Flaş Haber
Kapat

Anastasiya Yazerskaya cinayeti | Cinayet zanlısı kendini 'Nikah'la savundu

Antalya'da vahşi bir cinayete kurban giden Anastasiya Yazerskaya'nın katil zanlısı, cinayetten sonra oğlunun nikah töreni olduğu için polise haber vermediğini söyledi.

09 Aralık 2020 Çarşamba 14:21
Anastasiya Yazerskaya cinayeti | Cinayet zanlısı kendini 'Nikah'la savundu

Anastasiya Yazerskaya cinayeti | Cinayet zanlısı kendini 'Nikah'la savundu


Antalya'da bir evde birlikte olduğu Anastasiya Yazerskaya öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan lise öğretmeni Ahmet Oğuz Özgür,  kendini"11 gün sonra ortanca oğlumun nikahı vardı. Bu olayın duyulması halinde nikahın iptal olabileceğini düşünerek kimseye haber vermedim" dedi.

POLİS MOBESE KAMERALARI İLE BULDU

Antalya'da dansçı arkadaşı Anastasiya Yazerskaya'dan (23) 15 gün boyunca haber alamayan ev arkadaşı A.D., polise kayıp ihbarında bulundu. İhbar üzerine Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince araştırma başlatıldı. Ekipler, 15 aydır Türkiye'de bulunan kadının kaybolduğu 8 Mart gecesinden itibaren bölgedeki mobese kameralarını incelemeye aldı. Yazerskaya'nın en son 8 Mart gecesi saat 22.15 civarında, evinin yakınında Ahmet Oğuz Özgür'ün (54) kullandığı otomobile bindiği tespit edildi. Bir lisede öğretmen olan Ahmet Oğuz Özgür, gözaltına alındı. Özgür, olayla ilgisi olmadığını savunarak, kayıp kadını tanımadığını iddia etti. Mobese görüntüsü gösterilince de suçunu itiraf etti ve 'kasten öldürme' suçundan tutuklandı.

YANIMA ALKOLLÜ OLARAK GELDİ

Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada, Ahmet Oğuz Özgür ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya, tutuklu sanık Özgür, SEGBİS aracılığıyla katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Özgür savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini söyledi. Öğretmenlik yaptığını, daha önce Isparta'da görev yaparken, geçen yıl tayininin Antalya'ya çıktığını belirten Ahmet Oğuz Özgür, şöyle konuştu:

“Çocuğumun eğitimi nedeniyle ailem benimle Antalya'ya gelemedi. Çocuğumun eğitimi bittikten sonra ailem de Isparta'dan yanıma gelecekti. Güvenlik Mahallesi'nde ev tuttum. Antalya'da bulunduğum süre içerisinde Lena adlı kadınla irtibat kurup para karşılığı başka kadınlarla ilişkiye giriyordum. Maktul Anastasiya ile de bu şekilde birkaç kez ilişkiye girmiştim. Daha önceki ilişkilerimi otelde yaşadım. Olay tarihinde de yine para karşılığı cinsel ilişkiye girmek için Lena'yı telefonla aradım. Kendisi beni o gün için maktule yönlendirdi. Saat 21.30 sıralarında maktulü bana söylenen yerden aracım ile aldım. Yanıma alkollü olarak gelen maktulle bir kafeye gittik. Kafede ismini bilmediğim alkollü içecekten iki kadeh içti. Daha sonra birlikte diskoya gittik. Burada da yarım şişe viski içti. Ben araç kullanacağım için o gece alkol almadım. Saat 01.30 sıralarında benim evime geldik. Eve girmeden önce maktule ilişki için 1800 TL verdim. Salonda ilişkiye girdikten sonra uyumak için odama geçtim."

'NİKAH İPTAL OLMASIN DİYE KİMSEYE HABER VERMEDİM'

Maktulün alkollü olduğu için yüz üstü salonda sızıp kaldığını söyleyen Özgür, şöyle devam etti:

