Haftanın kitap yorumları 12 Ağustos 2026 | Özkan Saçkan inceledi
Gazeteci Yazar Özkan Saçkan, yeni yayınlanan kitapları sizler için inceledi. Ağustos ikinci haftasının ikinci kitap yorumlarında 6 kitap sizler için incelendi. EMPAT: Kitap, okuru bir suçun peşinde, insan zihninin en kırılgan bölgelerine sürüklüyor. Güçlü dili, sinematografik sahneleri ve unutulmaz karakterleriyle kitap, çağdaş Türk polisiyesinde ayrıksı bir yerde duruyor.GERİLLA YÖNETİM: Ölçek farklı olabilir, ama gerçek aynı kalıyor: Belirsizlik, hazırlıklı olanı ödüllendirir; katı olanı cezalandırır. Bu kitap; yöneticiler, girişimciler ve karar vericiler için pratik bir saha rehberidir.VASSAF BEY: Vassaf Bey yeni bir yaşam kurulması için kendi görmediği zamanın akışını adeta yeniden yaratıyor.BAĞIŞLAMA MESAFESİ: Kitap, ödüllü yazarın sahici, çarpıcı ve içgörüyle bezeli diliyle kurduğu yeni öykülerin bir toplamı.TRANSKRİPSİYON: "İnceliğine rağmen, bugün yüz yüze olduğumuz en büyük ve en kalıcı felsefi soruları ortaya çıkaran bir kitap." MJ Franklin, The New York Times.KUMPANYA: Yazarın kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan, insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan, her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar.
İşte o kitaplar;
Gölün dibinden yükselen fısıltılar, kaybolan bebekler
GÜNAY Gafur’dan EMPAT. Bir çocuğun kâbusu herkesin uykularını kaçırır! Polisiye edebiyatın dikkat çeken isimlerinden Günay Gafur'un kaleme aldığı kitap, okuru geçmişin yükü, kayıp duygusu ve insan ruhunun karanlık tarafıyla hesaplaştıran psikolojik bir yolculuğa çıkarıyor. Sekiz yaşındaki Güney'in bir yaz akşamı başlayan masum görünen çocukluk oyunu, kısa süre içinde ölümle, sırlarla ve "hatırasız olma" fikriyle örülü büyük bir labirente dönüşüyor. Gölün dibinden yükselen fısıltılar, kaybolan bebekler, yarım kalmış hayatlar ve kuşaktan kuşağa taşınan travmalar... Kitap, okuru bir suçun peşinde, insan zihninin en kırılgan bölgelerine sürüklüyor. Güçlü dili, sinematografik sahneleri ve unutulmaz karakterleriyle kitap, çağdaş Türk polisiyesinde ayrıksı bir yerde duruyor. Hafızanın, suçun ve vicdanın iç içe geçtiği bu roman, 2024 yılında Kristal Kelepçe Ödülü'ne layık görülen yazarın karanlık atmosfer kurmadaki ustalığını bir kez daha ortaya koyuyor. 160 SAYFA. (KIRMIZIKEDİ YAYINLARI)Bu kitap; yöneticiler, girişimciler ve karar vericiler için pratik bir saha rehberidir
SAVAŞ Ünsal’dan GERİLLA YÖNETİM- Zorlu Zamanlarda Zorlu Yönetim. Bu Kitap, 2025-2030 Döneminin Olağanüstü zamanlarında yönünü kaybetmeden liderlik etmek isteyenler için olağanüstü bir yönetim rehberidir. Savaş Ünsal. Olağanüstü zamanlar her organizasyonu sınar. Zayıflıkları açığa çıkarır, belirsizliği büyütür ve net cevapların olmadığı kararlar almayı zorunlu kılar. 2000'li yılların başındaki dot-com dalgasından 2008 küresel finans krizine uzanan süreçte; hızın, çevikliğin ve hazırlıksız organizasyonların belirsizlik altında nasıl zorlandığını bizzat yaşadım. Bu kitap, işte bu deneyimlerin üzerine inşa edildi. Gerilla Yönetim, bir teori değildir. Belirsizliğin, baskının ve kaynak kısıtlarının yoğun olduğu ortamlarda test edilmiş bir yaklaşımdır. Mükemmellik yerine netliğe, karmaşıklık yerine aksiyona, katı planlar yerine uyum yeteneğine odaklanır. Bugün yeni bir dönüşüm dönemine giriyoruz. 2025 ile 2030 arasındaki süreç; teknolojik sıçramalar, ekonomik dalgalanmalar, jeopolitik oynaklık ve müşteri beklentilerindeki hızlı değişimle şekillenecek. Ölçek farklı olabilir, ama gerçek aynı kalıyor: Belirsizlik, hazırlıklı olanı ödüllendirir; katı olanı cezalandırır. Bu kitap; yöneticiler, girişimciler ve karar vericiler için pratik bir saha rehberidir. Mehmet Dolgan- Kurucu & CEO- Basefunder Kitlesel Fonlama Platformu. 206 SAYFA. (CERES YAYINLARI)Başkalarını mutlu etmek dileğindeki Vassaf Bey anlatılıyor
