İzmir’de kalpler sosyalist Küba ile attı: 67. yılında halkta yaşayan devrim
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan ve Küba Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Alejandro Díaz Palacios, José Martí Küba Dostluk Derneği ev sahipliğinde emperyalizme karşı direnişin simgesi olan Küba Devrimi’nin 67. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte Konak Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nde İzmirlilerle bir araya geldi.“Devrim Yapan Halk, Halkta Yaşayan Devrim” başlıklı buluşma, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırılarında hayatını kaybeden 32 kahraman Küba askerine saygı duruşuyla başladı.
Saygı duruşunun ardından etkinlik, emperyalizmin açık ve örtülü saldırılarına, dünya dengelerinin radikal biçimde değişmesine, ekonomik yoksunluklara karşın yolunda yürümeye ve dünya halklarıyla dayanışmaya devam eden Küba Devrimi'nin en önemli anlarını derleyen “Devrime Övgü” belgeseliyle devam etti.

Büyükelçi Palacios: Venezuela’yla uzun yıllara dayanan bir dayanışma kültürümüz var
İlk konuşmayı Küba Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Alejandro Díaz Palacios yaptı. Küba Devrimi’nin 67. yıldönümü vesilesiyle gerçekleştirilen buluşmada, Palacios’un konuşmanın vurgusu, Venezuela’da hayatlarını yitiren 32 Küba askeri ve dünyada artan emperyalist saldırganlık nedeniyle, ABD’nin 60 yıldır Küba’ya uyguladığı ablukaya rağmen dünya halklarıyla gösterdiği dayanışmaydı.Yoğun abluka koşullarında dahi Küba halkının enternasyonalist tavrını korumaktan geri durmadığını vurgulayan Palacios, Küba’nın Venezuela’yla uzun yıllara dayanan dayanışma kültüründen örnekler verdi.
Bu dayanışmanın son ifadesinin, ABD’nin tüm uluslararası ve kendi iç yasalarına bile aykırı biçimde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırdığı anlarda, bizzat Venezuela hükümetinin isteğiyle Maduro’yu ve eşini korumak üzere orada bulunan 32 kahraman Küba askerinin kaybı olduğunu belirtti.
‘32 yoldaşımız, Venezuela’da Küba halkını savunmak için de çatıştı’
Palacios, “Çok büyük bir cesaretle çatıştılar ve hiçbir şekilde geri adım atmayarak Maduro’nun hayatını korumak adına direndiler. Orada sadece Maduro ve eşinin hayatını değil, tüm Kübalıların hayatını savunmak adına da çatıştılar” dedi.Türkiye Komünist Partisi’ne, saldırı günü Venezuela halkıyla dayanışmak için Ankara’da ABD Büyükelçiliği önünde düzenledikleri eylem için de teşekkür eden Palacios konuşmasını “Mücadele yaşamını yitiren yoldaşlarımız için, büyük Komutan Fidel Castro’nun ifadesiyle, ‘Vatan yahut ölüm! Sosyalizm ya da ölüm!’” sözleriyle sonlandırdı.
Palacios’un konuşmasının ardından, saldırının sabahında Küba’nın başkenti Havana’da onbinlerin bir araya geldiği buluşmada Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’in yaptığı konuşmadan bir kesit izlendi.

TKP Genel Sekreteri Okuyan: Karşımızdaki güç yenilmez değildir
Alkışlar ve sloganlarla sık sık kesilen video gösteriminin ardından TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan söz aldı.Buluşmayı ABD’nin Venezuela saldırısından önce planladıklarını ifade eden Okuyan, “Bu etkinliği planlarken saldırı yoktu ama tehditler vardı. ABD’nin dünyadaki emperyalist saldırganlığı karşısında dünya halklarıyla, Latin Amerika’yla, Küba’yla, Venezuela’yla dayanışmak için planlıyorduk bu etkinliği” dedi.
Okuyan, ABD’den ibaret olmadığını vurguladığı emperyalist saldırganlığın zayıflığına da dikkat çekti. “Güçlüler ama aynı zamanda zayıflar. Zayıf ve korkak olmasalar Maduro’yu sabaha karşı apar topar kaçırmazlardı. Bu güçlü düşmanın zayıflıklarını ve neden zayıf olduklarını bilmeliyiz, ancak bilirsek yenebiliriz. Karşımızdaki güç yenilmez değildir, tarih boyunca yenilmiştir, yine yenilecektir” ifadelerini kullandı.
‘Karşımızda aynı düşmanlar var: çok uluslu tekeller'
“İşin bitmesi” gerekçesiyle son maaşları dahil olmak üzere hiçbir yasal hakları ödenmeden 26 Aralık’ta işten çıkartılmalarının ardından 29 Aralık’tan bu yana direnişte olan ve Tommy Hilfiger markası için üretim yapan Elsa Tekstil işçileri salona alkışlar eşliğinde coşkuyla girerek etkinliğe katılanlar arasındaydı.TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, tekstil işçilerini selamlayıp emperyalizm ve çok uluslu tekeller karşısında ortak mücadelenin önemine işaret ederek şunları söyledi:
“Dünyadaki bu tür olayları magazinci kültürüyle değerlendirmeyelim. Sosyal medyada, televizyonda görüyoruz, uzmanlar çıkıyor, ‘Bunlar muz cumhuriyeti, adamı yatağından alıp kaçırdılar’ diyor. Unutmayalım, 2016'da tepemizde vızır vızır uçaklar uçtu... Hiç utanmıyorlar! Venezuela, ABD'nin satın aldığı işbirlikçilerden dolayı güçsüz düşmüş olabilir... İşte, burada da Elsa işçileri var; hepimiz haksızlığa uğruyoruz ama mücadele etmek için bir araya geldik. Venezuela'da da, burada da... Karşımızda aynı düşmanlar var: çok uluslu tekeller. Trump ve temsil ettiği güçler bize düşman değil mi?”
‘Amerikancıları, Amerikancılık yapmaktan utanacak hâle getirelim!’
Buluşmaya gelen herkesin emperyalizme karşı direniş için “ne yapabilirim” demesi gerektiğini vurgulayan Okuyan, “Her şeyleri var: paraları, teknolojileri… Alt edemeyecekleri tek şey örgütlü halktır” dedi.Bir akademisyenin Venezuela, Kolombiya, Meksika ve Kanada’nın ABD eyaleti olmasına ilişkin sosyal medya paylaşımını hatırlatan Okuyan, “Bakın, kendini bilmez iktisatçı bir soytarı, Amerikancı bir paylaşım yaptı; gelen tepkilerden sonra sildi, sildirttik. Bunlar küçümsenecek şeyler değil. Bunlardan her yerde var. Gelin, Amerikancılık yapmaktan utanacak hâle getirelim onları. İnsan içine çıkamamaları bile bir başlangıçtır” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda enternasyonalist görevleri doğrultusunda Venezuela’da hayatını kaybeden 32 Kübalıya değinen Okuyan, askerlerden bazılarıyla Küba Devlet Başkanı Díaz-Canel’in bir Ankara ziyareti sırasında tanıştıklarını belirtti. “Böyle görevleri olan insanlar ne alkış bekler ne ün… İsimleri bazen gazetelerde bile yazmaz. Ama bilelim ki, onlar bizim için de öldüler; gelin, onları unutmayalım” dedi.









