Anket | Türkiye’de Cinsiyet Eşitliği, Şiddet ve Rollerimiz

NG araştırma son yıllarda Türkiye'nin gündeminden hiç düşmeyen Kadına YÖnelik Şiddeti masaya yatırdı. Ankatte çarpıcı veriler var.

01 Mayıs 2021 Cumartesi 02:06
Anket | Türkiye’de Cinsiyet Eşitliği, Şiddet ve Rollerimiz

Anket | Türkiye’de Cinsiyet Eşitliği, Şiddet ve Rollerimiz


NG Araştırma şirketi son kamuoyu araştırmasını kamuoyu ile paylaştı. 15 - 26 Nisan 2021 tarihleri arasında Türkiye genelinde, 15 yaş üzeri 2055 kişinin katılımı ile online araştırma yöntemiyle gerçekleştirilen araştırma önemli ip uçları veriyor. 

Kadın - Erkek eşitliği, kadınların toplumdaki rolü, toplumda aile içi dengeler ve şiddet modern çağ dediğimiz günümüzde bile hala dünyada önemli sorunlarından biri. Bu konuların ülkemizdeki durumuna ışık tutmak için NG Araştırma olarak kadınlar, erkekler ve toplumla ilgili bir kamuoyu araştırması yaptık. 

Araştırmamız 15 – 26 Nisan 2021 tarihleri arasında Türkiye genelinde 15 yaş üzeri, farklı sosyo-ekonomik gruplardan 2055 kişinin katılımı ile online araştırma platformumuz benderimki.com üzerinde gerçekleştirildi. Toplumumuzla ilgili birbirinden önemli konulara ışık tuttuğumuz araştırmamızın sonuçları yazımızın devamında. Hadi sonuçları birlikte inceleyelim!


Ev işleri paylaşılmalı mı?

Geleneksel olarak ev işleri kadına ait olarak görülür. Fakat yakın tarihte kadınların eğitim olanaklarının artması ve iş hayatında daha çok yer almaları, ev işlerinin geleneksel sorumluluğunu nasıl değiştirdi?


Neredeyse her 4 katılımcıdan 3'ü ev işlerinde sorumluluğun paylaşılması gerektiğini düşünüyor. Her 4 katılımcıdan 1'i ise sorumluluğun kadına ait olduğu görüşünde. Erkeklerin sorumlu olduğunu belirtenlerin oranı ise oldukça az.


Para kazanmak kimin görevi?

Ülkemizdeki geleneksel aile yapımız, babayı para kazanan, anneyi de ev işleriyle ilgilenen kişiler olarak ön plana çıkarıyor. Fakat eğitim ve iş hayatıyla ilgili yaşanan değişimler, para kazanma sorumluluğunun kime ait olduğuna dair bir değişim oluşturdu mu?


Her 3 kişiden 2'si para kazanmanın eşlerin ortak sorumluluğu olduğunu söylerken sadece kadınların sorumluluğu diyenler yok denecek kadar az.


Çocukların bakımından kim sorumlu?

Ev işleri ve para kazanma sorumluluğu konusunda, bilinç altımıza yerleşen bir genelleme, çocuk bakımı sorumluluğu açısından nasıl?


Her 20 kişiden 17'si çocukların bakımı ve sorumluğunun ortak olması gerektiğini düşünürken, 3'ü ise bu sorumluluğun anneye ait olduğunu düşünüyor. Erkek diyenler ise oldukça az.


Ülkemizde Kadın-Erkek eşitliği var mı?

Ülkemiz, kadınlara oy verme hakkını sağlayan ilk ülkeler arasında yer alıyor. Ülkemizde anayasanın 10. maddesi gereği kanun önünde kadın ve erkekler eşit haklara sahiptir. Ama günlük hayatımıza baktığımızda eşitlik gerçekten var mı yoksa lafta mı kalıyor?


Araştırmaya katılan her 10 kişiden 8’i ülkemizde kadın-erkek eşitliği olmadığını düşünürken, 2’si ise eşit olduklarını düşünüyor.


Fiziksel şiddetin boyutları!

