CHP'den yeniden sayım tepkisi | 1 oy bile yeterli 

Türkiye gündemi İstanbul'daki seçim sonuçlarına kilitlendi. CHP adayı Ekrem İmamoğlu'nun, AK Partili rakibi Binali Yıldırım'ı sandıkta 13 bin oy farkıyla yenmesinin ardından ortaya yeni iddialar atılıyor..

CHP'den yeniden sayım tepkisi | 1 oy bile yeterli 

Türkiye gündemi İstanbul'daki seçim sonuçlarına kilitlendi. CHP adayı Ekrem İmamoğlu'nun, AK Partili rakibi Binali Yıldırım'ı sandıkta 13 bin oy farkıyla yenmesinin ardından ortaya yeni iddialar atılıyor..

08 Nisan 2019 Pazartesi 19:59
CHP'den yeniden sayım tepkisi | 1 oy bile yeterli 

CHP'den yeniden sayım tepkisi | 1 oy bile yeterli 


Yerel seçimlerin ardından 8 gün geçti. İstanbul'da belediye başkanlığı düğümü çözümlenemedi. İktidarda bulunan AK Parti adayını sandıkta yenen CHP adayı Ekrem İmamoğlu, mazbatasını 8 gün geçmesine rağmen alamazken, AK Parti seçimin yenilenmesi için ortaya ilginç iddialar atıyor. 
Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Faik Öztrak yaptığı basın toplantısında, "Diyelim ki 13 bin, 10 bin, 1. Ne demek 'Bu kadar oyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilemez'. Hiç unutmayalım ABD'de Bush, Al Gore'ye karşı Başkanlığı 500 küsur oyla aldı. Demokrasi bu. 1 oy fazla alıyorsa kolunu kaldıracaksın" diye konuştu..


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz'un açıklamalarının ardından bir basın açıklaması da CHP'den geldi.  Kameraların karşısına çıkan CHP Sözcüsü Faik Öztrak, "YSK'nın son gelen verilerine göre de 1 Nisan sabahı hukuken seçilmiş başkanı sayın Ekrem İmamoğlu'ydu, şimdi de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'dur. Korku buradadır. Şimdi bütün oyları yeniden sayalım deniyor. Şimdi sandıklardan Sayın Binali Yıldırım'ı çıkarabilmek için herşeyi yapıyorlar. Bu olmazsa seçimin tekrarını istiyorlar. Milletin sıkıntıya sokuyorsunuz. Tencere boş diyorum. 94 ülkenin nüfusundan daha fazla işsizlerimiz var. Artık milleti oyalamayı bırakın" diye konuştu. 


Öztrak'ın açıklamasından öne çıkan başlıklar şöyle: 

Kanun neden delilsiz itiraz olmaz demiş. Keyfi itirazlar olmasın, seçim süreci birilerin keyfine göre eğilip, bükülmesin, mızıkçılık yapılmasın diye bunu söylemiş. 2014 Mansur Yavaş kararını tekrarlayıp duruyoruz. YSK diyor ki, 'Somut delil ve gerekçe yok' diyor. Ama bugün aynı YSK, kararları ve kanunun açık hükmünü görmezden gelerek seçimin belirsizliğini uzatılmasına, sandık güvenliğinin tehlikeye düşmesine, geçersiz oyların sayılmasına yön verdi. Biz de diyoruz ki, geçersiz oyların sayılmasında iktidarın itirazında delil yok. İktidar elinde somut delil ve gerekçe olmadan tüm ilçelerde oyların yeniden sayılmasını istedi. Bazı yerlerde hatta seçimlerin yenilenmesini talep etti. İktidarı şımartan,mızıkçılık, oyunbozanlık yapmasının önünü açan malesef YSK'nın daha önce verdiği kararlarla uyuşmayan kararları olmuştur. Şimdi iktidar sözcüleri birtakım organize işlerden bahsetmek suretiyle, YSK ve il, ilçe seçim kurullarını baskı altına almaya çalışmaktadır.


