5 Ağustos 2026 kitap yorumları | Özkan Saçkan inceledi
SAVAŞIN GÖLGESİNDE: Kitap, çocuklara savaşın gerçeklerini ve nedenlerini öğretirken, aynı zamanda cesaret, dayanıklılık ve umudun önemini de anlatmakta…İŞ DÜNYASINDA ETİK VE ÇAKALLAŞMA: Büyük umutlarla başlayan ve sürdürülen bir üretim ve paylaşım sisteminin giderek insanı yıkıcı bir hale dönüşmesi, insanın varlıksal bütünlüğünü ele geçirmesi, anlamın yitirilmesi...ÇİN: TARİH KÜLTÜR VE MEDENİYET: Bu kitap; tarih, siyaset bilimi, sosyoloji ve uluslararası ilişkiler alanlarında çalışan araştırmacılar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı.MACİDE: II. Abdülhamit'in oğlu Şehzade Abdülkadir Efendi'yle evlendirilen, çocuklarıyla birlikte sürgün hayatı yaşayan, ama her şeye rağmen yılmayı reddeden ve büyük uğraşlarla kocasından boşanmayı da ekonomik özgürlüğünü de elde etmeyi başaran bir kadın.PETROLÜN DİYETİNİ ÖDEYEN İRAN’I ANLAMAK: Petrolün keşfiyle başlayan büyük güç mücadeleleri, anayasal hareketler, darbeler, devrimler, savaşlar ve toplumsal ayaklanmalar; yalnızca İran'ın kaderini değil, Ortadoğu'nun ve hatta dünyanın siyasi dengelerini de şekillendirdi.OSMANLI-TÜRK MUSIKİSİ TARİHİNİN İZİNDE: Bestelenen müziğin de birileri tarafından talep edilmiş olması gerek. Ayrıca eserin icra edilmesi, tekrar edilmesi, çoğaltılması, öğretilmesi, intikal etmesi lâzımdır.
İşte o kitaplar;Herkesin okuması gereken bir başucu kitabı
İLKNUR İnsaf Turan- Elif Su Turan’dan SAVAŞIN GÖLGESİNDE. Kitap Nazi Almanya’sından kurtulup yeni bir hayat kurmaya çalışan altı çocuğun hikâyesini anlatan bir romandır. Çocuklar, savaşın yarattığı yıkım ve acıyı geride bırakarak, arkadaşlık, dayanışma ve umutla hayata tutunurlar. Maria ve Sam, onlara annelik ve babalık yaparak, onlara bir aile olmanın ne demek olduğunu öğretirler. Harti ise, onların en iyi dostu ve koruyucu meleği olur.- Kitap, çocuklara savaşın gerçeklerini ve nedenlerini öğretirken, aynı zamanda cesaret, dayanıklılık ve umudun önemini de anlatmaktadır. Hem gerçekçi hem duygusal bir dille; sürükleyici ve akıcı üslupla yazılmış bir eserdir. Kitap, savaşı ve çocukları anlatan bir roman. Savaşı anlamak ve çocukların savaş etkisindeki psikolojilerini bilmek isteyen herkesin okuması gereken bir başucu kitabı. Siz de bu kitabı okuyun ve savaşın gölgesinde kalan çocukların hikâyelerine tanık olun! 48 SAYFA. (HALK KİTABEVİ)Büyük umutlarla başlayan ve sürdürülen bir üretim
DANİŞ Navaro’dan İŞ DÜNYASINDA ETİK VE ÇAKALLAŞMA- Neoliberal İş Dünyasında Ahlakın Çöküşü. Gerek şirketler gerek bireyler için asıl anlamda yıkıcı olan, yaptıkları etik yanlışlardır. Etik, insanı tüm diğer canlılardan ayıran temel varlık ve varoluş koşuludur. Etik ilişki, toplumu kuran değer temelli ilişkidir. Bu çok özel, sadece insana mahsus ilişki türü, insan yaşamının çok büyük bir boyutunu kapsayan iş dünyasında ortadan kaybolursa ne üretim ne birey ne toplum varlığını sürdürebilir; insan biter! Neoliberal kapitalizm, "iş ve insan"ı giderek arka plana attı. Verimlilik, ölçülebilirlik, performans, kâr gibi "sözde-rasyoneller" aracılığıyla girişimciyi, çalışanı, yöneticiyi kendinden geçirerek, "hep daha çok" ilkesinin peşinde doyumsuzca koşmaktan yorulmayan, sadece maddi çıkarlarını önceleyen, ahlaksız ve anlamsız bir iş dünyası yarattı. 