“Yeni Neslin Sabancı'sı' olacağız“

- Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sabancı: - "Artık sadece 'Türkiye'nin Sabancı'sı' değil, 'Yeni Neslin Sabancı'sı' olacağız"

28 Aralık 2017 Perşembe 10:49
“Yeni Neslin Sabancı'sı' olacağız“

İSTANBUL (AA) - Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, artık sadece "Türkiye'nin Sabancı'sı" değil, "Yeni Neslin Sabancı'sı" olacaklarını belirterek, "Ortaya koyduğumuz yeni vizyona katkıda bulunacak sanayi 4.0 uygulamalarından, kompozit gibi yeni iş kollarına her türlü fırsatı önümüzdeki dönemde değerlendireceğiz." ifadelerini kullandı.

Güler Sabancı, Sabancı Topluluğu çalışanlarına yönelik yayımladığı yeni yıl mesajında, 2017'de, küresel ve bölgesel ölçekte siyasi ve toplumsal gerginlikler devam ederken, ekonomide umut verici gelişmeler yaşandığını kaydetti.

Dünyanın yeniden toparlanması ve büyüme trendine geçmesinin, küresel ekonomide en dikkati çeken gelişme olduğunu vurgulayan Sabancı, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) uzun yıllar sonra ilk defa tahminlerini yukarı doğru revize ettiğini anımsattı.

Sabancı, Türkiye'ye baktıklarında, jeopolitik etkilerin politik, ekonomik ve sosyal olarak derinden hissedildiği bir yıl daha yaşandığını, olumsuzluklara rağmen dünyadaki büyümenin ülkeye yansımasının memnuniyet verici olduğunu dile getirdi.

Türkiye ekonomisinin, 3. çeyrekte son 6 yılın en hızlı büyümesini kaydettiğine dikkati çeken Sabancı, "Bu, rakam OECD ülkeleri içinde en hızlı büyüme oranı olarak kayıtlara geçti. Bu rakam hepimiz için umut vericidir ancak tüm göstergelere yansıyarak sürdürülebilir bir zemine oturması hepimizin önceliği olmalıdır. Bu noktada, küresel rekabette öne geçmek için ülke olarak önümüzde üç önemli fırsat görüyoruz; teknoloji, dijitalleşme ve eğitim. Dünyanın içinden geçtiği ve iç içe geçen bu süreçte tüm ülkeler bu üç temel konuda yolunu bulmaya çalışıyor." değerlendirmelerini yaptı.

- "Dijital ekonomide kendimize yer bulmak zorundayız"

Güler Sabancı, katma değer yaratan teknoloji yatırımlarının çok büyük önem taşıdığını vurgulayarak, teknolojik anlamda dünya tarihinin en hızlı dönüşümüne tanık olunduğunu dile getirdi.

Bu dönüşümün, daralan aralıklarla ve hızlı sıçramalarla hayatı şekillendirdiğine işaret eden Sabancı, ekonomik büyümenin de teknolojideki değişimle paralel bir gelişim gösterdiğine dikkati çekti.

Sabancı, yarının güçlü ekonomileri arasında yer almanın tek yolunun teknolojiden geçtiğini belirterek, şunları ifade etti:

"İkinci öncelik ise teknolojiyle yakından ilişkili olan dijitalleşme. 2020 yılında 24,6 trilyon dolara ulaşması öngörülen dijital ekonomide kendimize yer bulmak zorundayız. Bu konuda da bir ortak vizyon ve yol haritası belirlenmesi gerekliliği ortaya çıkıyor. Son olarak, teknoloji ve dijitalleşme ile değişen dünya eğitimi de dönüştürüyor ve bu yarışta kimse geriden başlamıyor. Çünkü dünyadaki hızlı değişim tüm ülkeleri tekrar en başa, başlangıç çizgisine getirdi. Bu da bize yepyeni bir fırsat penceresi araladı.

Eğitim rekabetinin gerisinde kalmamak ve ülke olarak fark yaratmak için üstümüze düşen bilimsel, akılcı ve katılımcı bir süreçle, teknolojinin bize sağladığı olanaklarla yeni bir eğitim sistemi tasarlamaktır. Ülkemizi her alanda ileri taşımak ancak bu yolla mümkün olacaktır. Genç nüfus avantajını kullanarak, gereken yetkinliklerle bugünden donanmış nesiller yaratmak hedefimiz olmalıdır. Bu üç fırsatın da kazananı olmak için enerjimizi ortak hedeflere odaklanmak, ihtiyaç duyulan iklimi yaratmak ve bugünden adım atmak gerekiyor."

Güler Sabancı, 2017'nin, Sabancı Topluluğu için dönüşüm yılı olduğunu, 90 yılı aşan hikayelerinde yeni bir başlık açtıklarını kaydetti.

Bu yeni etapla birlikte artık sadece "Türkiye'nin Sabancı'sı" değil, "Yeni Neslin Sabancı'sı" olacaklarını aktararak, "Önümüzdeki dönemde ekonomimizi dünyada hak ettiği yere ulaştıracak katma değerli üretimin öncüsü olmaya, dijital dönüşümün dokunduğu her alanda değişime liderlik etmeye, teknoloji odaklı yatırımlarımızla ülkemizin geleceğine katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Bu noktada da Sabancı Topluluğu'na düşen, örnek ve öncü olmaktır. Ortaya koyduğumuz yeni vizyona katkıda bulunacak sanayi 4.0 uygulamalarından, kompozit gibi yeni iş kollarına her türlü fırsatı önümüzdeki dönemde değerlendireceğiz." ifadelerini kullandı.