"SANDIKTAN ÇIKINCA MİLLİ İRADE ÇIKMAYINCA ŞAİBE"

Bugün Seçimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı'nın çıkıp sandık kurulunun arasında 'FETÖ soruşturmasında açığa alınanlar var mıdır, yok mudur' diye sorması vahimdir. Siz kandık kurullarını yaparken, sizin yapmış olduğunuz düzenlemelerle yöresinde tanınan, bilinen kişiler arasından seçilecek denmiş. Şimdi bunlar arasında FETÖ'cü var mı sorusu son derece tehlikeli bir sorudur. Hepimizin aklına bu işin iktidarın bilgisi dahilinde seçimi çalmanın maymuncuğu olarak oraya monte edildiği düşüncesini getirir. Çok açık söyleyeyim, çok tehlikelidir. Beyefendiler sandıktan çıkınca milli irade, çıkmayınca şaibe. Bu şımarıklığın, mızıkçılığın nerelere geldiğini görüyoruz. Öyle anlaşılıyor ki, iktidar nezdinde İstanbul'un çok büyük önemi var. Hatta iktidar nezdinde İstanbul, Türkiye'den de önemli. Türkiye'yi gözardı ediyorlar ama İstanbul'u bir türlü bırakamıyorlar.

"PEKİ BU SEÇİMLERİ KİM YÖNETTİ?"

Sayın Bülent Arınç'ın söylediği şu sözleri hatırlıyor, 'birileri oturdukları makamdan kalkmamakta, bırakmamakta ısrar ediyorsa bilin ki altını kirletmiştir'. Dün AK Parti Genel Başkan Yardımcısı 38 ilçede yeniden sayım talebinde bulundu. Bu oyların yeniden sayılmasını istemek, 298 no.lu kanunun hangisinde yazıyor? İtiraz hislere göre değil kanuna göre yapılmalıdır. Somut delillere dayanılmalıdır. Hissiyata dayalı olarak oyların yeniden sayılmasını talep ediyorsanız bunun adı açıkça oyunbozanlıktır, kaybetmemeyi bilmemektir, mızıkçılıktır. Seçim sonuçlarını beğenmeyenler İstanbul'da tıpkı 2015 yılında 7 Haziran'da olduğu gibi seçimi çalmaya çalışmaktadırlar. Önce geçersiz oyları say, istediğini alamayınca hepsini say, o da olmazsa yeniden seçim talep et. Millet artık bunların kibirlerinden, oyunbozanlıklarından, mızıkçılıklarından sıkıldı, bıktı. Tencere boş mutfaktaki. Buna bir önce önlem alınması lazım. Damat Bey diyor ki, 'ekonomik programı ayın 10'unda açıklayacağız'. Siz önce bu seçim meselesini çözün. Seçimlerde oyunbozanlık yapan iktidar demokrasi konusunda ciddi tereddütler uyandırır. Yatırım olmaz, yatırımcı kendini güvende hissetmez. Beklediğiniz imkanların hiçbiri de bu ülkeye gelmez. Diyorsunuz ki, 'bu seçimde organize yolsuzluklar var'. Peki bu seçimi kim yönetti? Bu seçimi sizin Adalet Bakanınız, İçişleri Bakanınız yönetti. Daha yeni görev sürelerini uzattığınız YSK bu seçimin adil bir şekilde yönetilmesini gözetiyor. O zaman siz becerememişsiniz.

"ORGANİZE İŞLER İDDİALARIN AKILLA MANTIKLA İZAHI YOK"

Şimdi bir Büyükçekmece hikayesi çıktı. Bir kere şunu söyleyeyim, seçmen listeleri 31 Ocak'ta kesinleşti. Beyefendiler 31 Ocak'a kadar neredelermiş? Bu kayıtlarda yolsuzluk yapan, nüfus müdürlüğünün, valinin, kaymakamlığının talebiyle nüfus müdürlüğü emrine verilen kişinin yapmış olduğu usulsüzlükler 354 seçmeni kapsıyor. Bu 354 seçmen de dahil biz Büyükçekmece'de 767 kişiye itiraz etmişiz. 741 kişinin Büyükçekmece'deki seçmen kaydı silinmiş arkadaşlar, bu iş bitmiş. Yıkılmış bina, kentsel dönüşüm sürecinde olan bina. Bunu gelmiş polis araştırmış. Şimdi neyin peşindeler? Nasıl bir algı yaratılıyor? Olmayan işlerden böyle ciddi senaryolar çıkarılıyor. Kendi partileri, genel başkan yardımcıları, kendilerinin en üst düzey yöneticileri seçimlerden önce 'dünyanın en güvenilir seçim organizasyonu bizde' diye böbürlenip duruyorlardı. Şimdi milleti yanılttıkları anlaşılıyor. Sistemde bu kadar güvensizlik varsa milleti yanıltan yönecileri hakkında partileri ne yapacak çok merak ediyorum. Bu organize işler iddialarını akılla, mantıkla izah etmek mümkün değildir. YSK bu demokrasi ayıbına noktayı koyacak tek kurumdur. YSK bir an önce görevini yerine getirmelidir. Yıllardır ağızlarından milli iradeyi düşürmeyenler bugün sayın İmamoğlu'nun aldığı oyu küçümsemesi ayıbın daniskanısıdır. Bunu yüzde 25 oyla İstanbul'a belediye başkanı olan kişi soruyor. Yüzde 48,8 oy alan İmamoğlu'na 'İstanbul'u yönetemezsin' deniyor. İnsaf ki ne insaf.

