Sözcü yazar kadrosuna FETÖ davası; İlk savunmalarını yaptılar

FETÖ'cü terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım ve yataklıkla yargılanan Sözcü Gazetesi yönetici ve yazarları bugün hakim karşısında savunmalarını yaptı. 

18 Ocak 2019 Cuma 15:10
Sözcü yazar kadrosuna FETÖ davası; İlk savunmalarını yaptılar

Sözcü yazar kadrosuna FETÖ davası; İlk savunmalarını yaptılar



Terör örgütü FETÖ'ye yardım ettikleri iddiasıyla Sözcü Gazetesi yönetici ve yazarlarına açılan davanın ilk duruşması bugün başladı. İstanbul 37'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Gazetenin Genel Yayın Müdürü Metin Yılmaz ile birlikte, yazarları Necati Doğru, SEGBİS sistemi ile Ankara'dan Emin Çölaşan'ın ifadeleri alındı. Sözcü internet portalı yöneticisi Mustafa Çetin, Yücel Arı da savunmalarını yaptı. 
Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz ifadesinde kendisine yöneltilen suçlamaları redderek "Biz gazetecilik görevimizi yaptık. Örgütün yayın organı Zaman Gazetesi ile mizanpaş benzerliğimiz iddiasını ortaya atmak abesle iştigaldir. Biz muhalif bir gazeteyiz. Gülen Cemaatine ilk FETÖ diyen yayın organıyız. Yıllarca devlet içinde yuvalanmaya çalışan tüm cemaat, tarikat ve yasa dışı örgütlerle gazete olarak mücadele ediyoruz. Şimdi bize FETÖ'ye destek verdiğimiz iftirası atılıyor, bu alnımıza çalınmak istenen bir lekedir" dedi.

METİN YILMAZ'IN SAVUNMASINDAN NOTLAR


“43 yıllık gazeteciyim. İlk defa haberlerden dolayı yargılanıyorum. İddianamede benle ilgili şöyle bir cümle var; ‘Hukuki sorumluluğunuz yok ama görev icabı manşetlerde engelleme yapabilirdiniz’ diyor. Ben gazete tirajı, kağıdı ve birim dağıtımı ile ilgilenirim. Bu gazeteden patrona hesap veririm. Sattıramazsam patron beni işten atar. Orada tutmaz. Birinci iş tirajdır. 

Diğer medyada bu sorun yok. 3-5 bin satan gazeteler, devlet ve kurumlarla ihale işleri olduğu için o şekilde satılır. Finansmanı holding karşılar, bizim patronumuz gazeteci. Gazete satarsak çalıştığımız insanlara para vereceğiz. Hedefimiz önce ticaridir. 

2013, 2014, 2015 yıllarına kadar, biz ilk kez FETÖ dedik davalar açıldı, her şey yapıldı. Ergenekon zamanında haber yollandı, ‘sıra size gelecek’… ‘Size operasyon yapılacak’ denildi. Haberlere sansür koyma gibi bir durumum olamaz. Sözcü’yü takip ediyorsanız kendi yazarlarımız bile bizi eleştiriyor. Suçlamalara gelince, bundan biraz üzüntü duyuyorum. ‘Siz sert muhalefet yapmışsınız’ deseler hukuk çerçevesinde buna razıyım. Ama FETÖ'ye yardım denilince, ben zaten hep bunlarla savaşmışım. Aleyhinde haberler yapmışız. 17-25 Aralık'taki haberlerde neyi övmüşüm?”

Bize “Bu fotoğrafları size FETÖ'cü polisler servis etti” deniliyor. Bu haberler DHA'dan alınmıştır. Polisler Sözcü’nün adını ağzına almıyor bile. DHA'nın resimleri burada. Haber burada. Bunun FETÖ örgüte yardım ve yataklıkla ilgisi yok. Tüm gazetelerde aynı fotoğraf, aynı resimler var. Suçlandığım resimleri Hürriyet gazetesi 19 Aralık Perşembe günü kullandı. Biz ise aynı haberi bir gün sonra, 20 Aralık'ta kullandık.