300-400 yıllık bir yolculuk sonucunda gelinen nokta bu! Büyük umutlarla başlayan ve sürdürülen bir üretim ve paylaşım sisteminin giderek insanı yıkıcı bir hale dönüşmesi, insanın varlıksal bütünlüğünü ele geçirmesi, anlamın yitirilmesi... Kariyerini çokuluslu bir şirketin zirvesinde geçirmiş üst düzey bir yönetici ve aynı zamanda insan felsefesi, varoluşçuluk ve etik alanında derinleşmiş bir düşünür olarak yazar, günümüzde gelinen noktada, insanı gittikçe "kendisinden boşaltan" neoliberalizmin iş dünyasında aşırı ve korkutucu boyutlara erişen etik çürümeyi, bireyin ve toplumun üç kurucu unsuru olan erdem, ödev ve fayda etikleri üzerinden çözümlüyor. 404 SAYFA. (REMZİ KİTABEVİ)En uzun soluklu siyasal ve kültürel sürekliliğini mercek altına alan kitap
JOHN King Fairbank, Merle Goldman’dan ÇİN: TARİH KÜLTÜR VE MEDENİYET. "Hiçbir zaman bu kadar az kişi, bu kadar çok kişiye, bu kadar uzun süre hâkim olmamıştır." Kitap, insanlık tarihinin en uzun soluklu siyasal ve kültürel sürekliliğini mercek altına alan, alanının kurucu metinlerinden biridir. Elinizdeki kitap, bir şaheser olma hüviyetini muhafaza etmektedir. Eser, arkeolojik kökenlerden başlayarak imparatorluk düzeninin yükselişini, Konfüçyanizm'in devlet ideolojisine dönüşümünü, Song ve Ming dönemlerinin kurumsal yapılanmasını ve Qing Hanedanı'nın idari başarısını kapsamlı biçimde ele alıyor. Ardından 1600-1911 arası geç imparatorluk krizlerini, Cumhuriyet devrimini, iç savaş yıllarını ve 1949 sonrası Çin Halk Cumhuriyeti'nin radikal dönüşümlerini analitik bir çerçevede inceliyor. Büyük İleri Atılım'dan Kültür Devrimi'ne, Mao sonrası reformlardan 21. yüzyılın eşiğindeki küresel yükselişe uzanan geniş bir tarihsel panorama sunuyor. Eser, okuyucuyu yalnızca "Ne oldu?" sorusuna değil, "Neden böyle oldu?" sorusuna da cevap aramaya davet ediyor. Bu kitap; tarih, siyaset bilimi, sosyoloji ve uluslararası ilişkiler alanlarında çalışan araştırmacılar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı; Çin'in yükselişini tarihsel derinliğiyle kavramak isteyen her okur için ise güçlü ve ufuk açıcı bir rehberdir. "Bu eser, önümüzdeki on yıllar boyunca temel bir başvuru kaynağı olacaktır." Washington Post Book World. 544 SAYFA. (VAKIFBANK KÜLTÜR YAYINLARI)Çocuklarının velayetini üzerine almak için mücadele veren, hanedan üyesi bir kadın
ADAM Persian tarafından yayına hazırlanan MACİDE- 2. Abdülhamit’in Gelinin Anılar. Daha 13 yaşındayken hiç istemediği bir evliliğe sürüklenen, kendinden tam 24 yaş büyük bir şehzadeyle, II. Abdülhamit'in oğlu Şehzade Abdülkadir Efendi'yle evlendirilen, çocuklarıyla birlikte sürgün hayatı yaşayan, ama her şeye rağmen yılmayı reddeden ve büyük uğraşlarla kocasından boşanmayı da ekonomik özgürlüğünü de elde etmeyi başaran bir kadın: Macide Mustafa. Macide Hanım'ın ilk kez 1927 yılında Macaristan'da yayımlanan anıları, öncü bir kadının mücadelesini Osmanlı saray hayatına, II. Abdülhamit ve hanedanın gündelik yaşamına dair içeriden gözlemlerle birleştiriyor. "Macide Hanım'ın anısının silikleşmesinde kasıtlı bir çaba olduğu da düşünülebilir. Macide Mustafa son derece katı, muhafazakâr ve erkek egemen Osmanlı saray geleneklerini reddeden, Şehzade Abdülkadir'den ayrılmak için mahkemeye başvuran, çocuklarının velayetini üzerine almak için mücadele veren, film yıldızı olan, eril toplumun ağır bir şekilde eleştirildiği anılarını yabancı bir dilde yayımlayan hanedan üyesi bir kadındır. Ve tam da bu nedenle kadın olmasına aldırış etmeden, tüm bu özellikleriyle toplumun karşısına çıkmaktan çekinmeyen ve 20. yüzyılın başlarında ticarete atılacak, güzellik salonu açacak kadar modern dünya görüşüne sahip hanedan üyesi bir kadının Osmanoğulları ailesi tarafından reddedilmesi, yaşamının sessizce geçiştirilmeye, unutturulmaya çalışılması, anısının Osmanlı soyağacında silikleştirmek için çaba gösterilmesi hiç de şaşırtıcı değildir." Tarık Demirkan. 208 SAYFA. (MUNDİ KİTAP)Kaçar Hanedanı'nın son dönemlerinden başlayarak İran'ın modernleşme arayışı
