Ali Koç: ‘Bir eser bırakacağız dedik ve o rüya gerçekleşmek üzere"

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Fenerbahçe Spor Kulubü'nün 2021 Olağan Mali Genel Kurul Toplantısı'nda gündemle ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu.

05 Haziran 2022 Pazar 10:07
Ali Koç: ‘Bir eser bırakacağız dedik ve o rüya gerçekleşmek üzere"

Ali Koç: ‘Bir eser bırakacağız dedik ve o rüya gerçekleşmek üzere"

    Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Fenerbahçe Spor Kulubü'nün 2021 Olağan Mali Genel Kurul Toplantısı'nda gündemle ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu. Tüm futbol faaliyetlerinin bir arada olacağı tesisle ilgili müjdeli haberi veren Ali Koç, 125.000 m2 büyüklüğünde ve Samandıra Can Bartu Tesislerimize 600 metre mesafedeki arazinin 30 yıllığına Kulübümüze tahsis edildiğini duyurdu.
    Fenerbahçe Başkanı Ali Koç sözlerine şöyle devam etti:“Hepimize sabrınız için teşekkür ediyorum. Heyete ve kurullarımıza da çok teşekkür ederim. 9 Nisan 2020 tarihinde camiamıza bana göre çok yakışan bir şekilde bir seçim süreci yaşadık. Son dakikasına kadar her anlamda bence Fenerbahçe’nin gurur duyacağı bir seçim oldu ve Sayın Uğur Dündar, heyetiyle beraber Yüksek Divan Kurulu Başkanımız oldu, onları huzurlarınızda bir kez daha kutlamak istiyorum. O günden bu yana yaptığımız muhtelif görüşmelerde de görüyorum ki Cumhuriyetimizin 100. yılına Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulumuzdaki çalışmalarıyla daha da kuvvetli gireceğiz. Birbirimize rol biçeceğiz, yük paylaşacağız bunu hissediyorum. Yüksek Divan Kurulu toplantılarında da yeni bir enerji, taze bir kan, farklı bir bakış açısı gerekiyordu. İnşallah sizinle ve ekibinizle camiamıza fayda sağlayan, katma değer sağlayan çalışmalar yaparız. Zaman zaman sıkışık konularda da Uğur Bey’in şu ana kadar sergilemiş olduğu hassasiyet için de özellikle ben şahsım ve yönetim kurulum adına teşekkür etmek istiyorum. 100. yılımıza giriyoruz. Büyük lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde canıyla, kanıyla ilan ettiğimiz Cumhuriyetimizin 100. gururlu kuruluş yılında sportif anlamda ve pek çok anlamda bu ülkenin, bu toprakların aydınlık yüzü Fenerbahçe, her alanda lider ve hep önde olmalı. Bunun için de camia olarak hepimiz sıkı sıkı birbirimize kenetlenmeliyiz, yekvücut, tek vücut, ‘hepimiz birimiz birimiz hepimiz’ mantığıyla bu 100. yılı ki ben bunu 1,5 sene olarak görüyorum. 100.yıl temalı formalarımız sezon sonuna kadar devam edeceği için bu süreçteki bütün müsabakalarda, bütün çabalarda, her yerde, her mücadelede hep beraber olmayı, sizin desteğinize, güveninize başta biz olmak üzere ama özellikle sporcularımızın her zamankinden çok ihtiyacı vardır, olacaktır. Çünkü bu güzel ülkenin kurtuluşunda ve kuruluşunda bir spor kulübü olarak Fenerbahçe Spor Kulübü’nün aldığı sorumluluk, gösterdiği liderlik, şehidiyle, gazisiyle ve Mustafa Kemal Atatürk’ün saygısını hak etmesiyle bize yakışacaktır.