“AKP'nin gönderdiği silahlar belgelendi” haberi bir gün önce Hürriyet'te yayınlandı. Biz de Hürriyet'ten Tolga Tanış'ın haberi diye veriyoruz. FOX TV 17 Aralık 2013'te haberi canlı canlı veriyor. Aynı şekilde 16 Aralık 2013'te CNN Türk veriyor. Biz de 16 Aralık 2013'te verdik. Meltem TV'de haberi veriyor. 15 Aralık 2013'te Mesaj TV de haberi veriyor. Posta gazetesi de haberi veriyor. Bunlar da mı yardım yataklık yapıyor?.. Yabancı basında da haber çıktı. Cumhuriyet de 2012 yılında haberi yayınlandı. Bunlar kamuoyuna mal olmuş haberlerdir. Herkes yapmıştır. Abdüllatif Şener de bizim haberden 5 ay önce söylüyor…

ZARRAB'IN KAÇAK YALISI

Zarrab'ın yalısının kaçak olduğunu ortaya çıkardık. Adam yurt dışında Türkiye aleyhinde şahitlik yaptı. Bize dava açtı. Bizden 80-100 bin lira tazminat aldı. “Zaman ile mizanpaj benzerliği yapmışsınız” deniyor. Mizanpaj ne demek bilmiyorlar herhalde. ‘Zaman da bu resmi kulanmış’ diyorlar. Aynı resmi bütün gazeteler kullanmış. Resim DHA'dan gelmiş. Bakın; Vatan, Sabah, Posta gazetelerinde çıkmış.

Ben laikliğin, Atatürkçülüğün yanındayım. 2007'de nasıl başladıysak 2013'te de 2017'de de şimdi de öyle. Gazeteci muhalif olmak zorunda, muhalif düşünmek zorunda. Bizim holdingimiz yok. Devletle, bakanlarla işimiz yok. 67 kişi ile yola çıktık, 700 kişi ekmek yiyor şimdi… Devlet bankası bize kredi vermedi. SONAR'ın anketini biz verdik, “Davutoğlu da saldırıdan sonra oylarımız yükseldi” demiş. Oda TV ve Fox TV vermiş. “Darbeci ile aynı masaya oturmam” demiş Tayyip Bey. Biz de diyoruz ki, “Evren'in elini sıkıyorsunuz, Kaddafi'nin elini sıkıyorsunuz. Putin ile küstü barıştı. Bir devlet başkanı kavga eder sonra barışır.” Biz bunu eleştirmeye çalışıyoruz.

“Tayyip bu pisliği temizle ya da istifa et” bu haberden sonra sayın Erdoğan bakanları görevden aldı. Bakanlar istifa etti. HSYK hakim, savcılara operasyon yaptı mı yaptı. Biz de bunu diyoruz. Biz yorum yapmıyoruz. Haberi veriyoruz.

Biz bunların çok kötü bir örgüt olduğunu biliyoruz. Her yere yerleştiler diyoruz. O zaman bize dediler ki “Siz Ergenekoncusunuz, darbecisiniz, faşistsiniz” biz uyardık. Manşetlerimiz hep bunlar. FETÖ'cüler darbe yapacak dedik. Uyardık. Fehmi Koru'yu uçakla Amerika’ya Fetullah'ın yanına yolladılar. Bunları da yazdık biz. Pazarlık yaptılar, anlaşamadılar. 2016'da FETÖ silahlı terör örgütü olarak nitelendirildi. Bu dava benim alnıma sürülen kara lekedir. Beraatımı talep ediyorum.

Başkan: Sözcü manşetten verdiği haberlerde araştırma yapmadan haberler verdi, algı operasyonlarına hizmet ettiğinizi düşündünüz mü?

Metin Yılmaz: Hayır. Biz mesela Sayıştay raporlarını açıklıyoruz. Manşet yapıyoruz.

Başkan: AKP'nin gönderdiği silahlar ve El Kaide ile ilgili haber yapıldı mı?


Metin Yılmaz: Bugün CHP milletvekili olan Abdüllatif Şener basın açıklaması yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Meclis’te söyledi. Bu gazete ticari bir gazete. Hiçbir gazete bindiği dalı kesmez. AKP gitse MHP, CHP gelse biz yine muhalif olacağız. Gazeteciliğin yapısı bu.

