Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye'nin Suriye politikasında kendi ayağına kurşun sıktığını belirterek, Suriyeli muhaliflere silah yardımı yapıldığını ve Suriye'nin kuzeyindeki PKK yapılanmasının silahlarının da Türkiye tarafından verilmiş olabileceğini söyledi. Destici Türkiye'nin Suriyenin kuzeyinde bir Kürt yapılanmasına asla müsaade etmemesi gerektiğini belirterek, 'Askeri güç kullanması gerekiyorsa, derhal bunu kullanmaktan kaçınmamalıdır. Çünkü burada milletin, devletin bekası söz konusudur. Yarın geç olabilir dedi.
Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Myanmarda Arakanlı Müslümanların tüm dünyanın gözü önünde katledildiğini belirten Destici, Bir insanlık dramı yaşanıyor ama dünya buna seyirci. Nasıl Srebrenitzaya seyirci olmuşsa, Nasıl Hocalıyı, Afganistanı, Filistini seyrediyorsa, nasıl Batı Trakyadaki kardeşlerimizin durumunu seyrediyorsa ne yazık ki Arakanlı Müslüman kardeşlerimize yapılanlar da seyrediyor dedi.
Hem Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün, Hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın bu işin vebalini, yükünü sırtlarında taşımaması gerektiğini ifade eden Destici, Vatandaşlar elbette bunu kınayacaklar ama bu ülkeyi yöneten makamda oturanların sadece bununla sınırlı kalması, normal vatandaş gibi, ya da muhalefet partilerinin yaptığı gibi sadece bu işi kınayarak, lanetleyerek, veya BMyi toplantıya çağırarak bu vebalden kurtulamazlar dedi.
Türkiyenin fiili olarak Arakanlı Müslümanlar için ne yapması gerekiyorsa yapması gerektiğini belirten Destici, Yardımsa, yardımlar ulaştırılmalı, heyetlerin gitmesi gerekiyorsa bir an önce gitmeli ve bir müdahale gerekiyorsa bu müdahalenin yapılması için de her türlü tedbirin alınması ve ortamın hazırlanması gerekir diye düşünüyorum. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın burada büyük vebal taşıdığını söylemek istiyorum. Milletimiz adına, tüm Müslümanlar adına bu çağrıyı kendilerine yapıyorum diye konuştu.
TÜRKİYE SURİYE POLİTİKASINDA KENDİ AYAĞINA KURŞUN SIKTI
Türkiyenin son bir yılda Suriye politikası konusunda büyük bir çıkmaza, dönülmez bir yola girdiğini savunan Destici, Adeta Türkiye Suriye politikasında kendi ayağına kurşun sıktı, adeta kendi kuyusunu kazdı. Bu bir hükümet meselesi değil, bu bir millet, devlet meselesi. Burada iktidar partisi zarar görebilir, bu bizim umurumuzda değil. Ama burada devletin milletin zarar göreceği gibi bir endişemiz var dedi.
Hükümetin Suriye konusunda öngörüde bulunamadığını anlatan Destici, Suriye konusunda Türkiyenin yaşadığı durumun önceden bilinmeyen bir durum olmadığını, Suriyenin kuzeyindeki PYD yani PKK Kürt varlığının herkes tarafından zaten bilindiğini söyledi. Destici, Oradaki Kürt varlığı zaten biliniyor ama onun ileriye ne taşıyacağı, hedefinin ne olduğunu Türkiye devletinin tahmin edememesi kadar acı bir durum yoktur diye düşünüyorum dedi.
KIRMIZI ÇİZGİ SÖYLEMİNİN İNANDIRICILIĞI KALMADI
Türkiyenin Suriye konusunda, geçmişte yaptığı hataları tekrarlamaması, ülke ve millet menfaatini göz önüne alarak bir politika belirlemesi gerektiğini kaydeden Destici, Artık yüksek sesle konuşmak, yüksek sesle siyaset yapılıyor anlamına gelmez. Bizim Suriyede kırmızı çizgilerimizin olduğunu söylemenin artın inandırıcılığı kalmadı. Çünkü geçmişte de bizim Irakta kırmızı çizgilerimiz vardı, ama artık bu kırmızı çizgilerimizden bahsetmiyoruz. Oradaki yapılanmayı Türkiye tamamen kabullenmiş durumda dedi.
