Yenikapı Kudüs mitingi muhalefeti birleştirdi

İsrail'in Kudüs'ü ilhak etmesine imkan veren, ABD'nin barış planına Türkiye'de muhalefet partilerini Yeni Kapı Mitinginde birleştirdi. 

09 Şubat 2020 Pazar 18:23
Yenikapı Kudüs mitingi muhalefeti birleştirdi

Yenikapı Kudüs mitingi muhalefeti birleştirdi


Yenikapı'da düzenlenen Kudüs Mitingi muhalefet partilerinin neredeyse tamamını birleştirdi. Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu Miting'de ön sıralarda yerini aldı. Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, mitingde yaptığı konuşmada, Kudüs sorununun çözümü için 10 maddelik öneriyi açıkladı. Kudüs mitingine iktidardaki AK Parti ve MHP'den temsilcinin katılmaması dikkat çekti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saadet Partisi tarafından düzenlenen Yenikapı’da düzenlenen “Büyük Kudüs Mitingi”ne katıldı. Filistin ve Lübnan’da, 1970’li yıllarda bölgeye destek amacıyla giden gençlerin mezarlarının bulunduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, “1970’li yıllarda, Türkiye’nin ahlakını ve vicdanını temsile eden bizim gençlerimiz, Filistin davasının neferleri oldular.

Aynı tarihlerde, Milli Görüşçüler de Kudüs mitingleri yapıyorlardı. Bu noktada, İsrail’e karşı Filistinlilerle birlikte ölüme yürümekten korkmayan Türkiye’nin yurtsever, devrimci gençlerini ve ilk Kudüs mitingini 1969 yılında Konya’da düzenleyen Milli Görüş’ün kurucu lideri merhum Necmettin Erbakan’ı, saygı ve rahmetle anıyorum. Hepimiz; hakkın, hukukun ve adaletin hakim olduğu bir Türkiye, Ortadoğu ve dünya için mücadele ediyoruz. Her firavunun bir Musa’sı vardır. Bizler, günümüzün firavunlarına karşı her birimiz birer Musa’yız. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın” dedi.

Bölgede kalıcı bir barışın sağlanmasının yanında olduklarını vurgulayan İmamoğlu da “Hangi taraftan olursa olsun kan dökülmesine her zaman karşı çıktık. Bu plana, bu ülkede ‘Evet’ diyecek hiçbir siyasi parti ve lider yoktur. Bizler, mazlum Filistin halkına, onların kendi egemen devletlerini kurmalarına destek olmaya ve bu plana karşı çıkmaya her zaman devam edeceğiz. Kol kola, omuz omuza devam edeceğiz. Bu tavır; aklı, vicdanı ve insanlığı olan herkes için ortak tavrı olmalıdır. Bu tavır, ne herhangi bir dinin temsilcisi olmakla, ne de herhangi bir etnisiteye ait olmakla ilgili değildir. Bu tavır; hakkaniyet ve adalet tavrıdır” ifadelerini kullandı.

YENİKAPI / İSTANBUL

ABD ve İsrail yönetimleri, geçtiğimiz Ocak ayı içerisinde, “Yüzyılın Anlaşması” adını verdikleri ve Filistin sorununa barışçıl çözüm getirdiğini savundukları bir metni dünya kamuoyu ile paylaşmıştı. ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanı ve damadı Jared Kushner'in hazırladığı, muhatapları arasında Filistin’in bulunmadığı anlaşmada, Kudüs, İsrail’in “bölünmez” başkenti olarak nitelenmişti. Saadet Partisi (SP), dünya kamuoyunda tepkilere neden olan tek taraflı anlaşmayı, Yenikapı Etkinlik Alanı’nda “Kudüs İçin Ayağa Kalk” başlığıyla düzenlediği, “Büyük Kudüs Mitingi”yle protesto etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da mitinge katılıp, SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na destek verdi. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da mitinge katılanlar arasında yer aldı.

