16 Eylül 2026 haftanın kitap yorumları | Özkan Saçkan inceledi
KAOS STRATEJİSİ: Yazar, kitabında Donald Trump’ın politikalarını yalnızca bir liderin tercihleri olarak değil; uluslararası sistemi, kapitalizmi, jeopolitiği ve güç rekabetini yeniden şekillendiren daha büyük bir stratejik dönüşümün parçası olarak ele alıyor.GÖLE ÜÇ YOL: Bachmann, nadir rastlanan ve sarsıcı bir sese sahip; bizi yepyeni bir kurmaca evrenine götürecek kadar sarsıcı bir ses bu. Los Angeles Times.HİSSET FARKET UYGULA DÖNÜŞTÜR: “Kendine zaman ayırmaya, Kendini tanımaya, Kendinde fark ettiklerini etkin uygulamalarla hayatına katmaya ve Dönüşümünü başlatmaya davet ediyorum.”GÜNLER: 993 günce içeren kitap, bazen kısa bir nottan, bir mısradan, bir kitap alıntısından, bazense uzun uzadıya tartışmaya açılmış konulardan oluşuyor.RÜZGARLI CAMLAR: Yazarın kaleminde nehirler sessizce akıp gidiyor, yalpalayan tüm eski gemiler bir şiir gibi eğiliyor suyun içine.BEYİN NASIL ÇALIŞIR?: Davranışlarınızda yapacağınız bazı küçük değişiklikler, hayatınızda pek çok şeye yeniden başlamanın heyecanını tatmanızı sağlayabilir.
İşte o kitaplar;
Uluslararası sistemi yeniden okumaya davet eden çarpıcı bir tez
GÜRSEL Tokmakoğlu’ndan KAOS STRATEJİSİ. Trump’ın ikinci başkanlık dönemiyle birlikte dünya, alışılmış dengelerin hızla sarsıldığı yeni bir döneme girdi. Ticaret savaşları, jeopolitik gerilimler, ekonomik kırılmalar ve bölgesel çatışmalar artık birbirinden bağımsız gelişmeler değil; aynı büyük resmin parçaları. Peki yaşananlar gerçekten kontrolsüz bir kaos mu? Yoksa bu belirsizlik, küresel güç mücadelesinde bilinçli olarak kullanılan yeni bir stratejinin sonucu mu? Yazar, kitabında Donald Trump’ın politikalarını yalnızca bir liderin tercihleri olarak değil; uluslararası sistemi, kapitalizmi, jeopolitiği ve güç rekabetini yeniden şekillendiren daha büyük bir stratejik dönüşümün parçası olarak ele alıyor. Roma İmparatorluğu’ndan günümüz Amerika’sına, küreselleşmeden Dördüncü Sanayi Devrimi’ne, ekonomik savaşlardan yeni jeopolitik dengelere uzanan geniş bir perspektifle okuru günümüz dünyasını yeniden düşünmeye davet ediyor. Çünkü bazen en büyük güç, düzen kurmak değil; kaosu yönetebilmektir. 400 SAYFA. (DESTEK YAYINLARI)Yazar okuru dış dünyadan içsel hesaplaşmaya götürüyor
INGEBORG Bachmann’dan GÖLE ÜÇ YOL- Toplu Öyküler 2. Simültane" ile başlayıp "Göle Üç Yol" ile sonlanan bu beş öykülük anlatının beş kadın kahramanı dilin hem bir hapishane hem de bir özgürlük imkânı sunduğu bir evrende hakikate çıkan dolambaçlı yolların sonunda sessizliğin de bir dili olduğunu, insanın ancak bu dille kendi içindeki o derin "göl"e ulaşabileceğini keşfediyor. İnsanla dünya arasındaki mesafeyi kapatmak yerine iyice açan, alışkanlıklarla basitleşen ve dürüstlüğü ve hakikati aşındıran dilin, bir anlatım ve iletişim aracı değil, tahakkümün ve yanlış anlaşılmanın mekânı olarak belirdiği bu öykülerde yazar okuru dış dünyadan içsel hesaplaşmaya, hakikatin başladığı o dilsiz kıyıya götürüyor. Yazar toplu öykülerinin birinci cildi Otuzuncu Yaş'tan sonra bu anlatısında da varoluşun derin yaralarını yoğun incelikli bir üslup ve düşünsel berraklıkla geleneksel öykücülüğün sınırlarının ötesine taşıyarak açığa çıkarmaya devam ediyor. "Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz" savıyla dilin sınırlarını zorlayan Ingeborg Bachmann'ın Toplu Öyküler'inin ikinci cildinin ana izleği dilin kendisi. Bachmann, nadir rastlanan ve sarsıcı bir sese sahip; bizi yepyeni bir kurmaca evrenine götürecek kadar sarsıcı bir ses bu. Los Angeles Times. Temel izleği ataerkil bir toplumda dilin kadın deneyimini dönüştürme gücü olan bu yapıt, entelektüel derinliği ve zenginliğiyle modern bir klasik olmaya aday. Publishers Weekly. 192 SAYFA. (YAPI KREDİ YAYINLARI)Zihin beden duygu ruh bütünlüğü içinde şekillenmiş alıştırmalar