    Şimdi güzel bir haberle devam edelim.  Fenerbahçemiz, evet çok büyük kulüp, şanlı kulüp, Jorge Jesus tesislerimizi ziyaret etti ve çok etkilendi. A Takım tesislerimiz de çok iyi. Ama baktığınız zaman hem futbol, bütün altyapı takımlarımız hem de Dereağzı’na sıkışmış; erkek basketbol ve kadın basketbol takımları dışındaki diğer bütün operasyonlarımız çok dar, klostrofobik, biraz da eskimiş imkanlarla faaliyetlerini sürdürmektedir. En büyük hayalim, seçilmeden önce de söylemiştim; buraya örnek olabilecek bir Futbol Akademisi bırakarak, tüm futbol faaliyetlerimizi en küçük yaştan kadın futbolumuz da dahil A Takıma kadar aynı yerde faaliyet gösterecekleri bir tesis hatta sportif anlamda bir eser yaratmak istediğimi sizlere ifade etmiştim. ‘Başka hiçbir tesisleşmemiz olmayacak’ demiştim. Arazi al, belki ileride arazi çok fayda sağlayabilir ama ne yazık ki öyle imkanlarımız olmadığı ve borçla da arazi alamayacağımıza göre bir eser bırakacağız dedik. O rüya gerçekleşmek üzere, bu rüya inşallah gerçekleştiği takdirde ilk hedef futbolu taşımak, ikinci hedef ise kademe kademe Dereağzı’nı uzun süreli garantileyip, oradaki bütün operasyonlarımızı yeniden inşa etmek, modernize etmek, oradaki yatak sayısını artırmak yani tam anlamıyla bir kampüs haline getirmek. Birinci aşamanın gerçekleşmesine çok yakınız. Burası 30 yıl süreyle kulübümüze tahsisi gerçekleşti. Buradaki teşekkürlerimi temmuz ayındaki Yüksek Divan Kurulu toplantımızda sunacağım ama devletimizin başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili tüm birimlerine; Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum’a, Milli Savunma Bakanımız Sayın Hulusi Akar’a bu rüyanın gerçekleşmesi için ihtiyaç duyulan araziyi tahsis ettikleri için teşekkür ediyorum. Ama şu sözü de verebilirim: Onlar bundan belki de 5 sene sonra dönüp bakacaklar ve diyecekler ki ‘işte, Fenerbahçe’nin bu eseri bizim sayemizde oldu, çorbada bizim de tuzumuz var’. Çünkü bu eser aynı Stadımızda olduğu gibi Şükrü Saracoğlu Stadı nasıl ki Türkiye’ye emsal teşkil ettiyse, o zamanın kıt şartlarıyla, zor imkanlarla, enflasyonun çok yüksek, ekonominin önünü göremediği dönemde Sayın Aziz Yıldırım’ın liderliğinde bütün Fenerbahçe camiasının emeğiyle, teriyle, maddi imkanlarıyla hiç kimseden destek alınmadan yapılmış stadımız, nasıl bugün Türkiye’deki bütün statlaşmaya örnek olduysa göreceksiniz bizim akademimiz de diğer tüm kulüplere örnek olacak. Zira Türk futbolunun artık kurtuluş formüllerinden bir tanesi, ana kolonlarından biri öz kaynaktan sporcu yetiştirmektir. İnşallah bunu, bu ekonomik sıkıntılarda, bu ekonomik ortamda, bu futbol ikliminde biz gerçekleştirebilir ve sizlerin, hepinizin gurur duyabileceği bir eseri camiamıza kazandırabiliriz."
 Şimdi Hesap Vakti;