KARAMOLLAOĞLU : EMPERYALİZME KARŞI İNTİFADA BAŞLATIYORUZ


Yenikapı’da düzenlenen ‘Büyük Kudüs Mitingi’nde Saadet Partisi Genel Başkanı “İntifada başlatıyoruz” dedi. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu konuşmasında “Bugün İstanbul’dan ırkçı emperyalizme karşı küresel intifada başlatıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu özel güne bütün partilerin genel başkanları davet edilirken CHP, Gelecek Partisi ve HÜDAPAR dışındaki partilerin bu davete icabet etmemesi bir başka tartışmayı da başlatacak gibi.

Özellikle Pelikancılar bırakın Kudüs mitingi hakkında konuşmayı, mitingle bile dalga geçecek paylaşımlarda bulundu.

İhtilafları unutup Kudüs için ayağa kalkma gününde, birlik gününde, hep birlikte Kudüs’e selam gönderme gününde AK Parti’nin üst düzey isimlerinin Kudüs mitingini görmezden gelmesiyse ayrıca dikkat çekti.

KILIÇDAROĞLU: “YÜZYILIMIZIN HAÇLI SEFERİ ZİHNİYETİDİR”

Mitinde konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Kudüs’ün 3 semavi din tarafından kutsal kabul edilen bir şehir olduğunu belirterek, “Biz Müslümanlar için Kudüs; Mekke ve Medine’nin ardından üçüncü kutsal kentimizdir. Bizim ilk kıblemiz, Mescidi Aksa, Kudüs’de bulunmaktadır. Sevgili Peygamberimiz’in, Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya oradan da göğe yaptığı Miraç yolculuğu nedeniyle Kudüs, bütün Müslümanlar için özel bir yere sahiptir. Yahudiler, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar dualarını Kudüs’e dönerek yaparlar. Ve Hazreti Davut’un saltanatının yeniden tesis edileceğine inanırlar.

Hristiyanlar, Hz. İsa’nın dünyevi hayatını Kudüs’te sona erdiğini kabul ederler. Dolayısıyla üç ilahi din içinde kutsal olan Kudüs’ün bir barış kenti olması gerekmektedir. Ancak ne yazık ki Kudüs, dinler arası gerilimlerin, din merkezi savaşların ve mücadelelerin adresi oldu. Çağımızın haçlı zihniyetiyle Kudüs, Filistinlilerin ellerinden alınmak isteniyor. 1092’de Kudüs’ü haçlıların işgal ettiklerinde yaptıklarıyla bugün yapılmak istenen aynıdır. Amerika Birleşik Devletleri başkanı Trump’ın açıkladığı sözde barış planı, yüzyılımızın Haçlı Seferi zihniyetidir. Kudüs’ün ortasına bir bomba koymuştur ama o bombanın etkisini gidermek hepimize düşüyor” dedi.

KILIÇDAROĞLU: “ADALETİ, HAKKI VE HUKUKU İNADINA SAVUNACAĞIZ”

“Yüzlerce yıl önce bu topraklar, haçlı seferlerine karşı direnmeyi başardı” diyen Kılıçdaroğlu, “Türklerin öncülük yaptığı Müslümanlar başta olmak üzere, tüm Ortadoğu halkları, haçlıları yenmeyi başardılar. Yüzyılımızın haçlı zihniyetinin planlarını da bizler boşa çıkardık. Bundan sonra da Allah’ın izniyle boşa çıkaracağız. Herkesi kucaklayan herkesle dayanışma içerisinde olan yeni bir yaklaşımla yapacağız bunu. Yaşam tarzı üzerinden, inançlar üzerinden bizi bölmeye çalışıyorlar. Emperyalistlere karşı, egemen güçlere karşı, bütün mazlum milletlerin birleşmesi bizim ahdimizdir. Bunu herkes böyle bilmeli” şeklinde konuştu. 1970’li yıllarda binlerce Türk gencinin Filistin mücadelesine destek vermek amacıyla bölgeye gitmekten çekinmediğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:


