Kürtlerin nasıl müslüman olduğu konusundaki tartışmalar sürüyor. Eski politikacı. Diyarbakır eski Belediye Başkanı Mehdi Zana Kürtlerin yanlışlıkla ve veya zorla müslüman olduğunu belirtirken Altan Tan "Yer yüzünde Allah rızası için İslam'ı sadece Kürtlerin seçtiğini söyledi. BDP'li Altan Tan, Diyarbakır'da yaptığı bir konuşmada, yer yüzünde yer yüzünde Allah rızası için müslüman olan tek kavmin kürtler olduğunu söyledi. Altan diğer müslüman kavim ve milletleri İslam'ı çıkarları doğrltusunda kullandığını ileri sürerek, İslam üzerinden ırkçılık yapan ilk politikacı ünvanını aldı. Konuşmasında barış ve demokrasi, eşitlik adına mangalda kül bırakmayan Altan Tan'ın konuşmasına vatandaşların tepkisi ne oldu bilinmez ama, Hristiyan batı dünyasına yönelik Osmanlı seferlerine de dil uzatarak "Oralar da kalamadılar" sözü dikkatten kaçmadı.
Diyarbakır'da bir dergi tarafından düzenlenen çok sayıda Kürt yazar, siyasetçi ve bilim adamının katıldığı 2 günlük 'Uluslararası Din, Dil ve Kimlik Sempozyumu'nun bugün öğleden sonraki bölümünde moderatörlük yapan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan, Kürt halkının Allah rızası için Müslüman olan tek kavim olduğunu iddia etti. Türklerin, Arapların, İranlıların uzunca bir müddet dini siyasi amaçları için kullandığını savunan Tan, "Ortadoğu'da dini, İslam'ı çıkarlarına alet etmeden İslami tabirle Allah rızası için Müslüman olan tek kavimdir. Çünkü diğer bütün kavimler Türkler, Araplar, İranlılar uzunca bir müddet dini siyasi iktidarlarına alet ettiler. Bununla da milli çıkarlarıyla dini iç içe vererek farklı bir sentez ve farklı bir siyasal yapı oluşturdular. Bundan da İslam ümmeti rahat etmedi. Şimdi bazen lafı çok doğru söylediğiniz vakit biraz acı geliyor insana. Diyorlar ki bu laf doğru olsa bile bunu niye böyle kör parmağın kör gözüne söylüyorsun? Fakat söylemediğin vakit de meramını ifade edemiyorsun." diye konuştu.
TAN, OSMANLI'NIN AMACININ İLAY-I KELİMETULLAH OLMADIĞINI İDDİA ETTİ
Osmanlı İmparatorluğu'nun 622 yıllık döneminin 500 yılını Avrupa'da geçirdiğini dile getiren Tan, "Osmanlı devleti İstanbul'dan önce başkenti Edirne'ydi. Bir Avrupa devletiydi. Topraklarının büyük bir kısmı da Yavuz dönemine kadar Avrupa'daydı. Ama bugün İstanbul'un 200 kilometre ötesinde yok. Bakın 200 kilometre. Edirne'den o yanı yok. Bundan ders almak lazım. Eğer bir ilim, irfan, tebliğ, irşat hakikaten anlatıldığı gibi bir İlah-i Kelimetullah olsaydı tacirlerin ve isimsiz kahramanların, Sufilerin isimleri ucu Endonezya'da Malezya'da çıktı. Siz 500 yılda İstanbul'dan 200 kilometre öteye gidemediniz, kalamadınız. Kalamazlar da. Bunlardan da ders almak lazım." ifadelerini kullandı.
Allah rızası için İslamiyeti seçen tek kavmin, en fazla müslüman kanı döken terör örgütü PKK gibi bir organizasyonu nasıl ortaya çıkardığına değinmeyen Tan, kadın çocuk, asker sivil demeden 40 yıldır bölge insanın kanını emen bu bu şebekeyle kucaklaşmasının nedenini de bir türla anlatabilmiş değil..