ERAY Özer’den PETROLÜN DİYETİNİ ÖDEYEN İRAN’I ANLAMAK. "Sömürgecilik zamanları geride kalmış gibi görünse de sömürgeciler amaçlarından hiç vazgeçmedi. Sadece 'suret' değiştirdiler. İran'ın son 150 yılında küresel güçler ellerini ülkenin üzerinden hiç çekmediler. İran halkının kendi kaderini tayin etmesine izin vermediler. 1900'lerin başında petrolün kıymetlenmesiyle ülkeye dış müdahaleler çok daha vahim bir hal aldı. İran bugün de petrolün diyetini ödemeye devam ediyor. Ülkenin yakın tarihine damga vuran bu gelişmeleri okuyunca sadece İran'ı değil Ortadoğu'da olup bitenleri de başka bir gözle değerlendireceğinizi ümit ederim." Eray Özer. İran, son yüz elli yılın en çalkantılı siyasal dönüşümlerinden bazılarına sahne oldu. Petrolün keşfiyle başlayan büyük güç mücadeleleri, anayasal hareketler, darbeler, devrimler, savaşlar ve toplumsal ayaklanmalar; yalnızca İran'ın kaderini değil, Ortadoğu'nun ve hatta dünyanın siyasi dengelerini de şekillendirdi. Bu kitap, Kaçar Hanedanı'nın son dönemlerinden başlayarak İran'ın modernleşme arayışını, 1906 Anayasa Devrimi'ni, Pehlevi dönemini, Musaddık deneyimini, 1953 darbesini, Beyaz Devrim'i, 1979 İslam Devrimi'ni ve İslam Cumhuriyeti'nin kuruluşunu anlaşılır ve kronolojik bir çerçevede ele alıyor. Humeyni'den Hamaney'e, Rafsancani'den Hatemi'ye, Ahmedinejad'dan günümüz İran'ına uzanan süreçte ülkenin siyasal, ekonomik ve toplumsal dönüşümünü gözler önüne seriyor. Bugün nükleer programı, bölgesel nüfuzu, ABD ve İsrail ile yaşadığı gerilimler, genç nüfusun değişim talepleri ve ekonomik sorunlarıyla dünya gündeminin merkezinde yer alan İran'ı anlamak, yalnızca bu ülkeyi değil, çağımızın en önemli jeopolitik meselelerinden birini anlamak anlamına geliyor. Yazar tarafından titizlikle hazırlanan bu kısa çalışma, karmaşık olayları sade bir dille aktararak Ortadoğu'yu anlamaya çalışanlar ve günümüz siyasetinin tarihsel kökenlerini keşfetmek isteyenler için güvenilir bir başlangıç niteliği taşıyor. 156 SAYFA. (LİTERATÜR YAYINCILIK) "Şimdi, müzik nedir? Bir sestir, uçucu... Eskiler 'havaî' derlerdi, yani anlık
CEM Behar’dan OSMANLI-TÜRK MUSIKİSİ TARİHİNİN İZİNDE. Kitap "Tanpınar'ın Musıki Sezgileri"nden "Tanburî Cemil Bey'e Nasıl Bakmalı?"ya, "Nota Mucitlerinin Yalnızlığı"ndan "Tezkireyle Biyografi Arasında Hoş Sadâ"ya varıncaya dek Cem Behar'ın farklı zamanlarda kaleme aldığı dokuz yazı/bildiri ile bir söyleşisini içeriyor. "Şimdi, müzik nedir? Bir sestir, uçucu... Eskiler 'havaî' derlerdi, yani anlık. Ama o anlık sesi çıkarmak için önce o sesi imal etmek, yani bestelemek gerek. Bestelenen müziğin de birileri tarafından talep edilmiş olması gerek. Ayrıca eserin icra edilmesi, tekrar edilmesi, çoğaltılması, öğretilmesi, intikal etmesi lâzımdır. Müzik bütün bunlarla birlikte vardır, tek başına bir seste veya notada değil. Dolayısıyla müziğin tarihi de bu müziğin nasıl üretildiğinin, kimin için kimler tarafından üretildiğinin, nasıl çoğaltılıp öğretildiğinin de tarihidir aynı zamanda." Yazar musıki tarihimize önemli katkılar yapmaya devam ediyor. 264 SAYFA. (YAPI KREDİ YAYINLARI)