Türkiye'de hemşire açığı büyüyor | Bin kişiye 2.9 hemşire
Sağlık personeli sayısındaki fark, hastanelerdeki iş yükünü ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğini yeniden gündeme taşıdı. SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlıkta personel planlamasının yalnızca kadro sayıları üzerinden değil, çalışanların iş yükü ve hasta güvenliği dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) Health at a Glance 2025 raporu, Türkiye’nin sağlık çalışanı yoğunluğunda OECD ortalamasının oldukça gerisinde bulunduğunu ortaya koydu. Rapora göre Türkiye’de bin kişiye 2,9 aktif hemşire düşerken OECD ülkelerinde bu sayı ortalama 9,2 olarak kaydedildi. Türkiye’nin hemşire yoğunluğu OECD ortalamasının yalnızca yüzde 31,5’ine karşılık gelirken iki gösterge arasında yaklaşık 3,2 katlık fark bulunuyor.Hekim sayısında da benzer bir tablo dikkat çekiyor. Türkiye’de bin kişiye 2,4 aktif hekim düşerken OECD ortalaması 3,9 seviyesinde bulunuyor. Sağlık çalışanlarının nüfusa oranındaki bu farklılık, personel ihtiyacının karşılanması, hizmet kalitesinin korunması ve sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi konularını yeniden tartışmaya açıyor.HER BİN KİŞİYE DÜŞEN HEMŞİRE SAYISINDA 6,3’LÜK FARK
OECD verilerine göre Türkiye, bin kişiye düşen hemşire sayısının üç veya daha az olduğu ülkeler arasında yer alıyor. OECD genelinde yaklaşık 109 kişiye bir aktif hemşire düşerken Türkiye’de bu sayı yaklaşık 345 kişiye ulaşıyor. Söz konusu göstergeler, hemşire istihdamının nüfusa oranla değerlendirilmesinde önemli bir farklılığa işaret ediyor.Sağlık hizmetlerinde artan talep, yaşlanan nüfus, kronik hastalıkların takibi ve hastanelerde kesintisiz hizmet sunma zorunluluğu, sağlık insan gücünün planlanmasını daha da önemli hale getiriyor. Özellikle acil servisler, yoğun bakım üniteleri, yataklı servisler ve ameliyathanelerde personel ihtiyacının hizmet yoğunluğuna göre belirlenmesi, hem çalışanların sağlığı hem de hastaların güvenliği açısından önem taşıyor.