 


Güler Sabancı'nın mesajı şöyle:
“2017 yılında, küresel ve bölgesel ölçekte siyasi ve toplumsal gerginlikler devam ederken, ekonomide umut verici gelişmeler yaşandı. Dünyanın yeniden toparlanması ve büyüme trendine geçmesi küresel ekonomide en dikkat çekici gelişme oldu. IMF uzun yıllardan sonra ilk defa tahminlerini yukarı doğru revize etti.

Ülkemize baktığımızda ise, jeopolitik etkileri politik, ekonomik ve sosyal olarak derinden hissettiğimiz bir yıl daha yaşadığımızı görüyoruz. Ancak olumsuzluklara rağmen, dünyadaki büyümenin ülkemize de yansımış olması memnuniyet vericidir.

Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,1 ile son 6 yılın en hızlı büyümesini kaydetti. Bu, rakam OECD ülkeleri içinde en hızlı büyüme oranı olarak kayıtlara geçti. Bu rakam hepimiz için umut vericidir ancak tüm göstergelere yansıyarak sürdürülebilir bir zemine oturması hepimizin önceliği olmalıdır.

Bu noktada, küresel rekabette öne geçmek için ülke olarak önümüzde üç önemli fırsat görüyoruz: teknoloji, dijitalleşme ve eğitim. Dünyanın içinden geçtiği ve iç içe geçen bu süreçte tüm ülkeler bu üç temel konuda yolunu bulmaya çalışıyor.

“Dünya tarihinin en hızlı dönüşümüne tanık oluyoruz.”

Öncelikle, katma değer yaratan teknoloji yatırımları çok büyük bir önem taşıyor. Teknolojik anlamda dünya tarihinin en hızlı dönüşümüne tanık oluyoruz. Üstelik bu dönüşüm, ‘daralan aralıklarla’ ve ‘hızlı sıçramalarla’ hayatımızı şekillendiriyor. Ekonomik büyüme de, teknolojideki değişimle paralel bir gelişim gösteriyor. Dolayısıyla, yarının güçlü ekonomileri arasında yer almanın tek yolu, buradan geçiyor.

İkinci öncelik ise, teknolojiyle yakından ilişkili olan dijitalleşme. 2020 yılında 24,6 trilyon dolara ulaşması öngörülen dijital ekonomide kendimize yer bulmak zorundayız. Bu konuda da, bir ortak vizyon ve yol haritası belirlenmesi gerekliliği ortaya çıkıyor.

Son olarak, teknoloji ve dijitalleşme ile değişen dünya eğitimi de dönüştürüyor ve bu yarışta kimse geriden başlamıyor. Çünkü dünyadaki hızlı değişim tüm ülkeleri tekrar en başa, başlangıç çizgisine getirdi. Bu da bize yepyeni bir fırsat penceresi araladı.

Eğitim rekabetinin gerisinde kalmamak ve ülke olarak fark yaratmak için üstümüze düşen; bilimsel, akılcı ve katılımcı bir süreçle, teknolojinin bize sağladığı olanaklarla yeni bir eğitim sistemi tasarlamaktır. Ülkemizi her alanda ileri taşımak ancak bu yolla mümkün olacaktır. Genç nüfus avantajını kullanarak, gereken yetkinliklerle bugünden donanmış nesiller yaratmak hedefimiz olmalıdır.

Bu üç fırsatın da kazananı olmak için enerjimizi ortak hedeflere odaklamak, ihtiyaç duyulan iklimi yaratmak ve bugünden adım atmak gerekiyor.


“Yeni Neslin Sabancı’sı” olacağız”
Sabancı Topluluğu olarak, biz de önümüzdeki dönemi bu göstergeler üzerine inşa ettik.

2017 yılı Sabancı Topluluğu için “dönüşüm yılı” oldu. 90 yılı aşan hikayemizde yeni bir başlık açtık. CEO’muz Mehmet Göçmen’in liderliğinde, yeni yönetim ekibimizle birlikte koşulmaya başlanan bu yeni etapla birlikte, biz artık sadece “Türkiye’nin Sabancı’sı” değil, “Yeni Neslin Sabancı’sı” olacağız.

“Yeni Neslin Sabancı’sı” olarak önümüzdeki dönemde de ekonomimizi dünyada hak ettiği yere ulaştıracak katma değerli üretimin öncüsü olmaya, dijital dönüşümün dokunduğu her alanda değişime liderlik etmeye, teknoloji odaklı yatırımlarımızla ülkemizin geleceğine katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Bu noktada da Sabancı Topluluğu’na düşen, “örnek” ve “öncü” olmaktır. Ortaya koyduğumuz yeni vizyona katkıda bulunacak sanayi 4.0 uygulamalarından, kompozit gibi yeni iş kollarına her türlü fırsatı önümüzdeki dönemde değerlendireceğiz”.

 

Son Güncelleme: 28.12.2017 08:13
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.