TRT dizisine Çin vatandaşı Uygur Türk'ünden 1 milyon liralık tazminat davası
Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan Uygur Türkü Mahmut Yakup, TRT 1'de yayımlanan “Mehmed: Fetihler Sultanı” dizisinin 66'ncı bölümündeki tarihsel hata nedeniyle daha önce TRT ve dizinin yapım ekibine ihtarname göndermişti. Yakup, ihtarda istenen özür ve düzeltmenin yapılmadığını ileri sürerek hukuki süreci başlattı. Yapımcı ve senarist hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulurken, TRT Genel Müdürlüğü’ne de 1 milyon lira manevi tazminat talebiyle dava açıldı.Emirhan Çoban imzasıyla bugün Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan habere göre Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan Uygur Türkü Mahmut Yakup, TRT 1'de yayımlanan “Mehmed: Fetihler Sultanı” dizisinin 66'ncı bölümündeki tarihsel hata nedeniyledaha önce TRT ve dizinin yapım ekibine ihtarname göndermişti. Yakup, ihtarda istenen özür ve düzeltmenin yapılmadığını ileri sürerek hukuki süreci başlattı. Yapımcı ve senarist hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulurken, TRT Genel Müdürlüğü’ne de 1 milyon TL manevi tazminat talebiyle dava açıldı.Mahmut Yakup adına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmek üzere Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan dilekçede, yapımcı Eyüp Gökhan Özekin ile senarist Ozan Bodur şüpheli olarak gösterildi. Suç duyurusunda, TCK’nin ilgili maddesinde düzenlenen halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçları olmak üzere, olayın niteliğine göre TCK'nın 125'inci maddesi ve ilgili diğer ceza hükümleri kapsamında suç oluşturabilecek fiillerin araştırılması talep edildi.
TARİHSEL ANLATIM DA GÜNDEME GETİRİLDİ
Dilekçede, dizide kullanılan “gavur Çin” ifadesine dikkat çekildi. Söz konusu ifadenin tek başına değil, sahnenin bütünüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği savunulurarak “gavur” nitelemesinin Çin halkına yönelik kullanılmasının dinî farklılık üzerinden aşağılayıcı bir tasvir oluşturup oluşturmadığının soruşturma kapsamında incelenmesi istendi. Sahnede Çin'in “erkekleri köleleştireceği, kadınları cariye yapacağı ve bölgede korku bulunduğu” yönündeki ifadelerin de Çin halkı veya halkın belirli bir kesimini din, ırk ya da bölge farklılığı temelinde alenen aşağılayıp aşağılamadığının araştırılması istendi.Dizinin 66'ncı bölümünün yalnızca belirli cümleler üzerinden değil, başından sonuna kadar bütünlük içerisinde incelenmesi gerektiği belirtilerek, ilgili bölümün tamamının bilirkişi veya uzman heyet tarafından değerlendirilmesi talep edildi. Dizideki tarihsel anlatım da suç duyurusunda gündeme getirildi. Bu kapsamda savcılıktan, tarihsel bilgilerin gerçeğe uygun olup olmadığının, senarist ve yapımcı tarafından hangi kaynaklara dayanılarak oluşturulduğunun ve gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülen bilgilerin bilerek kullanılıp kullanılmadığının araştırılması talep edildi. TRT’DEN 1 MİLYON LİRA İSTENDİ
Dizinin ilgili bölümündeki tarihsel çelişkilere dikkat çekilen suç duyurusuyla, anlatının “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu yönünden gerekli unsurları taşıyıp taşımadığının da değerlendirilmesi istendi. Soruşturma kapsamında dizinin 66'ncı bölümünün tamamı, Yarkand Hanlığı sahnesinin görüntü ve ses kayıtları, senaryo metni ve varsa senaryo taslakları, yapım şirketine ait kayıt ve belgeler, bölümün yayın kayıtları, internet kayıtları, daha önce yayımlanan haberler, ihtarnameler ve uzman raporlarının delil olarak incelenmesi istendi.Mahmut Yakup'un yaşananlar nedeniyle “büyük üzüntü ve manevi yıpranma” yaşadığı belirtilerek, TRT Genel Müdürlüğü'nden 1 milyon TL manevi tazminat talep edildi. Dava dilekçesinde kanıtlar arasında TRT'deki ilgili dizi kayıtları, ihtarnameler, Çin Sosyal Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü tarafından hazırlanan uzman raporu, bilirkişi incelemesi ve tanık beyanları gösterildi.‘ADIM, TÜRK HALKINA KARŞI ATILMAMIŞTIR’
Konuyu değerlendiren Çin Vatandaş ve Çin Şirketleri Hukuki Hak ve Menfaatlerini Koruma ve Yardımlaşma Derneği (ÇHD) Başkanı Zhao Yue, “Türkiye ile Çin arasındaki ilişkiler, bir televizyon dizisinde yer alan tartışmalı sahneler üzerinden değerlendirilemeyecek kadar köklü ve önemlidir. Başlatılan hukuki girişimler Türkiye’ye veya Türk halkına karşı atılmış adımlar değildir. Amaç, tarihî gerçeklerle bağdaşmadığı düşünülen ifadelerin ve anlatımların hukuk çerçevesinde değerlendirilmesini sağlamaktır” dedi.