Faruk Mangırcı | Batmıyoruz, çoktan battık!

Siyasetin gündemini yakından takip eden Ankara’nın tecrübeli gazetecilerinden Faruk Mangırcı ile ekonomiyi, siyaseti, erken seçimi, muhtemel adayları konuştuk..

10 Ocak 2022 Pazartesi 18:40
Faruk Mangırcı | Batmıyoruz, çoktan battık!

Faruk Mangırcı | Batmıyoruz, çoktan battık!

“TÜRKİYE, SLUMPFLASYON SÜRECİNİ YAŞIYOR TIPKI 1929 DÜNYA EKONOMİK BUHRANI’NDAKİ GİBİ BÜR SÜREÇTEYİZ!”

“EKONOMİ GÜVEN İŞİDİR, BAKIN VATANDAŞ MANSUR YAVAŞ’A YARDIM KAMPANYALARI İÇİN KENDİ ŞAHSİ HESABINA PARA GÖNDERMEYİ TEKLİF ETTİ!”

“BASKIN SEÇİM OLACAK, ERKEN SEÇİM YOK DİYEN ERDOĞAN, 5 SEÇİMİN 3’ÜNÜ ZAMANINDAN ÖNCE YAPTI!

İYİGÜNLER.NET: Değerli meslektaşımız 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününüzü kutlayarak başlayalım sohbete. Tam 5 yıl önce yine www.iyigunler.net’e bir röportaj yapmıştık. Anne-babalara seslenip, “Çocuklarınızı iletişim fakültelerine göndermeyin” demiş, yetkilileri de birçok üniversitenin, bir çok fakültenin, bölümün kapatılması konusunda uyarmıştınız. Çok da ses getirmişti bu sözleriniz. Bugün yine bir çalışan gazeteciler günü ve birlikteyiz. 

Faruk Mangırcı :- Evet evet hala aynı fikirdeyim ben ama yetkililer de hala kendi fikirlerinde. Hala iletişim fakülteleri açılıyor hala mezunlar işsiz. Çocuklar mutsuz, anne-babalar mutsuz, umutsuz ama hala birileri ülkeye nurlu ufuklarda patates fabrikaları vadetmeye devam ediyor.

İYİGÜNLER.NET: Medya konusunun üzerinde durmaya fazla gerek yok kanaatindeyiz. Türkiye çok hareketli günlerden geçiyor, siz de Ankara’da uzun yıllar Meclis, Başbakanlık koridorlarını arşınlamış bir gazetecisiniz, erken seçim gündemde, ekonomideki sıkıntılar gündemin birinci maddesi. Bugün ekonomiyi siyaseti, muhalefetin Cumhurbaşkanı adayının kimin olabileceğini konuşalım.

Faruk Mangırcı : -Anlaşıldı siz yine benim başımı belaya sokacaksınız sorularınızla. Ama biz şerbetliyiz. Konuşuruz.

İYİGÜNLER.NET: Konuşalım, bunların dobra dobra konuşulması gerekiyor.

Faruk Mangırcı : İsterseniz ben konuşmayım, gözlerime bakın siz. İçim kıpır kıpır ama gözlerimin fer’i sönmüş diğer birçok yurttaş gibi. Maalesef herşey kötüye gidiyor. Keşke çok iyi şeylerin olduğunu söyleyebilsek. Yıllarca Ankara’da gazetecilik yaptım, çok kriz dönemlerini yaşadım bizzat siyasilerle. 94 krizi, 2001 krizi, 28 Şubat dönemi vs… Gerçekten Türkiye öyle böyle bir kriz yaşamıyor. 94 ve 2001’de bir ekonomik kriz yaşamıştı ülke. Devletin kurumları vardı o tarihte. Merkez Bankası başkanları dönemin Başbakanı’na itiraz edebiliyordu. Bakanlar olmazları söyleyebiliyordu. 28 Şubat krizi tam bir devlet kriziydi. Sonrasındaki 27 Nisan bildiri dönemi, hep aşılabilen krizler oldu. Ancak bugün Türkiye’de hem bir devlet krizi hem bir ekonomik kriz birlikte yaşanıyor ve işin kötüsü, bu durumdan kurtulabileceğimize dair bir ışık yok. Çaresizlik ve umutsuzluk hali var ülkede.