“Bugün, Filistin’de ve Lübnan’da Türk gençlerinin mezarı bulunmaktadır. 1970’li yıllarda, Türkiye’nin ahlakını ve vicdanını temsile eden bizim gençlerimiz, Filistin davasının neferleri oldular. Aynı tarihlerde, Milli Görüşçüler de Kudüs mitingleri yapıyorlardı. Bu noktada, İsrail’e karşı Filistinlilerle birlikte ölüme yürümekten korkmayan Türkiye’nin yurtsever, devrimci gençlerini ve ilk Kudüs mitingini 1969 yılında Konya’da düzenleyen Milli Görüş’ün kurucu lideri merhum Necmettin Erbakan’ı, saygı ve rahmetle anıyorum. Unutulmamalıdır ki; Kudüs ve Filistin, birbirinin karşıtıymış gibi görünen iki siyasi tarafı ortaklaştıran bir davadır. Hepimizin kalbi, Filistin ve Kudüs için atmaktadır. Çünkü hepimiz; hakkın, hukukun ve adaletin hakim olduğu bir Türkiye, Ortadoğu ve dünya için mücadele ediyoruz. Her firavunun bir Musa’sı vardır. Bizler, günümüzün firavunlarına karşı her birimiz birer Musa’yız. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Sevgili Peygamber’imiz, Mekke’den Medine’ye hicreti sırasında kendisine yol arkadaşı olan Hz. Ebubekir’e, bulundukları mağarada şunu söylemiştir: ‘Üzülme; Allah, bizimle beraberdir.’ İslam dünyasındaki tüm parçalanmışlığa rağmen, bazı İslam ülkelerinin Trump’ın sözde barış planına destek vermiş olmalarına rağmen, İslam dünyasındaki akan kana, göz yaşına rağmen biz de diyoruz ki, Allah; hak, hukuk ve adalet diyenlerle beraberdir. Filistin için hak, hukuk ve adalet, Kudüs için hak, hukuk ve adalet diyoruz. Adaleti, hakkı ve hukuku Filistinli kardeşlerimizle birlikte inadına, inadına, inadına koruyacak ve savunacağız.”

İMAMOĞLU: “ANLAŞMADA GERÇEK MUHATAP FİLİSTİN YOK”

Mitingde konuşan İmamoğlu da alanı dolduran on binlerce kişiye, “Bugün bu önemli konuda sizlerle birlikte olmaktan ve sizlere seslenebilmekten dolayı son derece mutluyum” sözleriyle seslendi. İki ülkenin bir araya gelerek bir plan açıkladığını kaydeden İmamoğlu, Onların tanımına göre; ‘yüzyılın planı’ dediler. Yine onların tanımına göre bir barış planı. Sözüm ona

İsrail ve Filistin arasında kalıcı bir barış planından bahsedildi. Ama işin tuhaf tarafı şu ki; bu planın açıklanması sırasında bu işin gerçek muhatabı olan Filistin orada yoktu. Dolayısıyla kendileri yazdılar, kendileri oynadılar. Filistinlilerin olmadığı bir yerde, barış planının olması mümkün değildir. Bu planın, uluslararası hukuka ve 1990’lardan beri alınan onlarca BM kararına açıkça aykırı olduğu çok nettir. Bütün dünya biliyor ki, Kudüs’ün statüsü, Filistin-İsrail çatışmasının esasıdır. Kudüs’ün statüsü, tarafların rızası olmadan asla değiştirilemez. Şuradan duyulsun ki, yüz yıllardır bu sürece hamilik yapan kadim kent İstanbul’dan duyulsun ki; Kudüs’ün statüsü, aynı zamanda İslam dünyasının ortak mücadelesidir” dedi.

