UNDP'den felaket uyarısı | İklim değişikliğinin yıkıcı etkileri olabilir

AB ve UNDP’nin Türkiye temsilcileri, iklim değişikliği risklerine karşı kırılganlıklarımızı azaltmanın önemini vurgulamak amacıyla güç birliği yapıyorlar.

26 Ekim 2020 Pazartesi 20:29
UNDP'den felaket uyarısı | İklim değişikliğinin yıkıcı etkileri olabilir

UNDP'den felaket uyarısı | İklim değişikliğinin yıkıcı etkileri olabilir

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut ve UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Claudio Tomasi, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in de katıldığı çevrimiçi basın toplantısında 2020 AB İklim Diplomasisi Haftası’nı başlattı.

Bu yıl, büyük hedefler güden iklim eyleminin küresel iki savunucusu olan AB ve UNDP’nin Türkiye temsilcileri, iklim değişikliği risklerine karşı kırılganlıklarımızı azaltmanın önemini vurgulamak amacıyla güç birliği yapıyorlar.

Bu yılki İklim Diplomasisi Haftası, iklim değişikliği karşısında kırılganlıklara ilişkin faaliyetlere odaklanıyor. Bu tema, 2-13 Kasım 2020 tarihleri arasında gazeteciler, sivil toplum, akademisyenler, iş dünyası, kamu kurumları ve vatandaşlar tarafından farklı perspektiflerden tartışılacak.

AB Türkiye Delegasyonu ve UNDP Türkiye, herkesi iklim eylemi kampanyasına katılmaya davet ediyor. İklim Diplomasisi Haftası boyunca sosyal medya kampanyası, farkındalık için açık hava etkinliği, webinarlar, basın toplantıları ve başka birçok faaliyet düzenlenecek. Herkesi, kampanya faaliyetlerine katılmaya, kendi etkinliklerinizi düzenlemeye, iklim eylemi öykülerinizi paylaşmaya, mesajı yaymaya teşvik ediyoruz.

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut kampanya ile ilgili yaptığı açıklamada şunları ifade etti; “AB İklim Diplomasisi Haftaları, yalnızca hükümetler ile değil aynı zamanda iş dünyası, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve aktivistler gibi diğer aktörler ve vatandaşlar ile de diyaloğumuzu geliştirmemiz için özel fırsatlar sunuyor. AB Türkiye Delegasyonu, AB İklim Diplomasisi Haftalarını 2016’dan beri düzenliyor. Hepinizi ve tüm Türk vatandaşlarını, kamuya açık faaliyetlerimiz ve sosyal medya kampanyamız aracılığıyla kampanyamıza katılmaya ve mesajlarımızı yaymaya davet ediyoruz.”

UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Claudio Tomasi ise şunları söyledi:

İddialı bir iklim eylemine ihtiyacımız var, hem de acilen. Küresel sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutmayı başaramazsak, büyük olasılıkla, yıkıcı felaketler ve geri dönüşü olmayan değişimler yaşayacağımız bir eşikten geçeceğiz. Bizim mesajımız bir umut ve eylem çağrısıdır. Kampanyamız, yaptığımız her şeyin iklim krizini etkilediği ve ondan etkileneceği düşüncesi odağında şekilleniyor ve ne yaparsak yapalım, ne isteğimiz veya neye ihtiyacımız olursa olsun, her şey 1,5 derece sözümüzü tutup tutamayacağımıza bağlı olacak. Kampanyanın ana mesajı olan #İklimBiziz ve #Değişeceğiz çağrıları herkes için bir davettir. Bireyler, şirketler ve kurumlar veya doktorlar, çiftçiler, öğretmenler, gazeteciler olarak hepimizin yapabileceği bir şeyler var. Etkimiz toplu halde hareket ettiğimizde artacak. Ama artık harekete geçme zamanı!”

Bu yılki sloganımız #İklimBiziz ve yaşanabilir, sürdürülebilir, iklim nötr gelecek için #Değişeceğiz.

Paris İklim Anlaşması ve arka plan bilgileri

Paris İklim Anlaşması’nın 5’inci yılını kutladığımız 2020 yılı, COVID-19 küresel salgınının yarattığı türbülans ile anılacaktır. Bugün yaptığımız seçimlerin yarını ve geleceğimizi belirleyeceğini hatırda tutarak, toplumlar şu anda, ya daha sürdürülebilir bir geleceğe bizi ulaştıracak bir yolu izlemek ya da sistemi COVID-19 gibi şoklar ve iklim değişikliğinin getirdiklerine kırılgan ve açık bırakmak konusunda karar vermek zorunda oldukları bir yol ayrımındadır.

