Kanada Top 10’da bu hafta
İstanbul Modern’in Türk Tuborg A.Ş.’nin katkıları ve Kanada İstanbul Başkonsolosluğu işbirliğiyle gerçekleştirdiği program, Kanada sinemasının farklı dönemlerinden öne çıkan 10 filmi bir araya getiriyor. 2015 yılında Toronto International Film Festival tarafından eleştirmenler ve sinemacılar arasında yapılan anket sonucunda oluşturulan “Top 10 Canadian Films” listesine dayanan seçki, ülkenin sinema kültürünü şekillendiren yapımlara odaklanıyor.Kanada sinemasının farklı dönemlerinden örnekleri bir araya getiren seçkide; kimlik, aidiyet, hafıza, göç ve toplumsal dönüşüm gibi temaları ele alan Beans, Yola Düşmek, Başka Bir Dünya, Montrealli İsa, Léolo ve Anlattığımız Hikâyeler yer alıyor. Farklı anlatı biçimleri ve güçlü yönetmen imzalarıyla öne çıkan filmler, Kanada sinemasının yaratıcı çeşitliliğine kapsamlı bir bakış sunuyor.“KANADA TOP TEN”
14-17 Mayıs 2026 BEANS, 2020Yönetmen: Tracey DeerOyuncular: Kiawentiio, Rainbow Dickerson, Violah BeauvaisBeans, 1990’daki Oka Krizi’ni 12 yaşındaki bir Mohawk kızının gözünden anlatır. Ergenliğin eşiğindeki Tekahentakwa, giderek tırmanan bir toprak çatışmasının ortasında hem kendi kimliğiyle hem de maruz kaldığı şiddetle yüzleşmek zorunda kalır. Kişisel bir büyüme hikâyesi ile politik bir kırılma anını iç içe geçiren yarı otobiyografik yaklaşım, Kanada’nın kolonyal tarihine içeriden bir bakış sunar ve direniş ile aidiyetin nasıl şekillendiğini ortaya koyar.YOLA DÜŞMEK (GOIN’ DOWN THE ROAD), 1970
Yönetmen: Donald ShebibOyuncular: Doug McGrath, Paul Bradley, Jayne EastwoodKanada İngilizce sinemasının öncü yapımlarından biri kabul edilen Yola Düşmek, Nova Scotia kırsalında yaşayan iki arkadaşın Toronto’ya uzanan yolculuğunu izler. Bir meşrubat şişeleme fabrikasında iş bulsalar da büyük şehrin vaatleri kısa sürede işsizlik ve geçim sıkıntısına dönüşür. Bağımsız üretim koşulları ve doğaçlamaya açık, belgesel gerçekçiliğine yaklaşan diliyle film, kentleşme ve ekonomik hayal kırıklıkları üzerine güncelliğini koruyan bir göç hikâyesi sunar.BAŞKA BİR DÜNYA (THE SWEET HEREAFTER), 1997
Yönetmen: Atom EgoyanOyuncular: Ian Holm, Sarah Polley, Caerthan BanksRussell Banks’in romanından uyarlanan film, yıkıcı bir okul otobüsü kazasının ardından çocuklarını kaybeden küçük bir kasabanın yas sürecini izler. Kışın sert ve izole atmosferinde, bir yandan kaybın kolektif etkileri, diğer yandan kasabaya dava açmak üzere gelen bir avukatın bu kırılgan dengeyi nasıl dönüştürdüğü takip edilir. Parçalı anlatı yapısı, travmanın nasıl hatırlandığını ve yeniden kurulduğunu sorgular. Başka Bir Dünya, Atom Egoyan’ın en çok övgü alan filmlerinden biridir.MONTREALLİ İSA (JÉSUS DE MONTRÉAL), 1989
Yönetmen: Denys ArcandOyuncular: Lothaire Bluteau, Catherine Wilkening, Johanne-Marie TremblayGündüz ticari işlerde çalışıp akşamları İsa’yı canlandıran bir oyuncudan ilham alan film, İsa’nın yaşamını sahnelemek üzere bir araya gelen bir oyuncu topluluğuna odaklanır. Daniel’in liderliğindeki ve her biri kendi sorunlarıyla mücadele eden oyuncular, İncil anlatısına getirdikleri yorumla yerleşik Hristiyan düşüncesini sarsar ve Katolik din adamlarının tepkisini çeker. Hikâye ilerledikçe Daniel’in yaşamı, İsa’nın yaşadıklarıyla paralellik kurmaya başlar. Film, maneviyat ile tüketim kültürü arasındaki ilişkiyi sorgular.LÉOLO, 1992
Yönetmen: Jean-Claude LauzonOyuncular: Maxime Collin, Ginette Reno, Gilbert SicotteSınıflandırmaya direnen, adeta sinemasal bir “UFO” olan Léolo, Montréal’de izole bir yaşam süren bir ailenin portresini sunar. Yoksul ve kaotik bir ortamda büyüyen Léolo, çevresindeki gerçeklikten kaçmak için hayal gücüne sığınır ve kendine alternatif bir dünya kurar; ancak bu kırılgan sığınak, içinde bulunduğu toksik ortamdan bütünüyle kaçmasına izin vermez. Yönetmenin kurduğu görsel dilde grotesk ile şiirsellik iç içe geçer. Film, özgün yapısı ve yoğun hayal gücüyle Québec sinemasının kalıcı örneklerinden biri olarak öne çıkar.ANLATTIĞIMIZ HİKAYELER (STORIES WE TELL), 2012
Yönetmen: Sarah PolleyOyuncular: Michael Polley, John Buchan, Mark PolleyKamerasını kendi ailesine çevirerek son derece kişisel ve beklenmedik bir anlatı kuran yönetmen başta annesinin yaşamını araştırmak üzere yola çıkar, ailesini, dostlarını ve tanıklıkları bir araya getirir. Geleneksel bir geçmiş araştırması gibi başlayan film, beklenmedik bir yön değiştirerek anlatılan hikâyeye değil, hikâye anlatma eylemine odaklanır ve aile içinde kurulan anlatıların mit ile hafıza arasındaki kırılgan çizgide nasıl şekillendiğini açığa çıkarır. Venedik prömiyerinin ardından uluslararası festivallerde ilgi gören Anlattığımız Hikâyeler, biçimsel yaklaşımı ve duygusal açıklığıyla çağdaş belgesel sinemanın öne çıkan örneklerinden biri olarak kabul edilir.