İMAMOĞLU: “İLK GÜNDEN BU YANA MAZLUM FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUK”

“Filistinliler, tüm tarihleri boyunca, Kudüs’ün kendi başkentleri olduğu inancıyla mücadele etmişlerdir” diyen İmamoğlu, “Güçlü olan her zaman haklı değildir. Güçlülük tek başına ve kendiliğinden her şeyi yapabilmenize asla imkan vermez. Adaletin olmadığı, tüm tarafların haklarının dikkate alınmadığı hiçbir plan hayata geçemez. Geçmemiştir; geçmeyecek. Kudüs için öngörülen bu statü, bizim için kabul edilebilir olmaz. Bu anlamda, Filistinliler adına egemen bir halk ve egemen bir devlete imkan veren bir plan değildir. Bu planın, 70 yılı aşkın süredir akan kanı durdurması beklenemez. Bu planın, bölgeye ve dünyaya huzur getirmesi de beklenemez. Bizler, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları olarak, siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun, iç politikadaki pozisyonlarımız her ne olursa olsun, ilk günden beri hep mazlum Filistin halkının yanında olduk, yanında olacağız” diye konuştu.

DAVUTOĞLU'NDAN 10 MADDELİK ÖNERİ

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Büyük Kudüs Mitingi’nde 10 maddelik bir çözüm önerisinde bulundu.

İşte Davutoğlu’nun büyük ses getiren 10 maddelik Kudüs önerisi.

1. 15 Mayıs 2018’de İsrail Doğu Kudüs’teki Türkiye Büyükelçisi’nin çekilmesi talebinde bulundu Türkiye’den. O zaman bütün arkadaşlarıma ulaşarak bunun büyük bir hata olduğunu söyledim. Vahim bir hata olacağını söyledim. Çünkü Doğu Kudüs’te temsilciliği bulunan yegane ülke Türkiye’dir. Türkiye 1967 işgali gerçekleştiğinde dahi Mescid-i Aksa’ya İsrail askerliği girdiğinde ilk tepkiyi Türkiye Başkonsolosu vermişti. Sonra burayı büyükelçilik düzeyine çıkardık. Maalesef o gün İsrail’in Türkiye’nin Israil büyükelçisini sınır dışı etmesine mukabil Filistin Büyükelçisi’ni sınır dışı etmesi kabullenildi. Filistin’deki Türkiye Büyükelçisi geri çekildi. Yanlıştı. Bugün Doğu Kudüs’te Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği var ama büyükelçisini yok.

Çağrım şudur. Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi tekrar Başkenti Doğu Kudüs olan Filistin’e bu millet adına gönderilmelidir. Ve ne yapılırsa yapılsın orayı terk etmemelidir. Onlara verilecek en iyi cevap budur.

Eğer bir gün Doğu Kudüs’e İsrail’le birleşti diyerek bu plan çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğu Kudüs’te Mescid-i Aksa’ya yakın yerdeki büyükelçiliği kapatılmak istenirse buna kesinlikle direnilmeli. Ne tür kriz çıkarsa çıksın. Doğu Kudüs’teki al bayrak asla indirilmemelidir.

2. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin öncülüğünde oluşturulabilecek en geniş koalisyon oluşturulmalıdır. Sakın ha Trump bu anlaşmayı duyurdu diye bütün Amerikalıların, bütün Avrupalıların, bütün dünyanın bu anlaşmayı kabul ettiği yanılsamasına kapılmayalım. Dünyada ne kadar aklı başında düşünür ve siyaset adamı varsa herkes bu anlaşmaya karşıdır. Yapmamız gereken geniş bir insanlık koalisyonu oluşturmaktır. Trump’ı ve Netenyahu’yu o insanlık koalisyonuyla karış karşıya bırakmalıyız.

3. Aslında bir Filistin devleti vardır. Filistin devletinin ilanı Trump’ın vicdanına kalmaz. 30 Kasım 2012’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 9 net oyuna karşı 138 oyla Filistin Devleti devlet olarak kabul edilmiştir. 