YARIN GEÇ OLABİLİR
Başbakan Erdoğanın büyük Kürdistan hayali ve oradan sıcak sulara inmek sözlerini dile getirdiğini ifade eden Desteci, şunları kaydetti:
Zaten bunu kahvedeki insan konuşuyordu, ama dün biz bunu Başbakanın ağzından duyduk. Bu bilinmeyen bir şey değildi. Siz devletin başı olarak bunun tedbirini, önlemini alacaksınız. Siz konuşmayacaksınız, siz konuşacak değil, icraat yapacak makamdasınız. Siz bu milletin, devletin aleyhine gelişmeleri hangi usul gerekiyorsa o usulle bertaraf etmekle yükümlüsünüz. Millet onun için sizi iktidar yapmış, Ben konuşulanlara değil, olanlara bakıyorum. Sayın Başbakanın ne söylediğinin çok da önemi yok; ne olduğunun önemi var.
Şimdi Suriyede yaşananlara bakın, bir de Başbakanın söylediklerine bakın. Birbiriyle tutarsızlık fotoğrafı karşınıza çıkar. Orada var olanlar beni ilgilendiriyor. Yoksa boş vaatler, boş hayaller bizi ilgilendirmiyor. Türkiye geçmişte yaşadıklarına bakarak, ilerisini daha net görebiliyor.
Bu dönemde her yaşadığımız hadise Türkiyeyi dünya kamuoyunda itibarsızlığa sevk etmiştir.
Bundan sonra ne yapılması gerekir? Türkiye, Suriyenin kuzeyindeki o yapılanmaya asla müsaade etmemelidir. Askeri güç kullanması gerekiyorsa, derhal bunu kullanmaktan kaçınmamalıdır. Çünkü burada milletin, devletin bekası söz konusudur. Yarın geç olabilir.
YENİ BELEDİYELER YASASI TÜRKİYEYİ BÖLER
Destici, AK Parti içindeki bazı çevrelerin Başbakanı PKK çizgisine çekmeye çalıştığını belirterek, PKK 30 yıl önce hangi amaçlarla yola çıktıysa bugün iktidarın içindeki bazı kesimlerin bu amaçlara uygun hukuki zemin hazırlama gayreti içinde dedi.
Bunun en önemli göstergelerinden birinin hazırlanan yeni Belediyeler Yasa tasarısı olduğunu ifade eden Destici, bu tasarının BDPnin belediyeler tasarısından daha farklı olmadığını söyledi.
Destici, şöyle devam etti: Bu arkadaşlar hangi akıl ve mantıkla böyle bir tasarı hazırlıyorlar anlamıyoruz. Kendilerine talimat verilerek mi bu işler yapılıyor, yoksa gerçekten inanarak mı hazırlıyorlar, bunun şüphesi içindeyim. Terörün ve Suriyenin birinci gündem maddesi olduğu bir süreçte hazırlanan yeni Belediyeler Yasa Taslağına baktığınızda adeta şunu diyorsunuz; ben bu yasayla bu ülkeyi böleceğim, bu ülkenin bir coğrafyasına demokratik özerklik vereceğim diye bağıra bağıra söylüyorsunuz. Bundan derhal vazgeçsinler, bu millete bunu yutturamazlar, bu millet bunu yemez.
Gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Destici, Suriyeli isyancılara Türkiyenin silah desteği verdiği iddiaları ile ilgili olarak şunları kaydetti:
Bu net bir şey, bu bilinmeyen birşey değil ki. Bunu Dışişlerini da yalanlamadı hiç. Burada Türkiyenin yanlış yaptığı şey şu; hani Suriyenin kuzeyindeki PKK yapılanmasından bahsediyoruz ya, belki de bunların silahlarını da Türkiye verdi. İşin vahim tarafı bu. İşte kendi ayağına sıktı, kendi kuyusunu kazdı diyorum ya. Belki de bunların elindeki silahların bir kısmını da Türkiye vermiş olabilir. Ben bu tür endişeler yaşıyorum, bunun bilgisine sahip değilim.
Türkiyenin Suriyedeki Türkmenleri önceliğe alarak örgütlenmesi gerektiğini ancak bunun yapılmadığını belirten Destici, Suriye Ulusal Meclisine de kendilerinin baskısıyla bir Türkmen temsilci alındığını söyledi.
Suriyenin kuzeyinde şu anda bir Kürt değil, PKK devleti kuruluyor diyen Destici, yarın geç olmadan bunun için tedbir alınması gerektiğini dile getirdi.







