• BIST 100

    10471,32%0,76
  • DOLAR

    32,62% -0,52
  • EURO

    34,99% -0,64
  • GRAM ALTIN

    2426,33% -0,76
  • Ç. ALTIN

    3891,52% 0,00

Türkiye, depremin ağır faturası ile seçime gidiyor…

Deprem felaketinin yaralarını sarmaya çalışan Türkiye hem bunun ağır faturası ile hem de seçim ekonomisinin getirileriyle de karşı karşıya. 

Ekonomi 18.03.2023 01:46:08 0
Türkiye, depremin ağır faturası ile seçime gidiyor…

Türkiye, depremin ağır faturası ile seçime gidiyor…


Prof. Dr. Işın Çelebi; “Deprem, tüm eksikleri ortaya çıkardı. Türkiye, gerçeklerle yüzleşti.”
Dr. Mahfi Eğilmez, “Hazine borçlanma programında yeni bir vergi yok. Deprem maliyeti nereden karşılanacak?”
Prof. Dr. Emre Alkin, “Seçim ve deprem bir araya geldi. Seçimden sonra sihirli formül ile ekonominin düzeleceğini zannetmeyin”


Ekonominin 3 değerli ismi Prof. Dr. Işın Çelebi, Prof. Dr. Emre Alkin ve Dr. Mahfi Eğilmez Altınbaş Üniversite’sinin düzenlediği Çarşamba Buluşmalarında bir araya gelerek, gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundular.

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ekonomi Eski Bakanı Prof. Dr. Işın Çelebi, deprem nedeniyle 80’ den fazla ülkenin Türkiye’ye yardım ettiğini söyledi. Bunun, Türkiye’nin saygınlığının ve potansiyelinin dünyaca kabul edildiğinin göstergesi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Işın Çelebi, deprem bölgesinin, çok verimli Mezopotamya Bölgesi olduğuna işaret ederek, bölgede 500 yıldır yaşanmayan bir depremin gerçekleştiğini kültür, sanat ve gastronomi dahil çok önemli değerlerin yitirildiğini dile getirdi. Ayrıca depremin, Türkiye’nin nerelerde eksik ve yanlışlıkları olduğunu da gün yüzüne çıkardığının altını çizdi. Çelebi, “İki gün bölgeye müdahale edilememesi maalesef çürümenin ifadesidir. Vatandaş olarak görmemizin zor olduğu noktalardaki sorunların ortaya çıktığını gördük. Mesela, bugüne kadar seçim ekonomisi mantığıyla para basıp, ulufe dağıtır gibi dağıtmanın normal olduğuna inanmıştık. Deprem, bunun normal olmadığını bize anlattı. Türkiye gerçeklerle yüzleşti.” diye konuştu. Çelebi, ek olarak seçim ekonomisi ile deprem bölgelerinin yeniden ayağı kaldırılmasındaki mali yükün iç içe geçtiğine değinerek, “Öncelikle bu 11 ilde kentsel dönüşüm yapılması lazım. Bunun için bu 100 milyar dolar kaynağa ihtiyaç var. Ama bütçemiz buna el vermiyor.” görüşünü dile getirdi.

Altınbaş Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mahfi Eğilmez de hesap yaparken neyi esas aldığınıza göre maliyetin değişebileceğini belirtti. “Yıkılan ve yeniden yapılması gereken konut sayısı ve depremzedelere yapılacak nakdi yardımlara, milli gelir kayıpları, üretim kayıpları, vazgeçilen, ertelenen vergileri de eklerseniz maliyet 100 milyar dolara çıkabilir” dedi. Asıl sorunun ise bu maliyetin nasıl finanse edileceği olduğunu söyledi. Mahfi Eğilmez, “Hazine, 3 aylık finansman programıyla mart, nisan, mayıs aylarında alacağı borçları açıkladı. Hazinenin yeni borç olarak alacağı rakamlar, eski borçların yerine alacağı borçlar olarak görülüyor. Deprem için yeni bir borçlanma yok. Yeni bir vergi yok, hatta ertelenen, silinen vergiler var. Bütçemiz depremden önce açıklanmıştı, yeni bütçemiz de yok. Bu maliyetin 30-40 milyar doları, bu yıla denk geliyor. Tahminen mevcut bütçe, ilk 6 ayda harcanacak, seçimden sonra ikinci bir bütçe çıkarmak durumunda kalınacak. Bu haliyle bu bütçe, bu işi karşılamaya yetmeyecek. Buna göre ben, deprem maliyeti, nasıl karşılanacak diye soruyorum?” değerlendirmesini yaptı. 