Yapılması gereken yarından itibaren Türkiye Cumhuriyeti’nin BM Daimi Temsilciliği BM Genel Kurulu’na başvurarak geniş bir ülkeler koalisyonuyla  tekrar bu karar teyit ye tescil edilmelidir. Filistin devletinin kurulması Trump’ın merhametine kalamaz.

4. Çok az bilinen bir husustur. 1948 savaşı sonrasında 11 Aralık 1948’de bir Kudüs komisyonu oluşturuldu. Komisyonun üç üyesi var. Türkiye Cumhuriyeti, ABD ve Fransa. Bu komisyonun görevi Kudüs’teki her türlü statü değişikliğini takip edip Birleşmiş Milletlere bildirmek. Maalesef 1973’ten sonra bu komisyon atıl kaldı ama kapatılmadı. Şimdi Fransa’nın da bu gelişmelerden rahatsız olduğunu biliyoruz. Macron’un Kudüs ziyaretinde İsrailli yetkililerle tartışması dünyaya yansıdı. Fransa ile birlikte ya da tek başına. Mutlaka bu komisyon toplantıya çağırılmalı. Kudüs’ün kimliğinin Birleşmiş Milletler garantisi altında olduğu gösterilmeli. Eğer ABD gelmezse Birleşmiş Milletler sistemi dışında bir noktada kalmış olur.

5. Türkiye Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler Kudüs Komisyon üyesi olarak ve dahi Ürdün Doğu Kudüs’teki Müslüman mekanların 1967 sonrası hamisi olarak ve de Fas İslam İşbirliği Teşkilatı Kudüs Komisyonu Başkanı olarak Türkiye bu iki ülkeye çağrıda bulunarak üçlü bir girişim oluşturulmalı. Kudüs meselesi üç ülkenin ortak inisiyatifine dönüştürülmeli.

6. Bazı Arap ülkeleri de bu plana perde gerisinden destek veriyor. Buna karşı bu planı açıktan tenkit eden, tavır alan Türkiye, Endonezya, Malezya, Pakistan, Cezayir, Ürdün ve Fas gibi ülkelerle birlikte Filistin haklarını Kudüs’ü koruma inisiyatifi ortaya konmalı. İslam İşbirliği Teşkilatı ile harekete geçilmelidir.

7. Filistin içindeki grupların bir araya gelebilmesi için FKÖ ile Hamas arasında Kudüs temelli ortak bir zemin oluşturulmalı. Sayın Mahmud Abbas ile İsmail Haniye Türkiye’de bir araya getirilmelidir.

8. Türkiye Avrupa Birliği ile İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Şubat 2002’de ortak oluşturduğu AB İKÖ formunu tekrar toplantıya çağırmalı. Maalesef Kıbrıs konusundaki anlaşmazlık sebebiyle bir araya gelememişti. Bu komisyon üzerinden Avrupa Birliği ile İslam İşbirliği Teşkilatı’nın birlikte ses yükseltmesine öncülük etmeliyiz.

Bu anlaşmadan Müslümanlar kadar Hıristiyanlar da huzursuzdur. Bu anlaşmadan makul Museviler de huzursuzdur. Bunların hepsi harekete geçirilmeli.

9. Quartet yani Ortadoğu dörtlüsünün diğer üyesi olan (Amerika ve Birleşmiş Milletler dışında) Rusya ile son dönemdeki ilişkiler de göz önünde bulundurularak sadece Suriye bağlamında değil Filistin bağlamında da ortak tavır için bir istişari zemin oluşturulmalıdır.

10. Mülteciler konusunda UNRWA (Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı) dediğimiz Birleşmiş Milletler’in çatısı altındaki Filistinli mültecilerle ilgili komisyonu harekete geçirilmeli. Filistin’in dünyada nerede olursa olsun mültecileri bir çatı altında toplanmalı. Filistinli mültecileri hakları korunacak şekilde bir inisiyatif başlatılmalıdır.

Son Güncelleme: 09.02.2020 19:08
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.