TARİH ALTAN TAN'I BÖYLE YALANLIYOR
Altan Tan, Diyarbakır konuşması öncesi bu konuda en önemli iki kaynaktan biri olan Farsname'ye göz atsa, hadi olmadı internet üzerinden wikipedia'yı ziyaret etseydi belki yalan söylemek zorunda kalmayacaktı. Çünkü Kürtler'in islamla tanışması, İslami akıncılara karşı nasıl direndiğini, Fars ordusuyla birlikte İslam ordularıyla nasıl savaştığını görecekti.
"Bölgeye yapılan İslam akınları ve bölgenin İslam devletine dahil olmasından sonraki dönemde, Kürtlerin rolü ve yeri hakkında ayrıntılı bilgiler mevcuttur. İslam akınları sonrası Kürtler özellikle siyasi ve sosyal arenada yükselişe geçmişler ve dönemin siyasi olaylarında önemli bir rol oynamışlardır. Bu dönemde ilk kez Kürtler üzerine araştırma yapan ve ayrıntılı bilgiler veren iki önemli yazar Mesûdî ve İstahrî'dir. İki yazar da farklı Kürt aşiretlerinin bulundukları şehirlere göre çetelesini çıkarmışlardır ki bu Kürt tarihi için önemli bir bilgidir. İstahrî, Fars'taki Kürt bölgelerinden ve aşiretlerinden ayrıntılı bir biçimde bahsetmiştir; yaklaşık olarak 1107 tarihli olan Farsname'de ise Fars'taki en büyük Kürt topluluğunun Fars ordusuyla birlikte İslam akınlarına karşı savaştığını, büyük oranda yok olduğunu, kalanların ise Müslüman olduğunu belirtir. Sayılarının 500.000'i bulduğuna inanılan bu büyük topluluğun tamamının yok olduğu çağdaş kaynaklarca olası bulunmasa da bu büyük topluluğun (ve kalanların) diğer gruplarla birleşmesi vb. sosyal değişikliklerin olası olduğu düşünülmektedir. Nitekim Fars'taki bu toplulukların Kürt olup olmadıkları da tartışmalıdır.
Kürtlerin o dönemde çoğunlukta yaşadığı bölgelerin istilası ve ele geçirilmesi sonrasında, el-Zavzan'daki Kürt yönetimi 640 yılında haraç karşılığında özerk bir yönetim olmayı garanti altına almış, diğer birçok bölgelerde, örneğin Fars'ta, Kürtler Perslerle birlikte Arap ordularına karşı savaşmış, bu dönem içerisinde İslam Devleti kontrolündeki birçok farklı merkezde de, örneğin Basra gibi, ayaklanmışlardır.
Kürtlerin yönetim karşıtı tutumları Emeviler ve Abbasiler döneminde de devam etmiş, örneğin 685 yılında Emeviler döneminde, Kürtlere karşı savaşması amacıyla bir vali atanmış, fakat atamayı yapan dönemin Emevi liderinin kısa bir zaman dilimi içerisindeki ölümü, bu hedefin gerçekleşmesine mani olmuş, bir başka seferde Kürtlerin 708 yılında Fars'ı talan etmeleri sonucu Haccac tarafından cezalandırıldıkları kaydedilmiştir; Abbasiler dönemindeyse, 764'te Ermenistan'ın Hazarlarca istilası çeşitli ayaklanmalara yol açmış, Kürt ayaklanmaları artan şiddetlerde devam etmiş, birçok Kürt Azerbaycan taraflarına göçmüştür, bu nedenle de, bu dönem bazı büyük Kürt aşiretlerinin yükselişine sahne olmuştur Örneğin daha sonra Eyyubîlerin çıkacağı aile soyu olan Ravvadîlerden Muhammed Şaddad bin Kartu Tebriz ve çevresinde bağımsız vali olmuştur ki o dönemde bu bölgelerde (kuzey batı İran) çeşitli bağımsız valilikler ortaya çıkmıştır."
Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Kürtler
MEHDİ ZANA DA ALTAN TAN'I YALANLADI; KÜRTLER YANLIŞLIKLA MÜSLÜMAN OLDU
Eski Diyarbakır Belediye Başkanı Mehdi Zana, kürtlerin ´kılıç zoruyla ve yanlışlıkla´ Müslüman olduğunu savundu. Zana, kürtlerin asıl dinlerinin ise Zerdüştlük olduğunu söyledi.