Ülkemizde son senelerde gündeme daha çok yansıyan ve üzerinde durulan en üzücü olaylardan biri eşin veya sevgilinin kadına uyguladığı ve cinayete kadar gidebilen fiziksel şiddet. Bu aşamaya gelene kadar kaç kadın uğradığı şiddete sessiz kalıyor? Kaçımız bu tür olayları yaşadık?


Katılımcıların yüzde 85'i eşi veya sevgilisi tarafından şiddete maruz kalmadığını belirtirken, yüzde 10'u hayatında en az bir defa fiziksel şiddete uğradığını belirtti.

Fiziksel şiddete uğradım diyenlerin cevaplarını detaylı incelediğimizde, araştırmaya katılan kadınların yüzde 12'si şiddete maruz kaldığını belirtirken, erkekler için bu oran yüzde 8.

Geçtiğimiz sene yaptığımız araştırmada fiziksel şiddete uğradım diyen kadın oranı yüzde 20 olurken, erkekler için bu oran yüzde 6 olmuş. Geçen 1 senede böyle bir değişimin olması geleceğe dair daha umutlu olmamızı sağlar mı? Farkındalık oluşturma ve önlemler alma konusunda daha iyiye gidiyor muyuz?

Fiziksel şiddete maruz kalan katılımcılara yaşadığı durumu kısaca anlatmalarını istediğimizde en çok uygulanan fiziksel şiddetin tokat olduğunu görüyoruz. “Ve” kelimesinin oldukça sık kullanılması birden fazla şekilde şiddete maruz kalındığını da gösteriyor. Ayrıca araştırmanın bütününe baktığımızda görüyoruz ki fiziksel şiddetle beraber psikolojik şiddet de oldukça sık uygulanıyor.


Fiziksel şiddete uğrayanların cevaplarından oluşturulan sözcük bulutu

Fiziksel şiddete maruz kalan her 20 kişiden yaklaşık 6'sı bunu kimseye söylemiyor. Her 20 kişiden yaklaşık 8'i ise anne, baba ve kardeşi gibi 1.dereceden akrabalarıyla bu durumu paylaşıyor. Aileden sonra en çok paylaşılanlar ise polis, mahkeme gibi devlet kuruluşları.

Fiziksel şiddete maruz kalanların, bunu engellemek için neler yapabileceğini ve nerelerden destek alabileceğini biliyor musun?

Araştırmaya katılan her 10 kişiden yaklaşık 7'si bildiğini belirtti. Bu oran kadınlarda, erkeklere göre biraz daha fazla. Sonuç olarak genel resme baktığımızda, her 10 kişiden 3'ünün hala bu konuda bilgiye ihtiyacı olduğunu görüyoruz.


Psikolojik şiddet boyutları!

Genelde psikolojik şiddet bağırıp çağırma, küfür etme, kişiyi yetersiz hissettirme, küçük düşürmeye çalışma gibi olaylarla meydana gelir. Kişinin sevdiği eşyalara zarar vermek ve kişinin istediği şeyleri yapmasını engellemek psikolojik şiddet türleri arasındadır. Özellikle en çok görülen durum kişiyi sürekli başkaları ile kıyaslamaktır.

Psikolojik şiddete özellikle uzun süre maruz kalan kişilerde stres bozukluğu, bağımlılık ve depresyon gibi etkileri çok uzun seneler devam eden durumlar ortaya çıkabilir. İnsanın ruhsal sağlığını tehlikeye atan psikolojik şiddet, araştırmada çıkan sonuçlara göre fiziksel şiddetten daha fazla uygulanıyor. 


Yaklaşık her 4 kişiden 1’i hayatında en az bir defa psikolojik şiddete maruz kaldığını belirtti. Psikolojik şiddet gördüğünü belirten kadınların oranı, erkeklerin 3 katı.

Araştırmada katılımcılara psikolojik şiddete uğrayıp uğramadıkları, psikolojik şiddetin tanımı verilmeden ve daha sonra verilerek 2 defa soruldu. Tanımını görmeden psikolojik şiddet gördüğünü ifade edenlerin oranı yüzde 25 iken, paylaşılan metinden sonra bu oran yüzde 30’a çıktı. Bu değişim gösteriyor ki psikolojik şiddetin ne olduğu üzerine bilgilendirilmemiş bir birey, maruz kaldığı psikolojik şiddetin tam olarak farkında olmayabilir. Bu da psikolojik şiddet konusunda daha fazla farkındalık çalışmalarının gerekliliğini gösteriyor.


