Haftanın kitapları | Haziran ayının ilk haftası kitap yorumları
MAHALLEMİZİN KEDİSİ: Kedinin sessiz ve huzurlu varlığı, insanlar arasındaki görünmez bağları hatırlatır.
İTALYAN ULUSAL SİNEMASI: Kitap sinemayı sadece toplumu yansıtan pasif bir ayna olarak değil, ulusal kimliği bizzat inşa eden kurucu bir pratik olarak konumlandırıyor.
ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE: Kitap ahlak, özgürlük ve insanın eylem kapasitesi üzerine düşünmek isteyen herkes için klasik bir başvuru kitabı.
DUYGUSAL ZORBALIK: Bir varoluş savaşına dönüşen “ötekini” yenme, alt etme, geçme ve böylece yaşamda kendine bir yer açıp hayatta kalma savaşını tüm yönleriyle masaya yatırılıyor.
CİVARDA KAYBOLANLAR: Yazar bu ikinci öykü kitabında, kendi küçük dünyalarında kaybolmuş çıkış yolu arayanların hikâyelerini okura sunuyor.
ALBÜM: Kitap yazarın yüzüncü doğum yılını kutlama vesilesiyle hazırlandı.
İşte o kitaplar;
Sessizce iyileştiren, sıcacık ve umut dolu bir hikâye
TANYA Guerrero’dan MAHALLEMİZİN KEDİSİ- Sempati Dizisi. Şefkatli bir sevgi, içten gelen iyilik, sürpriz karşılaşmalar, parçalanmış hayatlara umut taşıyor... Şehirde bir sokak kedisi... Çevresinde kaybolmuş ve yalnız hisseden insanlar... Her biri şehrin gürültüsü içinde kendi dünyasına saklanır. Onları birleştiren duygu, bir kediye besledikleri koşulsuz sevgi olur. Bazen kurtarılan yalnızca bir sokak kedisi değildir. Kedinin sessiz ve huzurlu varlığı, insanlar arasındaki görünmez bağları hatırlatır. Küçük iyiliklerin büyük etkisi sayesinde yolları kesişir ve birbirlerinin hayatına temas ettikçe iyileştiklerini fark ederler. Sessizce iyileştiren, sıcacık ve umut dolu bir hikâye... 336 SAYFA. (ATHİCA YAYINLARI)Kitap, İtalyan sinemasının bir filmografisi ve kaynakçasını da içeriyorPİERRE Sorlin’den İTALYAN ULUSAL SİNEMASI. Sanayileşmiş dünyanın tamamında, sinema yapımları aynı temellere dayanıyor, aynı karakter setleriyle aynı hikâyeleri anlatıyor ve aynı teknik araçları kullanıyor. Bununla birlikte, bir İtalyan filmini bir Amerikan veya Alman filminden ayırt edebileceğimizi düşünüyoruz. Onları bu kadar kolay ayırt edebileceğimize inanmamızı sağlayan şey ne peki? Sinemayı sadece toplumu yansıtan pasif bir ayna olarak değil, ulusal kimliği bizzat inşa eden kurucu bir pratik olarak konumlandıran kitap, modern İtalya'nın dönüşümünde beyaz perdenin oynadığı kritik rolü ortaya koyuyor. Sunduğu sosyolojik perspektifle "Sanat Sineması" ve "Popüler Sinema" gerilimini de irdeleyen eser, Türk sinemasının geçirdiği dönüşümleri ve kendi iç çelişkilerini anlamlandırmak isteyen okurlar için de eşsiz bir tarihsel ayna tutuyor. Kitap, İtalyan sinemasının bir filmografisi ve kaynakçasını da içeriyor. 336 SAYFA. (VAKIFBANK KÜLTÜR YAYINLARI)
Ahlak, özgürlük ve insanın eylem kapasitesi üzerine düşünmek isteyenlere
DESİDERİUS Erasmus’tan ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE. Yazar kitabında, insanın seçim yapabilme yetisini, ahlaki sorumluluğunu ve inançla akıl arasındaki dengeyi ustalıkla sorgular. Reform dönemi tartışmalarının tam ortasında kaleme alınan metin, yalnızca teolojik bir savunma değil insan iradesinin sınırlarını ve kapasitesini sorgulayan evrensel bir düşünce çalışmasıdır. Yazar, Kutsal Kitap pasajlarını tarihsel bağlamı ve dilsel yapısıyla birlikte yorumlayarak, insanın tanrısal lütufla işbirliği halinde hareket edebilme kapasitesini rasyonel bir çerçevede savunur. Bu yönüyle eser, Reform döneminin entelektüel iklimini anlamak kadar, özgürlük ve etik tartışmalarını günümüzden geriye doğru izlemek için de temel bir başvuru niteliğindedir. Kitap ahlak, özgürlük ve insanın eylem kapasitesi üzerine düşünmek isteyen herkes için klasik bir başvuru kitabı. 120 SAYFA. (CAN YAYINLARI)
Duygusal zorbalıktan kurtulmanın yollarını göstererek üretken bir hayat vaat ediyor
MÜTHİŞ Psikoloji DUYGUSAL ZORBALIK: SENİN İYİLİĞİN İÇİN SÖYLÜYORUM. “Kimse kendi zincirlerini sevmez, ama onları takanlar sever.” - Friedrich Nietzsche. Ya avuçlarımın arasında tuttuğum o sımsıcak el yalansa! Ya sırtımı dayadığım bu dağ gibi dostluk bir planın parçasıysa! Ya benimle kurduğu bu yakınlık kazanmak istediği bir oyunun stratejisinden ibaretse! Ya beni sevdiği için değil de işine yaradığım için yanımdaysa! Ya ben sevgiyle, aşkla ve dostlukla istismar ediliyorsam! Bu acı deneyimlerin başıma gelme ihtimali mi var mı? Tabii ki var. Her an ihanete uğrama ihtimalimiz var. Her an her şey olabilir. Güvendiğimiz dağlara karlar yağabilir, bıçak en yakınımızın elinde duruyor olabilir, tutunduğumuz dallar çat diye kırılıverebilir. Bu kitap, bir varoluş savaşına dönüşen “ötekini” yenme, alt etme, geçme ve böylece yaşamda kendine bir yer açıp hayatta kalma savaşını tüm yönleriyle masaya yatırıyor. Modern hayatın şefkat kisvesi altında gizlenen zorbalıklarını, dijital komşulardan tüketim tuzaklarına, başarı baskısından “Sen özelsin!” illüzyonuna kadar inceliyor. Bu kitap, size duygusal zorbalıktan kurtulmanın yollarını göstererek kaygılardan arınmış, özgür ve üretken bir hayat vaat ediyor. 184 SAYFA. (DESTEK YAYINLARI)