“Enflasyona etkisi nasıl olacak”

Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin ise depremin enflasyon etkisini değerlendirdi. Deprem öncesindeki tahmininin, baz etkisi geçtikten sonra %4’lük büyümeye, %50 oranındaki bir enflasyon ile girmek olduğunu ifade etti. Alkin, “Ancak şimdi depremin etkisiyle %1,5 – 2’lik bir büyüme ile yine aynı orandaki bir enflasyon ile karşı karşıyayız. Seçimle, deprem bir araya geldi. Seçimlerden sonra sihirli bir formül ile ekonominin düzeleceğini de düşünmeyin.” açıklamasını yaptı. Döviz kurlarının üzerine sürekli bastırmaya devam edilirse, yayın çok gerileceğine dikkat çeken Alkin, “Vatandaş akıllı, eninde sonunda kurların artacağını varsayarak, ‘Ben şimdiden risk primini fiyatlamanın üstüne ekleyeyim’ diye düşünüyor. İnsanlar, sattıkları malı, nasıl geri koyacaklarını, hatta yerine koyamama riskine göre hareket ediyorlar. Biz buna “Fiyatlama Davranışlarında Bozulma” diyoruz. Kur riski taşıyan bir ülkede yaşadığımızı bilmekte fayda var.” dedi.

Mahfi Eğilmez, bu noktada, Türkiye’nin inşaatla büyümeye alışkın bir ülke olduğunu hatırlattı. 600 bin konut biriminin, etkilediği yan sanayi kollarıyla birlikte büyümeye katkısı olacağını vurguladı. Buna göre % 3 civarı bir büyüme olabileceğini dile getiren Eğilmez, ancak enflasyonun da bundan olumsuz etkileneceğini kaydetti. Bölgede küçük kobi, banka, eczane gibi birçok işletmenin yıkıldığını belirterek, 300 bin kişinin işsiz kalabileceğini öngördü. Bununla birlikte önümüzdeki dönemde artacak olan inşaat faaliyetlerindeki hareketliliğin, istihdamdaki açığı kapatabileceğini ekledi. Şu andaki %.8.5 faizin de anlamlı olmadığını söyleyen Eğilmez, politika faizi yüzde 15’ e çıkarılmak istense bile itibarlı bir yönetim ile desteklenerek, yapısal reformları devreye alarak yapılmasını önerdi. Ancak böyle yapılırsa gelecekteki beklentilerin olumlu yönde değiştirilebileceğini iddia etti. Eğilmez, “Faizi düşük tutarak, döviz satarak, bankalara baskı yaparak kuru tutmak iyi sonuç vermez, bir yerde patlar” dedi.

Işın Çelebi de toplam ihracatın yüzde 12 ’sinin, tarım üretimin de yüzde 14’e yakınının bu bölgeden geldiğine değindi.  Bunun enflasyona mutlaka etkisinin olacağını söyleyerek, “Giyimdeki fiyat artışları TUİK rakamlarını etkiliyor. Ama bakıyorsunuz, alt giyim gruplarının istatistikleri silinmiş. İstediğiniz kadar rakamlarla oynayın, gerçek gerçektir. Türkiye’nin en büyük sorunu döviz kıtlığıdır. Bakıyorsunuz, Türkiye ihracatının, ithalatı karşılama oranı %60’a düşmüş. Bu çok büyük bir problem. Kurları sabit tuttuğunuz sürece de bu döviz sorunu devam edecek.”

“Toparlanma ve tedavi etme dönemini yaşayacağız.”

Bununla birlikte bir toparlanma ve tedavi etme döneminin yaşanacağını da belirten Çelebi, “Türkiye isterse bu kaynağı Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası, Dünya Bankası ve Yatırım Fonları gibi yurtdışı kurumlarından temin edebilir.” dedi. Çelebi, Japonya’nın geçmişte yaşadığı felaketi, 125 ülke ve 43 yabancı kuruluşun desteği ile çözdüğünü hatırlatarak, Türkiye’nin de haziran sonrası uluslararası piyasalardan kaynak bulabileceğine işaret etti. Çelebi’ye göre, belirsizlik kalkar ve güven ortamı oluşursa Türkiye’ye çok ciddi döviz girişi sağlanabilir. Çelebi son olarak, “Artık gelecek için çalışmanın, açık ve dürüst konuşmanın tam zamanı. Yeni bir para ve iktisat politikasına ihtiyaç var. Büyüme patikası içinde çalışandan yana bir yol izlenmeli. Yapı ve imar mevzuatını değiştirmeli, uluslararası standartlarda uygulamalı. Zira destek alacağımız uluslararası kuruluşlar, müteahhit firmaların kalitesine ve işleyişine de önem verirler.” açıklamalarını yaptı.