İYİGÜNLER.NET: Bir yandan iktidar kanadı bir yandan sosyal medya’da yapılan paylaşımlara bakılırsa ülkede kriz falan yok, uçuyoruz ama..

Faruk Mangırcı :- Evet AHaber’i izleyerek mutlu olabiliyoruz. Medya’nın neredeyse %95’ini kontrol eden hükümet yandaş kanal ve gazetelerde uçuşu anlatıyor. Ama aynı medya 2007’den beri göklerde olan yerli-milli uçağı da anlatıyor, Uzay’da Türkiye’nin hakim devlet olduğunu da anlatıyor. Ama çarşı-pazar öyle demiyor.

Bakın şimdi çok açık bir şekilde bugüne kadar ne siyasilerin ne de ekonomistlerin tam olarak adını koymadığı bir sürecin adını söyleyeceğim ve örneklendireceğim. Türkiye üzgünüm ki, iktisatta SLUMPFLASYON diye tarif edilen çok sıkıntılı bir süreci yaşıyor. Ekonomide durgunluk olur, adına stagflasyon derler, enflasyon olur, enflasyonist politikalarla büyümek bir modeldir, tercihtir, durgunlukla işi götürmeye çalışırsınız, modeliniz buna uygundur. Fakat Türkiye şu an tabir-i caizse freni patlamış kamyon gibi rampa aşağıya gitmekte ve nerede duracağı maalesef bilinmemektedir.

İYİGÜNLER.NET: Çok kötü bir tablo çiziyorsunuz. 

Faruk Mangırcı : -Ben birşey çizmiyorum. Durum tespiti yapıyorum. TÜİK her ne kadar enflasyon rakamlarını gizlese de çarşı-pazar ortada. Fiyatlar almış başını gidiyor. “Bizim dolarla işimiz olmaz” aldatmacasındaki vatandaşı saymazsak herkes durumun farkında. Bugün Türkiye’de yaşanmakta olan Slumpflasyon süreci 1929 Ekonomik Buhranı döneminde yaşananların aynısıdır. Ülke toptan fakirleşiyor. Alım gücü azalıyor, fiyatlar yükseliyor. Üretim azalıyor, hazine boşalmış, ithalatçı için dolar bulunmuyor, ithalat azalınca cari açık azaldı diye reklam yapıyorlar. İhracatımızın %70’i ithal ikamesine dayalı. İthal edip hammaddeyi işleyip ihraç ediyoruz. İthal edemezsen nasıl ihraç edeceksin? Bilinçli olarak tarım bitirilmiş, sanayi özel sektörün fedakarlığına bırakılmış. Banka finans sektörü Tayyip Erdoğan’ın emrine bakıyor.  Bir top beyaz kağıt 15 liradan 90 liraya çıkmış. Niye? Çünkü Erdoğan hükümeti gelir gelmez ne kadar kağıt fabrikası varsa sattı. Ya da kapattı. Tarımda girdi maliyetlerinin her geçen gün artması nedeniyle herşeyi ithal eder olmuşuz. Maazallah yakın zamanda birçok tarım ürününe ulaşamama ihtimalimiz var. Çiftçi ekmekten vazgeçti. Türkiye’de gübre sorunu var. Mazot fiyatları benzin’i geçti. Çiftçi ekip-dikip zarar edeceğine ekmiyor. 2002’den beri ekonomideki yanlış politikalarla hükümet duvara çarptı.

İYİGÜNLER.NET: İyi birşeyler de söyleyeceksiniz inşallah.