  “Şimdi hesap vakti! Hesap vakti nedir? Hesap vakti, Silivri’de son duruşmadan sonra basın mensuplarımıza verdiğimiz demeçlerimizin içinde artık Fenerbahçe’nin tüm 3 Temmuz’la ilgili duruşmalarının sonuçlandığını ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün hesap sorma vaktinin geldiği açıklamalarından istinaden bir sürece başladık. 3 Temmuz 2011’de organize edilen şike operasyonu kılıfında Fenerbahçe’yi ele geçirme hamlesi, aralık ayında verilen Yargıtay kararıyla bildiğiniz gibi son buldu. Fenerbahçe’nin her anlamda haklılığı resmiyete kavuştu ama asıl mücadele, asıl savaş bu noktada başlıyor. Kulübümüz tarafından masumiyet karinesi hiçe sayılarak, adil yargılamak hakkı hiçe sayılarak, Fenerbahçe’ye karşı yükümlülüklerini ihlal ettiğinden bahisle Türkiye Futbol Federasyonu’na bildiğiniz davalar açılmıştır. Ne enteresandır ki davanın yargılanması devam ederken TFF avukatları tek muhtemeldir ki biraz önce üyemiz tarafından da bahsedildiği gibi davayı üst inceleme bırakmak amacıyla reddi hakim talebinde bulunmuşlardır. Bu talep yetkili merci tarafından reddedilmiş, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından bu ret kararı İstinaf Mahkemesi’ne taşınmıştır. İstinaf Mahkemesi hızlı bir kararla reddetmiştir ve hakim davayı görmeye devam edecektir. Mahkeme tarihi; 22 Eylül 2022’dir. Hepimizin odağı burada olmalıdır, hatırlatırım. Ayrıca 3 Temmuz sürecinde Şampiyonlar Ligi’ne katılımımızın Türkiye Futbol Federasyonu tarafından hukuksuz şekilde engellenmesi, Fenerbahçemize kurulan kumpası organize edenlerin o dönemde Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı personeli oldukları tescillenen FETÖ mensubu polis, savcı ve hakimler olması noktalarında Adalet Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımız nezdinde adımlar atılmıştır. Kumpas nedeniyle Fenerbahçe, UEFA nezdinde de büyük itibar kaybına uğramıştır. UEFA tarafından verilen karar sonucunda hak kazanılmasına rağmen 2014-2015 sonunda da UEFA Şampiyonlar Ligi’ne katılım sağlanamamıştır. Yani 2 yıl UEFA’ya gitmemiz engellenmiştir. Her iki sezonda da uğranılan tüm zararların çalışanlarının işlemiş olduğu ağır hizmet kusuru nedeniyle TFF kadar Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafında bir sorumluluğun, bir bedelin olması gerektiği açıktır. Bu doğrultuda bugün Kulübümüz, avukatları tarafından sonradan idari dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla söz konusu zararların karşılanması talebiyle 659 sayılı KHK kapsamında ilgili bakanlıklar nezdinde sulh başvurularında bulunulmuştur.  Bu başvurunun amacı devletimize sesimizi duyurmak ve devletimize karşı dava açmaksızın FETÖ terör örgütüne karşı dimdik duran Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü olan Fenerbahçe’nin itibarının iade edilmesi ve zararlarının karşılanmasıdır. Bu süreçte hukuk ekibimiz tarafından sıkı şekilde takip edilmekte olup, haklı mücadelemizin sonuna kadar arkasında olacağımızı herkesin bilmesini ve bu süreçte tam destek olmanızı önemle sizlerden rica ederiz.
 Son olarak 30 Nisan 2022 tarihinde Trabzonspor Kulübü’nün sahasında oynanan Süper Lig müsabakasında suça konu eylem teşkil eden ve Trabzonspor tribünlerinde açılan paçavra pankart nedeniyle Kulübümüz tarafından suç duyurusunda bulunulmuştur.Bu suç duyurusu sadece Kulübümüzle sınırlı kalmamış, Türkiye’nin dört bir yanından 97 Fenerbahçe derneği ve bireysel taraftarlarımız tarafından da başvurular yapılmıştır. Onlara bir kez daha teşekkür ediyorum ve bütün bu işin organizasyonunu yapan HUFEDER Derneğine de ayrı bir parantez açarak teşekkür etmek istiyorum. Talep gelsin gelmesin her daim Kulübümüzün yanındalar ve ellerinden gelen desteği vermektedirler.
