Çin Büyükelçisi ile Akşener ve Yavaş arasında Twitter Mesajları

Çin’in Türkiye Büyükelçisi’nin attığı Twitter mesajında, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i etiketleyerek adeta aba altından sopa göstermesi, Türk kamuoyunda rahatsızlığa neden olmuştur.

19 Nisan 2021 Pazartesi 12:08
Çin Büyükelçisi ile Akşener ve Yavaş arasında Twitter Mesajları

Çin Büyükelçisi ile Meral Akşener ve Mansur Yavaş arasında Twitter Mesaı değerlendirmesi

UDİV / UFCF

UYGURELİ DOSTLUK İŞBİRLİĞİ VAKFI


 

Meral Akşener ile Mansur Yavaş’ın Doğu Türkistan’da 31 yıl önce meydana gelen Barın Olayları’nın yıldönümü münasebetiyle yazdıkları twiter mesajlarından rahatsız olan Çin Büyükelçisi Liu Şaobin elçiliğin resmi Twitter hesabından “Çin tarafı, herhangi bir kişi veya gücün Çin’in egemenliğine ve toprak büyünlüğüne herhangi bir şekilde meydan okumasına kararlılıkla karşı çıkmakta ve bunu şiddetle kınamaktadır. Çin tarafı, haklı karşılık verme hakkını saklı tutmaktadır” diyerek diplomatik üslubun dışına çıkmıştır.

Büyükelçinin muhalefete karşı tehditvari dil kullanması, hadsiz bir söylem ve Türkiye’nin iç siyasetine müdahale olarak yorumlanmıştır.

Çin Büyükelçisi;

Türkiye’de bir Belediye Başkanı’nı muhatap kabul ederek hata yapmıştır.

Türkiye’nin muhalefet partisini hedef alarak yanlış yapmıştır.

En önemlisi, Türkiye’nin iç muhalefetini küstahça tehdit etmiştir.

Çin’in Türkiye Büyükelçisi, diplomatik nezaket kurallarını çiğneyerek hata yapmıştır:

Çin Devleti’ni temsil eden biri olarak yapıcı bir tutum sergilememiştir.

Diplomatik üslup olarak, yanlış söz sarf etmiştir.

Çin lehine değil, Çin aleyhine kamuoyu oluşturmuştur.

Diplomatik nezaket kurallarını tamamen göz ardı eden Çin Büyükelçisi’nin, Türk kamuoyunda yükselen tepkiler üzerine Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak uyarılmasına rağmen, kamuoyu tatmin olmamış ve muhalefet milli bir duruş göstererek, Çin Büyükelçisi’nin “non grata” ilan edilerek sınır dışı edilmesini talep edilmiştir.

Çin Büyükelçisi’nin sert tepki göstermeye iten, sayın Akşener’in paylaşımında sarf ettiği, “Esaret altındaki soydaşlarımızı unutmayacak, uğradıkları zulümlere sessiz kalmayacağız. Bir gün Doğu Türkistan bağımsız olacak” sözleri olmuştur.

Sayın Akşener’in “Doğu Türkistan birgün mutlaka bağımsız olacak” sözü, Çin’in toprak bütünlüğüne saldırı olarak değerlendirilmiş olacak ki, Çin Büyükelçisi diplomatik üslubun dışında cevap vermiştir.

Çin Büyükelçisinin meydan okurcasına verdiği cevap, Çin Dışişleri Bakanlığı’nca da, Çin’in egemenlik haklarına yapılan saldırıya cevap verdiği için takdir görmüştür. Nitekim Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian da, yaptığı açıklamada, “Türkiye’deki tüm kesimlerin, Çin’in ulusal egemenliği ve toprak bütünlüğünü koruma noktasındaki kararlı tutumuna, terör ve aşırıcılıkla mücadelede attığı adımlara, doğru, makul ve tarafsız şekilde bakmasını umduklarını” ifade etmiştir.

Çinli Sözcü isim vermeden “Türkiye’de bazı kişilerin Çin içinde ayrılıkçılığı ve teröristleri teşvik ettiğini, Çin’in toprak bütünlüğüne yönelik söz ve davranışlara karşı müsahama gösterilemeyeceğini” söylemiştir. Sözcü, “Büyükelçi’nin ülkesinin toprak bütünlüğüne yönelik saldırı karşısında görevini yaptığını” belirterek destek vermiştir. Hatta Çinli Sözcü; Ankara’daki Büyükelçinin Twitter paylaşımı için “tamamen uygun, makul olduğu ve eleştirilmeyeceği” yorumunda bulunmuştur.

Çin Büyükelçisi’nin temsil ettiği Devletin toprak bütünlüğüne yönelik tehdit ve Çin’in bölünmesini teşvik edici mesaj karşısında sessiz kalması elbette beklenmezdi. Lakin sayın Akşener’in twiter mesajındaki Çin’in egemenliğini sorgulayan tavrı karşısında Büyükelçi’nin Türkiye’ye nota verme hakkını kullanması veya görüşme talep etmesi daha uygun bir davranış olurdu. Çin Devleti’ni temsil eden kişinin konumu gereği sosyal medya üzerinden tartışması hiç de hoş karşılanmamıştır.

Büyükelçi twiter mesajında egemenlik hakkına yönelik sarf edilen sözler sebebiyle haklı olabilir. Ancak diplomasi ve hoşgörü dilini korumalıydı. Çin Devleti’ni temsil eden Büyükelçinin muhatabı, Belediye veya parti başkanı değil, Dışişleri olmalıydı.

