Fatoş Pınar Türker anlattı, Türkiye utandı, kimse üstüne alınmadı!
İBB'ye yönelik yolsuzluk iddialarıyla başlatılan gözaltı ve tutuklama sürecinde yaşanan insanlık dışı uygulamalar, Kültür AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in dün mahkeme salonunda dile getirdiği anlatımlarla yeni bir boyut kazandı. Ailesi ve çocuklarıyla tehdit edilen Türker'in anlatımları sırasında salon buz keserken olayın duyulmasının ardından tepkiler çığ gibi büyüdü. Ancak konuyla ilgisi bulunan bakanlık ve kurumlardan henüz bir açıklama gelmedi.Aile Dayanışma Ağı, kadın tutukluların gözaltı ve cezaevi süreçlerinde çıplak aramaya maruz kaldıklarına yönelik beyanlarına ilişkin açıklama yaptı. İBB Davası'nda duruşma sırasında savunmasını yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, çıplak arama sürecini anlatmıştı.Aile Dayanışma Ağı yaptığı açıklamada, hukuk devletinde hiç kimsenin, özellikle de kadınların, insan onurunu zedeleyen ve mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamayacağı belirtildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:"Bir hukuk devletinde hiç kimse, hele ki kadınlar, gözaltı ve cezaevi süreçlerinde insan onurunu hiçe sayan, mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamaz. Kadın tutukluların maruz kaldığını beyan ettiği çıplak arama uygulamaları; beden dokunulmazlığına, insan onuruna ve temel haklara yönelik ağır bir ihlaldir. Hiçbir güvenlik gerekçesi, insanı aşağılayan ve psikolojik olarak yıpratan uygulamaları meşru kılamaz. Bir kadının bedenine yönelik bu müdahale yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, tüm kadınların onuruna yönelmiş bir saldırıdır. Aile Dayanışma Ağı olarak; insan haklarına aykırı bu iddiaların etkin ve şeffaf biçimde soruşturulmasını, sorumluların ortaya çıkarılmasını ve onur kırıcı uygulamaların tamamen son bulmasını talep ediyor ve takipçisi olacağımızı bildiriyoruz. Hiçbir kadın, hiçbir insan onurundan mahrum bırakılamaz."
NE OLMUŞTU?
İBB Davası'nda savunmasını yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, çıplak arama sürecini anlatmış ve “Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani’ dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler, çok küçük bir oda. ‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Kontrol yaptı. ‘Tamam. Üstünü giyebilirsin’ dedi. ‘Gidebilir miyim’ dedim. ‘Hayır. Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’, ‘Nasıl yani’ dedim. ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. Utananlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum ama yani bu insanların onurunu, gururunu yıkmak için yapılıyormuş ama yapan utansın, ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Başını, arkanı dön, eğil’ filan. ‘Tamam’ dedi. Hani eldiven taktı ya eline, eldiveni kullanmadığı için biz mutlu olduk. Çünkü ben böyle jinekolojik muayene filan gibi bir şey olacak zannettim. Hani eldiven takınca biz sevindik nezarette sonra, tutuklandıktan sonra Fatoş’un çığlıklarıyla Elif’in ağlamasını hiç unutmuyorum.” ifadelerini kullanmıştı.İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nden 'Fatoş Pınar Türker' açıklaması
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, İBB iştiraki Medya A.Ş. Genel Müdürü tutuklu Fatoş Pınar Türker'in gözaltı sürecinde çıplak aramaya maruz kaldığının doğru olmadığını öne sürdü.İBB davasından tutuklu yargılanan Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, İBB davasında savunmasında gözaltı sürecinde yaşadıklarını anlatarak Vatan Emniyet’te çıplak arama yapıldığını söyledi. Türker'in kamuoyunda gündem oluşturan ve büyük yankı uyandıran sözleri üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü bir açıklama yaptı.Türker'in sözlerinin "asılsız iddialar" olduğu savunulan açıklamada, "İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen tüm yakalama, gözaltı, üst arama ve adli işlem süreçleri; Anayasa, ilgili mevzuat hükümleri, insan hakları ilkeleri ve yargısal denetime açık usuller çerçevesinde yürütülmektedir. Gözaltına alınan şahısların temel hak ve özgürlüklerinin korunmasına azami hassasiyet gösterilmekte, tüm işlemler hukuki mevzuat doğrultusunda yerine getirilmektedir" denildi.
Açıklamada, Türker'e yönelik olarak da gözaltı süreci boyunca yapılan işlemlerde mevzuata aykırı herhangi bir uygulama söz konusu olmadığı ve iddiaların gerçeği yansıtmadığı savunuldu.