“Türkiye Cumhuriyeti farklı bir medeniyettir”

Gelişmiş ülkeler ile gelişmemiş ülkelerin farklarına değinen Emre Alkin de, “Gelişmemiş ülkeler varlığa, gelişmiş ülkeler değerlere kıymet verir. Enflasyon ise değerleri yozlaştırır. Değerin olmadığı yerde, hiçbir varlık istikrarlı olarak fiyatını muhafaza edemez. Yükselir gibi yapar, külçe gibi düşer. Yapısal reformlar dediğimiz hususlar varlıkların değerini istikrarlı tutar” değerlendirmesini yaptı. Türkiye’nin Çin ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle kıyaslanmaması gerektiğine vurgu yapan Alkin, “Türkiye Cumhuriyeti farklı bir medeniyettir. Kuruluş felsefesinde kültürlerini bir arada tutarak, evrenselleştirmiş bir Cumhuriyeti kurmuştur. Değerini artırmak için adalet, özgürlük, iyi eğitim, kadın ve erkeğin eşit haklarla omuz omuza medeniyete yürümesini esas alır. Onun için gelecekte refah içinde olacağımızı öngörebiliriz.” diyerek sözlerini tamamladı.


İhracatçılar mesleki eğitim ile katma değer yaratıyor

Efes Antik Kenti'ne zengin sofrası kuruldu

İstanbul Adalar'da ne oluyor | İBB açıkladı

İBB'den Almanya'da Hızray testi

Dolandırıcılar tatil yapmaz | Sosyal medya hesabınızı kaptırmayın

Yüzme, bel fıtığı oluşumunu engellemez!

Sabaha karşı bedava pilav kavgası

Tehlikeli sıcaklardan 8 tedbirle korunun

Uzungöl'de Arapların kavgası ortalığı karıştırdı

Sevgili kavgasında tramvay durağı görevlisi öldürüldü

Helal kruvaziyer sektörü büyüyor

Dolandırıcılık çetesinin içinde ünlü oyuncu çıktı

Ekin Can'ın sanat yolculuğu | Göçük altından sahneye

İşgalden kurtuluşa Karadeniz savunması

Kayseri'de Atatürk Anıtı üçüncü kez alçakların hedefi oldu

OTOKAR'ın otonom zırhlıs ı Alpar ile ARMA II aracı dünya sahnesinde

Kene vücuda yapışmışsa vakit kaybetmeden çıkarılmalı!

EİB | Dünyanın tarım ambarından kalıntısız ürün katma değerli ihracat

Tatile giderken tansiyon aletinizi unutmayın

Hastanede maganda dehşeti | Küfürler savurdular, doktora saldırdılar

Palandöken | Esnaf yanında çalışacak eleman bulamıyor

Avukat Serkan Bayram kimdir?

Çine'de orman yangınına ilk müdahale vatandaşlardan

Acemi kasaplar acil servisleri doldurdu | 16 bin yaralı var

Serkan Bayram'ın gerçek hayat hikayesi | Buğday Tanesi Filmi neler anlatıyor?

Sedef Güler Cinayeti | Edirne'de köyde yakalandı

Kayseri'de Atatürk anıtına baltalı saldırı

Hacer Çağla Çetinalp cinayeti | 15 yaşında 130 bıçak darbesiyle öldürüldü

Uyanık pilavcıya THY uçakları bir yıl süreyle yasak

Kurban etleri derin dondurucuda 6-12 ay saklanabilir

Yükleniyor

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Galatasaray 38 33 2 3 66 102
2.Fenerbahçe 38 31 1 6 68 99
3.Trabzonspor 38 21 13 4 19 67
4.İstanbul Başakşehir 38 18 13 7 14 61
5.Kasımpaşa 38 16 14 8 -3 56
6.Beşiktaş 38 16 14 8 5 56
7.Sivasspor 38 14 12 12 -7 54
8.Alanyaspor 38 12 10 16 3 52
9.Rizespor 38 14 16 8 -10 50
10.Antalyaspor 38 12 13 13 -5 49
11.Gazişehir Gaziantep 38 12 18 8 -7 44
12.Adana Demirspor 38 10 14 14 -7 44
13.Samsunspor 38 11 17 10 -10 43
14.Kayserispor 38 11 15 12 -13 42
15.Hatayspor 38 9 15 14 -7 41
16.Konyaspor 38 9 15 14 -13 41
17.Ankaragücü 38 8 14 16 -6 40
18.Fatih Karagümrük 38 10 18 10 -3 40
19.Pendikspor 38 9 19 10 -31 37
20.İstanbulspor 38 4 27 7 -53 16

YAZARLAR