Gelinen bu noktada Çin Büyükelçisi hem İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i hem de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ederek, Doğu Türkistan hakkında genel bilgilendirme yapması uygun bir girişim olacaktır. Nitekim sayın Akşener, “Çin’in egemenlik hakları ile ilgili sorunu olmadığını, Uygur Türkleri’ne yönelik baskı ve zulümler karşısında endişe duyduklarını ve zulüm sona erene dek soydaşların hak ve hukukunun temini için mücadele edeceklerini” belirterek bir adım atmıştır.

Çin Büyükelçisi’nin, Amerikanvari özentiyle twit üzerinden mesaj atacağına;

• İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, iki halk arasındaki başta Uygur meselesi, insan hakları gibi sorunların çözüme kavuşturulması için gayret göstermesi gerekiyor.

• Doğu Türkistan konusunda ileri sürülen iddiaları diplomatik şekilde cevaplaması, Türk kamuoyunu rahatlatması gerekiyor.

• Çin’de kendilerinden haber alınamayan Uygur asıllı TC vatandaşlarının akibetleri konusunda Türkiye’deki yakınlarını bilgilendirmesi gerekiyor.

• Yakınlarından bilgi almak isteyen Türkiye’deki Uygurların insani taleplerini karşılaması ve bunların aileleri ile iletişim kurmalarının sağlanması gerekiyor.

• Üç yıldır ailelerinden, anne-babasından ayrı kalan çocukların ailelerine kavuşmaları için gayret göstermesi gerekiyor.

• Özellikle Türkiye’de okumak üzere bulunan öğrencilerin mağduriyetleri giderilmeli, aileleri ile düzenli iletişim kurmaları ve masrafları için para transferi yapmaları sağlanmalıdır. Mümkünse siyasi gösterilere karışmayan öğrencilerin hepsine burs verilmeli, onların kalabilecekleri yurt imkanı sağlanmalıdır.

• Türkiye’deki Uygurların (varsa Kazakların, Özbeklerin ve diğer kardeş halkların) süresi biten pasaportlarının uzatılması gerekiyor.

• Türkiye’deki Uygurların (ve diğer kardeş halkların) “bekarlık kağıdı”, “sigorta”, “diploma” gibi belgelerin onaylanması ve emeklilik haklarının korunması gibi işlemler için yardımcı olunması gerekiyor.

Velhasıl Türkiye’deki Çin Büyükelçisi’nin en önemli birinci vazifesi, Türkiye ile her alanda İlişkileri geliştirmek; ikinci vazifesi ise bu ilişkilerin geliştirilmesinde, Kuşak-Yol Projesinde Uygurları köprü görevi yapacak şekilde Uygur Türkleri’ne destek olmaktır; Uygurların insani taleplerini karşılamak ve sorunları çözerek, bölgede huzur ve istikrarın sağlanmasını temin etmektir...

Sözün özü;

• bir an önce Uygurlara yönelik kamuoyunda iddia edilen hak ihlallerine son verilmesi,

• her ne ad altında olursa olsun kampların kapatılması, bölgede seyahat kısıtlamasına son verilmesi,

• Urumchi ile İstanbul arasında uçuşların başlatılması,

• Doğu Türkistan’da Türk mallarına uygulanan örtülü ambargonun kaldırılması ve teşvik edilmesi,

• Doğu Türkistan kökenli Uygurlara (Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar, Türkmen ve Nogaylara) pasaport, ticaret, gümrük ve vize kolaylığının ve önceliğinin sağlanması,

• parçalanmış ailelerin birleştirilmesi,

• Ve yukarıda belirtilen insanların yakınları ile iletişim haklarının sağlanması…

ve benzeri insani taleplerin karşılanması noktasında Pekin Yönetimi’ni ikna etmek ve bahsi geçen sorunları hoşgörü ile çözüme kavuşturmak Çin Büyükelçisi’nin en önemli vazifesi olmalıdır.

Bazen ortaya çıkan bu tür krizler hayırlı işlere vesile olabilir. Kriz anında ortaya çıkan sorunlar bir gecede çözülmez. Ancak bu tür krizler, yeni fırsatları ortaya çıkarır ve sorunları çözüme kavuşturma yolunda karşılıklı adımların atılmasına vesile olabilir.

Çin Elçiliği önündeki olası su kaçağından dolayı Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan kazı çalışmasının, “duygusal krize dönüşmesi”nin önü alınmalıdır. Bunun için “akil adamlar”, “barış çubuğu” için devreye girmeli, kriz fırsata dönüştürülmelidir. Taraflar bir araya gelmeli, getirilmelidir. Ve tarafların görüşmesinde “Doğu Türkistan meselesi”, “Uygurların Yönelik İnsani Talepleri” hoşgörü çerçevesinde gündeme getirilmelidir.

Uygur meselesi, Doğu Türkistan meselesi, Türkiye ve Çin arasında “sorun” olmaktan çıkarılmalı aksine her iki ülke arasında her alanda kurulacak iş birliğinde “köprü” rolünü oynaması sağlanmalıdır.

---———————---

UDİV – UYGURELİ DOSTLUK İŞBİRLİĞİ VAKFI

UFCF - UYGHUR FRIENSHIP COOPERATION FOUNDATION

Son Güncelleme: 19.04.2021 12:12
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.