 Dünyanın en iyi 10 antrenöründen biri
   "Dün hocamızı açıkladık. Bugün bence bize yakışır şekilde İsmail Hocamızla geçici olacağını düşündüğüm vedalaşmamızı yaptık. 33 yıllık kariyerinde 15 takım çalıştıran, çıktığı 834 maçta 2.04 puan ortalamasıyla birkaç kez dünyanın en iyi 10 antrenöründen biri olarak gösterilen, 19 kupa kazanmış ve adını son yıllarda futbol tarihine yazdırmış dünyaca ünlü teknik adam Jorge Jesus’u takımımızın başına getirdik. Biliyorum, hangi yolda tercih yapsak bizim için kazan-kazan olmayacak. Taraftarlarımızın bir nebze durum değerlendirmesi yapmakta geçmişe nazaran zayıfladığını düşünüyorum. Zira Allah korusun iki maç kötü giderse ‘Çok iyi işleyen bir sistem vardı, İsmail Hocayı niye bıraktınız?’ olacak. İsmail Hocayı getirseydik 2 maç kötü gitse ‘A Plus hoca sözünüz vardı, o sözünüzü tutmadınız, İsmail Hocayı getirdiniz’ diye bize yükleneceklerdi. Sonuçta her maçınızı kazanamayacağınıza göre bir şekilde bize yüklenilecek. Dün basın toplantısında ifade etmedim, 3 sezon gönlümün bir yerinde –A Plus hoca demiyorum- bu çılgın hocayı getirme hayalleri vardı. Ama gerçekleştirmekten çok uzak olduğu için bir şekilde dillendirilmedi. Geldiğimiz nokta itibarıyla biz onu sevdik, o bizi sevdi. Kolay adam mı? Değil. Dünyanın en iyi 10 antrenöründen biri olarak birkaç kez seçilmek kolay değildir. İmkanlarımız çerçevesinde gücümüzün yettiğinin en iyisini getirdiğimizi, düşünüyorum. İnşallah hocamızın buraya gelmesinin mutluluğu ligler başladığında sonuçlar alındığı zaman daha gerçekçi, daha pekişmiş olur.Ağzınızla kuş tutsanız, en kadar iyi iş yaparsanız yapın, ne kadar kaynak yaratırsanız yaratın, diğer branşlarda ne kazanırsanız kazanın o top 3 direğin arasında çizgiden geçmediği zaman hiçbir şeyin kıymeti harbiyesi kalmıyor. Bana göre atabileceğimiz en büyük kurşunu attık. İnşallah beklentilerimizin çoğu gerçekleşir ve bu güzel ülkenin 100. yılında biz şampiyon oluruz. İnanıyorum ki Fenerbahçe şu şanssız gidişatı kırdığı zaman kupalar arka arkaya gelecektir. Son 8 senedir 4 takım şampiyon olmuştur, her sezonun başında Fenerbahçe şampiyon ilan edilmektedir ama Fenerbahçe’nin telafisi mümkün olmayacak derece hakkı yenen başka bir takım da yoktur. Ne hikmetse hep bize rastlıyor bu işin olumsuz tarafı. Tribünlere taraftarlarımızı rica ediyorum. Sonuna kadar hep destek, tam destek. Bu desteğe sporcularımızın hiç olmadığı kadar ihtiyacı var. Benimle bir sorununuz varsa maç öncesi veya maç sonrası… Maç oynanırken değil. Salonda maçlar oynanırken değil. Sizden bunu özellikle rica ediyorum. Ne oluyor biliyor musunuz? Topu alan oyuncu bir an evvel topu ayağından çıkarmak istiyor ve en güvenli pası veriyor, hata yapmayayım diye korkuyor. Top almak istemiyor, oyuncular. Top almak istememek ne demek biliyor musunuz? Ayağında top olanın pas verecek alternatiflerinin yok olması demek. Oyuncular insan ve bundan etkilenmemek mümkün değil.

