Ağustos ayı 3. haftası kitap yorumları | Özkan Saçkan inceledi
KIRMIZI YEL: Bir coğrafyanın insan-doğa gerçeğini derinlikli biçimde anlatır. Kırsal kesim insanının ezintili, yoksun durumu onu öykülerinde yeniden can bulur.DERUN: Yazar, modern koçluğun araçlarını tasavvufun acele etmeyen, hüküm vermeyen, insana kendi derinliğini hatırlatan bakışıyla buluşturuyor. Ancak bunu bir reçete gibi sunmuyor; hazır cevapları bir kenara bırakıp okurunu kendi içinde yankılanan sorulara çağırıyor.DÖRT KAPILI ŞEHİR-ŞİDDETİN ÇOCUKLARI 5: Parçalanan, nükleer felakete doğru sürüklenen bir dünyada büyüyen bu çocukları izlerken kendi bulanık zihnini arındırmaya çalışarak benliğini keşfetmek üzere bir yolculuğa çıkar.HASIR ŞAPKALAR: Sürekli evlenip aile kurmayı düşleyen Maria; kendini nakış işlemeye veren ve atını insanlardan çok seven İnfanta; yazar olup dünyayı gezme hayalleri kuran anlatıcı Katerina.KUŞATILMIŞ KENT: Yazarın geleneksel anlatı kalıplarını yıkarak, Lucrécia Neves'in bakışı üzerinden şehrin katmanlı ve değişken yapısını incelediği kitap, bireyin ve mekânın içsel sınırlarını sorgulayan özgün bir roman.BOŞ GARDIROPLAR: Kitap, muhafazakâr Salazar diktatörlüğü sırasında ataerkil toplumun baskısı altında sıkışıp kalmış; teslimiyet ile umut, hayal ile hayal kırıklığı arasında gidip gelen kadınların hikâyesidir.İşte o kitaplar;
Toroslar'ın gerçeğine kapı aralar başlangıçtaki öykülerinde
OSMAN Şahin’den KIRMIZI YEL- Acenta Mirza. Bir anlatı adasıdır Osman Şahin. Orada insana/topluma/doğaya dair tanıklıklar vardır. Güneydoğu'nun, Toroslar'ın gerçeğine kapı aralar başlangıçtaki öykülerinde. Kitap onun öykücülüğünün yol haritasının başlangıcını oluşturur. Bir coğrafyanın insan-doğa gerçeğini derinlikli biçimde anlatır. Kırsal kesim insanının ezintili, yoksun durumu onu öykülerinde yeniden can bulur. Okurken sizi de o hayatlara dair düşünmeye, sorgulamaya çağırır. "Bana on Türk öyküsü seç deselerdi, birini Kırmızı Yel seçerdim." Yaşar Kemal. "Türk edebiyatında Fırat'ı öykü olarak ilk yazanlardanım. İlk kitabım 'Kırmızı Yel', tümüyle Doğu hikâyeleri." Osman Şahin. "Osman Şahin'in Kırmızı Yel ile başlayan öykü yolculuğu günümüz düzyazısında başlı başına bir yol/yön açıcı olmuştur. Onun anlatıcılığının renkleri, doğa-insan, yöre gerçekleri üzerine kuruludur. Öyle ki; her bir anlatısını bir imgeye, simgelerle yüklü öyküleyişe taşıyan onun bakışıdır kuşkusuz." Feridun Andaç. 132 SAYFA. (LİTERATÜR HAYAT)Kitap, koçluğun ardında insan kalmak isteyenlere, sesleniyor
ÇİĞDEM Başer’den DERUN- İçsel Soru Sanatı. İnsanın elinde nitelikli belgeler, zihninde en iyi öğrenilmiş modeller, dilinde güçlü mü güçlü sorular olabilse de yanıtlamakta güçlük çektiği sorular her zaman olmuştur. Derun, koçluğun görünmeyen eşiğinde duranlara yazılmış, bu sorulara cevap veren bir iç çalışma metni. Danışana ne soracağını bilmekten çok o soruyu kendi içinde hangi yerden sorduğunu fark ettiğinde anlıyor insan esas meseleyi. Yazar, modern koçluğun araçlarını tasavvufun acele etmeyen, hüküm vermeyen, insana kendi derinliğini hatırlatan bakışıyla buluşturuyor. Ancak bunu bir reçete gibi sunmuyor; hazır cevapları bir kenara bırakıp okurunu kendi içinde yankılanan sorulara çağırıyor. Bu sayfalarda koçluk; başarı hikâyelerinin parıltısından, ezberlenmiş tekniklerin güvenli kıyısından çıkar. Daha yalın, daha sahici bir yere yaklaşır. Burada dinlenir, susulur, görülür, kendini unutmadan başkasına alan açılır. Kitap, koç olmak isteyenlere, koçluğun ardında insan kalmak isteyenlere, sana sesleniyor. Bu yolda hâlâ kendin misin? Sen misin? 240 SAYFA. (CERES YAYINLARI)Toplumların nasıl yozlaşabildiği tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor
DORİS Lessing’ten DÖRT KAPILI ŞEHİR-ŞİDDETİN ÇOCUKLARI 5. Kitap, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazarın yarı otobiyografik roman serisinin beşinci ve son kitabı. Artık orta yaşlı bir kadın olan Martha Quest, savaşın ardından kendine yeni bir hayat kurma umuduyla Londra’ya gitmek için Afrika’dan ayrılır. Colridge Ailesi’nin hizmetçisi olarak bakımını üstlendiği çocukların büyümesini izler. Onlar yeni “şiddetin çocukları” dır. Parçalanan, nükleer felakete doğru sürüklenen bir dünyada büyüyen bu çocukları izlerken kendi bulanık zihnini arındırmaya çalışarak benliğini keşfetmek üzere bir yolculuğa çıkar. Yazar serinin bu çarpıcı final kitabıyla medeni olduğu kabul edilen toplumların nasıl yozlaşabildiğini, insanın yapabileceklerinin sınırının olmadığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. “Eğer 20. yüzyıl yazarları için bir Rushmore Dağı Anıtı olsaydı üzerine oyulmuş yüzlerden biri kesinlikle Doris Lessing olurdu.” Margaret Atwood. 752 SAYFA. (EVEREST YAYINLARI)Bir çiftlikte yaşayan üç kız kardeşin büyüme hikâyesi
MARGARİTA Liberaki’den HASIR ŞAPKALAR. Kitap, Atina yakınlarında bir çiftlikte yaşayan üç kız kardeşin büyüme hikâyesini anlatıyor. Sürekli evlenip aile kurmayı düşleyen Maria; kendini nakış işlemeye veren ve atını insanlardan çok seven İnfanta; yazar olup dünyayı gezme hayalleri kuran anlatıcı Katerina. Her biri tamamen farklı bu kardeşler tüm sırlarını birbirleriyle paylaşırken, geçen her yaz onların yaşamlarını başka yönlere savurur. Gelecek kaygıları, ilk aşkları, aile sırları ve tuhaf komşularının davranışlarıyla bezeli çiftlik hayatında bu üç kız kardeş er ya da geç özgürleşmenin de gitmenin de kalmanın da bir bedeli olduğunu öğrenecektir. Yazar yaz mevsimine özgü o pastoral ışığı ve sıcaklığı edebiyata kusursuzca yansıtıyor. Çoğu Avrupa diline "Üç Yaz" başlığıyla çevrilen Hasır Şapkalar fantastik, gerçekçi, doğal, romantik ve sıcak bir roman. Bu kitap beni derinden etkiledi. Gerçek bir şiir... Albert Camus, Liberaki'ye yazdığı mektuptan coşkulu ama aynı zamanda düşündürücü, hayalperest ama aynı zamanda gerçekçi olan Hasır Şapkalar, bir yandan bir kasaba hikâyesi, bir yandan çağdaş bir peri masalı, bir yandan da kızların kendilerini serbest bırakmalarının, sınırlarını zorlamalarının ve kim olduklarını keşfetmelerinin verdiği baş döndürücü hazzın neşeli bir tasviri... Karen Van Dyck, The Paris Review. 272 SAYFA. (YAPI KREDİ YAYINLARI)Kitap, bireyin ve mekânın içsel sınırlarını sorgulayan özgün bir roman
CLARİCE Lispector’dan KUŞATILMIŞ KENT. Bu inşa etme, yıkma ve yeniden inşa etme sabrıydı ve bir gün tam yıkmışken ve yeniden inşa etmeye koyulmuşken ölebileceğini bilmenin sabrı. Lucrécia Neves, S. Geraldo'nun büyüyüp gelişmekte olan banliyösünde yaşar. Şehir modernleşirken viyadükler yükselir, yabani atlar uzaklaştırılır, insanlar ve mekânlar yeniden şekillenir. Lucrécia ise tüm bunları sessizce gözlemler ve içsel dönüşümle kentsel dönüşümün kol kola ilerlediği, hem psikolojik hem toplumsal bir kuşatma altında olduğunu fark eder. Yazarın geleneksel anlatı kalıplarını yıkarak, Lucrécia Neves'in bakışı üzerinden şehrin katmanlı ve değişken yapısını incelediği kitap, bireyin ve mekânın içsel sınırlarını sorgulayan özgün bir roman. "Dâhiyane ve tanımlanamaz... Göz kamaştırıcı, kültürlü, zaman zaman melankolik Lispector, Kafka ve Joyce'la aynı panteonda yer alması gereken, 20. yüzyılın en ikonik yazarlarından biri." Edmund White. 208 SAYFA. (CAN YAYINLARI)Hayal kırıklığı arasında gidip gelen kadınların hikâyesi
MARİA Judite De Carvalho’dan BOŞ GARDIROPLAR. Büyük şehirde yaşayan kadınların umutsuzluğunun ve yalnızlığının mahir gözlemcisidir. Yazarın yapıtlarında “suskunluk” bazen karakterler arasındaki diyalog eksikliğinden, bazen de diyalogdaki tutarsızlıktan kaynaklanan olmazsa olmaz bir unsurdur. Yalnızlığın adeta haritasını çıkaran yazar, sessizliğe gömülmüş, hayal kırıklığı içindeki kadınları anlatır bize. Kitap, muhafazakâr Salazar diktatörlüğü sırasında ataerkil toplumun baskısı altında sıkışıp kalmış; teslimiyet ile umut, hayal ile hayal kırıklığı arasında gidip gelen kadınların hikâyesidir. Ana olay örgüsü, on yıllık bir dönem içinde itaatkâr ev kadınından teselli bulamayan dula ve derken ihanete uğrayıp aşağılanan “yaşlı” kadına dönüşen Dora Rosario’ya odaklanır. Minimalist üslubuyla gündelik hayatın trajedisini ve varoluşun absürdlüğünü eşine az rastlanan bir beceriyle sözcüklere döken yazar, karakterlerinin iç dünyasında olup bitenlerle dış dünya arasında nüanslı bir etkileşim yaratmaktaki ustalığıyla dikkat çeker. 120 SAYFA. (İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)