Psikolojik şiddete uğrayanların cevaplarından oluşturulan sözcük bulutu


Psikolojik şiddet görenlerin yüzde 28'i bundan kimseye bahsetmezken, yüzde 31'i yakın arkadaşlarıyla paylaşıyor. yüzde 25'lik kesim ise durumu ailesine anlatıyor.


Her 10 kişiden 6’sı psikolojik şiddeti nasıl engelleyeceğini ve böyle bir durumda nereden yardım alacağını bilmiyor. Fiziksel şiddete oranla daha çok psikolojik şiddete maruz kalınmasına rağmen, nasıl bir çözüm bulunacağı ve neler yapılabileceği hakkında daha az bilgiye sahip olduğumuz görülüyor.


Sen şiddet uyguluyor musun?

Şiddet gördün mü yaklaşımı yerine şiddet uyguladın mı dediğimizde ortaya çıkan tablo daha farklı oluyor.Katılımcıların yüzde 93'ü eşine veya sevgilisine fizikşel şiddet uygulamadığını belirtti. Kadınların yüzde 12’si eşinden veya sevgilisinden hayatında en az bir defa fiziksel şiddet gördüğünü belirtirken fiziksel şiddet uyguladığını belirten erkeklerin oranı yalnızca yüzde 5. Aradaki bu fark akıllara farklı sorular getiriyor. Fiziksel şiddet uygulayan erkek bunu itiraf etmek istemiyor olabilir mi?


Eşine veya sevgiline psikolojik şiddeti sen uyguluyor musun diye baktığımızda karşımıza yine ilginç bir tablo çıkıyor. Kadınların yüzde 37'si hayatında en az bir defa psikolojik şiddet gördüğünü belirtirken, psikolojik şiddet uyguladığını belirten erkeklerin oranı yalnızca yüzde 10.

Erkeklerin yüzde 12’si eşinden veya sevgilisinden hayatında en az bir defa psikolojik şiddet gördüğünü belirtirken, psikolojik şiddet uyguladığını belirten kadınların oranı yüzde 12.


İş hayatında kadın sayısı artmalı mı?

Günümüzde kadınların eğitim olanaklarının geçmişe oranla artması ve toplum yapısının değişmesi, iş hayatında yer alan kadınların sayısını ve oranını da arttırdı. Peki gelinen noktada iş hayatına katılan kadınların oranı yeterli görülüyor mu?

Her 4 kişiden 3’ü daha fazla kadının iş hayatına katılması gerektiğini düşünüyor. Her 10 kişiden 1’i ise iş hayatına katılan kadınlarının sayısının azalması gerektiğini düşünüyor.

Daha çok kadının iş hayatına katılması gerektiğini ifade edenler arasında kadınlar daha ağır basarken, daha az kadının iş hayatına katılması gerektiğini ifade edenler arasında erkekler daha ağır basıyor.


Kadınların iş hayatında karşılaştığı zorluklar

İş hayatının herkes için birçok zorluğu var. Fakat bazı sorunlarla daha çok kadınlar karşılaşıyor. Katılımcıların yüzde 36'sına göre kadınların iş hayatında yaşadığı en büyük zorluk, işyerindeki temponun yanı sıra ev işlerinin de sorumluluğunu üstlenmesi. yüzde 23’ü iş hayatında kadınların fiziksel tacize maruz kalmalarını 2. en önemli sorun olduğunu belirtti. 3. sırada gelen sorun ise yüzde 11 ile, erkeklere göre daha fazla psikolojik şiddet görmeleri oldu. Hem erkekler hem de kadınlar bu sorunların sıralamasında hemfikir.


Kadınlar neden iş hayatından uzaklaşıyor?

Katılımcılara son olarak kadınların iş hayatından uzaklaşma nedenlerini sorduk. Katılımcıların yüzde 30'u kadınların, toplum/aile baskısıyla/engeliyle karşılaştığı için, yüzde 25'i çocuğuna bakmak için, yüzde 19'u ise evdeki diğer sorumluluklarından dolayı kadınların iş hayatından uzaklaştığını belirtiyor.

Son Güncelleme: 01.05.2021 03:29
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.