Faruk Mangırcı : -Valla ben tabloyu çiziyorum. Kemal Derviş politikalarını harfiyyen uygulayan hükümet aslında bu politikaların Türkiye’nin iflası olduğunu ya anlamadı ya da bile bile bu politikaları uyguladı.  2001 krizinde hükümet bankalara destek atıverse o kriz yaşanmayacaktı.  Bunu farkeden hükümet bugün habire bankalara destek veriyor. Ama nafile. Bu kafayla bu sorunların aşılması mümkün değil. Dövizdeki oynaklık yukarıya doğru çıkarak devam edecek. Hükümet ne yaptığının farkında değil. Bir bakıyorsunuz lirayı değersizleştirip ihracaatı artırıp cari açığı kapatacaklarını ve ekonomiyi düzelteceklerini söylüyorlar bir bakıyorsunuz liranın değerini artırmak için kur sabitleme işini getirip dolarizasyonu tavan yaptırıyorlar.

İYİGÜNLER.NET: Cumhurbaşkanı’mız iyi bir ekonomist olduğunu söylüyor fakat sizin söylemlerinizle çelişiyor bu sözler.

Faruk Mangırcı : -Evet evet çok iyi ekonomisttir kendileri. 5’li çete diye bilinen müteahhitlerin menfaatinin korunması noktasında ekonomiyi iyi biliyor. Lakin Tayyip Erdoğan ekonomistse ben ondan birkaç gömlek daha üstün ekonomistim. Hem Ticaret Lisesi okudum hem İşletme. Okul arkadaşlarımın birçoğu iktisat hocası, kimi profesör kimi doçent. Hatta iki de rektör var  dönem arkadaşlarımdan. Demem o ki, bu kadarlık etiketle ekonomist olunuyorsa ben Tayyip Erdoğan’dan daha iyi ekonomistim.  Ve ben doğruları görüp söylüyorum. Maalesef önümüzdeki süreçte bir toparlanma sözkonusu olamaz. Teknik olarak da mümkün değil, yöneticilerin bu kafasıyla hatta gözleriyle de bu mümkün değil. Sadece süreci ötelemeye çalışıyorlar.

İYİGÜNLER.NET: Peki  bu şartlarda 2023 Haziran’ını nasıl bulacak hükümet, “erken seçim yok” diyorlar ısrarla.

Faruk Mangırcı : - Siyasetçiler de futbol kulübü yöneticileri gibidir. Eğer bir futbol kulübünün başkanı, “Biz hocamızın arkasındayız” diyorsa bilin ki o antrenörün ipi çekilmiştir, gidiyordur. Siyasilerin erken seçim olmayacağına dair sözlerine gelince buna gülerim ancak. Tayyip Erdoğan’ın başta olduğu dönemde yapılan 5 seçimin 3’ü erken yapılan seçimdir.

İYİGÜNLER.NET: O zaman size göre yakında seçim geliyor.

Faruk Mangırcı : Açıkçası ben erken seçim ya da baskın seçim yapmak konusunda geciktiklerini düşünüyorum. “Mart sonu gibi bir baskın seçim kararı alırlar” diye  düşünüyordum beni yanılttılar. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Eylül gibi erken seçim beklediğini söyledi ama bana göre asla o tarihleri bulamaz hükümet. Çünkü hazine boş. Bugün itibariyle Merkez Bankası kasasına 57 milyar dolar bulur getirirlerse ancak kasa sıfıra sıfır elde var sıfır pozisyonuna geliyor. Böyle bir ekonomiyle bir hükümet toplumsal barışı koruyarak nasıl ilerler?

İYİGÜNLER.NET: Karanlık bir tablo çizdiniz yine. Peki size göre Türkiye batıyor, erken seçim olsa bile gelecek hükümet ne yapabilir ki bu durumda?