"DEMOKRASİ BU, BİR OYLA KAZANSA BİLE ELİNİ KALDIRACAKSIN"

Elimde 1 Nisan itibarıyla İl Seçim Kurulu tarafından hazırlanmış birleştirme tutanağı var. Sayın Ekrem İmamoğlu 1 Nisan'daki bu tutanağa göre İstanbul'un seçilmiş belediye başkanıdır. Bu tablo hukuksuz bir itirazla, delilsiz, kör bir itirazla başlatılan, geçersiz oyların sayılmasının sürecinin sonunda da değişmemiştir. Bizim kavgamız milletin iradesine sahip çıkmanın mücadelesidir, sandığın namusunu koruma mücadelesidir. 31 Mart gecesi türlü dalaverelerle milletin iradesinin nasıl çalınıp da kaçırılmak istendiğini hepimiz izledik. Buna izin vermedik. Bundan sonra da seçimlerin masada çalınmasına hiçbir şekilde geçit vermeyeceğiz. Sandıktaki nöbetlerimize devam edeceğiz. Bunun artık daha fazla uzamamasını da bekliyoruz. Biraz önce AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ekranlarda rakamlar verdi. Ben çok basit bir şekilde farkların nereden nereye geldiğini sizlerle paylaşayım. Ekrem İmamoğlu 1 Nisan itibarıyla 24 bin 57 oy farkıyla öndeydi. Maddi hatalar düzeltildikten sonra 20 bin 388'e düştü. 1 Nisan sabahı 319 bin 567 geçersiz oy vardı. Bizim sistemimizde geçersiz oyların yüzde 94,88'i açılmış durumda. Bunun ne kadarının YSK verilerine halen yansımış olduğunu kestirmek zor. O verilerde de öyle anlışılıyor ki işin sonuna yaklaşıyoruz. 15 bin 119 oyla Ekrem İmamoğlu en son güncellemede önde gidiyordu. En son güncellenmiş rakama göre sayın İmamoğlu 15 bin 153 oyla önde gidiyor. 15 binin etrafında dönüp duruyor. Diyelim ki 13 bin, 10 bin, 1. Ne demek 'Bu kadar oyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilemez'. Hiç unutmayalım ABD'de Bush, Al Gore'ye karşı Başkanlığı 500 küsur oyla aldı. Demokrasi bu. 1 oy fazla alıyorsa kolunu kaldıracaksın.

"ŞİMDİ DE BÜTÜN OYLARI YENİDEN SAYALIM DİYORLAR"

YSK'nın son gelen verilerine göre de 1 Nisan sabahı hukuken seçilmiş başkanı sayın Ekrem İmamoğlu'ydu, şimdi de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'dur. Korku buradadır. Şimdi bütün oyları yeniden sayalım deniyor. Şimdi sandıklardan Sayın Binali Yıldırım'ı çıkarabilmek için herşeyi yapıyorlar. Bu olmazsa seçimin tekrarını istiyorlar. Milletin sıkıntıya sokuyorsunuz. Tencere boş diyorum. 94 ülkenin nüfusundan daha fazla işsizlerimiz var. Artık milleti oyalamayı bırakın. Oy namustur, dokundurtmayız, kazandığımız seçimi kimseye çaldırtmayız. Benim söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum.
 

Anahtar Kelimeler:
Ak PartiChp
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

mersin escort