Mehdi Zana, geçtiğimiz ay Tempo Dergisi´ne verdiği mülakatta, ´Kürtler İslamiyet´i kabul ettiklerinde kaybetti.´ ifadelerini kullanmıştı. Kürt aydınlardan gelen tepki üzerine yanlış anlaşıldığını savunarak, kökeninin Silvan şeyhlerine dayandığını belirtmiş ve ´Ben de Müslüman´ım.´ açıklamasını yapmıştı.
Mehdi Zana, Aksiyon Dergisi´ne ilginç değerlendirmeler yaptı. Sümerlerin Kürt olduğunu ileri süren Zana, Türklerin Anadolu´ya girişinin Kürtlerin yardımı ile gerçekleştiğini savundu: ´Kürtler, Selçuklulara yardım olsun diye 14 bin askeri Türk ordusuna veriyor. Bunlar birlikte savaşıp Malazgirt´te kazanıyor.´
Zana, Kürtlerin nasıl Müslüman olduğunu ise şöyle anlattı: ´Kürtler yanlışlıkla Müslüman oldu. Kılıçla, tüfekle üstümüze geldiler, ´kelime-i şehadet getir´ dediler, dedelerimiz de şehadet getirerek Müslüman oldular.´
Kürtlerin asıl dininin Zerdüştlük olduğunu ifade eden Mehdi Zana, sonradan Yezidi, Yahudi, Keldani ve Hıristiyanlığı kabul edenlerin olduğunu kaydetti. Zana´ya göre, İslamiyet´ten sonra zorla Müslüman yapıldıkları için şu anda en fazla Müslüman Kürt var.
Zerdüştlük, İranlı Zerdüşt tarafından kurulan tek tanrılı bir inanç sistemi. Ateşe tapıyorlar. İçinde sürekli ateş yanan tapınakları var. Kutsal kitapları, hikmet ve bilgi anlamına gelen Avesta.
İşte Aksiyon dergisinde Mehdi Zana ile yapılan röportajın tamamı:
Devrimci Doğu Kültür Ocakları ile başlayan siyasi hayatı, Mehmet Mehdi Zana’yı bir kısım Kürtler arasında popüler hâle getirdi. Uzun süre ‘Kürtçülük’ suçundan cezaevinde yattı. Diyarbakır Cezaevi’nde kaldığı sırada kendisine takılan Halo (dayı) lakabı daha sonra yaygınlaştı. Şimdi birçok Kürt onu ‘Halo Mehdi’ diye anıyor. Bir dönem Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini de yürüten Mehdi Zana, 10 yıl boyunca İsveç’te yaşadıktan sonra Diyarbakır’a gelip yerleşti.
Eski DEP milletvekili eşi Leyla Zana ile birlikte bu şehirde yaşayan Mehdi Zana, sivri söylemleri ve tartışmalı tezleriyle gündemde kalmayı başarıyor. Diyarbakır’daki ofisinde Aksiyon’un sorularını cevaplayan Zana, Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) Kürtlerin esas sorunlarına eğilmeyerek siyaseti ön plana çıkardığını vurguluyor. Nevruz etkinliklerinde “Kürtlerin üç lideri var: Talabani, Barzani, Öcalan.” diyen eşi Leyla Zana’nın da kendi izni ve desteğiyle siyaset yaptığını, Talabani ve Barzani isminin zikredilmesinde geç bile kalındığını söylüyor. Bazı “tarihî tezler” de ortaya atan Mehdi Zana, Kürtlerin Türklerle birlikte Anadolu’ya girdiğini, ayrıca Sümerlerin Kürt olduğunu ileri sürüyor.
Ajans
Yayınlanma: 21 Eylül 2013 - 16:04
Kürtler Nasıl Müslüman oldu, Altan Tan'dan tarihi yalan
Kürtler nasıl müslüman oldu? Altan Tan'a Diyarbakır'da yaptığı konuşmada, tarihi gerçekleri çarpıtarak yalan mı söyledi?
İlginizi Çekebilir