Faruk Mangırcı : -Öncelikle şunu bir söylemek lazım. Türkiye batıyor değil battı farkında değilsiniz belki. 500 milyar dolara yakın dış borcu olan, G-20’den 2022 yılı itibariyle düşecek olan bir ülke bu kafayla batmıştır. Kamunun bütün malı mülkü satılmış, peşkeş çekilmiştir. Bu kafayla üretemeyen, büyümeyen bir ekonomiyle 500 milyar dolar borcuyla bir ülkenin siyasi özgürlüğü olur mu? Yarın öbürgün üç kuruş dolar için Kıbrıs konusunda sizden taviz isterlerse, Suriye, Ege, Irak konusunda taviz isterlerse hangisine “hayır” diyebilirsiniz?

İYİGÜNLER.NET: Peki ne olacak, ne düşünüyorsunuz, hiç toplanma imkanı yok mu yani?

Faruk Mangırcı :: -Doğruyu söylemek gerekirse 8-10 kuşak ötemiz borçlu, ipotek altında. Ama ekonomi biraz da güven işidir. Ülke yönetimindeki lidere güven unsuru herşeyi değiştirir. Bakın iddia ediyorum, hükümet çıksın yarın erken seçim kararını açıklasın, dolar 2-3 lira düşer. Dolardaki bu düşüşle Türkiye’nin borçlanma maliyetleri düşer. Dolardaki her 10 kuruşluk artış üç kamu bankasının yaklaşık 300 milyar lira borcunun artmasına neden oluyor biliyor musunuz? Ama bunu bile bile Tayyip Erdoğan konuşa konuşa doları fırlattı, ülkeyi batırdı.  IMF’e olan borçları kapattık deyip hatta bir de doğru olmayan şekilde “IMF bizden 5 milyar  dolar borç istedi, arkadaşlara verin dedim” sözleri olmasa belki ülke bu kadar yüksek maliyetlerle borçlanmayacaktı.  Libor artı 8 ile borçlandıklarını duyuyoruz tefeci bankalara. Buna hangi ekonomi dayanabilir Allah aşkına?

İYİGÜNLER.NET: O zaman biraz da erken seçim konusuna tekrar dönelim. Millet ittifakı adayı kim olacak, kim olursa bu ekonomiye bir çare olabilir, muhalefet hep programsızlık konusunda eleştiriliyor.

Faruk Mangırcı : - Muhalefetin alternatif politikalarının olmadığını söyleyip oradan iktidar devam etsin noktasına gelinmesi çok saçma. Bugünkü hükümet bitmiştir, ekonomik-siyasi politikaları iflas etmiştir. Bugünkü hükümetin Türkiye’de bir seçimi normal koşullarda kazanma ihtimali yoktur. Ekonomi güven işidir dedim biraz önce. Bakın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş pandemi döneminde yardım kampanyası başlattı hemen ardından hükümet paraya el koydu. Belediye’nin kampanya düzenlemeyeceğini ileri sürdü, taş koydu kampanya’ya. O dönem belediye’ye binlerce kişi telefon açıp, “Mansur başkan kendi hesap numarasını versin oraya para gönderelim, başkan dağıtsın!” dedi. Bu nedir, 30-40 yılda ilk defa bir siyasiye hırsızlık yapmayacağına dair güvenin belirtisidir. Mansur Bey’in adı geçiyor Cumhurbaşkanı adayları arasında. Olur olmaz bilemem ama Mansur Yavaş gibi bir isim Cumhurbaşkanı olsun bu ülkede dolar 4-5 liraya geriler. Zira Türk lirasının değerini belirleyen unsurlardan biri de güvendir. Siyasilere ve yargıya olan güven ülkenin milli parasının değerini belirler. Çalmayacağına, çaldırmayacağına inandığı bir ismin arkasında durur millet. Bakın Mansur Yavaş’ın ezeli düşmanı Melih Gökçek bile daha bugüne kadar Mansur Başkan’a hırsızlık-yolsuzluk iddiasında bulunmamış, bulunamamıştır. Eğer hakkında açılan davalardan cezaevine girmeyeceğine kanaat getirsin Melih Gökçek bile Mansur Yavaş’a oy verir. Hal böyleyken ekonomi güvenle büyür. Gelecek hükümet  ithalatın önünü kesecek politikalarla işe başlar, üretimi ama katma değeri yüksek, istihdam yaratacak üretimi desteklerse, işsizliği azaltıp, vergi toplama işini tabana yayıp adam gibi vergi toplarsa 8-10 kuşak ötemizin borçluluğunu 2-3 kuşağa düşürebilir.