Paris İklim Anlaşması’nın 2015 yılında kabulünden sonra, hükümetlere yönelik daha iddialı iklim eylemi çağrıları, başta gençler olmak üzere bireyler ve birçok aktör tarafından sosyal hareketler yoluyla daha sık dile getirilmeye başlanmıştır. Küresel sıcaklık artışını 2050 yılına kadar 1,5°C’nin altında tutmak için zaman azalırken, iklim krizini ele almaya yönelik iddialı iklim eylem politikalarını uygulamaya koymak, acil ve yaşamsal bir hale gelmiştir.

Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) gibi küresel aktörler, onlarca yıldır acil iklim eyleminin zorunlu olduğunu savunmaktadır. Ne yazık ki, ulusların ortaya koyduğu planlar ve taahhütler, bu hedefi gerçekleştirmek ve dolayısıyla yüzyılın ortasına kadar iklim nötrlüğe ulaşmak amacıyla emisyon ve uyum açıklarını kapatmak için halâ yetersizdir. Bu da, daha zamanlıca atılmış, daha etkili ve daha verimli iklim eylemine yönelik savunuculuğa ulusal ve yerel düzeyde duyulan ihtiyacın halâ büyük olduğunu göstermektedir.

COVID-19 küresel salgını, sistemsel şokun küresel etkilerini gösteren “canlı” bir deney olmuştur. Bundan çıkışın tek yolu yeşil yolun seçilmesidir. Hepimiz, artık “aynı tas aynı hamam” anlayışıyla devam edemeyeceğimizi kabul etmek ve “Yeni Bir Yaşam İnşa Etmek” için bir sonraki aşamaya geçmek zorundayız. 2050 yılına kadar 1,5°C’nin altında kalmak Yeni Yaşam’ın olmazsa olmazı ise, Küresel Amaçlar ve Yeşil Mutabakat da bunu inşa edecek yapı taşlarıdır. Bu fırtınada hepimiz sarsılıyorsak, tüm paydaşlar bu değişimi sahiplenmek ve bu krize karşı koymak zorundadır.

Avrupa Birliği, uzun vadeli hedefler güden ve güçlü yasal ve siyasi çerçeve yoluyla uygulanan güçlü ve iddialı bir iklim eylemi politikasıyla tanınmaktadır. Geride kalan 2019 yılında AB, Paris İklim Anlaşması’na taahhüdünü yinelemiş, Avrupa Yeşil Mutabakatı adı verilen, 2050 yılına kadar iklim nötr Avrupa kıtası yaratmayı hedefleyen kapsayıcı bir büyüme stratejisi ortaya koymuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı iklim nötrlüğe ulaşma yolunda, çevrenin daha iyi korunması, temiz enerjiye erişimin genişletilmesi, gıda güvenliği ve güvencesi, daha iyi iş olanak ve fırsatlarının sağlanması için oldukça iddialı bir AB taahhüdüdür. Avrupa Yeşil Mutabakatı aynı zamanda, Birleşmiş Milletler 2030 Gündemi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının (SKA’lar) uygulanmasına dönük AB stratejisinin de ayrılmaz bir parçasıdır.

İddialı iklim eyleminin küresel savunucularından biri olan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), ülkelerin iklim değişikliğini yaratan faktörleri hafifletmeleri ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamaları için uzun yıllardır rehberlik yapmaktadır. UNDP’nin bu bağlamda son girişimlerinden birisi, Eylül 2019’da BM İklim Eylemi Zirvesi’nde başlattığı İklim Sözü Programı’dır. İklim Sözü Programı, Türkiye dahil olmak üzere, 100’ü aşkın ülkenin beş alanda iklim eylemlerini iyileştirmelerine destek vermektedir: (i) siyasi irade ve toplumsal sahiplenme oluşturmak; (ii) mevcut hedef, politika ve tedbirleri gözden geçirmek, uyumlaştırmak ve güncellemek; (iii) sera gazı emisyon veri tabanını geliştirmek; (iv) maliyet ve yatırım fırsatlarına erişmek; ve (v) ilerlemeyi izlemek ve şeffaflığı güçlendirmek.

Anahtar Kelimeler:
Iklim DeğişimiUNDP
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.