KEZBAN Özgür Bektaş’tan HİSSET FARKET UYGULA DÖNÜŞTÜR. Hayat döngüler şeklinde akıp giderken, kimi zaman, yaşadıklarımızla, kimi zaman deneyimlediklerimizle, kimi zaman karşılaştıklarımızla, kimi zaman da artık bize iyi gelmeyen alışkanlıklarla dönüşüm zorunlu hale geliyor. Peki bir zorunluluk olmadan dönüşüme açık ve gönüllü olsaydık hayat nasıl olurdu? Elindeki bu uygulama kitabında kendini güvende hissedeceğin, yapacağın basit uygulamalarla dönüşüme hazır, istekli ve yeterli olunabileceğini keşfedeceğin alanı senin için oluşturdum. Kitap mottosu etrafında ve zihin beden duygu ruh bütünlüğü içinde şekillenmiş alıştırmalarla seni; Kendine zaman ayırmaya, Kendini tanımaya, Kendinde fark ettiklerini etkin uygulamalarla hayatına katmaya ve Dönüşümünü başlatmaya davet ediyorum. Yolun açık, yolculuğun daim olsun. 96 SAYFA: (A7 KİTAP)Kitap, bazen kısa bir nottan, bir mısradan, bazense tartışmaya açılmış konulardan oluşuyor
CEMAL Süreya’dan GÜNLER. Yine sanırım, bu yazı biçimi bana uyacak. Uyarsa, yaşadığım sürece akıp gitsin. Adını sonra koymalıyım. Neye dönüşecek, belli değil. Biliyorum, sürekli yazmak bir serüven, yazmaksa bir tören. Günce değil. Tarihler belirsiz. "1. gün", "2. gün"... Ayırma çizgileri olarak da kabul edilebilir. Yine de günce. Çünkü her gün yazacağım. "3. gün"den sonra "6. gün"e geçmişsem, demek aradaki iki günü de yazmışım, ama yayımlamayı uygun görmemişim. Onlar yayımlandığı gün ben hayatta olmamalıyım. Cemal Süreya'nın anı, otobiyografi ve deneme türlerini iç içe geçirerek işlediği Günler, şairin gerek kendi kişisel yaşamına gerekse politikadan şiire, tarihten güncel meselelere dair birçok düşüncesini merkezine alıyor. 993 günce içeren kitap, bazen kısa bir nottan, bir mısradan, bir kitap alıntısından, bazense uzun uzadıya tartışmaya açılmış konulardan oluşuyor. Günler, okuru şairin yaşamından 993 güne tanıklığa davet ediyor. 536 SAYFA. (CAN YAYINLARI)Gövdeler, kavanozlar, pencereler boş olsa da bu öykülerde her zaman umut var
SERKAN Türk’ten RÜZGÂRLI CAMLAR. "Bazı yüzleri sonsuza kadar hafızamda tutmak istiyorum." Camlar, Rüzgârlar, Bulutlar... Üç bölümden oluşan ve adını Hilmi Yavuz'un aynı adlı şiirinden alan kitap, şiirle öykünün ortak kaynağından çıkan melez hikâyeler anlatıyor. Yazarın kaleminde nehirler sessizce akıp gidiyor, yalpalayan tüm eski gemiler bir şiir gibi eğiliyor suyun içine. Gövdeler, kavanozlar, pencereler boş olsa da bu öykülerde her zaman umut var. Giderek sığamıyorum yaşadığım evlere. Evler çatılı, balkonlu, bahçeli ve sessiz oldu hep. Evleri çıkardım şiirlerden ve hayatımdan. Bir evin içinde yaşandı izlediğim son film. Ve şimdi bu ev bozması yerde pencere açık, kapıların önünde oturmuş, zeytin ağaçlarına bakıyorum. Birilerinin geçtiği o küçük patika yolun beni hiçbir yere götüremeyeceğinin bilincindeyim. İlerideki çayırlık yeniden yeşerdiğindeyse burada olmayacağım. Gökyüzünü yeniden görmüş, bulutları selamlamış olmak beni mutlu kılacak. 104 SAYFA. (EVEREST YAYINLARI)Yapacağınız basit değişikliklerle yeni hedeflere ulaşmak mümkün
CRAWFORD Hollingworth’ten BEYİN NASIL ÇALIŞIR? Önyargıların Esiri Olmadan Düşünme Kılavuzu. Beyin etkinliğimizin yüzde 95’i bilinçaltı düzeyde gerçekleşiyor. Bu bilinçaltı bağlantılar bazen içimizdeki mantıksızlığı yansıtıyor, bazen de hiç memnun kalmayacağımız biçimde düşünmemize ve hareket etmemize neden olabiliyor. Kitap, beynin gerçekte nasıl çalıştığına dair davranış bilimi sayesinde elde ettiğimiz son bulgulardan yararlanarak okurları kendi davranışları üzerinde kontrol sahibi olma konusunda bilgilendiriyor, güçlendiriyor, cesaretlendiriyor. Zannettiğiniz kadar rasyonel davranmadığınızı fark ettiğinizde, kendinizi ve seçimlerinizi yeni bir perspektiften görmek, davranışlarınızı yeniden düzenlemek hayal değil. Davranışlarınızda yapacağınız bazı küçük değişiklikler, hayatınızda pek çok şeye yeniden başlamanın heyecanını tatmanızı sağlayabilir. Beynimize hükmeden önyargı ve yanlılıkların kapsamlı bir listesini sunmakla kalmayıp pratik tavsiyeler de içeren bu kitap, yapacağınız basit değişikliklerle çatışma ve kaygıyı azaltmanın, pozitif bir zihniyete ulaşmanın, daha iyi kararlar almanın, daha çok eğlenmenin ve yeni hedeflere ulaşmanın mümkün olduğunu gösteriyor. 232 SAYFA. (İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)