İYİGÜNLER.NET: G-20’den düşeceğiz dediniz, Tayyip Erdoğan, 2023’te dünya’nın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceğimizi söylüyor. 

Faruk Mangırcı : - Ben de 2023’te kanatlanıp uçacağım, tıpkı 2023’te hangardan çıkacak yerli-milli savaş uçağımız gibi. Sallamakta bünyeye zarar yok. Bugünkü 650 milyar dolara yakın GSMH ile ilk 20’de 20. Sırada Türkiye. İlk 10’a girmesi için 10. sıradaki Güney Kore’yi geçmesi lazım. Bunun içinde GSMH’sını  en az bir trilyon dolar artırması lazım bir yıl içinde.  Tabi bu durumda benim kanatlanıp uçmam daha kolay. Tayyip Erdoğan’ın 18 senedir bütün anlattıkları hikayeler de işte böyledir. Sürekli Goebbels taktikleri ile ayakta kalmaya çalışıyor ama deniz bitti.

 İYİGÜNLER.NET: Türkiye’nin bugünkü durumunu  1929 ekonomik buhranı yıllarına benzettiniz. Bugünkü hükümetin bu durumu kurtarmasının mümkün olmadığını, Slumpflasyon sürecinin tehlikelerine dikkat çektiniz. Erken seçimin kaçınılmazlığını söylüyorsunuz ve sürenin uzun olmayacağını ifade ediyorsunuz hatta Millet ittifakı adayının Mansur Yavaş gibi güvenilir bir isim olması halinde ancak bir miktar toparlanabileceğimizi ama çağdaş müreffeh batı toplumları düzeyine ulaşamayacağımızı söylüyorsunuz. ..

Faruk Mangırcı : Aynen öyle diyorum. Kimseyi kandırmaya gerek yok. Bu hükümetin ekonomiyi sürdürmeye çalıştığı inşaat ve otomotiv sektörünü de kendi elleriyle bitirdiler. Bugün yürüyen iki sektör olan inşaat ve otomotiv durdu,  sadece gıda ile bu işler yürümez, üstelik gıda sektörü de dibe vurdu. İnşaatçı bekliyor, otomotiv sektörü bekliyor, kimse önünü göremiyor. Ben Millet ittifakına aday önermiyorum. Cumhurbaşkanı adayında olması gereken ilk kuralı söylüyorum. Ortaya çıkacak aday her kesimden oy alabilmeli, AKP’nin Tayyip Erdoğan’dan bıkan kesiminin oy vereceği bir isim olabilmeli, MHP’nin politikalarından rahatsız olan kalan az sayıdaki ülkücüden, Türk milliyetçisinden oy alabilmeli, 7 milyon sisteme girecek genç seçmenden oy alabilmeli. Bunlar siyasetin yazılı olmayan kuralları. Bunları Meral hanım da bilir Kemal Kılıçdaroğlu da bilir. Ve eminim ki her iki partinin genel başkanı da durumun ve sorumluluklarının farkındadır.

İYİGÜNLER.NET: Çok teşekkür ediyoruz. Yine karanlık ve karamsar bir tablo oldu ama farklı şeylerde söylenmeli.

Faruk Mangırcı : Ben teşekkür ederim. 5 yıl sonra Allah sağlık verirse görüşürüz yine inşallah..

Son Güncelleme: 10.01.2022 19:03
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Harun Maral 2022-01-11 20:04:48

Doğru tespitler
İsabetli öngörüler

Avatar
ayşe 2022-01-12 16:26:04

battığımızın farkına varmak biraz zaman alacak bunu daha önceki fiyat artışları gibi düşünüyoruz ama bu bir hiperenflasyon.... halk daha çok ezilecek....