“Sabah maktulün telefonu çaldı. Yanına giderek telefona bakmasını söyledim. Dürttüm ama uyanmadı. Hafifçe yana çevirdiğimde burnunda kanama olduğunu gördüm. Kontrol ettiğimde nefes almıyordu ve kalbi atmıyordu. Göz kapaklarını açtığımda göz akının sararmış olduğunu fark ettim. Hemen suni teneffüs ve kalp masajı yaptım. Ancak sonuç vermedi. O an acil servisi ve polisi aramayı düşündüm. Ancak 11 gün sonra ortanca oğlumun nikahı vardı. Bu olayın duyulması halinde nikahın iptal olabileceğini düşünerek o an kimseye haber vermemeye karar verdim. Evden çıktım ve araba ile biraz dolaştım. Ne yapacağımı o an bilemedim. Daha sonra maktulü gömmeye karar verdim. Bir iş yerinden kazma ve kürek aldım. Maktulü taşırken kullanmak için koli bandı aldım. Öğle saatlerinde eve döndüm. Maktulün kollarını koli bandı ile vücuduna yapıştırdım. İki ayağını da birbirine yapıştırdım ve koltuktaki çarşafa sardım. Maktulün elbiselerini, çizmelerini, çantasını ve cep telefonunu iki ayrı poşete koydum."

Daha sonra akşam olmasını beklediğini aktaran Özgür, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Saat 21.30 sıralarında maktulü sarmış olduğum çarşaf ile arabama indirdim. Arka koltuğa yatırdım. Fazla bir yer bilmediğim için Isparta yoluna doğru yola çıktım. Isparta'ya 40 kilometre kala bir benzinlikten yakıt aldıktan sonra tekrar Antalya istikametine geri döndüm. Bir müddet sonra yolun kenarında bir boşluk olduğunu görünce oraya maktulü görmeye karar verdim. Aslında ben maktulü tamamen gömmek istemedim. Sadece oğlumun nikahına kadar orada gizlemek istedim. Kazma ve kürek ile toprağı biraz kazdıktan sonra cesedi buraya taşıdım. 
Taşırken zorlandım. Çarşafa sığmadığı için çarşafı çıkararak cesedi gömdüm. Üzerini toprakla kapattım. Nikahtan sonra bu olayı polise anlatmayı düşündüğüm için cesedin yerinin rahatlıkla bulunabilmesi için orada bulunan bir kamyon lastiğini cesedi gömdüğüm yerin üzerine bıraktım. Ardından aracımla oradan ayrıldım. Bir çeşme başında durup yüzümü yıkarken, poşet içerisindeki maktulün çizmesini çeşmenin arkasına attım. 

Antalya'ya geldiğimde TEDAŞ kavşağının olduğu yerde maktulün cep telefonunu, içindeki sim kart ve bataryasını yolun kenarına atmak istedim, ancak yolun üzerine düştü. Daha sonra ise başka bir yerde maktulün diğer elbiselerini ve çantasının bulunduğu poşeti çöp konteynerine attım. Yine o gün cesedi gömerken havanın yağışlı olması nedeniyle çamura bulandığı için kıyafetlerimi de çöp konteynerine attım. Üzerimde sadece içlik kaldı. Saat 02.30 sıralarında evime döndüm. Sabah okula gittim. Olay sırasında benim maktule yönelik herhangi bir eylemim olmadı, kendisini darp etmedim. Ölümüne sebebiyet verecek bir eylemde bulunmadım, suçsuzum."

EV ARKADAŞI'NDAN TACİZ İDDİASI

Duruşmada tanık olarak dinlenen A.D. ise 1 yıl önce tanıştığı Anastasiya Yazerkskaya ile aynı evde yaşadıklarını ifade ederek, “Maktul ile aramızda duygusal ilişki vardı. Anastasiya'nın para karşılığı cinsel ilişkiye girdiğine dair herhangi bir bilgim yoktu. Sadece bana Oğuz adında bir kişinin kendisini taciz ettiğini ve 'Seni görmek istiyorum', 'Seni çok arzuluyorum', 'Muhakkak görüşmemiz gerek' gibi mesajlar göndermesinden rahatsızlık duyduğunu söylemişti. Ben maktulün sanık ile görüştüğünü bilmiyordum. Sanığı daha önce de görmedim. Maktul ile her gün alkol alması nedeniyle sözlü tartışmamız olmuştu. Ancak fiziki müdahalem olmadı" dedi.

Sanık avukatlarından Merve Can Harcola Doğan, tüm dosya kapsamında sanığın maktulü öldürmesini gerektirir bir sebep bulunmadığını belirterek, “Ortada doğal bir ölüm bulunmaktadır. Sanığın en büyük hatası bu ölüm olayını o gün ilgili mercilere bildirmemesidir" diye konuştu.

Sanık Ahmet Oğuz Özgür'ün tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi.

Anahtar Kelimeler:
CinayetiAntalya
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.