Artık Kenetlenme vaktidir;

   "Benim pes etmem için çok çaba sarf edildi, çok uğraşıldı, iyi bir mesai harcandı; hem içeriden hem dışarıdan. Dışarısı için bir şey söyleyemem ama içerideki arkadaşlara söylüyorum. Müsaade edin tek vücut olalım, aynı hedefe odaklanalım, aynı şarkıyı söyleyelim. Uğraştınız, olmadı. Kolay kolay pes etmeyeceğimi şu an anlamışsınızdır diye düşünüyorum. Ucuz belden aşağı vurmalar veya benimle olan derdinizden dolayı camiamızın, Kulübümüzün yeri geldiği zaman bazı sporcularımızın etrafında yarattığınız soru işaretleri, spekülasyonlar en çok Fenerbahçe’ye zarar veriyor. Ben üzülürüm, ben de insanım. Kahrolurum belki, uykum kaçar ama sonuçta zarar gören Fenerbahçe, ben değilim. Sizlerden rica ediyorum; artık kenetlenme, Fenerbahçe’ye destek olma vakti. Ve dışarıdaki biraz sonra paylaşacağım bazı konularda Türk futbol ikliminde oluşturulmaya çalışılan bu ilginç havanın kolay kolay olamayacağını ve görürsünüz yeri geldiği zaman Beşiktaş ve Galatasaray taraftarları da bu konuda bize hak verecekler ve bu işin parçası olacaklardır. Buna hep beraber dur diyelim.
 