MEMDUH Şevket Esendal’dan VASSAF BEY- Modern Türk Edebiyatı Klasikleri 69. M.Ş.E. bu romanı, hayatları adeta “öldürülenlere” umut vermek için yazıyor; ölümden sonra başkalarını mutlu etmek dileğindeki yaşını başını almış, görmüş geçirmiş Vassaf Bey’i anlatıyor. Vassaf Bey yeni bir yaşam kurulması için kendi görmediği zamanın akışını adeta yeniden yaratıyor. Siyaset hayatının ortasında ömür boyu yazma arzusunu, edebiyata bağlılığını asla yitirmemiş Esendal’ı gerçekten özümsemek istiyorsak eşsiz Vassaf Bey romanı nerdeyse tek başına bir olanak. – Sunuş’tan. Selim İleri. 200 SAYFA. (İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)Her ilişkide bir bağışlama mesafesi var
NESLİHAN Önderoğlu’ndan BAĞIŞLAMA MESAFESİ. "Ama her ilişkide bir bağışlama mesafesi var; biz seninle o mesafeyi çoktan geçtik." Kitap, ödüllü yazarın sahici, çarpıcı ve içgörüyle bezeli diliyle kurduğu yeni öykülerin bir toplamı. Yazar, tempolu anlatımı, capcanlı karakterleri, çok katmanlı kurgu yapısı ve duru bakışıyla okurunu kimi zaman bir kaptan üniformasında kimi zaman kayıp bir anahtarda veya donmuş gölde saklı sırlara götürüyor. Biraz buruk, biraz da muğlak duyguları damıtan yazarın kıvrak ve güçlü kaleminden on bir öykü, on bir yolculuk. "Anne, neden hiç mutlu olamıyoruz?" dedim. Şaşırdı. "Mutluyuz ya oğlum," dedi. "Çok şükür ele güne muhtaç değiliz, başka ne ister ki bir insan?" "Ben onu demiyorum." "Ya ne?" Ayağa kalktı, yüzüme bakıp söyleyecek bir şey aradı. "İyisi mi baban kalkmadan ben çayı getireyim." Eşikte bir an durdu. "Senin dediğin nasıl bir mutluluk, belki de ben onu bilmiyorum," deyip içeri girdi. 160 SAYFA. (EVEREST YAYINLARI)Kolektif rüyalara ve kayıt cihazlarının içinde saklanan hayaletlere dair bir roman
BEN Lerner’den TRANSKRİPSİYON. Yazarın dördüncü romanı Transkripsiyon, isimsiz anlatıcısının, üniversiteden hocası da olan ünlü sanatçı Thomas'la söyleşi yapmak üzere Thomas'ın yaşadığı kente gelmesiyle başlıyor. Almanya'da doğmuş, Fransa yıllarından sonra ABD'ye yerleşmiş, tarih ve teknoloji konulu eserleriyle ünlenmiş Thomas'ın vereceği belki de son söyleşi olacaktır bu, ancak anlatıcının elindeki tek kayıt cihazı olan akıllı telefonu söyleşiden kısa süre önce bozulur; dahası, Thomas'ın evine geldiğinde bu gerçeği bir türlü itiraf edemez ve "söyleşi" başlar. Thomas'ın çağrışımlara dayalı konuşma tarzı bu son görüşmeye tarih, sanat ve edebiyat arasında beklenmedik bağlantıların kurulduğu düşsel bir çehre kazandırır; zaman zaman karşısındaki kişiyi arasının iyi olmadığı oğlu Max'le karıştırması ise konuşmaya beklenmedik bir itiraf havası katar. Anlatıcının bu son görüşmeye dair alacağı karar, onu Thomas ve Max'le karmaşık bir ilişkinin içine sürükleyecektir. Çağdaş dünya edebiyatının en önemli romancılarından Ben Lerner'dan, Covid salgınının, başka felaketlerin ve hayatımızı işgal eden teknolojilerin değiştirdiği algımızın içinden görünen yeni dünyaya, babalara ve (gerçek veya manevi) çocuklarına, zamana ve mesafelere, kolektif rüyalara ve kayıt cihazlarının içinde saklanan hayaletlere dair şiirsel bir roman. "Lerner'ın en tuhaf ve duygulu kitabı." Kevin Lozano, New York Magazine. "İnceliğine rağmen, bugün yüz yüze olduğumuz en büyük ve en kalıcı felsefi soruları ortaya çıkaran bir kitap." MJ Franklin, The New York Times. 104 SAYFA. (YAPI KREDİ YAYINLARI)İnsanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmak
SAİT Faik Abasıyanık’tan KUMPANYA. İnsanların ve onların ruhlarına, hislerine ait hiçbir tekâmül olmayacak mıydı? O halde beyhude yere niçin şiirler ve romanlar yazılıyordu? Edebî eserler insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel dünyaya götürmeye, kurmaya yardım etmiyorlarsa neye yarardı? Yazarın kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan, insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan, her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar. "Kökü kendinden olan" bir yazar olarak Abasıyanık, Cumhuriyet sonrası edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar. 128 SAYFA. (CAN YAYINLARI)