'Evlatlarımız Değerlerimiz Çerçevesinde Hazırlanan Çizgi Filmleri İzlemeli'

TÜRGEV tarafından düzenlenen iftar ve mezuniyet töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eğitime dikkat çekerek, "Açıkça ifade etmek gerekirse eğitimin amacı ve içeriği konusunda alt yapısında gösterdiğimiz kadar ilerleme sağlayamadık

19 Haziran 2015 Cuma 23:23
'Evlatlarımız Değerlerimiz Çerçevesinde Hazırlanan Çizgi Filmleri İzlemeli'

 

'Evlatlarımız Değerlerimiz Çerçevesinde Hazırlanan Çizgi Filmleri İzlemeli'

   TÜRGEV tarafından düzenlenen iftar ve mezuniyet töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eğitime dikkat çekerek, "Açıkça ifade etmek gerekirse eğitimin amacı ve içeriği konusunda alt yapısında gösterdiğimiz kadar ilerleme sağlayamadık. Bu konuda ki tüm hassasiyetlerime tüm gayretime rağmen maalesef geldiğimi yer kesinlikle benim arzu ettiğim, haya ettiğim yer değildir. İnşallah bundan sonra işte bu eksiği gidermek için daha çok çalışıp daha çok gayret göstereceğiz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte TÜRGEV'in Okçular Vakfı'ndaki 2015 mezuniyet töreni ve iftar programına katıldı.
   "ÖNCELİKLİ ALANDIR EĞİTİM"
   Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitim, sağlık, emniyet ve adaletle birlikte bizim Türkiye'yi üzerinde yükseltmek için 12 yıldır gece gündüz çalıştığımız 4 aladan biridir. Öncelikli alandır eğitim. Birinci derecede bu var. Dünyanın en eski eğitim kurumlarına, üniversitelerine ev sahipliği yapan bu topraklar maalesef geçtiğimiz 200 yılda adeta çölleşti. Oysa bizim tarihimizde Buhara'dan, Horasan'dan, Semerkant'tan, Endülüs'ten, Kurtuba'ya kadar dönemlerinin en önemli eğitim ve bilim merkezi olan şehirlerimiz vardır. Aynı şekilde İstanbul'la birlikte Kayseri'den Bursa'ya, Erzurum'dan Manisa'ya kadar pek çok şehrimiz geçmişte eğitim alanında birer yıldız gibi parlamıştır. Devlet ve toplum hayatında yaşadığımız derin sarsıntılar sebebiyle bu ilim yuvaları ya tamamen yok oldu, ya kendi kabuklarına çekildi. Cumhuriyet döneminde 1981 yılına geldiğimizde ülkemizde sadece 19 üniversite ve 237 bin üniversite öğrencisi vardı. 2002 yılına geldiğimizde üniversite sayımız 76'ya ulaşmıştı, öğrenci sayımız ise yine yüzbinler civarındaydı. Bugün Türkiye 193 üniversitesi ve 5.5 milyon öğrencisiyle bu alanda çok ileri bir düzeye ulaşmıştır. Ülkemizde eğitim gören uluslararası öğrenci sayısı da; 15 bini Türkiye burslusu olmak üzere 70 bini geçti" ifadelerini kullandı.
   "KESİNLİKLE BENİM ARZU ETTİĞİM, HAYAL ETTİĞİM YER DEĞİLDİR"
   Türkiye'nin artık sadece kendi vatandaşlarına değil, çevresinde ki tüm dost ve kardeş ülke evlatlarına da eğitim imkanı sunabilen bir seviyeye geldiğini ifade eden Erdoğan şunları kaydetti:
   "Eğitim alanında ki kapasite ve fiziki alt yapı sorunlarını büyük ölçüde geride bırakmaya başladık. Bundan sonra artık tüm dikkatimizi ve enerjimizi eğitimde kalitenin yükseltilmesine vermek durumundayız. Üniversiteler başta olmak üzere her kademedeki tüm öğrencilere eğitimi hangi ortamda ve hangi imkanlarla verdiğiniz kadar, niçin verdiğinizde önemlidir. Açıkça ifade etmek gerekirse eğitimin amacı ve içeriği konusunda alt yapısında gösterdiğimiz kadar ilerleme sağlayamadık. Bu konuda ki tüm hassasiyetlerime tüm gayretime rağmen maalesef geldiğimi yer kesinlikle benim arzu ettiğim, hayal ettiğim yer değildir. İnşallah bundan sonra işte bu eksiği gidermek için daha çok çalışıp daha çok gayret göstereceğiz."
     "TÜM ARAÇLARI KENDİ EĞİTİM SÜRECİMİZİN BİR PARÇASI HALİNE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ"