TFF Seçimleri

   " Önümüzde Türkiye Futbol Federasyonu seçimleri var. Dün bir toplantı oldu. Bu toplantıya bildiğiniz gibi Kulüpler Birliğinde Genel Kurul yapılana kadar biz katılmıyoruz. Katılmamız çok faydalı olurdu ama katılmıyoruz. 2 adaydan bahsediliyordu ama 1 aday çıktı. Herhalde tarihin en kötü, en ilginç, en garip, en tutarsız ve verdiği kararlarla futbolun gidişatına, menfaatine bana göre en uzak, kullanılmaya en elverişli bir federasyonla buraya kadar geldik. Demin de ifade ettiğim gibi ne harcama limitleri belli ne oyuncu sayısı belli ne de kadın futbol ne zaman başlayacak belli. 3 senedir istediğimiz B Takımlar ligi de belli değil. Önümüzü göremiyoruz. Ve yeni bir seçim oluyor. Bu seçim Türk futbolunun en önemli dönüm noktalarından biridir. Siz şöyle diyebilirsiniz, ‘Kim gelecekse ne olacak 1 sene için geliyor’. 1 sene az bir süre değil. Bu kadar çok sorunumuz, yığınla problemimiz, kronikleşmiş sıkıntılarımız var ki, bu gidişat gidişat değil. Ben beterin beteri vardır konumuna gelmekten korkuyorum. İsyan ettiğim tablo şudur; tüm kulüplere de sesleniyorum: Futbolla alakası olmayan, iş dünyasının bir mensubunun futbol dünyasıyla alakalı olan insanlara da hiç danışmadan veya birkaçına danışarak Sayın Cumhurbaşkanımıza bir isim götürerek ‘Bu kişi Türkiye Futbol Federasyonu başkanı olursa iyi olur.’ denmesini ve gidişatın ‘Beyefendi istiyor, Sayın Cumhurbaşkanımız böyle istiyor.’ Lafları altında geliştirilerek bizlere sunulması Fenerbahçe Spor Kulübü olarak kabul edebileceğimiz bir durum değildir. Süreç yönetimi olarak söylüyorum. Ne tesadüftür ki aynı kişi bir evvelki Türkiye Futbol Federasyonu yönetiminin oluşumunda ve kurgulanmasında da rol alan kişidir. Hatırlayacağınız gibi çıktığım televizyon programında bundan sonra TFF başkanı olacak kişinin yumuşak karınlarının olamaması gerektiğini, futbolun sorunları için dik durabilecek konumda olması gerektiğini paylaşmıştım.Yumuşak karnının ne demek olduğunu birkaç örnek vererek ifade etmiştim. Burada kelimelerimi çok dikkatli seçmem lazım. Argüman aslında nereye gittiğini biliyorsunuz, argümanın. Devletimiz kamuya personel alırken o kadar ince, detaylı sorgulamalar yapıyor ki, bir daha bu söz konusu terör örgütüne mensup kimsenin devlet personeli yani memur olmaması için müthiş bir filtreden geçiriyor. Kamu personellerini. Başka bir örnek. İkinci el bir telefon alan kişinin telefonunda yakından uzaktan hiçbir alakası olmamasına rağmen bylock çıktığı için o kişinin çok büyük sıkıntılar yaşadığını bildiğimiz pek çok örnek var. TFF bana göre kamu değil belki özerk ama aynı hassasiyet aynı incelikle yönetim kurulundan personeline kadar aynı şekilde ayı anlayışla belirlenmeli. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak biz bunu gündeme getirmek zorundayız. Niye? Çünkü Fenerbahçe Spor Kulübü bu örgütün saldırılarına uğradı. Bize kumpas yapıldı. 10 yıl sonra hala bunu konuşuyoruz. İtibarımız yerle bir oldu. Piyasa değerimiz yerle bir oldu. Ondan sonra kazandığımız kupa sayısı belli. Belimizi büktüler. Yeni yeni doğrulmaya çalışıyoruz. Masum insanları bir sene hapse tıktılar. Ve bana sorarsanız Türk futbolunun içinde bu örgütün unsurları halen devam etmektedir. Şu an bir kişi adaydır, resmi olarak. Benim sevdiğim, saydığım dost olarak bildiğim bir kişidir. Ve burada sizinle paylaşacaklarımı kendisiyle daha detaylı paylaştım. Arkadan falan konuşma yok. Fenerbahçe’nin hem bu konudaki hassasiyetini hem federasyonun Türk futbolunun Trabzonlaştırma veya bir şehir takımın etrafında yapılanması ile ilgili duyduğumuz rahatsızlığı hepiniz biliyorsunuz. TFF Başkanı olacak kişinin ailesinde birinci derece kan bağı kimsenin, hatta ailesinde hiçbir kimsenin birinci kan bağı değil, bu yapıyla dün bugün ve yarın hiçbir ilişkisi olmamalıdır. Ve ne yazık ki ilerleyen günlerde tek tek ifade etmek zorunda kalacağım şekilde ki ben bunu yapmak istemiyorum. Ama yapmak zorunda isem de yapacağım. Yeni bir aday bulunması ivedilikle şarttır. Hiçbir şüpheye şaibeye meal vermemek için. Ben de olan mevcut bilgiler çerçevesinde Sayın adayın aday olması demin ifade ettiğim gibi, işte telefon almış ikinci elde alakası bylock çıkmış veya söz konusu bankada az parası olduğu için soruşturmaya tabii tutulmuş vs. insanların hakkını yemektir.
 
   Lütfen Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum. Çünkü sizin isminiz kullanılarak bazı şeyler oluşturuluyor. Lütfen bu hatadan dönelim. Söz konusu adayla şahsen benim hiçbir sıkıntım yok. Hatta dostumdur. Ama elimdeki bilgiler çerçevesinde onda yumuşak karın oluşturabilecek durum söz konusudur. Bundan daha fazla ileri gitmek istemiyorum. Bütün Fenerbahçelileri bu konuyu yakından takip etmesini rica ediyorum. Tüm üyelerimize güzel bir yaz dönemi diliyorum. Esirgemediğiniz desteklerinin için teşekkür ediyorum. Elimizden gelenin en iyisini yaptığımızı bilmenizi istiyorum."

(Fenerbahçe)
 
  
 
 
   
   
   

Anahtar Kelimeler:
Ali KoçFenerbahçe
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.