 
FETÖ İLE TERÖR ÖRGÜTÜ İLE BİR İLGİM OLMADI

Duruşmaya Ankara'dan katılan Emin Çölaşan ise duruşmada verdiği ifadesinde şunları söyledi:

"FETÖ ile terör örgütü ile bir ilgim, ilişkim olmadı. Onlara destek vermeyi aklımın ucundan bile geçirmedim. 42 yıllık gazeteciyim Fetullah Gülen ve cemaati hakkında onlarca yazı yazdım Fetullah Gülen ve cemaati mahkemeye verdiler alnımın akı ile çıktım. İddianamede yer alan yazılarımdan ilk iki için zaten savcılık makamı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermişti. Sonra 3. yazı eklenerek dava açıldı. Fadime Danışman isimli kadın hakkında "Bir annenin dramı" başlığı ile yazdığım yazıdan dolayı dava açılıyor. Cezaevindeki kadın 2017'de bir faks gönderiyor. Bir gecede 3-6 yaşındaki iki çocuğunun kendisinden alındığını, 8 aylık bebeği ile cezaevine soktular diyor. İnsancıl bir amaçla yazılmış bir yazıdır. Burada bir annenin dramı yazısında benim eleştirdiğim nedir, kadın 3-6 yaşındaki çocuklarından bir gecede ayrılmış ve 8 aylık bebeği ile cezaevine konuyor. Orada eleştirdiğim bu..."

"RENCİDE EDİCİ BİR DURUM"

"FETÖ'cü olmaktan sizin huzurunuzda bulunmak benim için incitici, rencide edici bir durumdur. Bunu reddediyorum" diyen Çölaşan, "Bugüne kadar yazdığım binlerce yazı içinden cımbızla çekilip iddianameye konulmuş. Hiçbirinde de FETÖ, cemaat yoktur" dedi.

HEYETİN SORULARINI YANITLADI

Mahkeme başkanının suçlamaya konu yazıları ne amaçla yazdığını sorması üzerine, Çölaşan şunları söyledi:

"İddianamede suçlandığım her iki yazı da darbe teşebbüsünden çok önce yazıldı. O zaman sizin bahsettiğiniz bu iki yazı hakkında soruşturma yapılmamış. Dava açılmamış. ‘Bizim yapamadığımızı cemaat yaptı' yazım 2013 tarihli. Türkiye'de yolsuzluklar vardı. Devlet dairesinde kamu kuruluşlarında yolsuzluklar var. Biz bunları biliyorduk. Ama belgeleyemiyorduk. O sırada yapılan operasyonlarla bu yolsuzluklar kırıldı. Devletin yetkilisi değilim ki kim yaptırdı, arkasında kim var nereden bileyim. 4 bakan istifa ettirildi ya da görevden aldırıldı. Kayıtlar vardı. O İranlı Reza Sarraf denilen adamla ilişkileri vardı. Polis bunları belgelemiş. Biz bunları biliyorduk ama elimizde belge yoktu."

Mahkeme başkanının, "Fetullahçılar başardı derken bunu mu kast ediyorsunuz?" diye sorması üzerine Çölaşan, "Gayet tabii ne olabilir?" dedi.

2-3 KELİME CIMBIZLA ÇEKİLİYOR

Çölaşan, "Şimdi cemaatı savunma zamanı" başlıklı yazısı için ise şunları söyledi:

"O yazıdan bir gün önce cemaatin bütün yayın organları polis tarafından TOMA'larla basılmıştı. Ben, kim olursa olsun gazetelerin bu şekilde polis tarafından basılmasına, bugün de yandaş medyanın başına gelse tepkimi ortaya koyarım. O yüzden, ‘şimdi cemaati savunma zamanı' diyorum ve arkasından da ekliyorum. Cemaat buna çanak tuttu... Binlerce yazı yazmış bir insanın 2-3 kelime cımbızla çekiliyor. Ben cemaatle destek vermekle Fetullahçılıkla suçlanıyorum. Böyle olmaz" diye konuştu.

15 YILA KADAR HAPİS İSTENİYOR

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma sonucunda, Sözcü Gazetesi yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru ile Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz, Sözcü İnternet Yayın Yönetmeni Mustafa Çetin ve Sözcü İnternet Haber Koordinatörü Yücel Arı hakkında “FETÖ’ye üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor..

Son Güncelleme: 18.01.2019 12:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.