   "Zihinlerle birlikte gönülleri de doyuran bir eğitim anlayışına ihtiyacımız var" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:"Çünkü günümüzde çocukları ve gençleri ailesinden, eğitim kurumlarından çok, televizyon, internet, sosyal medya gibi iletişim araçları etkiliyor. Bu iletişim araçlarını da en etkili şekilde kullanarak yeniden aileye ve eğitim kurumlarını güçlendirmeliyiz. Aile ve eğitim kurumları tarafından boş bırakılan zihinler iletişim araçları vasıtasıyla süratle dolduruluyor. Onun için çizgi filmlerden, müzikten, bilgisayar oyunlarından başlayarak evlatlarımızın hayatı ve dünyayı öğrenmesinde etkili olan tüm araçları kendi eğitim sürecimizin bir parçası haline dönüştürmeliyiz. 3 yaşındaki, 5 yaşındaki evladımız televizyonda ne bulursa onu değil, bizim değerlerimiz, kültürümüz çerçevesinde hazırlanmış çizgi filmleri izlemeli. 8 yaşındaki, 10 yaşındaki evladımız bilgisayarda ne bulursa onunla değil, aynı anlayışla hazırlanmış programlarla meşgul olmalı. 11 yaşındaki, 13 yaşındaki evladımız popüler kültürün kendisine dayattığı değil, onu da cezbedecek şekilde kendi kültürümüzden üretilmiş müzikleri dinlemeli. 14 yaşındaki, 16 yaşında ki evladımız inancımızın ve tarihimizin temel eserleriyle çoktan tanışmış olmalı. Üniversite döneminde de evlatlarımızda işte bu sağlam temeller üzerinde hem mesleki, hem zihni, hem de manevi olgunluk düzeyine ulaşmalı. Bu bakımdan TÜRGEV'in kendi alanında örnek olacağına inanıyorum. Mezun kardeşlerimden de TÜRGEV'in gönüllü elçileri olarak yürütülen hizmetlere katkı sağlamalarını bekliyorum."
    "ÜLKEMİZİN EN ÖNEMLİ MARKALARINDAN BİRİ HALİNE GELMİŞ DURUMDA"
   Erdoğan, "TÜRGEV artık eğitim ve millete hizmet konusunda ülkemizin en önemli markalarından biri haline gelmiş durumda. Son yıllarda TÜRGEV'i hedef alan kampanyaların gerisindeki en önemli sebeplerden biriside işte budur. Vakfımız büyüdükçe, hizmetlerinin kalitesini yükselttikçe, faaliyet alanını genişlettikçe aynı şekilde bu saldırılarda artarak devam edecektir. Bilesiniz ki meyvesi yenen ağaç taşlanır. Taşlananlar ne kadar makbulse, şu anda TÜRGEV'e saldıranlarda o kadar makbuldür. Bu tür saldırıları, bu tür ithamları kesinlikle tasvip etmesek de, maalesef bunları veya bunlar bizim siyasi hayatımızda sürekli karşılaştığımız hadiselerdir. Ama bu saldırıların gençlere hizmetten başka bir gayesi olmayan TÜRGEV'e ve benzeri kurumlara yönelmesinden gerçekten üzüntü duyuyorum. Buradaki hizmetten rahatsız olanlar esasen kendi belirledikleri format dışında ve kendi inisiyatifleri haricinde çalışma yürütülmesini istemiyorlar" dedi.
   "TÜRGEV'E SAHİP ÇIKIYOR, GÜÇLENMESİNİ, HİZMETLERİNİN YAYGINLAŞMASINI ARZU EDİYORUZ"
   Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TÜRGEV'e saldıranların asla gençlik diye, eğitim diye, hizmet diye bir derdi yoktur. Burada yapılan hizmetleri görüpde, bunlara karşı çıkmak akıl, vicdan, insaf sahibi hiç bir kimsenin yapabileceği bir iş değildir. TÜRGEV'in ısrarla siyasi tartışmaların içine çekilmek istenmesinin sebebi bu çatı altında yetişen gençlerin inançları, tarihleri, kültürleri, medeniyetleri konusunda elde edecekleri müktesebatlarıdır. Biz de işte tam da bu sebeple TÜRGEV'e sahip çıkıyor, güçlenmesini, hizmetlerinin yaygınlaşmasını arzu ediyoruz" dedi.
   "VAKFIMIZIN ASIL AMACINA YOĞUNLAŞMALIYIZ"
   Erdoğan, "Siyasi tartışmalar, yapılan hizmetleri gölgeleme gayretinin ürünüdür ve algı operasyonundan ibarettir. Bugün ülkemizde vakıf hassasiyetinin, vakıf anlayışının en güçlü olduğu kurumlardan biri TÜRGEV'dir. Vakfın kasasındaki her bir kuruşun eğitim hizmetleri dışında kullanılmadığını, işin içinde olanlar gayet iyi biliyorlar. Onun için tüm bu iftiralara, yalanlara, algı operasyonlarına kafamızı çevirip, vakfımızın asıl amacına yoğunlaşmalıyız. Bu vakfın hayırlı bir niyetle ve hayırlı hizmetler için kurulduğunun, bu güne kadar da böyle çalıştığının en yakın şahidiyim. Bugüne kadar attığı her adımda yaptığı her hizmette TÜRGEV'in yanındayım, bundan sonrada yanında olmaya devam edeceğim" şeklinde konuştu.Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'a programın sonunda vakıf tarafından hediye takdim edildi. Ardından Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'da mezun olan öğrencilere hediyelerini verdi.

Son Güncelleme: 19.06.2015 23:28
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.