Ferit ASLAN/DİYARBAKIR, () - DEMOKRATİK Bölgeler Partisi'nin (DBP) MYK toplantısından sonra yayınlanan sonuç bildirgesinde, Kobani süreciyle birlikte başlayan serhildan (başkaldırı) sürecinden sonra hükümetin halkın demokratik tepkilerini terörize etmeye çalıştığı ve çok sayıda parti çalışanının tutuklandığı ileri sürüldü.
DBP, dün gerçekleştirdiği MYK toplantısının sonuç bildirgesinde, Kobani ve Şengal direnişlerinin tüm dünyayı şaşırtan bir düzeye ulaştığı, çok yoğun teknolojik ve vahşi saldırılara maruz kalan Kobani direnişinde yaklaşık 3 ayı geride kaldığı belirtildi. Erbil Valiliği'ne dönük gerçekleştirilen intihar saldırısı ve Mürşitpınar Sınır Kapısı'nda gerçekleştirilen bombalı araç saldırısının çetelerin son çırpınışları olduğu belirtilen sonuç bildirgesinde, "Bu süre zarfında hükümet her ne kadar DAİŞ çeteleri ile işbirliği içerisinde olduğunu inkar etse de Mürşitpınar Sınır Kapısı'nda yaşanan patlamanın Türkiye tarafından gelen bir araçla gerçekleştirildiği ortaya çıkmıştır. Bu durum Kürt halkının her geçen gün artan kazanımlarını baltalama çalışmaları dışında nitelendirilemez. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti artık DAİŞ'e yaptığı yardımları inkar etmek yerine bu yardımları durdurmalı sürece daha ciddi ve dürüst yaklaşmalıdır" denildi.
Bildirgede, Kobani süreciyle birlikte başlayan serhildan( başkaldırı) sürecinden sonra hükümet tarafından halkın demokratik tepkilerinin terörize edilmeye çalışıldığı iddia edilerek, "Terörize edilmeye çalışılan bu tepkiler sonrasında hükümet tarafından adı tam olarak konulmasa dahi bir siyasi soykırım operasyonu tekrardan devreye konulmuş, bu çerçevede yüzlerce parti çalışanımız gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Halkın anti demokratik söylem ve pratikler karşısında gösterdiği tepkiler bu biçimiyle terörize edilmeye çalışılarak tutuklamalar gerçekleştirilmiştir" iddiasında bulunuldu.
DBP MYK'sının sonuç bildirgesinin sonunda ise, Abdullah Öcalan'a özgürlük imza kampanyasının bir süre daha aktif bir biçimde devam ettirilmesinin kararlaştırıldığı belirtildi.
DBP, dün gerçekleştirdiği MYK toplantısının sonuç bildirgesinde, Kobani ve Şengal direnişlerinin tüm dünyayı şaşırtan bir düzeye ulaştığı, çok yoğun teknolojik ve vahşi saldırılara maruz kalan Kobani direnişinde yaklaşık 3 ayı geride kaldığı belirtildi. Erbil Valiliği'ne dönük gerçekleştirilen intihar saldırısı ve Mürşitpınar Sınır Kapısı'nda gerçekleştirilen bombalı araç saldırısının çetelerin son çırpınışları olduğu belirtilen sonuç bildirgesinde, "Bu süre zarfında hükümet her ne kadar DAİŞ çeteleri ile işbirliği içerisinde olduğunu inkar etse de Mürşitpınar Sınır Kapısı'nda yaşanan patlamanın Türkiye tarafından gelen bir araçla gerçekleştirildiği ortaya çıkmıştır. Bu durum Kürt halkının her geçen gün artan kazanımlarını baltalama çalışmaları dışında nitelendirilemez. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti artık DAİŞ'e yaptığı yardımları inkar etmek yerine bu yardımları durdurmalı sürece daha ciddi ve dürüst yaklaşmalıdır" denildi.
Bildirgede, Kobani süreciyle birlikte başlayan serhildan( başkaldırı) sürecinden sonra hükümet tarafından halkın demokratik tepkilerinin terörize edilmeye çalışıldığı iddia edilerek, "Terörize edilmeye çalışılan bu tepkiler sonrasında hükümet tarafından adı tam olarak konulmasa dahi bir siyasi soykırım operasyonu tekrardan devreye konulmuş, bu çerçevede yüzlerce parti çalışanımız gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Halkın anti demokratik söylem ve pratikler karşısında gösterdiği tepkiler bu biçimiyle terörize edilmeye çalışılarak tutuklamalar gerçekleştirilmiştir" iddiasında bulunuldu.
DBP MYK'sının sonuç bildirgesinin sonunda ise, Abdullah Öcalan'a özgürlük imza kampanyasının bir süre daha aktif bir biçimde devam ettirilmesinin kararlaştırıldığı belirtildi.








