Yoğun alkol alımı karaciğeri vuruyor

Karaciğer, vücuda zararlı olabilecek toksik maddeleri temizleyebilen ve kendini yenileyebilen mucizevi bir organ... Ancak düzenli ve uzun süreli alkol tüketiminde kapasitesi sınırlı kalıyor ve karaciğer hastalıklarının oluşma riski artıyor.

30 Mart 2022 Çarşamba 18:03
Yoğun alkol alımı karaciğeri vuruyor

Yoğun alkol alımı karaciğeri vuruyor

Alkol kullanımının karaciğer nakline hatta ölüme uzanabildiğine dikkat çeken Türkiye İş Bankası grup şirketleri arasında yer alan Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır Söğütözü Hastanesi Gastroenteroloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gürol Öksüzoğlu, alkole bağlı karaciğer hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Gelişmekte olan ülkelerde sıklıkla görülen alkolik karaciğer hastalığı, yaygın bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Alkollü içeceğin çeşidi ile karaciğer hastalığı arasında bir ilişki bulunmuyor. Kişinin aldığı alkol miktarı ve kullanım süresi hastalığın ortaya çıkmasında önemli bir etken olarak yer alıyor. Ayrıca cinsiyet, genetik faktörler, tütün kullanımı, eşlik eden hepatit B, hepatit C, alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı, kilo fazlalığı gibi faktörler de rol oynuyor. 

Orta miktar olarak kabul edilen günde 10 ile 80 mg arasında alkol kullananların yüzde 35-40’ında yağlı karaciğer geliştiğini belirten Bayındır Söğütözü Hastanesi Gastroenteroloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gürol Öksüzoğlu, “Yoğun alkol tüketenlerin %20-25’inde hepatit ve siroz gelişiyor. Alkolik hepatitin gelişmesi için günde en az 30-40 g alkol tüketilmesi gerektiği biliniyor. Günde 80 g’den fazla alkol tüketmek alkole bağlı hepatitin şiddetini artırıyor. Doz artıkça siroz gelişme riski de kesinlikle artıyor. Erkeklerde günde 60 g, kadınlarda ise 20 g’den fazla alkol tüketmek siroz gelişme riskini belirgin olarak yükseltiyor” dedi.

KARACİĞER İŞLEVİNİ YİTİRDİĞİNDE SİROZ OLUŞUYOR

Alkolün karaciğeri nasıl etkilediğini şu sözlerle belirten Doç. Dr. Gürol Öksüzoğlu, “Karaciğer ve mide bağırsak sistemi alkolü parçalayıp metabolize ediyor. Alkol tüketiminde glukoz üretimi ve yağ asidi yıkımı azalıyor. Hücrelerde zehirli moleküller, reaktif oksijen tipleri oluşuyor, karaciğer hücreleri hasarlanıp iltihaplanıyor ve fibroz-yara dokusu oluşumu başlıyor. Bu süreç sonucu karaciğer işlevini yitirebiliyor ve siroz oluşabiliyor” diye konuştu.

SON ÇARE KARACİĞER NAKLİ

Alkol kullanımı nedeni ile 3 tip alkolik karaciğer hastalığı oluşuyor.

1.Yağlı karaciğer: Genelde alkolü kesince tamamen düzeliyor. Çoğunlukla vakaların yakınması bulunmuyor ya da hafif halsizlik, iştahsızlık, sağ üst karın ağrısı, bulantı olabiliyor. Destek tedavi ve uygun diyet yeterli oluyor. Eğer yağlı karaciğer vakalarında alkol içimine devam edilirse, 5 yıl içinde siroz gelişme ihtimali yüzde 7 oluyor.

Alkolik hepatit: Vakalarda yakınma olmayabiliyor ya da iştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı, karın ağrısı, şişkinlik, bulantı, kusma, kaşıntı, sarılık, kaşıntı ve ileri vakalarda bilinç değişiklikleri, koma, bazı vakalarda ise karaciğer yetmezliği ve ölüm gelişebiliyor. Şiddetli vakalarda ilaç tedavisi öneriliyor. Hastalarda alkol tüketimi devam ederse 5 yıl içinde siroz gelişme ihtimali %16 oluyor.
Alkolik siroz: Hastalarda varis oluşumu, dalakta büyüme, karında sıvı toplanması, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri gelişebiliyor. Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, kaslarda erime, ödem, nefes darlığı, kanlı kusma, siyah dışkılama, ateş, kaşıntı, böbrek ve akciğer yetmezliği, bilinç değişiklikleri, koma, sarılık görülebiliyor. Tedavisinde ilaçlar, diyet, cerrahi müdahale, girişimsel radyolojik işlemler ve son dönemde karaciğer nakli öneriliyor.

PSİKİYATRİST VE DİYETİSYEN DESTEĞİ GEREKİYOR

Psikiyatrist ve diyetisyen desteği ile alkol bırakılmasının tedavide ana önlemler olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Gürol Öksüzoğlu, açıklamalarına şu şekilde sürdürdü: “Çoğu vakada beslenme yetersizliği olduğu için diyetisyen desteği şart. Beslenmenin ağızdan uygulanması tercih edilse de bazı vakalarda damardan beslenme de gerekebiliyor. Beslenme eksiklikleri giderilmezse hastalığın seyri belirgin olarak kötüleşiyor, ölüm riski artıyor. Bazı vakalarda uygun ilaç tedavisi gündeme geliyor. Karaciğer hastalığının şiddeti arttıkça hastanın hastaneye yatırılarak, damardan ilaçlarla tedavisi önem kazanıyor. Karaciğer hastalığında gelişebilecek karında sıvı toplanması, sindirim sistemi varis kanaması, enfeksiyonlar, bilinç değişiklikleri, koma, akciğer, böbrek yetmezliği gibi önemli sorunlar özel ilaçlarla tedavi edilmesi gerekiyor. Bazen endoskopik müdahale, ameliyat, girişimsel radyolojik işlemler gerekebiliyor. Hastada karaciğer sirozu gelişirse veya çok ciddi alkolik hepatit vakalarında siroz gelişmese bile, tedavide son silah olarak karaciğer nakline başvuruluyor.”

Bayındır Sağlık Grubu Hakkında:

Bayındır Sağlık Grubu’nun temeli, 1992 yılında o zamanki adıyla Bayındır Tıp Merkezi ile hizmet vermeye başlayan Bayındır Hastanesi’ne dayanmaktadır. İş Bankası grup şirketlerinden olan Bayındır Sağlık Grubu, kısa sürede sağlık alanında referans kurumlardan biri haline gelmeyi başarırken, bunda tam zamanlı çalışan deneyimli hekim kadrosunun yanı sıra, hedeflenen nitelikli hizmet anlayışını sağlamak için kurum tarafından özümsenen temel değerler de önemli rol oynamaktadır. Etik değerlere saygılı, kanıta dayalı tıp ve hasta odaklı hizmet anlayışına sahip Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır Söğütözü Hastanesi ile başlayan bu anlayışını kısa sürede Bayındır Kavaklıdere Hastanesi, Bayındır İçerenköy Hastanesi ve Bayındır Levent Tıp Merkezi’nin yanı sıra, İstanbul’da Fenerbahçe, Beşiktaş, Şirinevler, İş Kule, Tuzla ve İzmir Alsancak olmak üzere 6 farklı lokasyonda bulunan Bayındır Diş Kliniklerinde de başarıyla uygulayarak, vermekte olduğu sağlık hizmetinin etki alanını genişletmiştir.

Anahtar Kelimeler:
AlkolSirozVeremKaraciğer
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.