi. Mazyek, ortak çalışmanın 2013 yılında daha iyi olmasını istediklerini vurguladı.

TALEP LİSTESİ

Alman güvenlik yetkilileri, NSU terörü sonucunda vatandaşlarda ve özellikle Müslümanlardagüvenlik kurumlarına karşı oluşan güven kaybını tekrar inşa etmek ile yükümlü olduğu vurgulandı. KRM, bu güvenin şu şartların oluşturulmasıyla tekrar inşa edilebilineceğine dikkat çekti:

1. NSU olaylarının eksiksiz bir şekilde araştırılması gerekir. Bunun için aşağıdaki hususların açıklığa kavuşması gerekmektedir:

a. NSU´nun kendisinin ve çevresinin işlediği tüm suçlar; b. Evrak imhaları; c. NSU terörü ile ilişkili izlerin yetkililer tarafından yapılan kovuşturma veya takipsizliği ile ilgili tüm bilinen ve bilinmeyen hatalar, arızalar ve başarısızlıklar.

2. NSU çevrelerine, tüm personelin, doğrudan, dolaylı ve güvenlik kurumları ile siyaset saflarından olan üçüncü kişilerin bağlantılarının belirlenmesi.

3. Bu soruşturmanın sonlanmasından sonra, tüm bilgilerin genel kamuoyu için kolayca elde edilebilir kılınması.

4. Araştırmalar sonucunda devlet hizmetinde ve siyasette bulunan sorumluların, kendi başarısızlıkları hakkında kişisel olarak hesap vermesi.

5. Araştırmalar sonucunda tüm sorumluların hukuken hesaba çekilmeleri.

DEVLET NAZİLERDEN ARINDIRILSIN

6. Devletin resmi daireleri ve makamlarında kanıtlanabilir şekilde ve aşırı sağ çevrelerde hareket eden hiç kimsenin devlet hizmetinde barındırılmaması hedefi doğrultusunda Nazilerden arındırma uygulaması.

7. İçişleri bakanının Anayasayı Koruma Dairesi ve Federal Kriminasl Polis için Federal Daire´nin yeni atanan ve İslamcılık uzmanları olarak adlandırılan üst düzey bakanlık memurlarının ve özellikle bu personel seçiminin aşırı sağa karşı mücadelede neden uygun olduklarını inandırıcı bir şekilde açıklaması.

8. İnsanlara, binalara ve tesislere yapılan ve bugüne kadar sonuçlanmamış olan saldırıların, NSU skandalından elde edilen bilgiler ışığında yeniden değerlendirilmesi.

İSLAMCI İFADESİ KULLANILMASIN

9. ``İslamcılık´´ ve/veya ``İslamcı´´ terimlerinin güvenlik söyleminden silinmesi ve bu terimlerin İslam´ı ve Müslümanları genel zan altında bırakmayacak yeni terimler ile değiştirilmesi.


10. Özellikle siyasetçilerin, yükselen İslam ve Müslüman düşmanlığına destek vermemek ve karşı koymak için İslam ve Müslümanları genel zan altında bırakacak, iftira atacak veya onuruna dokunucu beyanlardan uzak durmalarının sağlanması.

11. Alman İslam Konferansı ve Güven İşbirliği çalışmalarının ana temasının İslam düşmanlığı olması.

12. İslam ve Müslüman düşmanlığı suçlarının, olayların hangi ölçüde ve gelişimde olduğunu algılamak ve ölçmek babında suç istatistiklerinde bugüne kadar olduğu gibi ``siyasi motifli suçlar´´ başlığı altında değil, kendi başlığı altında toplanması.

13. Devletin bu sorunları ele almasında, KRM´yi aktif bir partner olarak kabul etmesi ve çalışmalara dâhil etmesi.

14. Devletin, NSU mağdurlarının unutulmamasını sağlamak için, mağdurları resmi yas törenleri dâhilinde yıllık olarak anması.

15. Nazi rejiminin bir devamı olan NSU terörünün, okullarda tarih öğretiminin bir parçası olarak müfredata dâhil edilmesi. CİHAN
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.